7 Mart 2009

Ev hanımlarından ev yemeği servisi

http://medya.zaman.com.tr/2009/03/07/yemek.jpg
Erkek milleti ekonomik krizin etkilerinden nasıl kurtulacağını düşünedursun kadınlar bu problemi halletti bile. Hem de öyle acil eylem planları hazırlayarak değil. Nasıl mı? Tamamen doğal, tamamen ev yapımı yemeklerle...

Börek çeşitleri, mantı, içli köfte, zeytinyağlılar, tepsi ve et yemekleri; her kadının yapamayacağı, yapsa da epey vakit kaybedeceği yemeklerdir. Bu sebepledir ki kalabalık bir misafir topluluğunu evinde ağırlamak isteyen ev hanımı, bir hafta öncesinden strese girer. Çünkü temizlik yapmak ayrı bir derttir, yemek yapmak ayrı bir dert. Ünlü restoranlardan yemek siparişi verse bile, bilir ki fabrikadan çıkan yemeklerin lezzeti, bir kadının elindeki lezzeti aratır. Hal böyle olunca da evin hanımı 'vay bana, vaylar bana' der, ortalıkta ne yapacağını bilemeden dolaşır. İşte bu durumu gören girişimci ev hanımları, yeni bir sektörün oluşumuna öncülük ediyor. Düğünlere, nişanlara, mevlitlere, sohbetlere, günlere yemek, hamur işi ve tatlı yapıyor. Yeter ki siz üç-beş gün öncesinden kaç kişinin geleceğini haber verin...

Evlerinde yaptıkları yemekleri satarak geçimlerini sağlayan kadınların ortak özelliği hijyene çok dikkat etmeleri. Kendi evlatlarına yedirmedikleri ürünleri, müşterilerinin yemeklerinde kesinlikle kullanmıyorlar. Hatta bu konuda öylesine titizler ki, alışveriş yaptıkları yerlerin açık adresleri ile telefon numaralarını siz sormadan veriyorlar; özellikle de kasapları. Yemeklerinde zeytinyağı, tereyağı ve mısırözü yağı kullanıyorlar. Menüyü müşterilerinin isteğine göre hazırlıyorlar. Sipariş verenlerin damak zevkine uygun yemek yapabilmek için onlardan hangi baharatları sevip sevmediği, acı yiyip yemediği gibi önemli bilgileri öğreniyorlar. En fazla 50 kişilik yemek siparişi alıyorlar. Bunun nedeni, işi fabrikasyona dönüştürmemek. Yüzlerce kişinin katılacağı organizasyonlara yemek yaptıklarında ise kendileri kadar iyi yemek yapan komşularını yardıma çağırıyorlar.

İstanbul Üsküdar'da oturan Handan Macit, pek çok yemek şirketinde çalıştıktan sonra birkaç ay önce bu işe başlamış. Şimdiden yirmiye yakın sabit müşterisi olan Macit, kendisini çalışan kadınların daha çok tercih ettiğini söylüyor. Yemekleri evinde yapan Handan Macit, müşteriden teklif gelmesi durumunda onların evinde de yemek yapıyor. Talebin daha çok vakit alan yemeklere geldiğini belirten Macit sıralamayı şöyle yapıyor: "Mantı, zeytinyağlılar, et yemekleri, tepsi yemekleri..." Kayserili Handan Hanım, özellikle de mantısının ve içli köftesinin rağbet gördüğünü söylüyor ve ekliyor: "Vallaha yok satıyorum desem yeridir!" (0536 765 94 95)

"Kriz, yemek sektörüne teğet geçiyor!"

İstanbul Acıbadem'de ikamet eden Ebru Akay, aslında bir iletişimci. Bir insan kaynakları şirketinin genel müdür yardımcılığını yaparken evde yemek yapıp satmaya başlayan Akay, bu iş için gazetelere ilan bile vermiş. Hedef kitlesinin elit kesim olduğunu söyleyen Akay'ın bir yıl içerisinde elliye yakın sabit müşterisi olmuş. "Yemeğe ne kadar malzeme koyarsan koy, eğer içinde sevgi eksikse o yemek güzel olmaz." diyen Ebru hanım, bir işi yapmak için onu sevmenin şart olduğunu söylüyor. Annesiyle birlikte yaptığı yemeklerinde kullanacağı baharatları Gaziantep'ten getirtiyor. "Çalışan kadınlar aslında benden zamanlarını satın alıyorlar." diyen Akay sözlerini şöyle sürdürüyor: "Çalışan kadın eve akşamüstü gidiyor. Ortalığı topluyor. Yemek yapıyor. Hep birlikte sofraya oturuluyor. Sofra kaldırılıyor. Bulaşık yıkanıyor. Böylece yatma vakti geliyor. Bu durumda ne çocuğuna ne de eşine vakit ayırabiliyor. Ama bana sipariş verdiği zaman her şey hazır oluyor."

"Bu işi her ev hanımı yapabilir"

Çevresindeki pek çok kadının ekonomik kriz nedeniyle zor durumda olduğunu söyleyen Ebru Akay, "Bir kadın evde de olsa bir şeyler yapabilir. Sonuçta kadın üretendir. İlla çok iyi yemek yapacaksın diye bir şey yok. Bir börek yaparsın ve onu satarsın. Önce konu komşuya, tanıdıklara yaparsın. Zaten o kulaktan kulağa yayılır. En iyi pazarlama yolu da budur zaten." diyor. "Her yerde kriz var." diyen Akay, konuşmasını şu sözlerle noktalıyor: "Ama kriz yemek sektörüne teğet geçiyor. Giymiyorsun, gezmiyorsun; ama yiyorsun. Nereye giderseniz gidin hafta sonları bütün yemek mekanlarının tıklım tıklım dolu olduğunu görürsünüz."(0535 644 59 72)
SERKAN KARA
www.zaman.com.tr

Mutlu ve sağlıklı olmak için günde 3 kez egzersiz

http://medya.zaman.com.tr/2009/03/07/egzersiz.jpg
Çalışan, çalışmayan herkesin mutlaka egzersiz yapmaya ihtiyacı var. Stresin ve hareketsizliğin neden olduğu hastalıklardan günde 3 kez egzersiz yaparak korunabilirsiniz. Özellikle yürümeyi, esneme hareketlerini düzenli yapmayı alışkanlık haline getirirseniz mutlu ve sağlıklı bir güne başlayabilirsiniz.

Mutlu ve sağlıklı olmak için günde 3 kez egzersiz yapın

Düzenli egzersiz yapmak, insana mutluluk hissi veren endorfin hormonunun salgılanmasını sağlıyor, bu hormon da stresin yol açtığı yıpratıcı etkileri azaltıyor. Şehir yaşamının sebep olduğu stresten ve hareketsizlik ile gelen hastalıklardan günde 3 kez egzersiz yaparak korunabilirsiniz.

Sabahları birkaç dakikanızı ayırarak güne güzel bir başlangıç yapın

Sabah kalktığınızda gece boyu süren açlıktan sonra kanda dolaşan serbest yağ asitleri en yüksek seviyede olur. Bu nedenle sabah aç karnına yapılan yürüyüş, koşu, bisiklet ya da yüzme egzersizleriyle yağ daha fazla yakılır. Sabah egzersiziyle güne daha pozitif başlayıp iştahınızı da kontrol edebilirsiniz. Ağır egzersizler yerine uzun süreli ve düzenli egzersiz programlarını tercih etmeniz gerekir. Bu egzersizler aslında vücudun esnetilmesi ve gerilmesi amacına dayanır. Dayanıklılığı artırır ve gün içinde fazlasıyla çalışacak olan kasların ısınmasını sağlar. Sürekli egzersiz, ağrı hissinde azalmayı sağlar. Kilo kontrolüne ve formda bir vücuda sahip olmanıza yardımcıdır.

'Streching' ya da 'germe-esnetme' diye adlandırabileceğimiz egzersizlere öncelikle bizi ayakta tutan bacak ve uyluklarımızdan başlayabiliriz. Oturarak dizlerimizi kırmadan ve yine ayakta dizlerimizi kırmadan belden bükülerek ayak uçlarımıza dokunma şeklindeki esneme hareketi, bacak-uyluk arkası ile belin esnemesi ve kasların ısınması için idealdir. Her hareketi 8 ya da 12 defa yaptıktan sonra 2 dakika dinlenin. 3 kez bu periyodu tekrarlayın. Hareketleri yavaş yavaş yapmak esnemenin verimli olmasını ve adele boynun maksimuma ulaşmasını sağlar. Aynı hareketi bacaklarınızı olabildiğince açarak da yapabilirsiniz.

Diğer bir hareket; bir elinizi ayakta duvara dayayıp diğer elinizle bükülmüş olan dizinizin geriden olabildiğince çekin. Bu hareket uyluk ön taraf kaslarınızın esnemesini sağlar.

Bel bölgesi için önceden yaptığınız bükülme ve doğrulma hareketine ek olarak ayakta olabildiğince sağa ve sola kollar açık iken yapılan dönme hareteki esnemeyi sağlar. Böylece belin yan adeleleri kuvvetlenmiş olur.

Kol ve omuzlarınızı kuvvetlendirmek için; avuç içleriniz birbirine bakar pozisyonundayken parmaklarınızı kilitleyin ve içinizden ona kadar sayarak mümkün olduğunca çekip bırakın. Yine elleriniz arkada bel bölgesinde birleştirerek hareket ettirin, böylece kol ve önkol adeleleri esner, ısıtır. Her iki elinize alacağınız 1,5 litrelik dolu pet su şişeleri ile kollarınızı yana ve öne doğru aynı sayıda kaldırıp uygun aralar verilerek dinlendirin.

Ofiste geçen zamanlarınızı da değerlendirin

Ofis ortamında uzun süre aynı pozisyonda kaldığınız için hareketleriniz yavaşlar ve bir süre sonra boyun, bel ve sırt ağrıları ortaya çıkar. Bu nedenle esneme odaklı hareketler sizi rahatlatır. Aşağıdaki el bileği, omuz, boyun ve sırt hareketlerini bir saat arayla 15 sn ile 1 dk. süresince devam ettirirseniz vücudunuz esneklik kazanır.

Omuzlar ve sırt

Ellerinizi başınızın arkasında birleştirerek dik bir şekilde oturun.

Pozisyonunuzu koruyacak şekilde dirseklerinizi yapabildiğiniz kadar arkaya doğru yavaşça çekin.

Üst gövde

Sandalyenin ucuna doğru oturup sandalyenin arkasını sıkıca tutun.

Kollarınızı kırmayın.

Belinizi dik tutup, omuzlarınızı, sırtınızı ve göğsünüzü esnetmek için gövdenizi ileriye doğru çekin.

Bacaklar

Oturun. Ayaklarınızı esnetirken sandalyenin oturma yerini sıkıca tutun ve bacağınızı havaya kaldırın.

Bacağınızı yavaşça önce dışarıya doğru, daha sonra geri, orta ve aşağıya doğru hareket ettirin. Bu bacağınızın uyluk kısmını kuvvetlendirir.

Temel amaç kısa süreler ile 'esnemek' ve her işi bir hareket bahanesi olarak görmektir. Bu size günde ekstradan 400-450 kcal/gün yakmanızı sağlar. Günlük ihtiyacınızın 2000-2500 kcal olduğu düşünüldüğünde yediğiniz büyük bir dilim pastanın yakılması demektir.

Akşamları egzersiz yapmak için

Akşamları aslında ideal olan esneme hereketleri ile birlikte kuvvetlendirme hareketlerinin yapılmasıdır. Yürüme imkanı olanlar için haftada 3 ya da 4 defa 30-45 dakika tempolu yürüyüş kalp-damar hastalığı risklerini azaltır, metabolizmayı canlandırır. Bunun dışında akşam saatleri daha çok yüklenmeli (hem ağırlık hem de koşu-yürüme anlamındaki) sporlar için daha uygundur. Her türlü aktivite için -tempolu yürüyüş ve esneme hariç- yeme içmenin 2 saat öncesinden bitmiş olması gerekmektedir. Aktiviteler dinlenme içermeli, kan şekeri dalgalanması yapacak kadar ağrı olmamalıdır. İdeali 'tempolu yürüyüştür'. Tempodan kasıt bunu gösteren bir kol saati ve doğru ayakkabı ile yapılmasıdır. Ama temel kriter nefes nefese kalmamaktır.

* Memorial Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü

MURAT ÖZTÜRK *
www.zaman.com.tr

Mardinspor Taraftarını bekliyor

http://www.habermardin.com/haber_uploads/1228_maxi.jpg

TFF.2 lig 5.gurupta mücadele eden Mardinspor Pazar günü karsılaşacağı Adıyaman maçı öncesi taraftarlara çağrıda buludu. Teknik Direktör Şakip ELİK “Tüm sporseverleri bu maça davet ediyoruz. Pazar günü taraftarın 12 adam görevini üstlenerek bu maçatan 3 puan alacaz.” Dedi.

Mardinspor`da zorlu Adıyaman maçı öncesi tüm hesaplar galibiyet üzerine yapıldı. Hafta içinde idmanlara devam eden kırmızı lacivertlilerde morallerin yüksek olduğu gözlendi. . Ligin önemli maçlarından birini oynayacaklarını söyleyen teknik direktör ELİK ‘’ Mardin şehri çok önemli bir sınav verecek. Son aylarda kulübümüzün içinde bulunduğu durum bizleri fazlasıyla üzmektedir. Bu maça bilet alarak giren herkes kulübe küçük de olsa bir katkıda bulanacaktır. Bu yüzden Mardinlilerin tribünleri doldurarak bu konuda duyarlı olduklarını göstereceklerine inanıyorum’’ şeklinde konuştu.

Mardinspor Teknik Direktörü Şekip Elik , İskenderun maçından aldıkları bir puanın gerçekten de altın değerinde olduğunu işaret ederek, bu başarının mimarı futbolcuların olduğunu ve kendilerine minnettar olduğunu söyledi. Adıyamanspor maçı öncesinde de taraftarlara çağrıda bulunan Teknik Direktör Şekip Elik, “Pazar günü Mardin 21 Kasım şehir stadının doldurulmasını istiyoruz. Bu nedenle taraftarlarımızı yanımızda ve 90 dakika boyunca desteğini istiyoruz” dedi.

www.habermardin.com




Vaat karın doyurmuyor ki.

