27 Eylül 2007

MARDİN'İN TARİHİ ARŞİVLERİNDE SÜRGÜCÜLÜLER

---------------------------------------------------------------------------------------------------------
235 NOLU MARDİN SER’İYE SİCİLİ
BELGE OZETLERİ VE MARDİN
Yayın No: Mardin Ser’iye Sicilleri Serisi: 4
Yayınlayan Mardin Valiliği



KADILIK MUESSESESİ VE SER’İYE MAHKEMELERİ
Diğer Turk-İslam devletlerine nazaran uzunca gecirmis olan Osmanlı Devleti, bu durumunu hic muesseselerine borcludur. Bu muesseseler, kendisinden onceki devletleri tarafından kurulmus olan muesseselerin bir zaman icinde daha da gelismis sekillerinden ibarettir.
….
SER’İYE SİCİLLERİ VE ONEMİ

Ser’i mahkemelerde mahkemenin bilgisi dahilinde tutulan ve resmi statu tasıyan her turlu kayıtların toplanmıs olduğu defterlere yaygın adıyla “ser’iye sicilli” denilmektedir. Ser’iye sicillerine “kadı defterleri”, “mahkeme defterleri”, “defatir-i ser’iye”, “zabıt defterleri” denildiği gibi kısaca “defter” de denilmekteydi. Bu defterler 15. yuzyılın ilk yarısından baslayarak 20. yuzyılın ilk ceyreğine kadarki zaman dilimi icinde Osmanlı tarihi ve iktisadı ile siyasi, sosyal ve hukuki hayatını yakından ilgilendirmektedir. Bu ozelliği ile Osmanlı kultur tarihinin temel kaynaklarının basında gelmektedirler.
…..
Sayfa 31
Sayfa No/Belge No : 9/15
Belgenin Dili : Turkce
Belgenin Konusu : Arazi Anlasmazlığı
Belgenin Tarihi : 24 Subat 1859
Ozet:
Mardin sakinlerinden Abdi bin Dervis Veli, mahkemede, Mardin’e bağlı Surgucu kazasına tabi Bafava (Kayadere) koyu sakinlerinden Yakub veledi İsa hakkında: Bafava koyu hududu dahilinde Sado veledi Kaho ve İsa veledi Mıso bağları ve yol ile cevrili bir kıt’a bağın yarı hissesini Yakub’un babası hazır olduğu halde Yakub’un amcasından aldığını, geri kalan yarı hissenin Yakub’un malı olduğunu ve Yakub’un 4 sene icar karsılığında bu yarı hisseyi kendisine vereceğini taahhut etmesine rağmen 4 sene icarın akabinde bu yarı hisseyi kendisine vermekten imtina ettiğini iddia etmistir.
Yakub ise cevabında butun bu iddiaları inkar etmistir. Bafava koyu sakinlerinden Molla Hasib ve kardesi Sofi Salih, Abdi bin Dervis Veli’nin doğru soylediğine sahadet etmisler, sonucta Abdi’nin hakkının verilmesi yonunde Yakub’a tenbih olunmustur.
…….
Sayfa 44

Sayfa No/Belge No : 23/52
Belgenin Dili : Turkce
Belgenin Konusu : Arazi Anlasmazlığı
Belgenin Tarihi : 1 Haziran 1859
Ozet:
Aslen Mardin sancağına bağlı Surgucu kazasının Bafava (Kayadere) koyu sakinlerinden askeri nizamiye topcu neferatından Mehmed bin Colo bin Musa, mahkemede, aynı koy sakinlerinden kardesi Dervis Ağa bin Ahmed Ağa hakkında: aynı koy sınırları dahilinde bulunan bir kıta kavak bahcesinin babalarının hayatta olduğu donemde mulkleri iken, babasının vefatı ile bunun kendisine, kardesi Dervis’e ve kızkardesleri Emune’ye miras olarak kaldığını, ancak bundan 12 sene once Musul dolaylarında askerde bulunduğunu, 6-7 ay once koye geldiğini ve soz konusu bu bahcenin kardesi Dervis tarafından kendi tasarrufuna alındığını beyan etmis ve Dervis’e bahceden el cektirilmesini istemistir. Mahkemece 11 seneden beri bahcenin bakımını yapmadığı ve bu zamana kadar dava acmadığı ileri surulerek Mehmed davadan men edilmistir.
…..
Sayfa 45
Sayfa No/Belge No : 25/57
Belgenin Dili : Turkce
Belgenin Konusu : Vasi Tayini
Belgenin Tarihi : 28 Nisan 1859
Ozet:
Mardin sancağına bağlı Surgucu nahiyesi Elfan (Pınardere) koyu sakinlerinden iken vefat eden Huseyin bin Semdin bin İsmail’in buyuk oğlu Yusuf, kucuk kızı Fatıma ve Adile’nin babalarından kendilerine intikal eden mallarını hıfz etmek uzere amcaları İsmail bin Semdin vasi olarak tayin olunmustur.
…….
Sayfa 53

