23 Mart 2009

Bir sezaryen ameliyatının aşamaları


Günümüzde uygulanan sezaryen operasyonlarında temelde aynı işlemler yapılsa da gerek hasta hazırlanışı gerekse operasyon tekniklerinde küçük farklılıklar olabilir. Bu farklılıkların bir kısmı cerrahın kişisel tercihidir. Farklılıkların bazılarında ise gerek ülke, gerekse operasyonun yapıldığı hastanenin şartları etkili olabilir.
Burada anlatılan işlemler planlı bir sezaryen operasyonundaki bizim kendi uygulamalarımızı yansıtmaktadır. Alternatif uygulamalar ve yorumları parantez içinde verilmiştir.
Dr.Alper Mumcu

Hastaneye gidiş
Doktorunuzla sezaryen operasyonuna karar verdiğiniz günün sabahında sezaryen saatinden 30-60 dakika önce hastanede olmanız gerekir (bazı doktorlar bir gece önceden hastaneye yatırmayı uygun görürler). Anestezi türü ne olursa olsun (epidural ya da genel) eğer ameliyatınız sabah erken saatte olacaksa gece saat 24:00'den sonra hiçbir şey yememeniz ve içmemeniz gerekir. Ameliyat saatinin daha geç olduğu durumlarda en az 6 saat öncesine kadar yemek yiyebilir, su içebilirsiniz. Örneğin ameliyatınız sabah saat 10:00'da planlanıyorsa saat 04:00'den itibaren yeme içme işine son vermelisiniz. Bu son derece katı bir uygulama olup aynı oruç tutar gibi ağızdan mideye hiçbir şey girmeyecek şekilde uygulanmalıdır. Genel anestezi sırasında verilen kas gevşeticilerin etkisiyle mide içeriği geri gelip akciğerlere kaçabileceğinden midenin boş olması çok önemlidir. Epidural anestezi ile sezaryen olacak bile olsanız tedbir olarak midenizin boş olması gerekir.

Hastanede yatış işlemleriniz tamamlanıp odanıza alındıktan sonra hazırlık aşaması başlar

Preoperatif (ameliyat öncesi hazırlık)
Odanıza yerleştikten sonra hemşire gelerek durumunuz ile ilgili öykünüzü alır ve gerekli onay formlarını imzalatır. Daha sonra ameliyat sahasının temizliğini kontrol eder. Eğer kesi alanında tüyler varsa bunları traş eder. Eğer doktorunuzun bu yönde bir istemi varsa barsaklarınızı boşaltmak için lavman yapar. Lavman makattan barsağın son kısmı içine verilen az miktarda bir sıvı şeklinde yapılır ve çok fazla rahatsızlık verici bir uygulama değildir. Sezaryen operasyonları öncesi lavman yapılması şart değildir. Lavman yapıldıktan sonra tuvalete giderek barsaklarınızı boşaltmanız beklenir. Bunun için genelde 5 dakika yeterli olmaktadır. Daha sonra ameliyata giderken giyeceğiniz önlük giydirilir. Ameliyat sıranız geldiğinde ameliyathane personeli sedye ile sizi ameliyathaneye görürür. Sedyeye geçmeden önce tuvalete giderek mesanenizi boşaltmanız gereklidir.

Ameliyathanede hazırlık

Ameliyat salonuna ulaştığınızda buranın tahmin ettiğinizden daha kalabalık olduğunu fark edeceksiniz. İlk önce sedyeden ameliyat masasına geçmeniz istenir. Daha sonra kolunuzdan ince bir katater girilerek serum bağlanır. Diğer kolunuza ise tansiyon aleti takılır. Göğüs kafesi üzerine ameliyat sırasında kalp atımlarınızı monitörde izlemek için küçük transducerler yapıştırılır. Baş parmağınıza ise kanınızdaki oksijen miktarını ölçen bir mandal takılır. Epidural anestezi uygulanacak ise oturur ya da yan yatar pozisyonda takılabilir. Genel anestezi ise takılan bu ince katater yardımı ile damar yolundan yapılır. Epirural kateter takıldıktan ya da genel anestezi yapılacaksa anestezi uzmanı sizi uyuttuktan sonra mesanenize sonda takılır.

