17 Ekim 2008
SADIK DURMAZ (ŞAİR)
Yoksulluk çıkmış benim şansıma
Umut kapısı dedim geldim İstanbul
Baktım ki oturmuş herkes tahtına
Bırak şu yakamı da gidem İstanbul
Ne evim ne arsam vardır burada
Bağım bahçem vardı sılada
Benim gibi çok çile çeken var burada
Bırak şu yakamı da gidem İstanbul
Döküldü dişim ağardı saçlarım
Ne dostum belli ne de düşmanım
Sadık Durmaz der ki zaten pişmanım
Bırak şu yakamı da gidem İstanbul
Şair: SADIK DURMAZ
16.10.2008
Ümraniye / İSTANBUL
15 Ekim 2008
BÜLENT TEKİN (ŞAİR)
BÜLENT TEKİN'İN KISA ÖZGEÇMİŞİ
1954 yılında Mardin’in Derik ilçesinde doğdu. İDMMA (Galatasaray) Kimya Mühendisliği ve ODTÜ (Gaziantep Kampusu) İnşaat Mühendisliği mezunudur. Edebiyatçılar Derneği, BESAM, TYS ve PEN üyesidir. Halen Gırgır Dergisi’nde yazmaktadır.
YAYIMLANMIŞ ESERLERİ
1-Kızıldan Sarıya (şiir)
2-Tarih Tarih Olsun (şiir)
3-Sevdanla Yaşayacaksan (şiir)
4-Kral Situ’nun Hikâyesi (roman)
5-Barışla Güzeldir Sevdam(şiir)
6-Feyyo’nun Felsefesi (roman)
7-Ölümü Vurmak Güneşi Öpmek(şiir)
8-Bir Türkiye Çıkmazı (deneme)
9-Kartal Yuvası (tarihi roman)
--------------------------------------------------------------------------------------
KARANFİLLE DÖNECEĞİM
Döneceğim
bir gün
sevdalım.
O gün,
Havada
uçacak
karanfil kokuları
Ve direnecek
zora
zeytin dalları
Ve ufka
yükselecek
çırpınarak
kanatlarını
barış.
Döneceğim
o gün
sevdalım.
Bekle beni.
BÜLENT TEKİN
--------------------------------------------------------------------------------------------------------
ELLERİ KAN İÇİNDE
I.
Zulümle kazandılar,
Ve hükümran oldular.
Ve kılıçlarını
ellerinden
düşürmediler hiç.
II.
Ve bir gün sevdalım,
Kılıçla gidecekler
utanç içinde.
Ve adaletin hükümranlığında
unutulacaklar.
BÜLENT TEKİN
--------------------------------------------------------------------------------------
BURJUVA AHLAKI
Bir gün
Saçlarına ak düştüğünde,
-çok zaman sonra-
Teslimiyetten
arda kalan
anıları
Hayal meyal
hatırlayacaksın.
Bize sevdayı
çok gören,
Ayıplayan
Ve yok eden ekâbirler;
Bilseydin
Ne sevdalar
katletti.
İçebildiğimiz
damla damla
suyu
Kıskananlar sevdalım,
Tüm subaşlarını tuttular.
BÜLENT TEKİN
--------------------------------------------------------------------------------------
ÜLKEMİN TOPRAKLARINDA
Biliyorum ki bir gün,
Gizlediğimiz bu sevda
açıklanacak,
Ülkemin insanlarına.
Ve bir yükseliş olacak
Sevgi doruğunda
günden güne.
Artık sevgiyi yasaklamak
Tarihe karışacak
Ülkemin topraklarında.
BÜLENT TEKİN
--------------------------------------------------------------------------------------
YAŞAMAK DENİRSE
Sen,
Ben sevdalım
Biz,
Hepimiz
Alabildiğince
Üzüntülü
Ve acılı
Ve ağlamaklı
Bir yaşantının
içindeyiz.
Yani ezik
Ve yenik
Ve alabildiğince
Bir korkunun içinde
-Yaşamak denirse buna-
Yaşamaktayız.