İşsizlik sosyal arka planlı çok ciddi bir sorun. Siyasi polemik sırasında dahi, bin düşünülüp bir konu edilmeli.
http://www.aksiyon.com.tr/resim/743/04.jpg
Global ekonomik krizden Türkiye’deki istihdam oranları etkilendi haliyle. Muhalefet bu üzücü gerçek üzerinden yüklenince, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a hitaben, “İşsizliğe çaren varsa açıkla, yerine getirmezsem siyaseti bırakırım.” deyiverdi.
Elden gelen yapılıyor demek istiyordu aslında. Baykal, 7 öneriden oluşan bir paket açıkladı derhal. Yeni ekonomik program; kamu altyapı yatırım ödeneklerinin artırılması; 6 ay süreyle otomobil ve dayanıklı tüketimden KDV’nin kaldırılması; TL’nin aşırı değerlenmesinin önlenmesi; kredi garanti fonu oluşturulması; sigorta primi ve ücretli üzerinden vergi yükünün azaltması; işsizlik fonu imkânlarının daha etkin kullanılması vardı paketin içinde.
İşin gerçeği, paket genel geçer ifadeler barındırıyordu ekonomik açıdan. Erdoğan, biraz da seçim meydanı heyecanıyla, Baykal’ın önerilerine tepki gösterdi. TL’nin değerlenmesiyle alakalı teklife ayrıca sinirlenmişti de: “Sayın Baykal sen git de işine bak. Ekonomiyi git ehlinden öğren. Daha bu işi öğrenmen için çok fırın ekmek yemen lazım, çok. Bu TL öyle bir noktaya gelecek ki, uluslararası piyasalarda alışverişlerimizi TL ile yapar hâle geleceğiz.” İşsiz kalmak, hem de krizde. Kime oy vereceklerini değil, akşama ne yiyeceklerini; çocuklarının bu karda kışta ne giyeceklerini düşünüyor bu insanlar. Vaat karın doyurmuyor ki…
www.mardinlife.com

Muhtarlar, siyasi partilerden daha çok çalışıyor

Mardin’de yaklaşık 100 ‘e yakın muhtarın yarıştığı muhtar adayları afiş, el ilanı ve broşür dağıtımının yanı sıra seçim lokali bile açan muhtar adayları var. Muhtar adayları belediye başkan adayları gibi çalışarak, vatandaşa vaatlerde bulunuyor.
http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/mardinlifeaaslan.jpg
29 Mart yerel seçim çalışmalarına başlayan muhtar adayları yaptıkları çalışmalarla siyasi partilerden daha hızlı çıktı.

Mardin’de yaklaşık 100 ‘e yakın muhtarın yarıştığı muhtar adayları afiş, el ilanı ve broşür dağıtımının yanı sıra seçim lokali bile açan muhtar adayları var. Muhtar adayları belediye başkan adayları gibi çalışarak, vatandaşa vaatlerde bulunuyor.

Mimari ve tarihi yapısı ile Mardin’in en eski mahallerinden olan Latifiye Mahallesinde muhtar adayı olan Ali Aslan, mahalle sakinlerinin biriken alt yapı, can güvenliği, elektrik ve su kesintisi, sağlık hizmetleri ve park yetersizliğine çözüm bulmak için aday olduğunu söyledi.

Seçim çalışmalarına hız vererek, seçmenleri ile bizzat görüşen Aslan, kendisinden emin olduğunu, şayet göreve geldiği takdirde bunu en iyi şekilde yapacağını ifade etti.
500’ü aşkın nüfusu olan Latifiye Mahallesi’nin yerlilerinden olduğunu belirten Aslan, ailesinin 50 yıldan beri ikamet ettiği mahallesine hizmet etmek için aday olduğunu belirtti.

Aslan, 13.yüzyıldan kalma ve ismini de mahalleye veren Latifiye Camisi önündeki merdivenleri kaldırarak, ambulansın geçebileceği bir yol yapmak için girişimlerde bulunacağını kaydetti.

Aslan, mahallenin sorunlarını bildiğini ve bu sorunların çözümü için projeler ürettiğini ifade ederek, “Mahallemizin tarihi kent olması yüzünden buradaki nüfus yoğunluğunun artış göstermesi ister istemez mahalle halkımızı bir çok sorunla karşı karşıya bırakmaktadır. Bu sorunların çözümü noktasında mahallemiz yeterli hizmetleri alamamaktadır. Mahallemizin başlıca sorunları arasında yer alan gibi ana sorunlar vardır. Bu sorunların çözümü noktasında Latifiye Mahallesi sakinlerinden bir kardeşiniz olarak muhtar adayı oldum. Ben çevremizde olup biten sorunları, var olan sıkıntıları çok iyi biliyorum. Muhtar olan kişiler genelde ek iş olsun diye aday oluyor. Ancak muhtarlık benim için ek iş değil, asli görev olacak.”dedi.

Seçilmek için var gücüyle çalışan ve mahallesinde bulunan kahveleri ve çay evlerini tek tek gezerek kendini tanıtan ve yerel seçimlerde muhtar olabilmek için oy isteyen Aslan, “Kahvelerde, çayevlerinde mahalle sakinlerimizle oturuyorum. Onların sıkıntılarını dinliyorum, seçimden önce kimseye şunu yaparım, ben bu kadar iddialıyım demiyorum. Çünkü mahallenin sorunları belli. O sorunları çözümü için, ilgili yerlerle görüşeceğimi belirterek, onların sorunlarını dinliyorum.”diye konuştu.

Mahalle sakinleriyle birlikte çay içen ve sıkıntılarını dinleyen 36 yaşındaki Ali Aslan’a vatandaşlar, “Muhtarım keşke seçilseniz de, mahallemiz düzene girse” diyerek seçim öncesi moral ve motivasyon desteğinde bulunuyor.
Nezir Güneş
www.mardinlife.com

Şahkulubey'den Atama Müjdesi

AK Parti Mardin Milletvekili ve Dışişleri Komisyonu üyesi Gönül Bekin Şahkulubey, Sağlık Bakanlığının Mardin’e yapılan atamalarda çok önemli ayrıcalık sağladığı söyledi.
http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/mardinlifesahkulubey12.jpg
25. Dönem Devlet Hizmet yükümlülüğü kuralarında 24 uzman hekim atanacağını ifade eden Şahkulubey, yardımcı sağlık personeli olarak toplam 376 atama yapıldığını ifade etti. Şahkulubey, Mardin’de doktor atamalarıyla ilgili ciddi sıkıntıların bulunduğunu, ancak bakanlığın son atamalarla bu sıkıntıların kısa sürede aşıldığını kaydetti.

AK Parti iktidarları döneminde her alanda olduğu gibi eğitim ve sağlık alanında da önemli gelişmeler sağlandığını anlatan Bekin Şahkulubey, “Son atamalarla Mardin Türkiye’de birçok ilden daha iyi duruma gelmiştir.”dedi.

Sağlık alanında Mardin’de 105 ebe, 113 hemşire 4 anestezi teknikeri, 13 anestezi teknisyeni, 1 biyolog, 1 çevre sağlık teknisyeni, 2 çocuk gelişimi, 3 diş teknisyeni, 1 diyaliz teknisyeni, 7 acil tıp teknisyeni, 20 laboratuar teknikeri, 10 laboratuar teknisyeni, 3 odyometre teknikeri, 1 ortopedi teknisyeni, 4 psikolog, 11 röntgen teknisyeni, 7 röntgen teknikeri, 27 tıbbi sekreter, 23 toplum sağlığı uzmanı atamasının yapıldığını belirten Şahkulubey, ataması yapılanların göreve başlamak üzere olduğunu söyledi.

Sağlığın ihmal edilemeyecek kadar önemli olduğunu ve vatandaşlarımızın, eşit ve kolay bir şekilde sağlık kurumlarından yararlanmalarının önemli olduğunu vurgulayan Mardin Milletvekili Gönül Bekin Şahkulubey, “Hastanelerimizin modern koşullarda halkımıza hizmet vermesi için her türlü gayreti gösteriyoruz.”dedi.

AK Parti Milletvekili Gönül Bekin Şahkulubey, "İlimize çeşitli alanlardaki hizmetlerimizin yanında sağlık alanındaki hizmetlerimiz de devam ediyor. Son yapılan doktor atamaları, sağlık alanında ilimize büyük fayda sağlayacaktır. Mardinli hemşehrilerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum" dedi.
Nezir Güneş
www.mardinlife.com

Mazıdağılı Kızların Büyük Başarısı

Mardin il ve ilçe genelinde yapılan futbol müsabakalarında büyük başarı göstererek il şampiyonu olan Mazıdağı Lisesi Kız Futbol takımı Hatay’da yapılan bölge elemelerinde olağanüstü bir performans göstererek bölge ikincisi oldu.
http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/mardinlifemazdg1.jpg
Milli Eğitim Bakanlığı okul içi spor ve izcilik daire başkanlığının düzenlediği liseler arası kız futbol maçlarında Mardin il şampiyonu olan Mazıdağı Lisesi kız futbol takımı, Hatay’da bölge turnuvasında Mardin’i temsil etti. Mazıdağı kız ekibi burada karşılaştığı bütün zorlu rakiplerini yenerek finale kaldı.

Final maçında ise geçen yılın şampiyonu Elazığ İMKB Anadolu Lisesine talihsiz bir şekilde yenilen Mazıdağı Lisesi kız futbol takımı Akdeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin lise takımlarından oluşan turnuvayı ikinci olarak bitirerek büyük bir başarı sağladı.

Kız oyuncular Coşkuyla Karşılandı…

Kız takımının bu başarısı Mazıdağı başta olmak üzere Mardin’de büyük bir sevinç yaşanmasına sebep oldu. Kız futbol takımı Mazıdağı’nda coşkulu bir kalabalık tarafından karşılandı.

Başarının mimarı olan takımın antrönürü ve Mazıdağı Lisesi beden Öğretmeni Vedat Karaboğa takımın başarısından büyük gurur duyduğunu belirterek konuşmasını şu şekilde sürdürdü. “Zor koşullarda kurduğumuz bu takımımızın bu başarısı Mardin’deki bütün kız takımlarımıza örnek olmalı.

Karaboğa: Aileleri Zor İkna Ettik…

Takımı oluştururken çok zorlandık. Hatta Kız futbolcularımızın aileleri kızlarının il dışına çıkmasına bile karşı çıktılar. İkna çalışmalarımız neticesinde Hatay’a gidebildik. Öyle ki takımızın en önemli oyuncusu olan kalecimiz için izin alamadığımızdan turnuvalara kalecisiz gittik ve yedek futbolcumuzu kaleye koymak zorunda kaldık. 11-13 şubat tarihleri arasında Hatay Antakya Nazım Koka stadında yapılan müsabakalarda genç ve yeni kurulmuş kadromuza ve bu sıkıntılara rağmen ikinci olmayı başardık. Öğrencilerimi spor ahlakına uygun, erdemli davranışlarda bulunduklarından ve yüreklerini ortaya koyarak, kalecisiz olmalarına rağmen cesurca mücadele ederek bölge ikinciliğini elde ettiklerinden dolayı teker teker kutluyorum.

Şunu de söylemeliyim ki eğer kalecimiz gelmiş olsaydı sonuç daha farklı olacak ve biz bölge birincisi olacaktık.

Başarılarımız Devam Edecek…

Vedat Karaboğa sözlerini şöyle sürdürdü. “başarıda emeği geçen öğretmen ve öğrencilere bize her türlü desteği sağlayan okul idarecilerine, ilçe milli eğitim müdürlüğüne ve Mazıdağı Kaymakamına teşekkür ediyorum. Desteklerin devam etmesi halinde daha büyük başarılar elde edebileceğiz.
http://www.mardinlife.com/haberler/yazimaraclari/my_documents/my_pictures/BC6_mzdg.jpg

Demir, Kadınlar Günü'nü Kutladı

Ak Parti Mardin Milletvekili Mehmet Halit Demir, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle bir kutlama mesajı yayımladı.
http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/mardinlifekatar.jpg
Türk Kültürü ve Yüce İslam dininin Kadına büyük değer verdiğine işaret eden Demir açıklamalasında şu ifadelere yer verdi.

"Dünya Kadınlar Günü" kadınların, eşitlik, bağımsızlık, özgürlük, politik haksızlıkların ortadan kaldırılması, daha iyi yaşama ve çalışma koşullarını iyileştirme yolunda verdikleri mücadelenin simgesi olmuştur. Bir çok ülkede her yıl 8 Mart günü "Dünya Kadınlar Günü" olarak kutlanır.

Büyük Önder Atatürk, çağdaş bir toplum olmak için kadın-erkek eşitliğinin sağlanması gerektiği düşüncesiyle, dünya kadınlarının başlattığı mücadelenin ilk adımını atarak kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkının verilmesini sağlamış; ve bu konuda Avrupa'ya bile öncü olarak bir çığır açmıştır.

Türk kültürü ve Yüce İslam Dini kadınlarımıza verilen büyük değeri her zaman göstermiştir. Ülkemizde kadınlarla ilgili çeşitli yasal düzenlemeler yapılmış olmasına rağmen, kadınlarımızın karşılaştıkları bazı sorunlar, toplumun genel eğitim düzeyinin yükselmesiyle, kadınlarımızın sosyal, siyasal, ekonomik yaşamda etkinliklerinin artmasıyla ortadan kalkacaktır.

Toplumsal yaşantımızın en önemli parçası olan, sevginin, şefkatin, özverinin simgesi olan; evlerimizin temel direği kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü tüm içtenliğimle kutluyor; başarı, sağlık ve mutluluklar diliyorum.”
www.mardinlife.com

"Bayanların içersinde olmadığı hiçbir çalışma mutlak başarıya ulaşamaz"

Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayan AK Parti Mardin Milletvekili Gönül Bekin Şahkulubey, "Bir toplumda kadına gösterilen saygı, verilen değer, hak ve sorumluluklar, o toplumun çağdaşlık ve gelişmişlik düzeyini belirtmektedir"dedi.
http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/mardinlifeshklby.jpg
Bayanların içersinde olmadığı hiçbir çalışmanın mutlak başarıya ulaşamayacağına dikkat çeken Milletvekili Şahkulubey, AK Parti'nin bayanları her türlü çalışma içerisine soktuklarını ve bayanlara gereken hassasiyeti gösterdiklerini kaydetti.