Epidural katater takılması

Tüm karın bölgesi meme altından bacakların yarısına kadar antiseptik solüsyon ile temizlendikten sonra sadece ameliyat sahası açıkta kalacak şekilde steril örtüler örtülür. Artık bebeği çıkartmaya başlamak için herşey hazırdır. (Bu aşamada farklı uygulamalar vardır. Bazı doktorlar bebeğe az anestezi gitsin diye tüm hazırlıkları hasta daha uyumadan yaparlar. Sonda takılması, hastanın boyanması ve örtülmesi işlemlerini hasta uyanıken yaparlar. Bu yaklaşım eski tip anestezi ilaçları için geçerli olabilir ancak modern ve güvenli ilaçların kullanılması durumunda bu tür bir yaklaşım hastaya rahatsızlık ve endişe vermekten başka bir işe yaramaz. Bazı doktorlar ise sondayı daha hasta odasındayken taktırmayı tercih ederken bazıları da hiç idrar sondası taktırmaz).

Sezaryen
Tüm hazırlıkların tamam olduğu doktorlar ve hemşire tarafından son kez kontrol edildikten sonra operasyona başlanır. Yasal olarak operasyonda en az biri uzman olmak şartıyla iki hekim hazır bulunmak zorundadır. Yasal zorunluluk böyle olmakla birlikte tüm sezaryen operasyonları ameliyatı yapan ve ona asiste eden iki kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından yapılır. İlk önce cilt kesilir. Kesinin yeri kasık bölgesinde ortadaki kemiğin iki parmak üzeridir. Bu genelde kasık yüylerinin başladığı çizgiye denk gelen alandır.Kesinin büyüklüğü yaklaşık 10 santimetre kadardır. Ardından sırasıyla ciltaltı yağ dokusu ve karın duvarın en güçlü tabakası olan rektus kası kılıfı (fasya) kesilir. Daha sonra karın kasları (rektus kası) ve karın zarı (pariyetal periton) açılarak karın boşluğuna girilir. Rahimin üzerini örten ince zar tabakası (visseral periton) kesilerek rahim kasına (myometrium) erişilir. Ardından bu tabaka da açılarak bebeği çevreleyen keseye ulaşılır.Kese patlatıldıktan sonra bebeğin kafası ve ardından gövdesi doğurtulur. Bebek doğurtulurken asiste eden doktor rahmin tepesinden bastırarak operatöre yardımcı olur. Eğer sezaryen epidural anestezi ile oluyor ise bu aşamada karın bölgenizde bir baskı hissedebilirsiniz. Bebek, doğurtulduktan sonra hemen göbek kordonu bağlanıp kesilerek ameliyathanede bulunan bebek doktoruna teslim edilir. Bebek doğduktan hemen sonra size koruyucu antibiyotik yapılır.

Bebeğin eşi (plasenta) çıkartıldıktan sonra rahimin içi temizlenir ve kapatma işlemine başlanır. Kesilen tabakalar tek tek dikilir. Önce uterus kası kapatılır. Ardından kanama kontrolü yapılır. Kanayan yerler varsa buralara ek dikişler atılır. Kanama olmadığından emin olunduktan sonra visseral periton dikilir (Bazı doktorlar bu tabakayı dikmeden bırakabilir.Yapılan çalışmalarda vissereal peritonun dikilmesi ile dikilmemesi arasında herhangi bir fark olmadığı bulunmuştur). Karın boşluğu temizlendikten sonra pariyeteal periton ve ardından kas tabakası dikilir (Bazı doktorlar bu tabakaları dikmeden bırakabilir.Yapılan çalışmalarda pariyetal peritonun ve kasın dikilmesi ile dikilmemesi arasında herhangi bir fark olmadığı bulunmuştur). Daha sonra kas kılıfı altındaki kanayan alanlar koterize edilerek kanama kontrolü sağlanır. Kas kılıfı dikilerek kapatılır. Kapatma işleminin en önemli aşaması budur. Bu tabaka karın içi organların fıtıklaşmasını engelleyen tabakadır. Ardından cilt altı kanamalar kontrol edilerek bu kat da dikikil ve sıra cilde gelir. Cilt boydan boya dışarıdan ve uçlarında hiçbir dikiş ipliği görülmeyecek şekilde estetik olarak kapatılır ve operasyon tamamlanır. Cilt dikişlerinin daha sonra alınması gerekmez. Bunlar siz fark etmeden kendiliğinden vücut tarafından eritilirler.

Halk arasında bu dikiş türü hatalı olarak laser dikiş olarak bilinmektedir. Laser dikmeye ve birleştirmeye değil kesmeye yarayan bir tekniktir. Laser dikişi diye birşey yoktur. Yapılan estetik dikiştir.