BÜLENT TEKİN
--------------------------------------------------------------------------------------
ÇOCUKLUK HASTALIĞI
Düşüncelerinden
soyutlamalı beni
Yok edip
yırtıp
Tarihinden silmelisin.
Beyazlar içinde
Düşlediğin güzelliği,
sevdamı
Maceralar içinde
Yıpratıp
kirletmelisin.
Bir çocukluk hastalığı
deyip;
Sevdamı küçümseyip,
satmalısın.
Sana
Bu yakışır sevdalım(?!)
BÜLENT TEKİN
--------------------------------------------------------------------------------------
ÖZLEYECEĞİM
Özlem duydum,
Özledim.
Önceki gün,
dün gibi
özledim.
Yarın
özlem duyacağım.
Ertesi gün de
Özleyeceğim.
Hep böyle oldu bu.
Böyle de olacak.
BÜLENT TEKİN
--------------------------------------------------------------------------------------
SEVGİ AĞACI
I.
Büyüyüp,
Kocaman gövdenle
Ve uzun dallarınla
Yarmalısın toprağı.
Ve toprağın üstüne çıkıp
Yükselmelisin.
II.
Ve köklerin
Bu dev ağacı taşımalıdır.
Ve öyle bir görünmelisin ki
yaprağınla yemyeşil!
Ve ellerinle
Sarı saçlarına
tutunmalısın Güneş’in!
BÜLENT TEKİN
--------------------------------------------------------------------------------------
ŞEHİRDE EYLEM
I.
Sen olmayınca
gülüm,
Tadı yok
yağmur
altında
yürümenin
Ve sevgiyle
sırılsıklam
ıslanmanın.
Tadı yok
şehirde
eğlenmenin
bile.
II.
Sen olmayınca,
İşçi eylemlerinde
Yürümenin de
tadı yok.
Pankartlarda
daha çok
özgürlük
Ve demokrasi
istemenin…
Tadı yok gülüm,
Tadı yok
sen olmayınca…
III.
Yükseklerden
eylemleri
izledik
seninle.
Yürüyordu
güzel kızlar
podyumlara
inat.
Kızıl
Ve sarı
bayraklar
taşıyorlardı.
IV.
Ve erkekler
Ve kadınlar
Ve çocuklar
Yürüyorlardı.
Ve çoğaldıkça
çoğaldılar.
Ve insanlar
Nehirdiler,
aktılar.
Ve bir denizde
toplandılar.
Zulme inat
Çoktular
ve mutluydular.
BÜLENT TEKİN
--------------------------------------------------------------------------------------
BARIŞ BAYRAKLARI
I.
Birkaç çocuk gördüm
Esmer
ve kumraldılar.
Sana benziyorlardı.
Ellerinde
beyaz bayraklar
dalgalanıyordu.
Gökyüzüne bakıyorlardı,
Masum
Ve güzeldiler.
II.
Seni gördüm ansızın,
Çocuklara
doğru yürüyordun.
Bir anne gibi
Güzel
Ve mağrurdun.
Bayrakları,
Çocuklar yükselttikçe
yükselttiler.
III.
Uzaklaşınca
yanından
ansızın,
Beni çağırdın nedense…
Titriyordun,
Üzgün
ve güzeldin.
Tüm dünyanın
annesi
gibiydin;
Uzaklaştıkça
büyüyordun
BÜLENT TEKİN
--------------------------------------------------------------------------------------
ÖLÜMÜ BAYRAM SANDIM
I.
Kötülükleri tanımadan önce
Seni melek sanmıştım;
Işıl ışıl yanan
Aydın,
Apaydın bir insan.
II.
İnsandık
Sevda çekerdik
Acılar içerisinde,
İnandık,
uzun bir süre
meleklere
ezile ezile.
III.
Kötülükleri görünce
Ölümü bayram sandım.
Özlemle bekledim
Bir bayram hediyesi gibi.
Gelmedi,
yolu şaşırmıştı,
Dolaşıyordu sinsi sinsi.
IV.
Yanı başımda gelinim sandım.