Mardin’in ilk milletvekili Şahkulubey, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün tüm dünyada kadınların eşitlik, kalkınma ve daha huzurlu yaşam özlemlerini ve isteklerini dile getirdikleri, birlik ve beraberlik günü olarak kutlanan bir gün olduğunu belirterek, "Bir toplumda kadına gösterilen saygı, verilen değer, hak ve sorumluluklar, o toplumun çağdaşlık ve gelişmişlik düzeyini belirtmektedir. Kadınlara tanınan siyasi, sosyal ve ekonomik haklarla Türk kadınına aktif bir şekilde toplumsal hayata katılarak, Türkiye'nin gelişimine katkıda bulunma imkanı verilmiştir. Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren kendisine tanınan hakları en iyi şekilde değerlendirerek, kültürel, siyasi ve sosyal gelişimini gerçekleştiren Türk kadınının, analık görevi dolayısıyla da gelecek kuşakların ve Türk toplum yapısının şekillenmesinde büyük bir rol oynamaktadır" dedi.

Kadınların ana olmaları itibariyle Peygamberimizin övgüsünü muhatap olduklarını ve 'Cennet analarını ayakları altındadır' hadisinin mazharı olduklarını belirten Şahkulubey, "İnsanlık tarihini, medeniyetleri, devletleri erkeklerle beraber inşa eden kadınlar, günümüzde de bu katkısını devam ettirerek gerek siyasi, sosyal, gerek aile yaşantısında üstlendiği görevleri başarıyla yerine getirmektedir. Ailenin huzuru, gelecek nesillerin emniyet içinde yaşaması, toplumun refah ve mutluluğu, kadınların üstlendiği yükün hafifletilmesine, paylaşılmasına ve cinsiyet ayrımı yapılmaksızın kadın haklarına saygı duyulmasına bağlıdır. Tüm dünya ve Türkiye'deki kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyor selam ve saygılarımı sunuyorum" dedi.

AK Parti Mardin Milletvekili Şahkulubey, AK Parti'nin siyasi hayatında bayanlara çok geniş haklar tanındığını da sözlerine ekledi.
Nezir Güneş
www.mardinlife.com

25 TL'ye sigortalı olabilirsiniz

Bilinçli hasta olmanız için SGK size yeni taktikler veriyor: Cebinizden hiç para çıkmadan tedavinin yolları... Emekli Sandığı, Bağ-Kur bir süre önce yeni oluşturulan SGK çatısı altında toplandı.
http://www.guneydoguolay.com/resim/SGK_LOGO.jpg
SGK yani Sosyal Güvenlik Kurumu sağlık alanında pek çok yeni düzenleme getirdi. Şimdi hastalandığınızda sorunlarla karşılaşmamak için bu düzenlemeleri nasıl kullanacağımızı bilmemiz gerekiyor. Yani 'akıllı hasta' olmalıyız... Hastalıkla karşılaşmadan haklarınızı bilmek sizin hem tedavinizi kolaylaştıracak hem de sağlığınız için harcayacadığınız paradan tasarrufunu sağlayacak. Yıllarca ya da aylarca ödediğimiz sigorta primleri ile nelere hakkımız var, bir gün acilen ameliyat gerektiğinde hangi hastaneleri seçebiliriz, özel hastanelerden nasıl yararlanabiliriz, doktor seçme hakkımızı nasıl kullanabiliriz, istediğimiz şehirde tedavi olabilir miyiz? Bu soruların yanıtlarını sizler için araştırdık. Hastalar yeni sisteme yönelik sorularını sordular, sorunlarını anlattılar Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Fatih Acar ekibiyle birlikte sizlerden gelen soruları yanıtladı. Kalp ameliyatları, ilaçları için katkı payı ödenecek mi, hiç para ödemeden organ nakli yapılabilir mi, SGK'nızla tüp bebek yaptırabilir misiniz, beyin pilini, işitme cihazlarını sigortanız ödeyecek mi? Bunlar yüzbinlerce kişiden gelen sorular. Yanıtlarını SGK veriyor. SGK'nın reform olarak sunduğu sistemde yenilikler var mı, diş hekiminizin faturasını SGK ödeyebilir mi, şikâyetlerinizi kime söyleyeceksiniz? Hastalar sordu, sistemi kuranlar anlattı.

* İşsizim gelirim yok ben ve ailem sağlık kuruluşlarından yararlanabilir miyim?
Diyelim ki sigortalı değilsiniz, hatta işsizsiniz ancak yeşilkart da alamıyorsunuz mesela bir eviniz var. Bu sıra geliriniz 250 TL'nin altındaysa ilinizdeki SGK'ya gidip aylık 25 TL yatırarak SGK'nın sağlık sigortasından yararlanabiliyorsunuz. Yalnızca siz değil bakmakla yükümlü olduğunuz eşiniz, anneniz babanız her ay ödediğiniz bu 25 TL ile sizin sağlık sigortasından yararlanıyor. Bu SGK kapsamında getirilen en önemli yeniliklerden biri.

* Sağlık hizmetlerinden yararlanmam için şartlar neler?
SSK sigortalılarının kendisine 90 gün, bakmakla yükümlü oldukları kişilere 120 gün, Bağ-Kur sigortalıları için 240 gün olan hastalık sigortasından pirim ödeme şartı yeni düzenleme ile 30 güne indirildi. 30 gün prim ödeyen sağlık hizmetlerinden yararlanıyor.

60 GÜN BORÇLANABİLİRSİNİZ
* Bağ-Kur'luyum ama borcum var sağlık hizmetlerinden yararlanabilir miyim?
Prim borcu olanlar ve onların bakmakla yükümlü olduğu kişiler sağlık hizmetlerinden yararlanamaz. Ama yapılan yeni düzenleme ile 60 günlük borç sağlık hizmetinden yararlanmayı engellemiyor.

* Katılım payı ödenmesi şart mı, eskiden muayene için hiç ücret ödemiyorduk?
Sağlığın finansmanı konusunda vatandaşların cüzi de olsa bir katkıda bulunması gerekiyor. Bu devlet hastanelerinde 3 TL, özel hastanelerde 10 TL ve üniversitelerde 6 TL. Ayrı ayrı branşlara giderlerse hepsi için ayrı ayrı bu ücreti ödemeleri gerekiyor. Bu uygulama gereksiz yere doktora gitme alışkanlığının önünü kesti. Polikliniğe gelen müracaatta yüzde 40 düşme oldu. Dünyanın her yerinde hastalar katılım payı ödüyorlar. Yoksa komşusuna katılıp doktor doktor gezenler oluyordu. Acil ve ciddi sağlık tehdidinin bulunduğu durumlarda katkı payı ödenmiyor.

MUAYENENİN UNVANI OLMAZ!
* Özel hastanede 10 liraya profesöre muayene olunur mu? Özel hastanelerde pratisyenler bizi muayene ediyor, ben istediğim doktoru seçsem SGK belirli parasını ödese ben üzerini tamamlasam daha iyi değil mi?
Yurtdışında akademik kariyeri sadece üniversitede kullanabilirsiniz. Üniversite dışında görevlerinizde akademik kariyer kullanılmaz. Yurtdışında tabelasında sadece doktor yazar. Önünde profesör ya da doçent yoktur. Kişinin muayenesi aslında uzman doçent ya da pratisyene göre değişmez. Doktor ücretleri sabittir. Hastanın muayene sisteminde fiyat değişikliği olmaz. Ameliyat söz konusu olduğunda operasyona özel olarak bir profesörün girmesini istiyorsanız o zaman öğretim üyesi farkı ödemeniz gerekiyor. Bu farkı ise üniversitelerin kendi senatoları belirliyor.

* Şehir dışında tedavi olmak için sevk gerekli mi?
Şehir dışında hastane seçmenizde hiçbir sıkıntı yok istediğiniz şehirde tedavi olabilirsiniz. TC kimlik numaranız ile 81 ildeki hastanelere gitme hakkınız var. Ancak gidip dönüş yol parası istediğinizde sevke ihtiyacınız olur.

İKİNCİ GÖRÜŞ NASIL ALIRIM?
* On gün içinde aynı branştan ikinci bir hekime gitme sınırlaması gelmiş ama ben ikinci kez görüş almak istiyorum ne yapabilirim?
Hastanın hastaneye "Ben doktordan emin olmadım, tekrar sizin hastanenizde başka bir doktora görünmek istiyorum" deme hakkı var. Lütfen bu hakkınızı kullanın. SGK'nın anlaşmalı olduğu hastaneler bu imkânı vermezse 170 numaralı telefonu arayarak şikâyetinizi anlatın.

* MR çektirmem gerekiyor ama geçen hafta çektirdiğim için SGK ödeme yapmıyormuş, neden?
Tomografi, MR gibi toplam 222 işlemin tekrarı için 30 ile 180 gün arasında değişen bekleme süreleri getirildi. Aynı bölgede çekim yapılacaksa bu kısıtlama var, çünkü bunların zaten arka arkaya çekilmesi insan sağlığı için tehlikeli. Acil durumlar ve yatan hastalar için bu sınırlama zaten yok. Üniversite hocaları ile bir ekip kurup uluslararası standartları belirledik. MR çekiminden memnun olmadığınız için tekrar gerekiyorsa tekrarını ücretsiz isteyebilirsiniz.

170'i ARAYIN!
* Eczaneye muayene parası ödenir mi?
Muayene ücreti eczanelere ödeniyor. Ama bu konuda şikâyetiniz varsa örneğin "yalnızca kardiyolojiye muayene oldum, göz ve KBB'ye muayene olmadım" diyorsanız hemen 170 numaralı telefonu arayın. Ancak daha önce muayene olup ilaç almadıysanız onun katılım payı ücretini de bu kez ödemek zorunda kalmış olabilirsiniz. O yüzden ne zaman doktora gittiğinizi bir kere daha kontrol edin.

HASTANE SEÇEBİLİR Mİ?
* Hastalar hastane de seçebiliyorlar mı? SGK anlaşması olup olmadığını nasıl anlayabilirim?
Gittiğiniz hastaneye sorabilirsiniz, sgk.gov.tr adresinden anlaşmalı hastaneleri öğrenebilirsiniz.

GRİP ACİL SAYILIR MI?
* Grip nedeniyle ateşlendim, en yakındaki hastaneye gittim ama SGK ile anlaşması yokmuş tedavi ücretini ödedim SGK'dan alamaz mıyım?
Sağlık Bakanlığı'yla birlikte yaptığımız sağlık uygulama tebliğinde de acil halin tanımını yaptık. 24 saat içinde müdahale edilmediği durumda hayatın kaybına kadar gidecek ya da sakatlığa kadar gidecek durumlar acil hal olarak kabul edilir. Basit bir soğuk algınlığı nedeniyle sözleşmesiz bir yere gidilirse acil hal kapsamında sayılmaz.

* Kalp krizi geçiriyorum zannettim, bunun ücretimi alamaz mıyım?
Onu değerlendirmek çok basittir. Kişinin geliş tablosuyla çıkış tablosuna bakılır, buna göre karar verilir. Doktor acilen geldiğini raporlarsa bunun ücretini alırsınız, hiç sorun yaşamazsınız.

Gelinkaya'nın AK Parti'li Belediye Başkan Adayı Adana'da saldırıya uğradı

Midyat İlçesi Gelinkaya Beldesi'nin AK Parti'li Belediye Başkan Adayı Mehmet Aksöz, Adana'da saldırıya uğradı.
http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/mardinlifegelina.jpg
Aksöz, aynı beldeden belediye başkan adayı olan Demokrat Parti'li (DP) Yusuf Özçelik'in yandaşlarının saldırısından tabancayla havaya ateş açarak kurtulduktan sonra karakola sığındı.
Alınan bilgiye göre olay saat 23.30 sıralarında, Gülbahçesi Mahallesi, 100 Sokak üzerinde meydana geldi. Beldenin eski belediye başkanı olan AK Parti'li Mehmet Aksöz, ölen bir yakınının taziye ziyareti için Adana'ya geldi. Taziye evinden dönen Mehmet Aksöz, partili hemşerileriyle görüşmeye giderken, yolda aynı beldeden DP'nin Belediye Başkan adayı ve akrabası olan Yusuf Özçelik'in yandaşlarıyla karşılaştı. Daha önce de adaylıktan çekilmesi konusunda kendisine baskı yapılan ve aralarında husumet bulunan Aksöz ve Özçelik'in yandaşları tartışmaya başladı.
Gruptan 4 kişi, Aksöz'ün içinde bulunduğu 01 BH 472 plakalı otomobile taşla saldırdı. Saldırıda otomobilin camı kırılırken Aksöz'de kendisini korumak için ruhsatlı tabancasıyla havaya ateş açarak olay yerinden kaçtı. Saldırgan grup, 01 NC 695 plakalı kamyonetle Aksöz'ün aracını takip etmeye başladı. Aksöz, daha sonra aracıyla Saydam Caddesi üzerindeki Hürriyet Polis Merkezi önüne kadar geldi. Kendisini merkeze atan Aksöz, polislere kamyonetli 4 kişi tarafından takip edildiğini ve saldırıya uğradığını
söyledi. Bunun üzerine, polis ekipleri Aksöz'ü takip eden kamyoneti yol üzerinde durdurarak içindeki 4 kişiyi yakalayıp gözaltına aldı. Olayı haber alan AK Parti'li ve DP'li başkan adaylarının yakınları, polis merkezine akın etti. Yaklaşık 100 kişinin bulunduğu iki grup arasında polis merkezi önünde tartışma yaşandı. Tartışma polislerin araya girmesiyle son bulurken, karakolun çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. İsimleri öğrenilemeyen 4 kişi, sorgularının tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilirken, Mehmet Aksöz de ifade verdi.
Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
www.mardinlife.com

IPA (Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı) Ve SODES (Sosyal Destek Programı) Bilgilendirme Toplantısına Büyük İlgi...

http://www.mardin.gov.tr/haber/resim/ipaseminer.gif
Avrupa Birliği Hibe Programları ve SODES Projeleri bilgilendirme toplantısı Vali Yardımcısı Murat Girgin Başkanlığında Mardin Atatürk Kültür Merkezi toplantı salonunda yapıldı.