Sayfa No/Belge No : 38/80
Belgenin Dili : Turkce
Belgenin Konusu : Yaralama/Katl/Kısas
Belgenin Tarihi : 28 Mayıs 1859
Ozet:
Kurdistan eyaleti dahilinde hukumet-i ser’iyesi Diyarbekir eyaletine mulhak Mardin sancağına bağlı Surgucu nahiyesine tabi Elfan (Pınardere) koyu sakinlerinden iken 16 gun once yaralı olarak vefat eden Huseyin bin Semdin bin İsmail’in veraseti, esleri Hamri binti Huseyin Bilali ve Fatıma binti Halid ile Fatıma’dan olma kucuk oğlu Yusuf, kucuk kızları Fatıma ve Adile’ye intikal etmis, cocukların vasileri olan amcaları İsmail bin Semdin cocuklara vesayeten, esleri Hamri ve Fatıma ise kendilerine asaleten aynı koy sakinlerinden Mehmed bin Sadık, Omer bin Veysi(?) ve Mehmed bin Talo (?) hakkında: Huseyin bin Semdin’in kendi evinin karsısında bulunan buğday tarlasında bulunduğu sırada sozkonusu olan bu sahıslar tarafından hancerlerle saldırıya uğradığını, bu saldırıyla adı gecenlerin Huseyin’i sağ goğsu, sağ arka goğsu ve sağ kulağından yaraladıklarını ve yaralamadan uc saat sonra Huseyin’in vefat eteğini sikayet ile bu sucun cezası olan kısas cezasını talep etmislerdir. Davalılar bu iddiaları inkar etmekle birlikte davacı tarafın mahkemeye sunmus olduğu sahitlerden ve aynı koy sakinlerinden Halef bin Hemo, Omer bin Remo, Huseyin bin Omer, Osman bin Musa, Temir bin Alo, Huseyin bin Huseyin ve diğerlerinin sahadetleri sonucunda adı gecenlere kısas olunmasına karar verilmistir.
……..
Sayfa 80

Sayfa No/Belge No : 81/145
Belgenin Dili : Turkce
Belgenin Konusu : Yaralama-Katl-Kısas
Belgenin Tarihi : 29 Ocak 1860
Ozet:
Kurdistan eyaleti dahilinde Mardin sancağına bağlı Surgucu nahiyesinin Avine koyu sakinlerinden iken 7 gun once yaralı olarak vefat eden Yahya bin Molla Mehmed bin Abbas’ın veraseti aynı koyden esi Medine binti Osman bin Seyhmus ile babası Molla Mehmed bin Abbas, kucuk oğlu Ahmed ve kucuk kızı Halime’ye intikal etmis ve kucuklere vasi olarak dedeleri tayin olunmustur. Vasi Molla Mehmed ile Medine hem asaleten hem de velayeten, mahkemede, aynı koy sakinlerinden ve merhumun katili olarak anılan Mehmed bin Omer hakkında: Medine Hatunun esi Yahya ile beraber Avine koyunun asağı mahallesinde bulunan ve Mehmed bin Omer’in evinin onunden gecerlerken Mehmed bin Omer’in Yahya’ya tas attığını, Yahya’nın kacma niyetinde iken Mehmed’in arkasından giderek kara kın tabir edilen kılıcla Yahya’nın sol dirseği uzerine vurup onu yaraladığını ve bu yaralamanın etkisinden Yahya’nın 20 gun sonra vefat ettiğini iddia ile seri cezasını talep etmislerdir. Mehmed bin Omer ise soz konusu olan butun bu iddialarıinkar etmis, ancak aynı koy sakinlerinden Molla Mehmed Serif bin Hacı Suleyman, Ali bin Aziz, Ahmed bin İbrahim ve Mehmed bin Temo’nun sahadetleri doğrultusunda Mehmed bin Omer’e kısas uygulanmasına karar verilmistir.
…….
Sayfa 109