İnandık,
Acılar içinde
Melek yüzlü güzele
uzun süre.
V.
Ölüm korkusunda
Gözlerin kızıl,
Gözbebeklerin
simsiyah.
Gözlerinde okudum
ölümü sevdalım.
Sonunda anladım:
Artık ölüm bile yetmiyor!
BÜLENT TEKİN
--------------------------------------------------------------------------------------
BİR GÜN ŞAFAK SÖKECEK
I.
Ben bilirim
Siyah ipek saçlarınla
Bir sabah
Yine gelirsin.
Nasıl,
Neyle,
Zorluklar demeden
gelirsin.
II.
Ben bilirim
Bir gün ölmeden önce,
Tutsak bile olsan
Şafak sökmeden gelirsin.
BÜLENT TEKİN
--------------------------------------------------------------------------------------
BARIŞ PEYDA OLACAK
I.
Bir sabah
Bir sevda
yükselecek
İkimizin arasında
Ve kızıl ışıklarıyla
Bir yıldız
çizecek gökyüzünde.
Eli kanlı katiller
Vurmak isteyecek
barış adına(?!)
II:
Ve o sabah
Sevdalar
vurulmayacak.
Yeni filizler
büyüyecek
Kıraç topraklarda inadına.
Ve gökyüzünde
Sevgi parlayan
yıldızlar
üreyecek.
III.
Ve bir sabah sevdalım,
Bir sevda
peyda olacak
Ülkemin topraklarında.
Ve egemen olacak
barış,
Sevgi hüküm sürecek.
Ve yasak sevdam
faili firar
olmayacak!
BÜLENT TEKİN
28 Mart 2007
MEMLEKET HASRETİ (İ.Halil DEMİRTAŞ)
MEMLEKET HASRETİ (14.01.2007 Sürgücü)Sürgücü deyince cennetten bir güzellik,
Dağlar arasına saklı bir harikalar diyarı,
Doğal güzelliklerle dolu bir köy gelir aklıma,
İşte derim bu köy benim köyüm sürgücü…
Ceviz ağacının altında uykuya dalmak istersin,
Tatlı rüyalara eşlik eden yaprak sesleri altında,
Ciğerlerine çekmek istersin tertemiz kokusunu,
Uyanınca ağacın altındaki çeşmeden su içmek kana, kana...
Yeşil ördek gibi dalmak serin temiz doğal sularına,
Oltanı alıp balık avına çıkmak ama can cana kıyamaz ne fayda,
Kıyamazsın tuttuğun balıklara, tekrar suya bırakmak istersin,
Balıklar suda daha güzel görünsün yaşasın diye yalan dünyada…
Gençlerimiz daha on dördünde gençlerimiz,
Henüz gencecik yaşında sıladan yardan ayrılan,
Küçük yaşta gurbeti yaşayan masun yüreklerimiz,
Anadan babadan sevdiklerinden ayrı kalan gençlerimiz…
Ekmek parası fakirlik ve son çare merhaba İstanbul,
Hangi yürek dayanır aylarca ayrılığa sevdiklerinden,
Şimdi üzülüyorum içimden sigara yakıp of çekmek geliyor,
Ama ne çare ne çare ki isyanlar feryatlar çaresiz…
Diyorum ki bir fabrika bir işverenimiz olsaydı,
İşyerleri köylerine yakın bir yerde kurulsaydı,
İyi günde kötü günde ailesine yakın olsaydı,
O zaman köye dönüşte ölmezdi sevdiklerimiz,
Trafik kazasında can vermezdi özlemle beklediklerimiz…
Çocuklar yüreği sevgi dolu mutluluk dolu,
Kitabı yağmur da ıslanmasın diye parkesinde saklayan,
Sıcak soğuk demeden okula koşan çocuklar,
Geleceğe umutla bakan taze fidanlarımız…
Okul yollarında koşan sınıfları dolduran,
Demeden geçemiyorum bu kış soğuktan üşüyen,
Daha doğrusu soğukta ders yapamadıkları için,
İyi kalpli öğretmenlerince eve gönderilen çocuklar…
Bir sürgücülü olarak bu şiirimi yazarken sadece düşüncelerimi yazdım
keşkelerle bir yere varılmayacağını biliyorum hak ettiğimiz her şeye kavuşma ümidiyle
Yazdım belki iyi belki kötü ama bazen anlatınca ağlamak geldi içimden
Diyorum kalorifersiz bir okul ülkemizde oldukça bazen intiharlara bile sebep olan
İşsizlik varsa sürgücüde A.B yoluna girmeden evvel yetkililerin DEVLETİMİZİN önce memleket meseleleriyle ilgilenmesini istiyorum Şiir diye başladım sonu dram oldu özür diliyorum sürgücü gezisi sayesinde sesimizi duyuracağımıza inanıyorum saygılarımla.