Uygulamalar arasında fark olmasa da kullanılan dikiş malzemesi arasında hekimler arasında ciddi farklar vardır. Bazı doktorlar fasya tabakası dışında tüm tabakalarda katgüt adı verilen organik bir materyal kullanmayı tercih ederler. Bu dikiş materyali koyun ve sığırların barsaklarından üretilmektedir. Organik olduğu için reaksiyon gelişme olasılığı bulunur. Gelişmiş ülkelerde yaygın kullanımı uzunca bir süre önce terk edilmiştir. Deli dana salgınınından sonra ameliyatlarda kullanılmaması önerilmektedir. Öerilen materyal bizim de her tabakada tercih ettiğimiz sentetik materyalerdir. En sık vicryl adı verilen iplik kullanılır. Bu iplik hem katgüte göre daha güçlü hem de daha güvenlidir. Katgüt tercih eden doktorlar fasya tabakasını vicryl ile dikerler. Fasya katgüt ile dikildiğinde fıtık olma olasılığı çok yüksektir. Katgüt ile vicryl arasındaki en önemli belirleyici faktör maliyettir. Katgüt çok ucuz bir materyalken vicryl oldukça pahalıdır.

Sezaryen operasyonunda kesilen tabakalar
1. Cilt
2. Cilt altı yağ dokusu
3. Fasya (kas kılıfı)
4. Karın ön duvarı kası (Rektus kası) *
5. Pariyetal periton (Karın zarı) *
6. Visseral periton (Rahimi çevreleyen zar) *
7. Myometrium (Rahimi oluşturan kas)
8. Amniyon kesesi (Bebeğin çevreleyen zar) **

* Yanında işaret olan tabakalar, kapatılırken dikilmeden bırakılabilir.
** Tabaka olarak sayılmaz.

Ameliyattan hemen sonra
Cilt dikisi tamamlandıktan sonra hemşire yaranın üzerini antiseptik solüsyon ile temizler ve pansuman materyali ile kapatır. Ardından hastanın vücudunu steril su ile siler. Bu esnada eğer genel anestezi uygulanmış ise hasta uyanmaya başlamıştır. Ameliyathaneden çıktıktan sonra ayılma odasında 30 dakika kadar gözlem altında bekletilip tüm bulguların dengede olduğu görülünce hasta odasına çıkartılır ve yatağına alınır.

Odada
Operasyonun olduğu gün ameliyat sonrası (postop) sıfırıncı gün olarak kabul edilir. Odanıza geldiğinizde eğer idrar sondası takılmış ise bu yerinde olacaktır. İdrarınız varmış gibi hissedebilrisiniz ancak bu yanılsamadır ve sonda mesanede biriken idrarı boşaltmaktadır. Bugünde damardan serum uygulaması devam eder. Postop dönemde yaklaşık 3 litre sıvı alırsınız. Kendinizi iyi hissettiğinizde azar azar su içebilirsiniz. Ameliyattan 6-8 saat sonra rejim 1 adı verilen komposto, hoşaf gibi sıvı maddeler verilecektir. Bu gün su ve size hastane tarafından verilenler dışında başka herhangi bir yiyecek maddesi almamamalısınız (bazı doktorlar ameliyat sonrası 24 saat süreyle ağızdan hiçbirşey vermemeyi tercih ederler. Bazı doktorlar ise hasta gaz çıkarana kadar ağızdan beslemeyip damardan sıvı verirler). Ameliyattan 6-8 saat sonra sondanız çıkartılabilir ya da ertesi güne kadar yerinde tutulabilir.

Ameliyattan 6-8 saat sonra hemşireler sizi ayağa kaldırıp oda içinde dolaştırırlar. Mobilizasyon adı verilen dolaşabilme izni son derece önemlidir. Ameliyat sırasında hem karın boşluğu açıldığı ve barsaklar havayla temas ettiği hem de ameliyatta kullanılan gaz gevşeticilerin etkisi ile barsak hareketleriniz durur. Ne kadar erken mobilize olursanız barsak hareketlerinin normale dönmesi o kadar kolay ve çabuk olmaktadır. İlk kez ayağa kalktığınızda başdönmesi ve göz kararması yaşayabilirsiniz. Bu normal bir durumdur. Kendinizi ayağa kalkacak kadar güçlü hissetmiyorsanız zorlamayın. Yatak içinde bacaklarınızı hareket ettirmeniz de ilk gün için yeterli olabilir (bazı doktorlar hastayı 24 saat ayağa kaldırmamayı tercih edebilirler). Yatak içinde sağ ya da sol yanınıza dönmenizin herhangi bir sakıncası ya da riski yoktur.

