31 Aralık 2009

Erkek çocuk isteği doğumu arttırıyor

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde, erkek çocuk sahibi olma isteğinin, doğurganlık oranının yüksek olmasına yol açan önemli nedenlerden biri olduğu bildirildi.
http://lh3.ggpht.com/_Hjkac1ftqjA/Svql6E0soNI/AAAAAAAAafg/XfDmzjop7Sw/s640/Zekiye%20AYAZ%207.Ay%20www.surgucum.com.JPG
Doğurganlık oranının, diğer yörelere göre yüksek olduğu Güneydoğu'da sağlık ekiplerince aile planlaması çalışmaları sürdürülürken, diğer yandan da anne ve bebek ölümlerinin önüne geçilmeye çalışılıyor. Bölgede doğurganlık oranının yüksek olmasının nedenlerinin başında erkek çocuk sahibi olma isteği yatarken, özellikle kırsal kesimde ilk çocukları kız olan annelerin art arda hamile kalıyor.

ÇOK DOĞUM KADIN İÇİN KÖTÜ

Mardin Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Başhekim Yardımcısı Kamuran Elçi hastanelerinde yılın 11 ayında toplam 4 bin 3 doğumun gerçekleştiğini bildirdi.

Çok sayıda doğumun, kadın sağlığı üzerinde olumsuz etkisinin bulunduğunu, anne sağlığı açısından ailelerin bakabilecekleri kadar çocuk yapmaları gerektiğini dile getiren Elçi, sık değil aralıklarla hamile kalınmasının, kadın sağlığı açısında faydalı olduğunu anlattı.
Geleneksel olarak doğum kontrolünün ikinci planda tutulduğuna işaret eden Elçi, “Bazı kadınlar erkek çocuğu doğurmak için art arda hamile kalıyor. Erkek çocuk beklentisi de doğum sayısını artıran etkenlerdir biridir. Sosyoekonomik düzeyi düşük olan yerlerde doğum oranı yüksektir” dedi.

Günlük ortalama 7-8 bebeğin dünyaya gözlerini açtığı Siirt Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Erkan Taş, geçen yıl 2 bin 881, bu yılın 11 ayında ise 3 bin 20 doğumun yaşandığını belirtti.

Doğum oranının eğitim seviyesi ile bağlantılı olduğunu anlatan Taş, “7-8 çocuk sahibi olan kadınlar tekrar hamile kalıyor. Bunların büyük kısmı ilkokul mezunu kadınlardan oluşuyor. İlimizde doğum oranı yüksek” dedi.
Batman Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Nuri Kaya, geçen yıl hastanelerinde sezaryen de dahil olmak üzere 5 bin 492 doğumun gerçekleştirildiğini, bu yılın 11 ayında ise bu rakamın 5 bin 129 olduğunu söyledi.

Hastanelerinde günde ortalama 16 bebeğin dünyaya gözlerini açtığını bildiren Kaya, şöyle dedi:

“Diğer bölgelere göre bu bölgede doğum oranı çok yüksek. Bunun birçok nedeni var. Bunlardan biri ataerkil aile yapısıdır. Ayrıca, doğum kontrol yöntemlerinin yeterince uygulanmaması, annelerin eğitim düzeyinin düşük olması doğurganlık oranının yüksek olmasına neden oluyor. Ailelerin erkek çocuk sahibi olma arzusu var. Bu arzu nedeniyle kadınlar peş peşe hamile kalıyor. Hele ikinci, üçüncü kız ise erkek çocuk olması için dört, beş hatta altıncı doğuma kadar gidiliyor. Bizde sevindirici olan sezaryen oranının yüzde 20'inin altına olmasıdır. Biz her zaman normal doğumu tavsiye ediyoruz.”

GÜNLÜK ORTALAMA 51 DOĞUM

Diyarbakır Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Çetin Bakır da hastanelerinde geçen yıl 18 bin 64, bu yılın 11 ayında ise 16 bin 926 doğum olayının yaşandığını aktardı.

Türkiye genelinde sezaryen oranının yüzde 40'ları bulduğunu, hastanelerinde ise yüzde 20 olduğunu anlatan Bakır, bunun sevindirici bir gelişme olduğunu kaydetti.

Ağustos ve eylülde doğum sayısının yükseldiğini, hastanelerinde günlük ortalama 51 bebeğin dünyaya geldiğini anlatan Bakır, her geçen yıl doğum sayısının arttığını vurguladı. Bakır, bölge ve çevre ilçelerden de hastalara hizmet verdiklerini dile getirdi.

“DOĞUM ORANI ARTMASINA RAĞMEN ANNE VE BEBEK ÖLÜMLERİ AZALDI”

Çetin Bakır, şunları kaydetti:

“Diğer hastanelerle karşılaştırdığımıza örneğin Isparta, Antalya ve Eskişehir ile, Türkiye'de yatak sayısına göre en çok doğumun gerçekleştiği hastaneyiz. Ankara'daki Zekai Tahir Burak Doğum Hastanesinde bile bu kadar doğum olmuyor. 16 kadın doğum uzmanı çalışıyor. Bursa'daki Zübeyde Hanım Doğum Hastanesinde 37 doğum uzmanı ile yılda 12 bin doğum yapılırken, bizim hastanemizde 16 doğum uzmanı ile 18-19 bin doğum yapılıyor. Doğum oranı artmasına rağmen anne ve bebek ölümleri azaldı. Bu çok sevindiricidir. Geçen yıl ölen anne olmadı, bu yıl sadece 1 anne öldü. Anne ve bebek ölümlerinde düşüş var. Bunun için büyük bir çaba içerisindeyiz.”

Hastanelerinde aile planlaması ünitesinin kadınlara “çok güzel” hizmet verdiğini, hastalarının büyük çoğunluğunun yeşil kartlı olduğunu söyleyen Bakır, bölgede doğurganlık oranının yüksek olduğunu, bunda sosyoekonomik düzeyin etkili olduğunu anlattı.

“HALEN EVDE DOĞUM YAPILIYOR”

“Kadın, bebek emzirirken bir daha hamile kalıyor. Bazı kadınlar kürtajı bir doğum kontrol yönetimi olarak kullanıyorlar” diyen Bakır, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu, gittikçe bir alışkanlık haline geliyor. Ama kürtajın anneye yan etkileri var. 2 yıldan daha sık aralıkla doğurmamalarını istiyoruz. Annelerimiz yeterince beslenmiyor. Sağlıklı aralıkla gebe kalmak ve düzenli kontrolleri yaptırmak çok önemli. Halen doğum evde yapılıyor. Doğumların hastane ortamında yapılması gerekiyor. Yoksa anne ölümlerinin önüne geçilmez. Hipertansiyon ve gebelik zehirlenmesi çok tehlikelidir. Yeter ki talep gelsin, sosyoekonomik gelişmişlikle birlikte daha sağlıklı annelerden daha sağlıklı bebekler doğacaktır.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlama biçimi kutucuğundan Adı/Url 'yi seçerek, isminizi ve dilerseniz mail veya site adresinizi yazıp yorumunuzu gönderin. Yorumunuz Editör onayından geçerse yayınlanacaktır. Küfür, Hakaret, İftira ve SİYASİ içerikli yorumlar ve Adı Soyadı belirtilmeyen yorumlar yayınlanmıyacaktır. www.surgucum.com