2 Ocak 2010

İletişimde Hangisi? Mektup mu, E-mail mi, yoksa Facebook (Fesbok) mu?

http://2.bp.blogspot.com/_VmaFVAHi7sA/RjBmjXeuKNI/AAAAAAAAAHo/IpE4276KjXw/s400/posta.jpeg
Günümüzde yeni yıl mesajları denilince, aklıma geçmişte gönderdiğimiz veya bize gönderilen kartpostallar gelir. Günümüzün hızlı iletişim olanaklarına rağmen insan hep o eski tatlı günleri arar durur. Çünkü bize gelen o bayram veya yılbaşı tebriğini defalarca zarfından çıkarır, türlü duygularla bakar dururduk. Her bakışta farklı bir tat alırdık. O an tebriği gönderen kişi ile empati kurardık. O kişinin tebriği bize hangi duygu ve düşüncelerle gönderdiğini anlamaya çalışırdık. O nedenle alırken de gönderirken de aldığımız haz bambaşkaydı.
http://www.superfirsatlar.com/wp-content/uploads/2007/01/superfirsatlar-email.png
Son on yılda ise 20 yıl öncesinin bayram tebriklerinin yerine, önce Cep telefonundan gönderdiğimiz kısa mesaj SMS girdi hayatımıza. Sonra telefon görüşmeleri ucuzlayınca bir müddet konuşarak bununla tatmin olduk. Daha sonra da devreye internet girdi. Önce e-mail dedik, bir müddet sevdiklerimize bununla ulaştık. Sonra tüm heyecanımızla saatlerce MSN ile anlık çetleştik. Ondan da bıkınca, internet bağlantı hızlarının da yükselmesiyle anlık görüntülü görüşmeyle iletişim sağlamaya çalıştık. Artık buna da zaman bulamamaya başladık. Çünkü artık internetin varlığı sadece birkaç ayrıcalıklı insanla sınırlı değildir. İnternet, artık hemen hemen her evde hâkimiyet kurmuş durumda. Böyle olunca da herkese zaman ayırıp görüşmek mümkün olmuyor.
http://hackworm.files.wordpress.com/2009/10/facebook.jpg
Son iki yıl içerisinde ise insanlar artık birbirleriyle iletişime giremezse de, üye oldukları Facebook üzerinden birbirlerine başta resim ve videolar olmak üzere internette buldukları en güzel veya en iğrenç dediğimiz hatta normalde bakmaya tahammül bile edemediğimiz görüntüleri paylaşıp dururlar. Durum iletişim açısından son derece vahim bir hal alsa da, günümüzde son derece hızlı olanaklarıyla günümüz insanları yaşanan bir sürü olumsuzluklara rağmen iletişimin Rönesans’ını yaşıyor.
Görünen o ki ileriki günlerde bir çok insan, bu cömert paylaşımlı iletişim şeklinin büyük acısını yaşayacak ya da başkasının yaşadığına şahitlik edecektir. Her şeyden önce günlük hayatta bir insanın normalde yapması gereken o kadar çok önemli işleri olmasına rağmen, saatlerce internetin başında bir nevi nöbetçi Facebook çu gibi habire bir şeyler paylaşma çabasına girmesi, gelecekte kendisine telafisi mümkün olmayacak büyük sıkıntıların yaşanmasına sebep olacaktır. Bu durumun en büyük risk gurubundakiler ise, büyük ölçüde okul çağındaki öğrenciler ve hatta lise veya üniversite okuyup, bir an önce iş hayatına atılmayı arzu eden gençlerimizdir. Ne yazıkki öğrencilerin bu Facebook platformunu düşünmeden ve fütursuzca kullanmaları, ileride iş ve kariyer yönünden kendilerine büyük engellerin çıkmasına sebep olacağının bilincinde değillerdir. Çünkü her şeyden önce kendilerine ait başta siyasi düşünceler olmak üzere, kişiye özel olması gereken düşünceleri tanıdık, tanımadık herkes ile paylaşmaları, kendileri açısından çok sakıncalıdır. Asıl vahim olan ise, ki ileride bir insan kaynakları yöneticisi işe alacağı kişi hakkında en doğru ve sağlam bilgileri, en kolay yoldan Facebook gibi sosyal paylaşım ağlarından toplayacaktır.
http://images.gittigidiyor.com/178/MARDIN-SAVUR-KAZASI-NADIR-FOTOKART__1785325_0.jpg
Kim ne derse desin, bence geçmişten günümüze en güzel uzaktan iletişim şekli mektup ya da kartpostal göndermek idi. Çünkü her şeyden önce biliyorduk ki bu mektup veya kartpostal göndermek zahmetli ve masraflı bir işti. Bundan da anlıyorduk ki bu zahmete ancak bizi sevenler veya yakınlarımız katlanabilirdi. Peki günümüzdeki teknolojik çağında öğlemi dersiniz? Tabiî ki hayır. Çoğu zaman bize gönderilen ticari veya tuzak amaçlı spam email veya SMS lerin yoğunluğundan sevdiklerimizden gelenleri bile ya göremiyoruz ya da kazara siliyoruz. Bunun yanında sevdiklerimizden gelen e-maili okurken hareketli reklam linklerinin dikkatimizi başka yöne çekmeye çalışması da çabası. Belki de günümüzde iyi yada kötü niyetli herkesin temel çabası o anımızı yani dikkatimizi çalma çabasıdır. Çünkü ister eğlence sektörü olsun isterse de iletişim sektörü olsun, herkesin temel çabası bizim dikkatimizi kendilerine çekip reklam pastasından pay alma çabasıdır.

Son söz olarak diyeceğim o dur ki önümüzü kesen ve dikkatimiz başka yönlere çekmeye çalışan engeller ne olursa olsun, hiçbir şey dikkatimizi gerçek sevdiklerimizden uzaklaştırılmasına ve onlarla aramızdaki iletişimin kopmasına fırsat verilmemesi gerekir.

Mehmet AYAZ
www.surgucum.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlama biçimi kutucuğundan Adı/Url 'yi seçerek, isminizi ve dilerseniz mail veya site adresinizi yazıp yorumunuzu gönderin. Yorumunuz Editör onayından geçerse yayınlanacaktır. Küfür, Hakaret, İftira ve SİYASİ içerikli yorumlar ve Adı Soyadı belirtilmeyen yorumlar yayınlanmıyacaktır. www.surgucum.com