21 Kasım 2007

GİDİN KAYMAKAM GÖRÜN!... - Nezir GÜNEŞ

..
Üniversite yıllarında tarihini tam olarak hatırlamasam da sıcak bir yaz gününde üzerimde soğuk bir duş etkisi yaşattıran bir tiyatro oyununu sizinle paylaşmak istiyorum.

Konya Devlet Tiyatrosunun sahnelediği Cevat Fehmi Başkut’un güldürerek düşündüren yapıtı olan “Buzlar Çözülmeden” oyununu yıllar sonra bana tekrar hatırlattıran olay ise şüphesiz farklı ve sıradışı söylem ve icraatlarıyla sık sık gündeme gelerek takdir toplayan Kızıltepe Kaymakamı Sayın Fecri Fikret Çelik oldu.

Merak edenler olmuştur diye size oyun hakkında birkaç bilgi vermek istiyorum. Oyun, politik çatışmalara sıradışı yaklaşımıyla yazılmış ve taşlamalarıyla bir hayli dikkat çekici. Siyasi otoriterlerin egemenliğini yıkan, misillemeleriyle düşündüren bu oyun; yoksulluğun ve feodal zihniyetin egemen olduğu, siyasi otoriterlerin bilindik kurallarını bir tarafa atarak, kendi yöntemleriyle halka huzur ve refah getirmek isteyen bir sıra dışı kaymakamın hikayesini anlatıyor. Bütün istek ve dayatmalara rağmen sonunda kendisi değişmiyor, ama o ilçenin bilindik, basma kalıp düşüncelerini değiştirmeyi başarıyor.

Kızıltepe Kaymakamı ile Kızıltepe olayları öncesinde tanışmış ve kendisine olan hayranlık duygularım ise o günün sabahında yanına hiçbir koruma almadan dönemin Emniyet Müdürü ile birlikte olay çıkartmak için çarşı merkezinde toplanan kalabalığın ortasından geçerek onları teskin etmesi ile başladı. Sayın Kaymakamımızla ilgili olarak defalarca haber yazdığım halde kendisini anlatacak kelimeler bulamadığım için olacak ki icraatlarını bir türlü yazma fırsatı bulamadım. Kendisi ile en son adeta müteahhitlik yaparak yaptırdığı ve betonunu suladığı okulları birlikte ziyaret ederken görüşme imkanım oldu…

Çağdaş 4. Murat
Bugüne kadar karşılaştığımız kaymakam profilinin dışında bir kişiliğe sahip olan Çelik, ilçedeki duruşu, 4. Murat’ı çağrıştıran tebdili kıyafetli denetimleri ve halkçı uygulamaları ile Kızıltepe gibi bir ilçede vatandaşın güven ve sempatisini kazanarak iyi bir iletişim kurmayı başarmış durumda…

Hareketli, hareketli olduğu kadar da üretken olan Kaymakam Çelik, sürekli proje üreterek her yönüyle hiperaktif bir yönetici. Kendi kabına sığmayan türden olan Kaymakam Çelik, boşa salladığı küreği olmadığı gibi sağlıktan eğitime, ulaşımdan, altyapıya, yoksullukla mücadeleden daha nice Kızıltepe’nin kangren haline gelen sorunlarına çözüm bulmak için gecesini gündüzüne katıyor, sorunları çözmek için kendi ekibi ile proje üretimine kafa yoruyor. Hazırladığı projeleri de kendisi bir mühendis bir müteahhit gibi üzerinde durarak bir bir hayata geçiriyor. Trilyonlarla ifade edilen projeleri kaymakamlığın öz kaynakları ile beşte biri maliyetine hayata geçiriyor. Son olarak ilçesine Mardin Valisinden okul yaptırılmasını isteyen Kaymakam bir trilyon 200 milyar proje keşif bedeli olan 19 derslikli okulu 400 milyara mal etmiş durumda.

Binanın betonunu kendisi suluyor!
Kendi evini yaptıran mühendisin evine verdiği önemden bile daha çok, okul için yaptırdığı binalara önem vererek üzerinde duran Kaymakam mesai saatleri bitiminde “okul bekçisi unutur” diye gece saat 23’te bizzat kendi elleri ile kendisi okul binalarının sulamasını yaptırıyor…
Kaymakam Çelik’in defterinde yan gelip yatma düşüncesi olmadığı gibi şark görevini kazasız belasız bitireyim düşüncesi de yok. Bundan önce görev yaptığı yerlerde olduğu gibi Kızıltepe İlçesinde de kendisini toplum hizmetine adamış. Ne yaptığını da ne yapacağını da çok iyi biliyor. Bir yandan devletten küstürülen vatandaşını barıştırmanın yolunu ararken diğer yandan da onlara hizmet vermek için Ankara’da kapısını çalmadığı birim bırakmıyor.
“İnsana insanca değer vermeliyiz'' felsefesi ile hareket eden ve sıradan kaymakam olmadığını göreve geldiği gün karşısına aldığı doktorlara yaptığı konuşması ile gösteren Çelik, bıçak parasını aldığını gördüğü doktora çok büyük cezalar vereceğini söylemesi ile bir anda bıçak parasının önüne geçti.