Yazan: İbrahim Halil DEMİRTAŞ
---------------------------------------------------------------------------------------------------------
SÜRGÜCÜ'DEN BİR ŞİİR ( 20.12.2006 Sürgücü)
Bu köy benim köyüm, belki sürgündeki umutlar
Bu köy benim köyüm, taşı toprağı Altın benim için
Parkları yok, çocuklar oynasın coşsun diye.
Genç sevgililer el ele tutuşup hasret gidersin diye
İlköğretim sonrası gurbet ve ayrılık var
Birçoğu okusa doktor olur belki avukat belki öğretmen …
Okuyacak gücü yok birçoğunun
Elimizden tutanımız yok acaba niye?
Bu köy benim köyüm üzülüyorum düşündükçe
Cahil değiliz cehalet sahibiyiz buralarda adalet böyle
Kim istemez ki adam olmayı okumayı söyleyin sizce
Ben biliyorum bu köyde çaresizlik sarınca can-ı bedene
Akıllı olmak yetmiyor yoksulluk etrafımıza büründükçe
Bir gün gelecek ne doktorlar avukatlar çıkacak bu köyden de
Diyorum kendi kendime birgün gelecek elimizden tutan biri
Gençliğimizin geleceğini yeşertecek ve işte sürgücü lisesi diyecek
Söz veriyorum Ahmet Mehmet adına okuyacağız yeminle
Soracaksınız şimdi bu şiir uzun niye böyle
Bu şiir değil bir gencin bir sürgücü’ lünün okuma hasreti
Bir gencin gelecekteki nesiller için istediği dilekler
Belki hayal belki birgün gerçek içinden öyle dedi bir ses
Okumamış cahil kalmış demesin kimseler
Biz okuduk gücümüz yettiği kadar
Belki zaman yetmedi belki şartlar olaylar
Ama cahil değilim bir sürgücülü olarak
Okusaydım mühendis olmuştum geçen yıl
Üzgünüm okumadığım için sadece meslek sahibi oldum
Elktrikçiyim şimdi kendi köyümde onur ve gururla
Arkadaşlarım şimdi inanmıyor okul okumadığıma
Birçoğu benden kopya çekerdi lise yıllarında
Tuhaf biliyorum ve halime acımıyorum
Bu şiiri abarttığımı da biliyorum özür dileyerek sizlere
Birilerinden bir şey istiyorum gençlik adına
Biz okumadık gençlerimiz okusun Allah aşkına
Devlet bir dönsün görsün bu gençleri
Tutun ellerinden sayın vali kaymakam doktor hakim savcılar
Ülke geleceğine hayırlı binlerce gencimiz olacak
Yaşım 23 okudum lise bitirdim çok çalışkan biriydim
Vatana milletime borcumu takdir le gururla ödedim
Belki devlet memuru olamadım ama yinede şükür dedim
Şimdi sıradan bir elektrikçiyim emeğim halkım için
Yazacağım gençlik için anlayan çıkacak eminim
Bu şiir birgün çok güzel geleceklere anahtar olacak
Sürgücü gençlerimiz ilerde çok şeye kavuşacak
İnsanları yaşama bağlayan umutlarıdır,
bende umut ediyorum güzellikler Sürgücü'yü bekliyor.
Yazan: İbrahim Halil DEMİRTAŞ