Ağrı ameliyat sonrası hasta ve hasta yakınlarının en çok çekindiği konudur. Eğer sezaryeniniz epidural anestezi ile yapılmışsa bu konuda endişe yaşamanıza gerek yoktur. Epidural kataterden sürekli düşük miktarda ağrı kesici verilmektedir. Eğer verilen miktar yeterli gelmez ise epidural katatere ilaç gönderen cihazın düğmesine basarak kendiniz ek dozlar verebilirsiniz. Genel anestezi ile yapılan ameliyatlar sonrasında hastya PCA (patient controlled analgesia, Hasta kontrollü ağrı giderimi) uygulanır. Bu damar yoluna bağlanan ikinci bir boru yardımıyla ağrı kesici verilmesidir. Hortumun ucu PCA cihazına bağlıdır. Bu cihazdan çıkan bir düğme sizin elinize verilir. Ağrı hissettiğinizde bu düğmeye basarak PCA aletinin damar yolundan ağrı kesici ilaç göndermesini kendiniz sağlarsınız. Cihazın belirli aralıklarla ve toplamda gönderebileceği azami ilaç miktarı anestezi doktoru tarafından önceden ayarlanmıştır. Bu nedenle siz düğmeye fazla da bassanız cihaz ayarlandığı dozdan fazlasını vermez (PCA maliyeti arrtıran bir unsur olduğundan her doktor ve hastane tarafından rutin olarak uygulanmaz.Bazı hastanelerde ek ücret karşılığı sunulur). Eğer PCA uygulanmamışsa belirli aralıklarla kaçdan size güçlü ağrı kesici iğneler yapılır.

Odanıza geldikten sonra kendinizi iyi hissettiğinizde bebeğiniz yanınıza getirilir ve onu emzirmenize yardımcı olunur. Emzirirken karnınızda ağrı duyabilirsiniz. Sütün memeden dışarı atılmasını sağlayan hormon ile rahimin kasılmasını sağlayan hormon aynıdır. Bu nedenle emzirirken rahminiz de kasılır ve siz bunu ağrı olarak hissedebilirsiniz. Bu rahmin kendini toplamasını hızlandıran ve kanamayı azaltan bir özelliktir. Eğer isterseniz bebeğinizi hiç bebek odasına göndermeyip 24 saat kendi odanızda ve yanınızda tutabilirsiniz.

Ameliyattan hemen sonra kesi hattı üzerine belirli bir süre kum torbası gibi ağrılıklar konulması sıkça yıplan bir uygulamadır ancak iyi kanama kontrolü yapıldığında hastaya gereksiz ağrı hissettirmesi dışında bir fonksiyonu yoktur.

Ameliyattan sonraki ilk saatlerde sizinle ilgilenen hemşire sık aralıklarla odanıza gelerek nabzınızı sayar, tansiyonunuzu ölçer ve ters giden herhangi birşey olup olmadığını kontrol eder.

Postop 1. gün
Ameliyatın ertesi günü sabah doktorunuz yara yeri üzerindeki flasteri çıkartır, antiseptik solüsyon ile siler ve üzerine koruyucu bir sprey sıkar. Yara yeriniz artık kapatılmaz, açık bırakılır (bazı doktorlar pansumanı 2-5. günde açmayı tercih ederler, ya da postop1. günde pansuman yapıp yeniden kapatırlar). Bu sabah sondanız ve epidural katateriniz çıkartılır. Damardan sıvı uygulamasına son verilir ve Rejim 2 adı verilen yumuşak gıdaları almaya başlarsınız. Hastabakıcılar sizi yatağınızda siler ve kendi gecelik ya da pijamanızı giydirir.

Barsak hareketleriniz başlayıp gaz çıkardıktan sonra rejim 3 adı verilen normal gıdaları almaya başlayabilrsiniz. Rejim 3 almak için gaz çıkartılmasını beklemek şart değildir. Erken mobilize olan hastaların büyük bir kısmında gaz çıkartmakta sorun yaşanmamaktadır.