Programa Vali Yardımcısı Murat Girgin’in yanı sıra MASK Proje Danışmanlık Şirketinden Melih Aral, Valilik Proje Ofisi’nden Mustafa Aydın, sivil toplum kuruluşları ve çevre illerden gelen proje ekipleri katıldı.

Mardin için strateji belirleme Programının genel çerçevesi okunduktan sonra hibe miktarı, projeye kimlerin başvuracağı, ne tür faaliyetlerin bu projelerde yer alacağı ve hangilerinin kabul edileceği gibi konuların görüşüldüğü toplantıda Vali Yardımcısı Murat Girgin, Kadın istihdamının arttırılması, hayat boyu öğrenme ve kayıtlı istihdamın(yetişkinlerin eğitilmesi) önemi üzerinde durarak, “Bu projelerle bölgemiz hem bir çok alanda mesafe alacak, hem de küreselleşen dünyanın ortak sorunu olan istihdam ve ekonomik problemler konusunda bir çok meseleyi çözmüş olacaktır. Bu bağlamda IPA ve SODES gibi önemli projeler önemli rol oynuyor.” dedi.

Program, Mardin için önerilen işbirliği modelleri konusunun irdelenmesinin ardından , katılımcıların sorularının cevaplanmasıyla sona erdi.


6 Mart 2009

Sürücülere 'eko-sürüş' tavsiyeleri

http://medya.zaman.com.tr/2009/03/01/surus.jpg
Motorlu araç sürücülerinin vites geçişlerini optimize etmeleri, yumuşak sürüş tarzını benimsenmeleri, hızlanmalarını kontrol altında tutmaları, rampa çıkış ve inişlerde kontrollü olmaları ve motoru bilinçli kullanmaları halinde hem yakıt tüketimini hem de çevreye olumsuz etkileri azaltabilecekleri bildirildi.

Yakıt tasarrufunun yanı sıra ''çevreci'' araç kullanımı sağlayan pratik tavsiyelerin başında ''vites geçişlerinin optimize edilmesi'' geliyor.

Motor devri yaklaşık 1000 d/dk devire düştüğünde birinci vitese geçilmesi önerilirken, dizel araçlarda yaklaşık 2000 d/dk devirde, benzinli araçlarda ise 2400 d/dk devirde vites yükseltilmesi tavsiye ediliyor. 50 km/h hızda 4. veya 5. vitese çıkılmasının uygun olacağı belirtiliyor.

''Yumuşak bir sürüş tarzının tercih edilmesi'' de yakıt tasarrufu sağlayan önemli kalemler arasında değerlendiriliyor. Zamanında sabit seyir hızına çıkılması ve o hızda kalınması tavsiye edilirken, ''Mümkün olduğunca motor frenini kullanın ve fren pedalıyla mümkün olduğu kadar az fren yapın. Yani 50 km/h hızda 5. vitesteyken, trafik ışıklarına 100 metre kala ayağınızı gaz pedalından çekin'' deniliyor.

Araçların kullanımına ilişkin diğer pratik tavsiyeler ise şöyle:

''Hızlanmaların kontrol altında tutun: 60 km/h'ye kadar 5. vitese mümkün olan en kısa sürede geçmek için olabildiğince süratli şekilde hızlanmayı tercih edin. 60 km/h üzerinde hızlanmalarınız daha yumuşak olsun. Yani 5. vitese kadar mümkün olduğu kadar hızlı şekilde vites değiştirin.

Rampa çıkış ve inişlerinde kontrollü olun: İnişte hızınızı sabit tutun. Çıkışta trafiği aksatmadan hızı düşürün ve mümkünse 40 km/h'nin üzerinde kalmaya çalışın. Yani, inişlerden yararlanmak için daha hızlı gitmek yerine ayağınızı gaz pedalından çekmeyi tercih edin.

Motorunuzu bilinçli şekilde kullanın: Bir dakikadan fazla kalacaksanız, motoru stop ettirin. Kışın bile yola çıkmadan önce motorun ısınmasını beklemeyin. Yani, marşa bastıktan sonra hemen yola koyulun.''

-ARACIN BAKIMI-

''Aracın kullanımının optimize edilmesi'' için yapılması gerekenler ise şöyle sıralanıyor:

''Her ay lastiklerinizin basıncını kontrol ettirin. Klima kullanmak gerekiyorsa, dış ve iç sıcaklıklar arasında çok büyük fark olmamasına dikkat edin. Aracınızda gereksiz yük bırakmayın. Tavan portbagajını ve tavan barlarını kullanmadığınızda yerlerinden çıkarın. Yani aracın doğru kullanımı ve bakımlı olmasının, çevreci sürüş bilinci kadar önemli olduğunu unutmayın.''
aa
www.zaman.com.tr

Okullara yapıştırıcı yasağı geliyor

http://medya.zaman.com.tr/2009/03/06/yapis.jpg
Türkiye, geçen sene başlattığı sigara yasağından sonra bağımlılık yapan 'solvent' bazlı yapıştırıcılar için de yeni bir düzenlemeyi hayata geçiriyor. Yaklaşık iki yıldır Meclis'te bekleyen 'Uçucu Organik Bileşiklerin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun' yerel seçimlerden sonra çıkarılacak.

Sigara yasağının mimarı olan TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cevdet Erdöl tarafından sunulan yasa teklifinde, ilk ve ortaöğretim kurumlarında bağımlılık yapan bali, tiner, uhu, kokulu kalem, kâğıt, silgi gibi ürünlerin kullanılması yasaklanacak.

Meclis'teki tüm partilerin bu teklife destek verdiğini belirten Prof. Dr. Cevdet Erdöl, "Bağımlılık okul çağında başlıyor. Bu dönemde birçok çocuk, yapıştırıcı maddeleri solumak suretiyle bağımlılık kapıyor. Bunu engellemezsek vahim sonuçlarla karşılaşırız." dedi. Yasa ile uçucu organik madde içeren kırtasiye malzemelerinin okullara sokulmayacağını dile getiren Erdöl, bunların yerine bağımlılık yapmayan su bazlı yapıştırıcıları alma zorunluluğu getireceklerini sözlerine ekledi.

Öte yandan yasa çıktığında bu ürünlerin dışarıda satılmasına kesin bir yasak getirilmeyecek. Fakat ciddi önlemler alınacak. Buna göre, sağlığa zararlı olan organik bileşik içeren ürünlerin satışının kontrolü artırılacak. Bu kapsama giren ürünler, hangi amaçla olursa olsun çocuklara satılamayacak, üretildiği veya kullanıldığı yerlerde çocuklar çalıştırılamayacak. Ayrıca sağlığa zararlı uçucu madde içeren ürünlerin ambalajlarında, 'Bağımlılık yapıcı özelliğe sahip olduğu ve çocuklara verilemeyeceğine' dair görünür ve okunur bir yazı olacak. Buna aykırı davrananlara para cezaları verilecek.

Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye genelinde bali, tiner gibi uyuşturucu madde kullanan çocuk sayısı 32 bin. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi, iki yıl önce 'bağımlılık yapıcı maddeler' ile ilgili 88 okulda yaptığı araştırmada öğrencilerin yüzde 5'inin esrar ve uçucu madde kullandığını ortaya koydu. Müdürlüğün psikoloji uzmanları ise ailelere şu tavsiyelerde bulundu: "Çocuklarınızın yüz ifadesi ve vücut dilini iyi anlayın. Konuşurken göz teması kurun. Söylediklerini ciddiye aldığınızı gösterin. Davranışlarınızla her zaman onun yanında olacağınızı hissettirin."
Çağlar Avcı
www.zaman.com.tr

Tarihî yarımada birleşti, hizmet yükü ağırlaştı

İstanbul'un tarihî ve kültürel kimliği ile öne çıkan ilçesi Fatih'te, Belediye Başkanlığı siyasi partiler açısından prestij özelliği taşıyor. Yeni düzenlemeyle Eminönü ile birleşen Fatih, 2010 Avrupa Kültür Başkenti olan İstanbul'un merkezi konumunda.

Tarihî yarımadının ucundaki bu büyük ve güzide ilçede, seçimlerde birbirinden ilginç adaylar başkanlık için yarışacak. AK Parti'nin Fatih adayı Mustafa Demir, bir önceki dönem belediye başkanı olması nedeniyle rakiplerinden bir adım önde yarışa başlıyor. CHP Fatih'te Mustafa Demir'in karşısına Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi ve CHP Grup Sözcüsü Can Özyedierler'i çıkarırken, MHP Mollaşerif Mahallesi Muhtarı Akif Ak'la Fatihli seçmenden oy isteyecek. Saadet Partisi ise 2004 yılında da aday gösterdiği Türker Saltabaş'la vatandaşın karşısına çıkacak. Son sayıma göre 455 bin 498 nüfuslu Fatih'te 57 mahalle var. Altyapı sorunları büyük oranda çözülmüş bulunan ilçenin çözüm bekleyen sorunlarından birini yıkılmaya yüz tutmuş eski yapılar oluşturuyor. İstanbul'un merkezi konumundaki ilçenin diğer büyük sorunu özellikle Halıcılar, Mollagürani, Vatan, Millet ve Akdeniz caddeleri üzerinde faaliyet gösteren oto galerilerin oluşturduğu trafik tıkanıklığı sorunu. İki tarihî ilçenin birleştirilmesi ile birlikte sayıları iki katı artan tarihî eserlerin korunması ve restore edilmesi de belediyenin çözmesi gereken öncelikli sorunlar arasında yer alıyor.

Fatih, Avrupa Kültür Başkenti'nin vitrini

Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, partisi tarafından 29 Mart seçimlerinde tekrar aday gösterildi. Demir, yeni dönemde ilçeyi 2010 yılına hazırlayacak tasarım ve yenileme projelerine imza atmayı hedefliyor. Eminönü ile birleşen Fatih'i, dünya markası yapmayı planladıklarını belirten Demir, "Eminönü'nde Kapalıçarşı ve çevresinde, Mısır Çarşısı ve çevresinde, Süleymaniye Camii ve çevresinde başlatılan temizlik ve yenileme çalışmaları aynen devam edecek. Ayrıca hazırlayacağımız yeni projeleri, bu projelerden bire bir etkilenecek vatandaşlarla birlikte yapacağız."diyor. 2010 yılı Avrupa Kültür Başkentliğinde öncü ilçelerden biri olan Fatih'te yeni dönemde projesi devam eden Zeyrek Sarnıcı, Anemas Zindanları, Tekfur Sarayı, Emir Buhari Tekkesi ve Sümbül Sinan Tekkesi restorasyonları tamamlanacak. 1959'da doğan ve 25 yıldır Fatih'te oturan Mustafa Demir'in asıl mesleği diş hekimliği. 1983'te İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nden mezun olan Demir, İstanbul Diş Hekimleri Dostluk ve Dayanışma Derneği kurucu Başkanlığı yaptı. AK Parti İstanbul il başkan yardımcılığı yapan Demir, ikinci döneminde birinci dönemde elde ettikleri başarıyı ikiye katlamak zorunda olduklarını ve bunu gerçekleştireceklerini söylüyor.

MHP'den Fatih'i

tanıyan bir başkan adayı

MHP'nin Fatih Belediye başkan adayı Akif Ak, 2004'ten bu yana Mollaşerif Mahallesi muhtarı olarak görev yapıyor. Muhtarlık görevinden belediye başkanlığına geçmeyi amaçlayan Ak, 1961 İstanbul doğumlu. Aktif iş yaşamına 1983 yılında İnan Holding'de yönetici olarak başlayan Ak, 1985 yılına kadar bu görevini sürdürdü. Sonra Koç Holding'de, ardından Esbank'ta görev yaptı. Siyasete mahalle muhtarı olarak başlayan Ak, İstanbul Muhtarlar Derneği'nin de başkanlığını yapıyor.

Çocuklar için

'Masal Ülkesi' yapacak

1962 İstanbul doğumlu Can Özyedierler, Pertevniyal Lisesi mezunu. 1985'te siyasete atılan Özyedierler, önce SHP'de ardından CHP'de siyaset yaptı. CHP İstanbul İl Yönetim Kurulu üyeliği yapan Özyedierler halen, Fatih ve Büyükşehir Belediye Meclis üyesi. 1991'den beri reklam sektöründe yönetici ve şirket sahibi olarak çalışan Özyedierler, turizm yatırımları ile Fatih'in sosyal ve ekonomik hayatına canlılık kazandırmayı hedefliyor. Cankurtaran ve Ahırkapı Hıdrellez Şenlikleri'ne uluslararası boyut kazandırmak gibi projeleri bulunduğunu kaydeden Özyedierler, Belgradkapı girişindeki alanda çocuklar için "Masal Ülkesi" kurmayı planlıyor.

Başkanlık yarışını

ikinci defa deneyecek

Aslen Bayburtlu olan Türker Saltabaş, Bursa İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi mezunu. Fatih Belediye başkan yardımcılığı ve İstanbul Büyükşehir Belediye başkan danışmanlığı yapan Saltabaş, gençliğin ve okulların güvenliğine büyük önem veriyor. SP adayı Saltabaş, hazırladığı "gece bekçisi" projesi ile her okulun çevresinde güvenlik görevlisi istihdam ederek, okullara güvenlik sistemi oluşturmayı hedefliyor.

Yasin Kılıç

www.zaman.com.tr

MARDİN PROJELERLE HAREKETLENECEK

http://www.habermardin.com/haber_uploads/1224_maxi.JPG

Mardin’de Atatürk Kültür Merkezi toplantı salonunda, Vali Yardımcısı Murat Girgin, başkalığında gerçekleştirilen AB Hibe Programları bilgilendirme toplantısına sivil toplum kuruluşları yoğun ilgi gösterdi.