Balık tutmayı öğretiyor
Özel sektör yöneticisi anlayışına sahip kaymakam öyle projeler üzerinde duruyor ki, hazırdan kimseye ekmek yok der gibi halka yol gösteriyor. Adeta halka balık yemeyi değil, balık tutmayı öğreten Kaymakam Çelik, bu örnekten de daha ileri boyutta bakıyor. Balık yemek için, tutmayı yeterli görmüyor. Balık yiyecek insan, balığı yetiştirmeyi öğrenmeli anlayışı içinde. Kızıltepe’de görev yaptığı iki yıl içerisinde ilçe'nin tanıtımından tutun da, bir çok yeni anlayışı yerleştirme çabasını sürdürürken, yerleşik alışkanlıklardan kurtulması için de mücadelesine devam ediyor.
Eski köye yeni adet getirmenin zorluğunu bilen Kaymakam da zorluklara göğüs gere gere önemli mesafeler aldığına şahit oluyoruz. Son dönem önemli bir proje üzerinde duruyor. Bu projesini hayata geçirirse, Kızıltepe’de derslik başına düşen öğrenci sayısı Türkiye ortalamasına yaklaşacak. Biliyorsunuz Kızıltepe Mardin’de en fazla derslik ihtiyacı olan ilçemiz. Milletvekillerimiz gündeme getirmeseler de Mardin de Türkiye’de en fazla derslik ihtiyacı olan ilimiz..
İlçedeki eğitim programlarını yakından takip eden ve sık sık okulları gezerek, öğrencilere kitap dağıttıran, okul kütüphanesine kitap setleri hediye ederek zenginleşmesini sağlayan Çelik, eğitim ve faaliyetlerle ilgili yaşanan sorunları yerinde inceleyip çözüm arayışına giriyor.
Kaymakam, okulların fiziki durumunun iyileştirilmesi, yeni derslik yapımı, okul öncesi eğitimde özellikle ana sınıfı çağındaki öğrencilerin okula devamlarının sağlanması konusunda çalışmalarının devam ettiğini anlatıyor bize.
Resmi dairelerde vatandaşların işlemlerinin en kısa ve hızlı biçimde halledilmesi ve çalışan personelin vatandaşla iletişiminin en üst seviyede olması için de Kaymakamlık binasını tepeden tırnağa yenileten Çelik, halka hizmetin Hak’a hizmet olduğu ilkesini ise bir an için aklından çıkarmadığını söylüyor.

İşine ve Kızıltepe’ye Aşık bir Kaymakam
İşine ve işini yaptığı her yere aşık olan, çok özel ve sıra dışı bir Kaymakam olan Çelik’i bir bakarsınız çiftçilerle tarladadır, onların sorunlarını “dinler ve çözer”. Makamına gelen herkesi tek tek dinler ve inanılmaz pratiklikteki zekasını kullanarak şikayete konu olan sorunların tümünü büyük bir hızla çözer. O çocuklarladır. Çocuklara olan düşkünlüğü ve ilgisi, onu onların geleceği için daha çok işler yapmasına sevk eder.
Kaymakamın işi gerçekten çok zor. Çünkü kangrenleşen sorunlar o kadar çok ki …
Kızıltepe’de yaptıkları ve kazandırdıkları, inanıyorum ki bu ilçe için bir milat sayılacak. Kızıltepe’de Kaymakam Çelik’den önce ve Kaymakam Çelik’ten sonra kelimelerini artık bir çok yerde duymaya başladım bile…
Yazımın başında sıcak bir yaz gününde soğuk bir duş etkisi ifadesini kullanmıştım tiyatro oyunu için. O oyunu seyrettiğimde bölgemizi kalkındıracak kaymakamların da sahnedeki oyuncuyla aynı karakterde olması gerektiğini düşünmüş ve o karakterde de hiç kimsenin olamayacağını bildiğim için sorunlarla yaşamanın bana verdiği umutsuzluk, beni o yaz gününde soğuk bir duş etkisi yaşattırmıştı. Yazımı noktalarken de aynı düşüncelerin içindeyim ama bu sefer ters orantısıyla. Şuan ayaklarımın donduğunu hissederken Kaymakam Fecri Fikret Çelik’in sorunlarla boğuşan ilçede yaptığı çalışmalar ise içimi ısıttı bir an.

Darısı diğer ilçelerimizin de başına…

NEZİR GÜNEŞ
Gazeteci Yazar
n.gunes@mardiniletisim.com




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlama biçimi kutucuğundan Adı/Url 'yi seçerek, isminizi ve dilerseniz mail veya site adresinizi yazıp yorumunuzu gönderin. Yorumunuz Editör onayından geçerse yayınlanacaktır. Küfür, Hakaret, İftira ve SİYASİ içerikli yorumlar ve Adı Soyadı belirtilmeyen yorumlar yayınlanmıyacaktır. Surgucum