Sayfa No/Belge No : 146/229
Belgenin Dili : Turkce
Belgenin Konusu : Alacak-Verecek Davası
Belgenin Tarihi : 23 Aralık 1860
Ozet:
Aslen Bidlis ahalisinden olup Mardin’de misafir olarak kalan Receb Ağa bin Abdullah, mahkemede, Mardin’e bağlı Surgucu kazası eski muduru Semdin Ağa bin Mustafa Ağa hakkında: elinde bulunan 1262 tarihli ve imzalı senet gereğince Semdin Ağadan 1.500 kurus alacağı olduğunu, ancak Semdin Ağanın borcunu vermediğini sikayet ile alıverilmesini talep etmistir. Semdin Ağanın inkarı, sahit olmaması ve fetva makamının Semdin Ağa lehine verdiği fetva gereğince Recep Ağa davadan men edilmistir.
………
Sayfa 110

Sayfa No/Belge No : 146/230
Belgenin Dili : Turkce
Belgenin Konusu : Arazi Anlasmazlığı
Belgenin Tarihi : 23 Aralık 1860
Ozet:
Mardin kazasına bağlı Surgucu kazasının Bernist (Bağlıca) koyu sakinlerinden Mustafa bin Hasan, mahkemede, Surgucu kazası eski muduru Semdin Ağa bin Mustafa Ağa hakkında: Bernist koyu hududu dahilinde bir tarafı dağ, bir tarafı nehir ve diğer tarafları Semdin Ağa mulkleriyle cevrili icerisinde meyveli ve meyvesiz ağaclar bulunan bahcenin babası tarafından Diyarbekir naibi ibrahim Sadeddin Efendi huzurunda Semdin Ağa ile yapılan mukavelede bu bahcenin 10 yıllık sureyle isletilmesi karsılığında bahcenin yarısının babasına verileceği hususunun karara bağlandığını, ancak babasının vefat ettiğini soylemis ve anlasmanın gereği uzere bahcenin yarısının kendisine verilmesini talep etmistir. Semdin Ağanın inkarı, sahit bulunmaması gerekcesiyle Mustafa bin Hasan davadan men edilmistir.
………
Sayfa 112

Sayfa No/Belge No : 150/236
Belgenin Dili : Turkce
Belgenin Konusu : Katl İsnadı
Belgenin Tarihi : 6 Ocak 1861
Ozet:
Mardin kazasına bağlı Surgucu nahiyesi Tizyan (Elmabahce) koyu sakinlerinden iken 15 sene once katlen vefat den Mehmed bin Omer bin Suleyman’ın veraseti esi Sero binti Resul ile resit olduğu hukmune varılan oğlu Abdal ve buyuk kızı Adile’ye intikal etmistir. Abdal mahkemede, aynı koyden Hasan bin Bilal hakkında: Hasan’ın babasını kafasına elindeki buyuk asa ile vurup onu yaraladığını, bu darbenin tesiri ile babasının bir gun yattığını ve akabinde de vefat ettiğini ve seri cezasını talep ettiğini 5 gun onceki davada dile getirdiğini, ancak o zaman yalan soylediğini ve Hasan’a iftira ettiğini simdi soyleyerek davadan vazgectiğini bildirmistir.
........…
Sayfa 117