Vali Yardımcısı Vekili ve Yeşilli Kaymakamı Murat Girgin 2008 yılında GAP Eylem Planı çerçevesinde ve SODES kapsamında hazırlanan projelerden yeterince pay alamadıklarını söyledi. Girgin, “2008 yılında hazırlanan projeler ile Mardin’in iyi bir pay aldığını düşünmüyorum. Bu nedenle 2009 yılı içinde hazırlanacak olan projeler ile geçen yıla oranla çok iyi bir pay almayı hedefliyoruz” dedi.

Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak illerinde oluşan TRC3- DÜZEY” Kalkınma Ajansı toplantısı Atatürk Kültür Merkez’inde yapıldı. Çevre illerden gelen proje ekibinin katıldığı toplantının açılış konuşmasını Vali Yardımcısı Murat Girgin yaptı. Vali Yardımcısı Murat Girgin, 2008 yılında SODES kapsamında hazırlanan projelerin sürenin kısa olması nedeniyle yeterince Mardin olarak yeterince bir pay alamadıklarını söyledi. Girgin, 2009 yılında ise, özellikle Kültür ve Turizm Dernekleri, Milli Eğitim AR-GE ekibi ve bazı sivil Toplum Kuruluşlarının hazırlayacakları projelerde nitelik ve nicelik bakımında daha başarılı olacaklarını sözlerine ekledi. Vali Yardımcısı Girgin ”AB ile Türkiye arasında diyalogun geliştirilmesi için AB hibe programı kapsamında AB ile Türkiye’deki Sivil Toplum Kuruluşların arasında bir diyalogun sağlanması için 150 bin avro bir hibe programı açıklandı. Bununla birlikte Mardin’in hak ettiği payı alacağına inanıyorum” dedi.

Açılış konuşmasının ardından İnsan Kaynakları Hibe Programı Başvurusu süreci konu başlıklı sinevizyon eşliğinde sunum yapıldı. Sunumda, 3 başlık altında hibe projeleri anlatıldı. Hibe programında; birinci olarak Kayıtlı istihdamın teşvik edilmesi, Kadın istihdamının desteklenmesi ve son olarak Hayat boyu yetişkinlere eğitim başlıkları altında yapıldı. Projelerin amaçlarının ise, Kayıt dışı istihdamı kayıt altına alacak yenilikçi yöntemler bulunmak, kadınların istihdam edebilirliğini artırmak, girişimciliğini desteklemek ve iş gücüne katılımının önündeki engelleri kaldırmak ve son olarak yetişkinlerin temel becerilerini geliştirmek istihdam edebilirliğini artırmak olduğu açıklandı.

Birinci gurup Kayıtlı İstihdamın teşvik edilmesi için hazırlanacak projelerin 100–400 bin avro arasında olduğu, bu alandaki 40 proje için 11 milyon 850 bin avro’luk pay ayrıldığı, Kadın İstihdamının desteklenmesi projesi kapsamında hazırlanacak proje tutarlarının ise 50–400 bin avro arasında olacağı ve 55 proje için 13 milyon 700 bin avro’luk bütçe ayrıldığı, Hayat Boyu eğitim için hazırlanacak proje tutarlarının da 50–150 bin avro arasında olması gerektiği, 50 proje için de5 milyon avro kaynak ayrıldığı belirtildi.

Hab.Mehmet Çelik

www.habermardin.com


ECZANELERE ATIK PİL KUTUSU

http://www.habermardin.com/haber_uploads/1226_maxi.JPG

Dernek Başkanı Nusret Çakar çevreye önem vermeyenlerin medeniyetten ve gelişmişlikten uzak olduğunu söyledi

Mardin’de şimdiye kadar başta ilköğretim okulları olmak üzere birçok resmi ve özel kurum ve kuruluşa atık pil kutucukları yerleştirilerek yurttaşların kullandıkları pilleri bu kutucukların içine atmaları için bilgilendirme çalışmaları yaptıklarını belirten Çevre Ekoloji ve Yaban Yaşamı Destekleme Derneği başkanı Nusret Çakar, bu çalışmaları Eczacılar Odası’nı da kattıklarını söyledi. Dernek başkanı Nusret Çakar ” Bu tip çalışmaları çevremize de yayacağız. Mardin Müftüsünü ziyaret edip bu konuda bilgi alışverişi yaptık ve Camilerde yerleştirilmek üzere 20 adet pil kutucuğu verdik. Bu arada komşu illerimizden olan. Şırnak ve İdil ilçesine bir gönüllümüz aracılığı ile dağıtılmak üzere 30 adet pil kutucuğu gönderdik. Eczacılar Odası ile yapılan görüşmeler sonucunda eczanelere dağıtılmak üzere 100 adet kutucuk verdik. Piller görüldükleri kadar masum değildir. Toprağa ve suya karıştıklarında telafi edilemeyen zararları oluyor. Bu konuda halkımızı duyarlı olmaya ve kullandıkları pilleri kesinlikle çöpe atmamaları konusunda uyarıyoruz.”dedi.

Eczacılar Odası ikinci Başkanı Bedrettin Çelik ise bütün duyarlı insanların bu tür çalışmalara destek vermesi gerektiğini belirterek, “Herkesin bu konuda üzerine düşeni yapması gerekir. Özellikle evlerdeki pillerin küçük çocukların ellerine verilmemesi, pillerden bulaşan hastalıkların boyut ve tehlikesi büyüktür. Bu konuda ailelere ve sivil toplum kuruluşlarına da büyük görevler düşüyor” dedi

www.habermardin.com


GAZETELERİ DENETLEYECEK KURUL BELİRLENDİ

http://www.habermardin.com/haber_uploads/1218_maxi.JPG
Mardin Valiliği İl basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü, yerel gazetelerin denetlenmelerinde görev alacak olan İl basın kontrol kurulunu belirlemek üzere, yerel gazete temsilcileriyle Mehmetçik Toplantı salonunda toplantı düzenledi.

İl basın ve Halkla İlişkiler Müdür Muazzez Kurtay başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya il ve ilçelerde yayın yapan gazetelerin temsilcileri katıldı. Gazetelerde karşılaşılan sorunların dile getirildiği toplantıda, gazetelerin denetlemesini yapacak kontrol kurulu gazeteci üyeleri belirlendi. Toplantıda gazeteci üyeler arasında çekilen kur’ada asil üyeliğe Yusuf Aygüler, Yedek üyeliklere ise Kadir Güzeloğlu, Hakan Sakıcı, H.İbrahim Sincar ve M.Arif Altunkaynak seçildi.
İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Muazzez Kurtay, gazetelerin basın ilan kurumu teşkiline dair 195 sayılı kanunda belirlenen kriterlere hassasiyet göstermelerini istedi. Kurtay “Yerel gazetelerin yerine getirmesi gereken ödev ve sorumlulukları var. 195 sayılı kanunda görev ve sorumluluklar açık bir şekilde belirtilmiştir. Eksiklik ve aksaklıkları, sözlü ve yazılı olarak gazetelere bildireceğiz. Kriterlere uymayan gazetelere göz yumulmayacaktır” dedi
www.habermardin.com

Adem Özden’e Katılıyorum

http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/muratbuyuk.jpg
Adem Özden’in “Yenişehir’de taşa karşıyım” adlı son yazısını hepiniz okudunuz sanırım.

Sevgili Adem Özden’in, Yenişehir’in bazı noktalarına adeta göstermelik sayılabilecek taştan durak, havuz ve benzeri yapılar yapılacağına, tarihin gün yüzüne çıkartılması için eski Mardin dediğimiz yerleşim yerine yoğunlaşılıp Mardin’in yeni yerleşim yeri olan ve her geçen gün düzensizce ve kuralsızca genişleyen Yenişehir’i Mardin’imizin modern ve çağdaş yüzü yapmanın daha akılcı ve mantıklı olacağını belirttiği yazısının her cümlesine aynen katıldığımı belirtmek isterim.

Sonradan yapılan eklemelerle, yamalarla, düzenlemelerle herhangi bir yeri tarihi görünüme kavuşturmak imkânsız ve nafile bir çabadır.

Gerçekten de şu anda Mardin adına önümüzde büyük bir fırsat duruyor. İlimiz tarihiyle, kültürel çeşitliliğiyle, eşsiz mimari yapısıyla, dillerin, dinlerin farklılığı ve barış içinde yaşamasıyla bütün dünyanın dikkatlerini ve ilgilerini üzerine çekmeye devam etmekte. Her gelen ziyaretçi şehrin farklı mimari yapısına hayran kalmakta kuşkusuz.

Son yılarda hazırlanıp hayata geçirilmeye başlanan eski Mardin’in beton binalardan arındırılması projesiyle Mardin adeta dünyanın kültür ve tarih gözbebeği olacak. Taşın gün yüzüne çıkarılması hususunda herkesin sonsuz bir isteği, desteği ve heyecanı var. Ancak aynı şey ilimizin yeni yerleşim yeri olan Yenişehir için düşünülmesi son derece yanlıştır. Ve oraya da zorlama bir taş makyajı yapmak hakikaten doğru değildir. Yenişehir’e yapılan taştan havuzlar ve duraklar inanın şimdi bakılacak durumda değiller. Sonradan yapma bu yapılar kirlenmiş halleriyle Yenişehir’in ortasında bir adeta sırıtmaktadırlar.

Bize lazım olan ve yerel yönetimlerce yapılması gereken şeyler bunlar değil kuşkusuz. Bugün Mardin’imiz maalesef yaşam alanlarından mahrumdur. Bugün ailece gidip oturabileceğimiz, stres atabileceğimiz, dinlenebileceğimiz bir yeşil alanımız, bir dinlenme ortamımız bulunmamaktadır. Bugün çocuklarımızın oynayabileceği, çocukluklarını yaşayabilecekleri bir oyun alanları, küçük de olsa bir parkları bulunmamaktadır. Bugün şöyle bir akşam vakti ya da güneşli bir hafta sonu dışarıya çıkıp nefes alabileceğimiz bir sosyal alanımız yoktur. Bugün sanatsal bir kompleksimiz, kültürel bir alanımız yoktur.

Çoluk çocuk ailece dört duvarın içine hapsolmuş durumdayız.

Yenişehir’deki yapılaşma ise Adeta Allah’a emanet. İnanın Yenişehir’e arabamla çıkmaktan korkuyorum. Yenişehir’in içine girdiğinizde önünüze binamı gelecek, dükkân mı gelecek, duvar mı gelecek kestiremiyorsunuz. Normal bir şekilde ilerlerken bir anda yolun bittiğine bile şahit olabiliyorsunuz. Rahat yaşayayım diye Yenişehir’de ev alanlar ise şu an bin pişman. Yenişehir’de yapılan apartmanların balkonları adeta yapışık vaziyette. Evlerin hayata açılan tek bölümleri olan balkonlar hiç kullanılmıyor bu çarpık yapılaşmadan dolayı. Oysa başından itibaren bu yapılaşma kontrol edilebilseydi şu an Yenişehir adeta cetvelle çizilmiş gibi düzenli be cazip olurdu.

Hal böyleyken bunları bir an önce gündemimize alıp planlayıp yapmak yerine hiçbir ihtiyacımıza cevap veremeyecek işlerle uğraşmanın anlamı ne.

Adem Özden’in dediği gibi Yenişehir’de taşın hiç bir anlamı ve gereği yok. Öncelikle imar düzenini sağlamak zorundayız. Yapılaşma kontrol altında tutulmalı. Boş olan her karış toprağa bina dikilmesinin önüne geçmeli, Yenişehir’i yaşanabilir bir hale getirmek için ne gerekiyorsa yapmalıyız. Öncelikle Mardin halkına parklar, yeşil alanlar, inlenme alanları, mesire yerleri ve benzeri sosyal yaşam alanları kazandırmalıyız.

Bunu başarabilirsek Adem Özden’in dediği gibi Şehrimize giren biri önce modern Yenişehir’deki sosyal ve kültürel alanlara hayran kalacak ve Eski Mardin’e çıkınca da dünyayla bağlantısı kopup zamandan zamana yolculuk yapacak ve büyülenecek.

Haftaya görüşmek dileğiyle.
www.mardinlife.com

Mardin’de Yapılan Kalkınma Ajansları Toplantısına Büyük İlgi.

http://www.mardin.gov.tr/haber/resim/ipaseminer.gif

Avrupa Birliği Hibe Programları bilgilendirme ve TRC3- DÜZEY Kalkınma Ajansları toplantısı Vali Yardımcısı Murat Girgin Başkanlığında Mardin Atatürk Kültür Merkezi toplantı salonunda yapıldı.

Programa Vali Yardımcısı Murat Girgin’in yanı sıra MASK Proje Danışmanlık Şirketinden Melih Aral, Valilik Proje Ofisi’nden Mustafa Aydın, sivil toplum kuruluşları ve çevre illerden gelen proje ekipleri katıldı.

Programın genel çerçevesi okunduktan sonra hibe miktarı, projeye kimlerin başvuracağı, ne tür faaliyetlerin bu projelerde yer alacağı ve hangilerinin kabul edileceği gibi konuların görüşüldüğü toplantıda Vali Yardımcısı Murat Girgin, Kadın istihdamının arttırılması, hayat boyu öğrenme ve kayıtlı istihdamın(yetişkinlerin eğitilmesi) önemi üzerinde durarak, “Bu projelerle bölgemiz hem bir çok alanda mesafe alacak, hem de küreselleşen dünyanın ortak sorunu olan istihdam ve ekonomik problemler konusunda bir çok meseleyi çözmüş olacaktır. Bu bağlamda gerek kalkınma ajansları gerek SODES gibi önemli projeler de önemli rol oynuyor.” dedi.

Program, Mardin için önerilen işbirliği modelleri konusunun irdelenmesinin ardından , katılımcıların sorularının cevaplanmasıyla sona erdi.