Bu gün size düşen en önemli görev mümkün olduğunca çok yürümektir. Yataktan kendiniz tek başınıza kalkabilirsiniz. Bunu yapamadığınızda odadakilerden ya da hemşirelerden yardım isteyebilirsiniz. Gaz çıkışı olmayan hastalar karında şişlik ve ağrı sorunu yaşayabilirler. Kendiliğinizden gaz çıkartamazsanız bazı ilaçlar ve lavman uygulayarak süreç hızlandırılabilir.

Postop 2. gün
Bugün hızla iyileştiğinizi ve pek çok aktivteyi kendi başınıza gerçekleştirebildiğinizi fark edeceksiniz. Postop 2. günde ayakta duş şeklinde banyo yapabilirsiniz. Bunun hiçbir sakıncası yoktur. Duş yapmak kendinizi iyi hissetmenize yardımcı olur (bazı doktorlar 1 haftaya kadar duş yapmaya izin vermezler). Eğer genel durumunuz iyi ise ve ciddi bir problem yoksa bugün taburcu olup evinize gidebilirsiniz.

Postop 3. gün
Durumunuz artık çok iyidir. Her işinizi kendiniz yapabilirsiniz. İsterseniz her gün duş yapabilir, canınız ne isterse yiyebilirsiniz. Bebek doktorunuz bebeğinizin taburcu olmasına izin verirse taburcu olabilirsiniz. Eğer bebeğinizde yenidoğan fizyolojik sarılığı varsa doktorunuz bebeğinizi eve göndermeyebilir. Bu durumda eğer isterseniz siz de hastanede kalabilirsiniz.

Eve gidince
Eve gittikten sonra doktorunuzla olan ilk kontrolünüze kadar bazı noktalara özen göstermeniz gereklidir.

  • Ağır fiziksel aktiviteden kaçının. Ancak bu yataktan ya da oturduğunuz yerden kalkmayın demek değildir.
  • Kanamanız rengi giderek açılarak 2-3 hafta devamlı sürebilir, ara ara kesilip sonra tekrar başlayabilir. Bunlar tamamen normaldir.
  • Hamilelik süresince kullandığınız demir ve vitamin ilalarını almaya devam edin.
  • Ağrı kesici olarak doktorunuzun taburcu olurken verdiği ilaçları kullanabilirsiniz.
  • Bebeğinizi düzenli olarak emzirin. Sütünüzün tam olarak gelmesi 2-3 gün alabilir endişelenmeyin.
  • Dilediğiniz herşeyi yiyip içebilirsiniz ancak sizde gaz yaptığını bildiğiniz şeyleri yemekten kaçının. Bol bol su içmeye gayret gösterin
  • Dilediğiniz kadar ayakta duş şeklinde banyo yapabilirsiniz. Kanamanız kesilinceye kadar oturarak banyo yapmak, küvet, jakuzi ve havuza girmek sakıncalıdır. 3-4 hafta sonunda kanamanız hala az da olsa devam ediyorsa doktorunuzun izniyle tampon kullanarak denize girebilirsiniz.

Ne zaman endişelenmeliyim?
Doktorunuz 6 hafta sonra sizi kontrole çağıracaktır (lohusalık dönemi 6 hafta (42 gün) olup hamilelikte ortaya çıkan değişikliklerin hamilelik öncesindeki haline dönmesi için geçen süredir. " Kırkı çıkmak " sözü buradan gelmektedir). Bu süre içinde aşağıdakilerden herhangi biri ortaya çıktığında doktorunuzu zaman kaybetmeden aramalısınız.

  • Fazla miktarda olan kanama
  • 38 derecenin üzerinde olan ateş
  • Doktorunuzun verdiği ağrıkesici ile geçmeyen ve sizde tuhaf olduğu izlenmini uyandıran ağrılar
  • Kötü kokulu vajinal akıntı
  • Yara yerinde ve etrafında kızarıklık, şişlik ve ağrı
  • Yara yerinden akıntı
  • Solunum güçlüğü
  • Bacaklarda kızarıklık, sıcaklık ve ağrı
  • Size tuhaf gelen ve kendi kendinize açıklayamadığınız her türlü durum

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlama biçimi kutucuğundan Adı/Url 'yi seçerek, isminizi ve dilerseniz mail veya site adresinizi yazıp yorumunuzu gönderin. Yorumunuz Editör onayından geçerse yayınlanacaktır. Küfür, Hakaret, İftira ve SİYASİ içerikli yorumlar ve Adı Soyadı belirtilmeyen yorumlar yayınlanmıyacaktır. www.surgucum.com