22 Ocak 2009

Bu Mardin’in Haykırışıdır - Beşir GÜNEŞ

http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/mardinlifebesirbuyuk.jpg
Filistin’e uygulanan bu kanlı vahşete ‘dur demenin’ sesidir Mardin.

Bombalarla, tanklarla, uçaklarla, fosfor ve roketlerle çoluk çocuk, kadın, ihtiyar demeden üzerlerine ölüm ve kan yağdıran Siyonistlere bu böyle gitmez demenin sesidir Mardin.

Kuşatılmış kutsal topraklardan ‘defolup gidin’ demenin sesidir bu. Kimin kitabında hastaları öldürmek var, kimin dininde bebekleri susturmak var, kimin ahlakında hamile kadınları katletmek var. Hastane, cami, vakıf, mesken ayrımı yapmadan ve içinde yaşam sürdüren kim olursa olsun fark gözetmeksizin yakıp yıkan kâfirlere elbette bunların on katı, yüz katı sizlerin de başına gelecek demenin sesidir Mardin.

Artık analar, babalar, bacılar ve çocuklar ağlamasın demenin sesidir Mardin.

İşte bu zulümlerinizden, vahşetlerinizden korkmuyoruz demenin ve hepimiz buradayız, hepimiz birer Filistinliyiz demenin sesidir Mardin.

‘Yaşasın kâfirler için cehennem’ diye haykırmanın sesidir Mardin.

Gönül isterdi ki cumhuriyet meydanındaki kalabalık daha fazla olsaydı. Hınca hınç dolsaydı. İsrail’e ve işbirlikçilerine okunan lanetler ve havaya kaldırılan şahadet parmakları keşke daha çok kaldırılsaydı. Ama olsun Mardin’im biz tarafımızı ve safımızı çoktan belirledik. Sesimizi dünyaya tüm gayretlerimizle genç, ihtiyar demeden yükselttik ve bizler kazandık

Peygamber Efendimiz(sas) bazı sahabeleri, İslami tebliğ için görevlendirdi. Sahabeler, Bi’r-i Maune olarak adlandırılan yere gelince pusuya düşürülüp şehit edildiler. Bunun üzerine Haram B. Milhan mızrakla şehit edildiğinde ‘Kabe’nin Rabbine and olsun ki ben kazandım.

Bu gayeler çerçevesinde hep kazananlar meydanları dolduranlar, gönülleri ağlayanlar olmuştur.

Onlar, Filistin, Gazze, Hamas ve Kudüs’ü kendi toprakları olduklarını mı zannediyorlar. Hayır, elbette ki deyiler ve olmayacaklar. Çünkü Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) Müslümanları Mescid-i Aksa’ya, yani mescitte namaz kılmaya ve oranın olduğu bölgeye dikkatleri çekmiştir. Bu şekilde Filistin topraklarının Müslümanlara ait olduğu ondört asır önceden belirtilmiştir.

Sözde İsrail Devlet’i kurulma amacı sadece İsrail’de yaşayan Yahudi kesimin isteği doğrultusunda gerçekleşmiyor. Çünkü amaç dünyadaki Siyonist kesimin aynı çatı altında birleştirilip devletleştirilmesidir. Bu hedef doğrultusunda önlerine çıkabilecek, din, dil, ırk, çocuk, kadın ayırımı gözetmeksizin onlar açısından her türlü engeli ortadan kaldırmaktır. Öncelikle Yahudilerin Filistin topraklarına girebilmelerinin sağlanabilmesi için her imkâna başvuruldu.

Filistin topraklarına el konulup Yahudi Siyonistlere çok cüz’i fiyatlarla satıldı ve bunun akabinde Avrupa’da Nazilerinde ortaya çıkışıyla Yahudiler adeta sürüler halinde Filistin topraklarına akın etmeye başladı. Çünkü Naziler Yahudileri öldürüp cesetlerini Yahudilerin yaşadığı mahallelerde dolaştırıyorlardı. Bu şekilde Yahudilere gözdağı veriliyordu. Nazi istilasından önceki, Filistin’de bulunan Yahudi sayısı ikiyüz bin civarında iken, sonrasında sekizyüz binlere ulaştı.

Siyonist Yahudiler bir yandan örgütleniyorlardı, bir yandan da başlamışlardı ve iki yıl gibi kısa bir sürede Filistin topraklarında devletleşme sürecine girdiler. İşin en acı tarafı ise Filistin topraklarında kan ve ölüm üzere kurulmuş İsrail devletinin Birleşmiş Milletler tarafından da resmen tanınmasıdır.

Filistin bu süreçte çok acılar çekti ve hala çekiyor. Canlarını ve mallarını aldılar, katlettiler Nazilerin yaptığı gibi kamyon kasalarına koydular. Mahallelerde dolaştırdılar “buralardan gidin yoksa sizinde sonunuz böyle olur” dediler. Sonra göç edenler, perişan kalanlar, ölenler sonu yoktu bu zulmün, bu acımasızlığın. Kısacası “Filistin kendi topraklarında mülteci durumuna geldi”.

Filistin toprakları sadece Filistin halkının değil, bütün İslam aleminin büyük bir duyarlılıkla üzerinde durması gereken topraklardır.Çünkü daha önce değindiğimiz gibi ,Müslümanların kıblesi olan Mescid-i Aksa’yı içinde barındırması,Kur’anı Kerim’de bereketlenmiş topraklar olarak geçmesi,birçok peygamberi içinde barındırmış olması,oralara yerleşen Müslüman nesillerin kıyamete kadar ,Filistin topraklarını malı ve canı pahasına korumaları gerektiği ve dünyadaki kritik yerleşim konumu olarak ta Müslümanlar için büyük bir önem arzetmektedir.

Anlıyorum acınızı Mardin’im ,kutsal topraklarda ki Müslüman kardeşlerimize uygulanan vahşeti hazmedemiyoruz, içimiz kanıyor ,çocuklara sıkılan kurşunlar sanki kendi evlatlarımıza sıkılmış hissini yüreğimizde yaşıyoruz.O halde, mitinglere ara vermeyelim, cebimizde taşıdığımız sigaradan tutun da evimiz de kullandığımız deterjana kadar samimi bir şekilde Yahudi mallarını boykot edelim.En önemlisi ‘dua edin ki isteklerinizi yerine getireyim’ çağrısına kulak verip dualarımızı samimi bir dille,samimi bir duyguyla yüce yaratanımıza sunalım.Biz duamızı edelim ,O elbette bildiğini yapacaktır.’Çünkü Allah nurunu elbette tamamlayacaktır’.
www.mardinlife.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlama biçimi kutucuğundan Adı/Url 'yi seçerek, isminizi ve dilerseniz mail veya site adresinizi yazıp yorumunuzu gönderin. Yorumunuz Editör onayından geçerse yayınlanacaktır. Küfür, Hakaret, İftira ve SİYASİ içerikli yorumlar ve Adı Soyadı belirtilmeyen yorumlar yayınlanmıyacaktır. www.surgucum.com