Seçim mi geçim mi?

http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/ekrembuyuk.jpg
Tarihi kentimizin kaderi mi nedir bilinmez ama yerel seçimler öncesinde ve adaylarda gerekli olan sıcaklığı ve ortamı göremediğimi söylemek isterim. 29 Mart yerel seçime artık sayısı günler kaldı. Siyasi partilerin gösterdiği belediye başkan adayları da rahat değil. Biz buna belki ekonomik krizin sebep olacağını umduk ve bazı adaylara da bunu sorduk. Bazısı hükümetin ortaya koyduğu tutarsız politikalarına bağladı. Bazıları ise, adres gösterip esnaf kesimini işaret ederek, “Bakın adeta yaprak dahi kımıldamıyor. Seçim havası nasıl olsun ki” demekten kendini alamadı.

Başbakan’ın Mardin’e gelişine bir gün kala dahi parti filelmaları asılmamıştı. Hal böyle iken varın siz seçim atmosferinden bahsedin? Nasıl bahsedecekseniz ki? Hangi vatandaşa dokunsanız bin ah işitirsiniz.

Halkı olarak vatandaş da tepkisini hemen basın mensuplarına gördüğü yerde göstererek, “Efendim biz geçim derdindeyiz. Bunları yazın. Kendim emekliyim 600 TL alıyorum. Evim kira, elektrik fiyatları almış başını gidiyor. Aylık fatura ortalaması 45–50 Türk Lirası, içme suyu ise en az 25–30 Türk Lirasıdır. Aylık telefon faturası ve internet 50 TL’den aşağı değil, Bakkalla ve manava her ay ortalama 200–250 Türk Lirası masraflarımızın bedeli olarak ödüyoruz. 5 çocuğum var. 3’ünü okutuyorum. Okul masraflarını bırakın karşılamayı, çocuklarımla konuşurken utancımdan yüzümü öteki tarafa çevirip çıkıyorum ve kulaklarımı tıkıyorum. Ve de oturan 2’işsiz çocuğum ise haylaz haylaz oturuyor ve gelecekten adeta umutlarını kesmiş durumdadır. Ekmek 650 kuruş, minibüs 1 Türk Lirası, sebze ve meyveyi bırakın almayı yanından dahi geçemiyoruz. Hangi eve gitseniz, bu ekonomik sorunlar ve geçim sıkıntısı konuşuluyor. Siz kalkmış seçimden bahsediyorsunuz. Yağın kilosu kaç lira biliyor musunuz? Soğan ekmek devrine girdik. Bunları yazın. Mardin’e kimi seçtik ise hep sorun oldu. Aday da kalmadı. Her kez seçmeni çantada keklik görüyor. Kekliğin ötüşüne ise kulak tıkıyorlar? Ha şunu da söylemeden geçemeyeceğim, bu seçim Mardin’de çok zor ve çetin geçecek” diyenlerin sayısının oldukça fazla olduğunu şahit oluyoruz.

Peki, gerçekten de Mardin’de seçim havası var mı? Biz göremedik diyenlerin sayısı oldukça fazla olduğuna da tanık olduk. Adaylar üzerinde ise, konuşalım dedik çoğu ise henüz erken. Seçimlere bir hafta kala çoğu partili adayların güçlerinin halk tarafından dahi iyi tespit edileceğine inanıyor. Geçtiğimiz 5 yıl öncesi yerel seçimlerde bizim şahit olduğumuz seçim atmosferinde farklılıklar 55 gün öncesinden başlamıştı. Siyasi partilerin adaylarının kiraladığı minibüs ve otobüsler cadde ve sokaklarda seçim sloganları, anonsları ve şarkıları ile adeta Mardin’i saylıyorlardı. Şimdi ki seçimlerde bırakın Mardin’i sallamayı, kime dokunsanız sanki üzerinize düşecek gibi? Eh hal böyle olunca da, seçim değil geçim derdi daha çok ön plana çıkmış durumda. Halkın refah ve huzuru için hizmet edecek adaylara şimdiden başarılar dilerim.

Demem o dur ki Mardin’de oturan ve ben Mardinliyim diyen bireylerin sağduyusunun hakim olması ile tercihlerini doğru yönde kullanarak, kazanan fertler ve makamlar değil, tüm Mardin halkı olsun. Kalın sağlıcakla…
www.mardinlife.com

Dirilten Yıkımlar!

http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/kadirbuyuk.jpg

Yaklaşan yerel seçimlerin kaynayan kazanından biraz olsun uzaklaşarak yürekleri serinletmeye aday olan bir konudan bahsetmek istiyorum. Hatırlarsanız, “Mardin Harput Olmasın” başlıklı bir makalem vardı. 19. 08.2008 tarihli bu makalemden birkaç paragraf sunmak istiyorum öncelikle.

“Bir medeniyet yumağı olan şehrimizin tarihi taş yapıları, emin olun ki içinde yaşayan insanıyla beraber geleceğe uzanabilir. Nakış nakış işlenen taşlarla inşa edilen Mardinimizin geleceğe taşınması işi ise, taşın dilini anlayan ve taşın ruhunu hissedenlerin oluşturacağı köprüyle olur.
20 yıl kadar öncesinden başlayan yapılanmayla oluşturulan Yenişehir semtimizin bu günü, tam anlamıyla bir şehre dönüşmüştür. Ancak, aşağılarda inşa edilen bu yeni şehrin oluşmaya başladığı süreçle beraber, asıl Mardin yalnızlığa itilmiştir.

Mardin’den yeni şehre vilayet binasıyla başlatılan kurumsal göç, hastane ile devam etti. Esnafın vazgeçilmez parçası olan bankalar da bu göçü takip etti. Ve bu kurumsal göçlerin ardından yaşanan diğer göçlerin yalnız bıraktığı bir Mardin kalakaldı gerilerde.

Benim üzüldüğüm konu ise, yeni bir şehir yaratıp bu şehirde yaşamaya başlarken, güzelim eski Mardinimizin göz ardı edilmesi yada unutulmasıdır.

Saygıdeğer Mardinliler; benim özlemlerimi eminim ki sizler de hissediyorsunuzdur. Demek istediğim odur ki; bir taraftan Yenişehir’e taşınırken, diğer taraftan Mardinimizi yalnızlığa itmemek ve onu özlediğimiz günlerine kavuşturmak için bir şeyler yapmak gerek.

Demem o ki; bu anlamda farklı fikirlerin gönül birliğine ihtiyaç duyacağımız kanısındayım
Ve demem o ki; henüz geç değilken Mardin Harput olmasın!..”

Mardinimizle ilgili kaygılarımı yansıttığım bu makalenin ardından Mardin Life dergimiz için kaleme aldığım bir diğer makalemde ise taş yapılarımızın etraflarına serpişmiş olan ve görüntü kirliliği yaratan betonarmeleri dile getirmiştim.

Yeni valimiz Sayın Hasan Duruer’in göreve başlamasını takiben bizzat kendisinden duyduklarımızla ilgili olarak başlayan hareketlilik, çok daha önceleri yazmış olduğum bu makaleleri hatırlattı bana. Sayın Duruer’in dile getirdiği konulardan biri, vilayet makamının eski Mardin’e taşınacağı, bir diğeri ise görüntü kirliliği yaratan binaların yıkılması için düğmeye basılacağıydı.
Ve nihayet görüntü kirliliği yaratan binalardan kamuya ait olanların yıkımına başlandı ve bir çok medeniyetin saklı olduğu Mardinimizin güzelliği, yıkımın başladığı alanlarda ortaya çıkmaya başladı bile. Valimizin direktifleri doğrultusunda başlanan bu yıkımlara tanık olmak, bu konuyu çok daha önceleri dile getirdiğimden olsa gerek, çok farklı bir keyif verdi bana. Valilik makamının taşınmasıyla muhtemelen başlayacağını umduğum hareketliliği de hesaba kattığımda, keyfime diyecek bir şey kalmaz herhalde. Ve eminim ki bu tabloya bütün Mardinli hemşerilerimiz de keyiflenecektir. Sonuç olarak Mardinimizi Harput olmaktan kurtaracak olan bu girişimler, ümit ediyorum ki arzuladığımız hedeflere ulaşana kadar kesilmeden devam edecektir.

Sayın valimizin bu güzel girişimlerini destekleyen bir başka girişim ise değerli hemşerimiz Sabahattin Evrensel tarafından ve çok daha önceleri başlatılmıştı. Sayın Evrensel, kendisine ait yada kendi tasarrufunda olan ve görüntü kirliliği yaratan binaları daha önceleri yıktırmış ve bu davranışı ile takdir toplamıştı. Taş mimarimizi adeta gün ışığına çıkarıp Mardinimizi diriltecek olan bu yıkımların bürokratik tarafında değerli valimiz Sayın Hasan Duruer, vatandaş tarafında ise en azından şimdilik için Sabahattin Evrensel var. Valimizin çoğalma şansı yok belki ama örnek Mardinli Sabahattin Evrensel gibilerinin çoğalması ümidiyle saygılar sunuyorum.
www.mardinlife.com

Nusaybinli çocuk için Ambulans Helikopter tahsis edildi

Nusaybin ilçesinde elektrik çarpması sonucun yaralanan bir çocuk, ambulans helikopterle Diyarbakır'a sevk edildi.
http://www.konyamiz.com/haberresim/ambu_helikopter.jpg
Edinilen bilgilere göre, Dicle Mahallesi Baran Sokak'ta 13 numaralı evde oturan Fırat Gözmen, evlerinin damına yakın geçen yüksek gerilim hattına kapıldı.

Ailesi tarafından Nusaybin Devlet Hastanesi acil servisine kaldırılan Gözmen'e burada ilk müdahale yapıldı. Elektrik çarpmasının etkisiyle ağır yaralanan Gözmen için Diyarbakır Sağlık Müdürlüğü'nde bulunan Sağlık Bakanlığı'na ait ambulans helikopter istendi.

Ambulansla Nusaybin Atatürk Stadyumu'na getirilen Gözmen, helikopterle Diyarbakır Devlet Hastanesi'ne sevk edildi.

Gözmen'in hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.

Manastır Davası yeniden ertelendi

Midyat ilçesinde Deyrul Umur (Mor Gabriel) Manastırı ile 3 köy arasında süren arazi anlaşmazlığı davalarının 4. duruşması, Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görüldü.
http://resimler.haberler.com/haber/136/midyat-ta-manastir-ile-3-koy-arasinda-gorulen_o.jpg
5 davanın görüldüğü mahkemede, arazilerin keşif incelenmesinin 4 ve 7 Nisan tarihlerinde yapılması kararlaştırıldı. Mahkeme, eksiklerin tamamlanması amacıyla 22 Nisan'a ertelendi.
Davaya Avrupa Birliği temsilcisi ve İsviçre Büyükelçisi Helena Storm, Almanya ve İsveç'te bulunan Süryani kilisesi yönetici ve federasyon temsilcileri ile Midyat'ta bulunan Süryani dernek temsilcileri ve Demokratik Toplum Partisi (DTP) Batman Milletvekili Bengi Yıldız ile DTP Midyat teşkilatı da katıldı.
Avrupa Birliği temsilcisi ve İsviçre Büyükelçisi Helena Storm, "AB adına bu davanın takipçisiyim ve izlenimlerimi AB'ye bildirmek üzere davaları takip ediyorum" dedi.

DTP adına duruşmaya katılan Batman Milletvekili Bengi Yıldız, aynı zamanda DTP hukuk komisyonu başkanı olduğunu söyleyerek, "Biz de bu davayı izliyoruz. Milletvekillerimiz devamlı bu davayı takip ediyor. Bu gün de biz buradayız. Yapılan keşiflerden sonra bu davanın esasına geçilecek." diye konuştu.

Duruşmayı izlemek üzere gelen heyet, Mor Gabriel Manastırı'nda dinlenmek üzere adliyeden ayrıldı.
www.mardinlife.com

Mardin'de oylar saat 07:00'de kullanılacak

Yüksek Seçim Kurulu(YSK), 29 Martta yapılacak yerel seçimlerde oy kullanma işleminin güneşin doğuş ve batışındaki farklılıklar nedeniyle MArdin'de saat 07:00'de oy kullanmaya başlanacağını açıkladı.
http://www.internethaber.com/images/news/23572.jpg
Yüksek Seçim Kurulu(YSK), 29 Martta yapılacak yerel seçimlerde oy kullanma işleminin güneşin doğuş ve batışındaki farklılıklar nedeniyle doğuda kalan 32 ilde oy verme işleminin 07.00-16.00 saatleri arasında tamamlanacağını açıkladı. Diğer illerde ise seçmen 08.00-17.00 saatleri arasında oy kullanacak.

Ayrıca 07.00-16.00 saatleri arasında oy kullanacak doğu illeri şöyle: Ardahan, Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bayburt, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Kars, Kilis, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Şırnak ve Van.

Manastır Davasında Gavur Tartışması

Midyat İlçesi’ndeki Süryaniler’e ait Mor Gabriel Manastırı ile bölgedeki Yayvantepe, Güngören ile Eğlence Köyleri arasındaki arazi anlaşmazlığıyla ilgili davaya Midyat Asliye Hukuk ve Kadastro Mahkemeleri’nde devam edildi.
http://resimler.haberler.com/haber/493/manastir-davasinda-g-vur-tartismasi_o.jpg
Mahkeme heyeti, kadastro yapılırken manastıra ait arazinin bir bölümünün orman olarak tescil edilmesi nedeniyle açılan tapu iptal davasıyla ilgili bölgede keşif yapılmasını kararlaştırarak, duruşmayı 22 Nisan’a erteledi. Duruşmaya AB’yi temsilen İsveç Büyükelçiliği Başkatibi Helena Storm ile DTP Batman Milletvekili Bengi Yıldız da izleyici olarak katıldı.
Storm, "Bu davanın takipçisi olacağız" dedi. DTP Batman Milletvekili Bengi Yıldız da "Yerel güçler ellerinden geldikçe, ’Bu Gavur malıdır, alalım’ mantığı halen ülkemizde ve bölgemizde geçerlidir. Bu mantığı terk etmemiz lazım" diye konuştu. ’Gavur’ sözüne öfkelenen davanın taraflarından olan ve aralarında imamların da bulunduğu Müslüman köylüler, Bengi Yıldız’a, "Türkiye Cumhuriyeti’nde böyle bir ayrım yapılmamıştır" diye yanıt verdi. Tepkilerin büyümesi üzerine Yıldız, özel minibüse bindirilirken polis öfkeli kalabalığı dağıttı.
www.mardinlife.com

5 Mart 2009

Çok televizyon izle, çok dağınık ol

http://medya.zaman.com.tr/2009/03/05/tv.jpg
Renkli ve hareketli görüntüsüyle çocukların ilk aylardan itibaren ilgisini çeken televizyonun, çocuk gelişimi açısından çok büyük riskler taşıdığı bildirildi.