Osmanlı da Mardin’in idari Yapısı
Mardin’in Osmanlı idaresine girisi, Osmanlı Safevi arasıda 1516 yılda meydana gelen Çaldıran savasının bir sonucudur. Mardin, Osmanlı hakimiyetine girdikten sonra, tarihi idari uygulamalara sadık kalınarak, liva olarak Diyarbakır Eyaleti’ne bağlanmıtı. Calışmamıza esas teskil eden sicilin tutulduğ 19. yuzyıla kadar bölgesel sorunlardan kaynaklı nedenlerden dolayı kısa sureli aralıklarla Bağdat, Musul ekseninde el değstirmis ancak daha sonra tekrar Diyarbakıra bağlanmıtı.
Tanzimat’la beraber Osmanlı yonetim sisteminde birtakım yapısal değsiklilere gidiliyordu. Bu dönemde ülke; eyalet, sancak ve kaza olarak uc ana yonetim birimine ayrılıyordu. Tanzimat Mardin’de geç uygulanmaya baslamasına rağmen, bölgenin klasik yapısısını etkilemistir. Ozellikle Tanzimat’ın doğurmus olduğu yeni vergi sistemi ve bu vergi sisteminin yerel güç dengelerini bozması sonucunda bölgede bazı isyanlar çıkmıtı. Nitekim Tanzimat’tan önce bögede mutesellimlik yapan ve yuzyılar boyu bu bolgeyi yonetmis bir aileden olan Bedirhan Bey, yeni vergi sistemi güc dengelerini bozduğundan isyan etmistir. Bedirhan Bey isyanını bastırılmasından sonra bölgede yeniden bir idari duzenlemeye gidilmis, Diyarbakır Eyaleti; Van, Mus, Hakkari sancaklarıyla Cizre, Bohtan ve Mardin kazalarından olusan bolge Kurdistan Eyaleti’ne cevrilmistir. 17. Genis bir alanı kapsayan Kurdistan Eyaleti daha sonra bazı değisikliklere uğramıstır. Hakkari Sancağı, Aralık 1849’da eyalet haline getirilmistir. 1854’te Zaho’ya bağlı bir mudurluk olan Cizre, Zaho’dan ayrılarak Mardin ile bir kaymakamlıkta birlestirilmistir. idari yapısına ışık tutacak kayıtlar icermektedir. 1859 tarihli bir belgede “Diyarbekir Eyaletine mülhak Mardin Sancağı” ifadesi kullanmıtır. Buna gore; Mardin Diyarbekir Eyaletine bağlı bir sancaktı M.1860 tarihli bir baska belgede, “Diyarbekir Sancağı, Cizre, Bohtan ve Mardin kazalarının mülhak olduğu Kürdistan Eyaleti” ifadesi kullanılmaktadır ki, buna göre de; Mardin Kurdistan Eyaletine bağlı bir kaza konumundaydı.
Mahkemenin işleyişine bağlı olarak mahkemeye herhangi bir nedenle başvuran kisilerin kimliklerinin sicillere yansıması uygulamasından hareketle, ilgili donemde Mardin’e bağlı idari birimlerin statusu hakkında cesitli bilgiler elde etmek mumkun olabiliyor. Buna gore;

Mardin Sancağına bağlı kazalar sunlardı: Nusaybin, Omeryan, Surgucu, Hamse, Savur, Zaho, ve Cizre.
Mardin’e bağlı nahiyeler ise sunlardı: Millu, Kikan, Midyat, Ğurs, Surkan Dara, Seyhan.

Bu idari birimler değrlendirilirken Tanzimat sonrası yapılan uygulamaların ortaya cıkardığı kararları göz ardı edilmemelidir. Bazı yerlesim yerlerinin bazen kaza bazen nahiye olması yine gercekte kaza olmayan bazı asiret bolgelerinin zaman zaman kaza olarak değerlendirilmesi gibi…
235 nolu sicilde adı gecen yoneticiler sunlardır: 1859 tarihinden Kurdistan Valisi Mahmud Pasa’dır. Mahmud Pasa’nı olumu uzerine yerine Ocak 1860 tarihinde Harput valisi ve mecidiye nisanı humayunun ikinci rutbesine haiz Ali Rıa Pasa vali olarak atanmıtı. Defter’in ait olduğ donemlerde Mardin kaymakamı olarak iki kisinin ismi gecmektedir. 1858-1859 tarihlerinde Mustafa Rusdu Beyefendi, 1860 tarihinde ise Mehmed Nazım Pasa. Her iki kaymakamın da belirli islerde vekil kullandıkları belgelerde verilen bir baska bilgidir. Buna gore Mustafa Rusdu Beyefendi’nin vekili Nizameddin Efendi, Mehmed Nazım Pasa’nın vekili ise Hacı Omer’dir. Defterde hakkında bilgi verilen bir diğer yonetici de muftudur. 1859 tarihinde olumsuz hareketlerinden dolayı gorevinden alınan Hacı Kemal Efendi’nin yerine “Mardin esraf ve ulemasından Yusuf Sıdkı Efendi” tayin edilmistir. Hacı Kemal Efendi’nin gorevinden alınma sebebi Mardin Kaymakamı ile olan catışmasıdır.
........…
NOT:
Yukarıdaki yazılar Mardin Valiliği internet sitesinden alınmıştır.
Kitabın tamamını okumak için aşağıdaki Linke tıklayın.
235 NOLU MARDİN SER’İYE SİCİLİ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlama biçimi kutucuğundan Adı/Url 'yi seçerek, isminizi ve dilerseniz mail veya site adresinizi yazıp yorumunuzu gönderin. Yorumunuz Editör onayından geçerse yayınlanacaktır. Küfür, Hakaret, İftira ve SİYASİ içerikli yorumlar ve Adı Soyadı belirtilmeyen yorumlar yayınlanmıyacaktır. Surgucum