Televizyon karşısında uzun süre kalan çocukların konsantrasyon güçlüğü çektiğine dikkat çeken uzmanlar, ayrıca çocukları hareketsiz ve pasif bir yaşam tarzına ittiğini belirtiyor.

Bursa Zübeydehanım Doğumevi Çocuk Gelişimci Uzmanı Aysun Demirok, okul öncesi dönemde çocuğun sosyal, duygusal ve zihinsel gelişiminin hızlı bir şekilde devam ettiğini söyledi. Bu anlamda çocukların televizyon karşısında uzun süre vakit geçirmemeleri gerektiğini kaydeden Demirok, "Bu dönemlerde soyut düşünce gelişmediği için her şeyi somut olarak yorumlarlar. Televizyon uygun olarak izletilmediğinde çocuklar konsantrasyon güçlüğü çekebilmekte ve dikkatini toplamakta sıkıntılar yaşanmaktadır. Ayrıca çocukları hareketsiz ve pasif bir yaşam tarzına iterek ve yanlış özdeşim modelleri kurmasına neden olabilmektedir." dedi

Demirok, çocuğa olumle televizyon alışkanlığı kazandırabilmek için yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı: "Anne baba çocuğun kaç gün ve kaç saat televizyon izlemesi konusunda bir plan yapmalıdır ve bu plana uygun hareket edilmelidir. Anne baba televizyonu çocukla birlikte ortak bir alana koyarak seyretmelidir. Televizyon izleme konusunda tutarlı davranmalıdırlar. Seyretmemesi gereken programları neden izlememesi gerektiği anlatılmalıdır. Anne babalar çocuğu televizyon izlemenin dışında resim yapması, kitap okuması, müzik, spor gibi aktivitelerle ilgilenmesi konusunda yönlendirmeliler. Anne baba televizyon izleme konusunda çocuklarına doğru model olmalıdır. Çocuğun izledikleri bazı kahramanların sadece film, hikaye olduğu gerçekte olmadığı anlatılmalıdır." (CİHAN)
www.zaman.com.tr

Kanseri önlemenin basit yolları

http://medya.zaman.com.tr/2009/03/05/ym_kanser_k.jpg
Her yıl dünya çapında 10 milyon insan kansere yakalanıyor. Dünya Sağlık Örgütü, 2020 yılında bu sayının 15 milyon olacağını tahmin ediyor. Birçok kanser bir gecede oluşmuyor.

Kanser büyük ölçüde önceden kestirilebiliyor ve yıllar boyunca devam eden bir süreçtir. Günlük yaşantınızdaki birkaç basit değişiklik ile kanser riskini azaltmak için öneriler:

1. Lahana turşusunu masanızdan eksik etmeyin: Lahana turşusu yapılırken fermantasyon süreci kanserle savaşan enzimleri harekete geçiren 'sulforaphane' isimli kimyasal ve indol gibi bileşenler üretiyor. Yemeden önce turşudaki tuzu azaltmak için turşuyu durulayın.

2. Bol bol brokoli yiyin: Brokoliyi mikrodalgada pişirmek yerine buharda pişirin. Brokoli de kanseri önleyen süper bir gıdadır. Ancak, brokoliyi mikrodalgaya koyduğunuzda sebzenin kanser önleyici etkisini yüzde 97 yok edersiniz. Bu nedenle buharda pişirin, çiğ olarak tüketin ya da çorbalara ve salatalarınıza ekleyin.

3. Brezilya fıstığını kızartın ya da salatanızın üzerine serpin: Selenyum açısından zengin olan Brezilya fıstığı kanser hücrelerini öldürür ve hücrelerin DNA'yı tamir etmesine yardımcı olur.

4. D vitaminiyle birlikte kalsiyum ilavesi alın: Bu ilaveler kolon poliplerini (kolon kanseri için risk faktörü) azaltıyor.

5. Yediğiniz her şeye sarımsak ekleyin: Sarımsak kansere karşı bağışıklık sisteminin doğal savunmasını harekete geçiren sülfür bileşeni içerir. Aynı zamanda tümörün ilerlemesini yavaşlatma potansiyeline sahiptir.

6. Domates ve zeytinyağını bol tüketin: Domatesteki likopen kolon, prostat ve mesane kanserine karşı vücudu koruyor. Zeytinyağı ise likopenin emilmesi için vücuda yardım ediyor.

7. Her hafta bir tane kantalup kavunu tüketin: Bu kavun akciğer kanseri gelişimini büyük ölçüde azaltan carotenoids isimli bitki kimyasalı içeriyor.

8. Sabah kahvaltısında yarım fincan yaban mersini yemelisini: Antioksidan ve anti kanserojen olan yaban mersini, kansere neden olan serbest radikalleri yeniyor.

9. Enginar yemeyi unutmayın: Enginar, kanseri önlemede bir antioksidan olan ve karaciğer hücrelerini koruyucu, onarıcı bir flavonoid olan silymarin içeriyor.

10. Etinizi koyu bir sosla kaplayın: Izgarada pişirmek kansere yol açan kimyasallara neden olabiliyor. Sosla kaplayarak bu kimyasalların oluşumunu büyük ölçüde önlersiniz. Izgarada pişirmeden önce fırında etinizi biraz pişirin sonra ızgarada kısa süre kızartın.

11. Bol bol su için: Günde 8 bardaktan fazla su içmek özellikle kolon kanserine yakalanma riskinin yüzde 65 oranında düşürdüğü bulundu. Uzmanlar, sıvı tüketiminin yetersiz olması durumunda insan vücudundaki hücrelerde suyun azaldığını, bunun da çeşitli kanser hastalıklarına davetiye çıkardığını kaydediyorlar.

12. Çay içme alışkanlığı kazanın: Yeşil çayın iyileştirme gücü Asya'da binlerce yıldır biliniyordu. Uzmanlar, yeşil çayda bulunan EGCG olarak isimlendirilen kimyasalın çok güçlü bir antikanser bileşeni olduğunu söylüyorlar.

13. Balık tüketmelisiniz: Araştırmacılar, haftada 4 ya da daha fazla balık yemenin kan kanserlerine yakalanma riskini üçte bir oranında azalttığını belirtiyorlar. Somon, sardalye, tuna, uskumru, karides ve midye gibi yağlı balıkların da kadınlarda endometriyal kanseri gelişme riskini azaltıyor.

14. Her gün multivitamin alın: Her gün vitamin ve minarelerin ideal oranlarda tüketilmesi bağışıklık sistemi fonksiyonunu geliştiriyor ve kansere yakalanmayı önlüyor.

15. Her gün 15 dakika güneşte kalın: D vitamini eksikliği göğüs, kolon, prostat, rahim ve mide gibi değişik kanserlere ve bunun yanında kemik erimesine, MS hastalığına ve yüksek kan basıncına neden oluyor. Günde 15 dakika dışarı çıkın, ancak aşırı güneşlenmeyin. Aynı zamanda kalsiyum da içeren D vitamini hapları kullanabilirsiniz.

16. Kivi yemelisiniz: Kivi içerdiği C ve E vitaminleri, lütein ve bakır sayesinde kanserle savaşan antioksidanlardandır. Aynı zamanda az yağlı ete yarım kiviyi sürerek eti yumuşatabilirsiniz.

17. Fazla yağlı hayvansal proteinlerden uzak durun: Hayvansal proteinli gıdaları fazla tüketen kadınlarda non-Hodgkin's lenfoma gelişme riski fazla oluyor. Bu nedenle az yağlı ya da yağsız süt ürünleri tüketin, biftek yerine balık, tereyağı yerine de zeytinyağını tercih edin.

18. Salatanıza taze soğan ekleyin: Fazla miktarda kuru soğan prostat kanseri riskini yüzde 50 azaltabiliyor. Ancak, çiğ olarak ya da çok az pişirildiği zaman etkisi güçlü oluyor. Bu nedenle taze soğan, dünyanın en tatlı soğanı olarak bilinen Vidalia soğanı, arpacık soğanı ya da Çin sarımsağını deneyin.

19. Taze limonlardan hazırlanmış limonata için: Narenciyeler ağız, boğaz ve mide kanseri riskini yarı yarıya azaltıyor.

20. Her akşam yemekten sonra yarım saat yürüyün: Yürüyüş göğüs kanseri riskini azaltıyor. Ölçülü egzersiz östrojen hormonu seviyesini düşürüyor. Ayrıca haftada 4 saat yürümek ya da gezmek pankreas kanseri riskini de yarı yarıya düşürüyor.

21. Organik gıdalar satın alın: Hormon ya da tarım ilacı eklenmeden yetiştirilen gıdalar kansere karşı vücudu koruyor.

22. Tarım ilaçlarına dikkat: Çayırlarınızda tarım ilacı kullanmak kanser riskinizi artırabilir, birçoğu 2,4-D (non-Hodgkin's lenfoma ile bağlantılı) ve MCPP (yumuşak doku kanseriyle bağlantılı) tarım ilaçları içeriyor. İlaçlanan bitkiler üzerinde kalan tarım ilaçları kansere neden olabiliyor.

23. Kuru temizleme gerektirmeyen giysiler alın: Birçok kuru temizlemeci halen hayvanlarda böbrek ya da karaciğer tahribatına neden olduğu tespit edilen perchloroethylene isimli bir kimyasal kullanıyorlar. Kuru temizleme gerektirmeyen giysiler alarak ya da onları elinizde kendiniz yıkayarak bu kimyasala maruz kalmazsınız. Eğer giysilerinizi kuru temizlemeye vermek zorundaysanız, onları plastik poşetinden çıkarın, giymeden önce dışarıda veya başka odada havalandırın.

24. Salatalık turşusu ve tütsülenmiş gıdalardan uzak durun: Turşu yerine taze salatalık, tütsülenmiş yerine de taze somon balığı tercih edin. Araştırmacılar, tütsülenmiş ve turşusu kurulmuş gıdaların çeşitli kanserojenler içerdiğini söylüyorlar.

25. Kızarmış patates ve patates cipslerine yaklaşmayın: Bunun yerine patates püresini tüketin. Yiyeceklerin ısıtılması sırasında ortaya çıkan akrilamit maddesi kansere yol açıyor.

26. Bronzlaşma spreyi almaya gidin. Birçok güzellik salonu bu günlerde bunu kullanıyor.

27. Stres seviyesi yüksek olan erkeklerin kanında prostat kanseri gelişiminin belirleyicisi olan PSA (prostata özgü antijen) bulundu. Bu nedenle herkesin stresten uzak durması gerekiyor.
www.zaman.com.tr

Barajların doluluk oranı yüzde 80'i geçti

http://medya.zaman.com.tr/2009/03/05/ym_alibeykoy_k.jpg
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı, son yağışlarla birlikte yüzde 80'in üzerine çıktı.

İSKİ verilerinden derlenen bilgilere göre, İstanbul'a su sağlayan ve 868 milyon 674 bin metreküp su biriktirme hacmine sahip olan Ömerli, Darlık, Elmalı, Terkos, Alibey, Büyükçekmece, Sazlıdere, Istrancalar, Kazandere ve Pabuçdere barajlarındaki su rezervi bugün itibariyle son 2 yılın en yüksek su miktarı olan 696 milyon 826 bin metreküpe, doluluk oranı da yüzde 80,22'ye ulaştı.

16 Şubatta barajlardaki doluluk oranı 70,13 iken, su miktarı da 609 milyon 236 bin olarak ölçülmüştü.

Geçen yıl barajlardaki en yüksek su rezervi 11 Nisan 2008 tarihinde 382 milyon metreküpe, doluluk oranı da yüzde 43,94'e çıkmıştı. Geçen yılın en düşük su rezervi ise 25 Eylül 2008 tarihinde gerçekleşmiş, toplam su rezervi 137 milyon metreküpe, doluluk oranı da yüzde 15,72'ye inmişti

İSKİ verilerine göre, İstanbul'un barajlarında 2006 yılında yüzde 96,63 olan doluluk oranı, 2007 yılında yüzde 55,15'e, 2008 yılında da yüzde 29,23'e düşmüştü.
http://medya.zaman.com.tr/2009/03/05/baraj_tablo.jpg
www.zaman.com.tr

Kararsız oylara yön vermemek adına!

http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/nezirbuyuk.jpg
Geçmişte anlatılan seçim atmosferini yaşayamazsak da seçim sürecinin en hararetli günlerini yaşadığımız bu günlerde bizlerden seçim değerlendirmesi yazılarını bekleyen siz değerli okurlarımızdan özür dileyerek başlamak istiyorum.

Bizim de gazetemizin sloganı olarak kullandığımız “Halkın gözü, kulağı, dili” olmak, biliyorsunuz biz gazeteciler için kullanılır.

Gazeteci dışarıda gördüğünü yazarak kamuoyunu haberdar eder. Yaptığı haberlerle de bazen denetçi olup halk adına denetleme yapar. Bazen güzel çalışmalardan dolayı kurum ve kişileri takdir eder, teşekkür yazısını yazar, bazen de gördüğü sorunları dile getirir ve çözüme yardımcı olur.

Gazeteci kimseye yaranmaz

Ancak her ne hikmetse gazeteci yaptığı haberlerle kimseye yaranamaz. Kimseye yaranmasına gerek de yoktur aslında. Gazeteciliğin zorluğu da işte burada kendini gösterir. Ki Türkiye gibi kutuplaşmanın had safhada olduğu bir ülkede ve özeleştiri kültürünün olmadığı ilimiz Mardin’de gazeteciliği yapmayı, varın da siz düşünün…

Oysa gazeteciler görev yaptıkları yerde ‘ayna’ görevi yapmaktadır. Asıl görevleri de budur. Özellikle ulusal düzeyin son dönemlerine baktığımızda, medya ile siyaset arasında bir gerginliğin olduğunu görüyoruz. Medyanın siyaset ve bazı rant çevreleri ile çavuş-ahbap ilişkilerine girmesi, gazetecilik mesleğine olan güveni azaltmış, halktan da uzaklaştırmıştır.

29 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerin yaklaşmasıyla ortalık iyice hareketlenmeye başladı. Kentte seçimlerin favorisi olarak DTP ve AK Parti gözükse de yaptıkları çalışmalarla DP, SP ve CHP biz de varız diyor. Seçim sürecindeki rekabet tabii ki yaşanacaktır ve bunlar da demokrasinin olmazsa olmazlarıdır.

Seçim sürecinde Mardin’de düzenlenen AK Parti mitingi ile eş başkanlarının da katıldığı DTP seçim bürosu açılışlarındaki konuşmalar, doğrusu beni sevindirdi. Komşu illerde yaşanan taşkınlık ve gerginlikten uzak geçen seçim çalışmalarında, her iki parti yönetici ve adaylarının sağduyusu için de ayrıca teşekkür ediyorum. DTP seçim bürosu açılışı öncesinde İl Başkanı Hilmi Öncü’nün bütün partilileri toplayarak onlara bazı uyarılarda bulunması, atacakları slogan ve söylemlerde aşırılıktan kaçınmaları konusundaki telkinlerinin yanında seçim otobüsünün geçtiği Yenişehir ve Mardin merkezinde Kürtçe’nin yanında Arapça ve Türkçe parçalar çalması, bu partinin de Mardin’e verdiği önemi gösteriyor.

Halkımız hızlı ve aktif bir medya ile tanıştı

Gazetemiz İletişim’in yanında internet sayfası üzerinden yayın yapan ve kimi zamanlarda tekil ziyaretçi sayısı bakımından on binleri bulan www.mardinlife.com sitesinin yaptığı haber, yorum ve yazılarla seçime kattığı heyecan hiç şüphesiz inkar edilemez. Mardin hızlı ve aktif bir şekilde çalışan medya ile tanıştı.

Tabi bu süreçte bütün partilere aynı mesafede bulunmamız okuyucu sayımızdaki artıştan da fark edileceği gibi herkesimden takdir topladı. Ulusal düzeyde halktan kopuk olan medya, belki de uzun yıllar sonra ilk defa Mardin’de halka yakınlaştı. Bu süreçte “çamur at izi kalsın” mantalitesi ile hareket edecek olanlar da olacak.

Bütün açık yürekliliğimle şunu söylemem gerekiyorsa; bizler kimsenin tekelinde veya emrinde değiliz. Hiç kimsenin yönlendirmesiyle de hareket etmeyiz. ‘Bertaraf’ olmamak adına tarafsız değiliz. Ancak kesinlikle objektif bakış açımızdan da hiçbir zaman ödün vermedik. Seçim sürecinde her partinin kendine göre yanlışı ve doğruları olacak. İl merkezinde yüzde 25’leri bulan kararsız oylara yön vermemek adına parti ve aday değerlendirmelerini yapmaktan uzak kaldık.

Son olarak şu uyarıda bulunmak istiyorum. Kendi başarısızlıklarını örtbas etme havliyle katıldıkları her platformda biz gazetecileri suçlayan bazı kesimlerin çok iyi bilmesi gereken bir şey var! Biz gazetecileri kendi başarısızlıklarına peşin bahane olarak göstermek, düşülen başarısızlık bataklığında çırpınmaya benzer…

Bırakın, basın özgür ve hür iradesiyle işini yapsın. Daha doğrusu, herkes kendi işine baksın…
www.mardinlife.com

Habur’u Açın Bölge’deki Kriz Bitsin

Kızıltepe ilçesinde bulunan Güneydoğu Galericiler Sitesi’nde bulunan esnaflar yaşanan ekonomik kriz nedeniyle zor günler yaşıyor.
http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/mardinlifegaleri.jpg
Mardin’in Kızıltepe ilçesi’nde bulunan Güneydoğu Anadolu bölgesinin en büyük oto alım satım merkezinden dünyayı kasıp kavuran küresel mali krizin etkileri hat safhada hissediliyor. Nusaybin yolu üzerinde bulunan ve bünyesinde 80 oto galericiyi barındıran Güneydoğu Galericiler Sitesi’nde binlerce araç adeta çürümeye terkedilmiş.

Site’nin önde gelen tüccarlarından Kızıltepeli işadamı Tacettin Çalış, küresel krizden çok Habur Gümrük Kapısı’nın kapalı olmasının kendilerine çok daha fazla etkilediğini söyledi.

Bölgede özellikle 2005 yılından bu yana piyasanın tamamen öldüğünü geçen zaman zarfında bir çok tüccarın iflas edip, tefecilere ve bankalara karşı çok zor günler yaşadığını belirten işadamı Tacettin Çalış, “Bölge insanları olarak küresel krizden çok Habur’un kapalı olmasından etkilendik. 2005 yılı itibarıyla piyasamız tamamen bitti. Habur’un açık olması bölgedeki yaşam kalitesini de ticari hareketliliği de etkileyen yegâne unsurdur. Sitemiz bölgenin en büyük oto alım satım sitesidir. 80 esnafımızın işyeri otoparklarında onlarca araç çürümeye terkedilmiş durumda. Habur’a güvenerek 100 milyara araç alan vatandaş habur kapandığı için aracını satmak istiyor ama alan yok. Bu sitede satılmak üzere bırakılan binlerce araç çürümeye terk edildi. Piyasa fiyatının yarısından da ucuz olan araçların alıcısı yok. Araç sahipleri çaresizlik içinde vergi ve kredi ödemelerini borçlanarak veriyor. Bu işe bir dur demenin tek yolu var. Hükümetin Habur Sınır Kapısı’nı biran önce açmasıdır.” Şeklinde konuştu.

BÖLGE İNSANI BORÇLU KALMAZ

AK parti hükümetinin Türkiye’de önemli açılımlar, isabetli hizmetler yaptığına bu hizmetlere Güneydoğu insanının refah seviyesinin yükselmesinde direkt etkisi olan Habur Sınır Kapısı’nın işlev hale getirilerek devam ettirilmesi gerektiğini savunan İşadamı Tacettin Çalış, “iddia ediyorum; Habur sınır kapısı açılsın bölgede kriz namına hiçbir şey kalmaz. Bölgemiz küresel krizden değil, Habur’un kapalı olmasının krizini yaşıyor. Bölge insanı adına Sayın Başbakanımız Recep tayip Erdoğan’a sesleniyorum; sayın başbakanım her defasında dile getirdiğiniz bölgeler arası gelişmişlik farkını ortadan kaldırmak istiyorsanız. Bölgemizde yaşayan 7’den 70’e herkesin yaşam kalitesinde etkisi olan habur sınır kapısı’nın işlev hale getirin. Kapı açıldığında göreceksiniz ki güneydoğu’da yaşayan herkesin yüzü çok daha fazla gülecek, vefakar olan bölge insanı size duyduğu sevgide de kesinlikle borçlu kalmayacaktır.” dedi.

“NUSAYBİN ORTADOĞU’NUN KAPISI OLSUN”

Türkiye’nin Ortadoğu’ya açılan yegâne kapısı olan Habur’un bu denli pasifize edilmiş olmasına bölge insanı olarak bir türlü anlam veremedikleri belirten İşadamı Tacettin Çalış, “Habur’da şuanda da nakliye sürüyor ama gidip gelen nakliyecilerimiz helalinden zarar etmektedir. Biz geçmişte olduğu gibi sektörün önünü açacak faal bir taşımacılığa izin verilmesini istiyoruz. Dış Ticaretten sorumlu devlet bakanımız Sayın Bakanımız Kürşat Tüzmen, konuyla ilgili önemli bir birikime sahip. Sektörün içinde bulunduğu darboğazı da çok iyi biliyor. Sektör esnafı olarak bizler üzüm yemek istiyoruz. Bizim önümüzü açsınlar Habur’un bu halde olması devlet politikası yada ülkeler arasındaki hukuktan kaynaklıysa saygı duyarız. Ancak bu konuda alternatifler üretilsin. Hemen yanı başımızda olan ve TOBB tarafından Nusaybin’de yapılan kapıyı Suriye’ye üzerinden Irak’ın Türkmen kenti olan Telafer’i güzergâh olarak belirleyelim ve geçişlerimizi buranın üzerinden yaparak bu kapıyı da Türkiye’nin Ortadoğu kapısı olarak belirleyelim. Bu da bizim için alternatiftir. Ancak Nusaybin yapılana kadar can havliyle çırpınan bölge insanın can damarı olan Habur’u geçişlere biran önce açalım.”diye konuştu.
Kadir Üründü
www.mardinlife.com

Tarihi Kentin, Tarihi Mezar Taşları Kitap haline getirilecek

Araştırmacı-Yazar Yusuf Metin Yardımcı Mardin’deki Tarihi Mezar Taşlarının kitabelerini Türkçe’ye çevirerek kitap haline getirecek.
http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/mardinlifemezarl%C4%B1k.jpg
Son yıllarda Mardin tarihi üzerine yazılan kitaplara bir yenisi daha eklenecek.

Araştırmacı-Yazar Yusuf Metin Yardımcı Mardin’deki Tarihi Mezar Taşlarının kitabelerini Türkçe’ye çevirerek kitap haline getirecek. Mardin Valiliği tarafından yayımlanacak olan kitabın çalışmaları hakkında Mardin Valisi Hasan Duruer’i makamında ziyaret eden Yazar Yusuf Metin Yardımcı, Mardin merkezdeki yaklaşık 200’e yakın tarihi mezar taşının fotoğrafları ile birlikte orijinallerine dokunulmamış günümüz metni ve Türkçe tercümeleri ile yayınlayacaklarını söyledi.

Yıllardan beri çalışmakta olduğum Mardin yöresi ve Artuklu Tarihi konusunun bir parçası olan bu çalışmanın hazırlanmasında kendilerine destek vererek bu kitabın basılmasını üstlenen Vali Duruer’e teşekkür eden Yardımcı, “Sayın valimizin tarihi konulara olan yakın ilgisi ve yaklaşımı beni de daha heyecanlandırdı. Yıllardan beri düşündüğüm ancak destek bulamadığım için hep teorikte kalan mezar taşlarının okunması çalışmasını bir Arapça Bilimci olan Bilal İbik ve Süleyman Arık tarafından çalışmalara bizzat katılarak birlikte sürdüreceğiz. Bu mezar taşlarının fotoğraflandırılmasını ise Nezir Güneş yapacak."dedi.

Mezar taşlarının, tarihsel topografya ve demografiden sosyal ve idarî tarihe, hatta dil ve edebiyata kadar pek çok alanda ışık tuttuğunu belirten Mardin Valisi Hasan Duruer ise “Mezopotamya’nın önemli merkezlerinden olan Mardin’de tarihi diyebileceğimiz çok sayıda kitâbe ve mezar taşı bulunmaktadır. Bunların tespit edilerek envanterinin çıkarılması, fotoğraflanıp okunması, değerlendirilmesi ve yayınlanarak ilim âlemi ve okuyucuya sunulması, bölge tarihi için önem arz etmektedir. Bugüne kadar kalabilmeyi başaran mezar taşları, sahip olduğumuz kültürel zenginliği gelecek nesillere taşıyacaklardır. Bu nedenle onları, bulundukları yerde özgün biçimleriyle korumak en güzelidir. Bu, üzerinde yaşadığımız topraklan bize miras bırakan ecdadımıza karşı bir ödev olduğu gibi, gelecek nesillerin de bizim üzerimizdeki bir hakkı.”dedi.

Mardin tarihi ile ilgili çalışmalara büyük destekleri olan Mardin Valisi Duruer, yapılacak kitap çalışması kapsamında yıkılmış veya yıkılmak üzere olan mezarların tespit edilerek onarımının da yapılması için de ayrıca bir çalışma yapacaklarını söyledi.
Nezir Güneş
www.mardinlife.com
http://lh3.ggpht.com/_Hjkac1ftqjA/RVITL3o1ABI/AAAAAAAABX4/-EUt4_FPCeE/s720/Surgucu%20Ahmet%20Aga%20Mezar%C4%B1.jpg
Hacı Ahmet Ağa Mezarı (Qebra Heci Ehmed Ağa) / Sürgücü Belde Mezarlığı

İmamlara Süryaniler hakkında seminer verildi

Mardin Müftülüğü tarafından Mardin Öğretmenevinde Din Görevlileri için bir Eğitim Semineri daha verildi.
http://www.mardinmuftulugu.gov.tr/haber/resim/seminer.jpg
Mardin Müftülüğü tarafından Mardin Öğretmenevinde Din Görevlileri için bir Eğitim Semineri daha verildi. Dr. İbrahim Özcoşar tarafından sunulan seminerde, Mardin Süryanileri hakkında bilgiler verildi.

Türkiye'de farklı kültürlerle birlikte yüzyıllardır yaşayan Süryani toplumunu araştıran Dr. İbrahim Özcoşar'ın "19. Yüzyılda Mardin Süryanileri " adlı kitabı 2008 yılında yayımlandı. Araştırdığı konu itibari ile kendi alanında bir ilk olma özelliğini taşıyor. Dr. İbrahim Özcoşar'ın uzun süre üzerinde çalıştığı kitapta Süryani Kilisesi, metropolitliği ve rahipliğinden soysal yaşantısına, misyonerlik yapılanmasından Süryani kökenine kadar birçok konu yer alıyor.

Seminere Mardin Müftüsü Mehmet Kızılkaya, Müftü Yardımcıları Mahsum Taşçı, Yakup Yüksel ve Mardin merkez ve köylerinde görev yapan bütün Din Görevlileri katıldı. Müftü Kızılkaya; "Din Görevlilerimizin her alanda yetişmesi için Her ay alanında yetişmiş ve uzman kişilerce görevlilerimize yönelik seminerler vereceğiz" dedi.
http://www.mardinmuftulugu.gov.tr/haber/buyuk/seminer.jpg