7 Nisan 2009

Anycoll T 628 Cep Telefonu ( Çift Hat, Mp3, Çift Hoparlör, Tv, Radyo, Kamera)

http://www.anycooltr.com/u/T628.jpg
T 628
Boyutlar 117.4 * 52.3 * 15.8 mm
Ağırlık 130 gr.
Standart Güç 3.7V
Pil 1800mAh
Bekleme Süresi 10 Gün
Konuşma Süresi 3 - 7 saat
Frekans GSM900 / DCS1800 Mhz
GPRS Var
WAP Var
Dil Multi-Language
LCD Ekran 260K col / 2.8 inch / QVGA / dokunmatik
Dual CPU Var
Çift Sim Kart Var
Dual standby Var
Bluetooth Var
Analog TV Var
Hoparlör Çift hoparlör / Stereo / Bass
Kamera Yüksek Çözünürlüklü Network Kamera
Giriş Modu Elyazısı ve PDA Board
Multimedia Mesaj Var
Zil Sesleri 64 Kanal / MP3
Ses Kaydı Var
FM Radio Var
Bilgisayar Bağlantısı USB
Hafıza 197K
Hafıza Kartı Var, dahili 256M T-FLASH Hafıza Kartı
MP3/MP4 Var
E-posta Var
Takvim / Alarm Var
Not / Ekran Görüntüsü Yakalama Var

www.anycooltr.com
http://anycooltr.blogcu.com

Müftüoğlu'ndan Maranki'ye ağır eleştiri

http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/223620090407054809457.jpg
Sunduğu bitkisel reçetelerle dolu kitabı satış rekorları kıran Maranki'ye, Prof. Müftüoğlu'ndan sert eleştiri geldi. Müftüoğlu vatandaşarı da açıkça uyardı:

Hastalığına "Alternatif Tıp"la çare arayanlara Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'ndan uyarı geldi. Son günlerde gittikçe yaygınlaşan bitkisel tedavi yöntemlerinde her vatandaşa bir reçete yazan "Alternatif Tıp uzmanlarını" eleştiren Müftüoğlu, Hürriyet Gazetesi'ndeki yazısında, vatandaşlara, 'Şifa niyetine' deyip her denileni yapmayın uyarısında bulundu.

Müftüoğlu'nun isim vermeden eleştirdiği isminse, kitapları satış rekorları kırıp çıktığı televizyon programlar reyting patlaması yapan Prof. Dr. Ahmet Maranki olduğu şeklinde yorumlandı.

BAŞINIZA "DOĞAL KAZALAR" GELEBİLİR

"Sağlığı koruma ve güçlendirme söz konusu olduğunda doğal bitki gibi desteklerden faydalanmak gerekir ama aynı şeyi hastalıklarınızı tedavi etmek için yaptığınızda başınıza bazı 'doğal kazalar(!)' gelebilir." diyen Müftüoğlu son zamanlarda bu tür kazalarla çok sık karşılaştıklarını belirtti.

Doğal tedavi araçlarına dünyanın birçok yerinde olduğu bir ülkemizde de yoğun ilgi olduğunu ve durumda 'bazı sağlık tüccarlarının' tıbbın hiçbir alanında eğitimleri olmadığı halde bazı bitkileri hem tavsiye edip hem de para kazandıklarına dikkat çeken Müftüoğlu, "Bunların arasında kimyacılar, istatistik uzmanları, ziraat mühendisleri, cami hocaları, hatta doktorlar bile var. Hiçbir etik kaygı duymadan hastalara şifa dağıtıyor, 'şifacı' rolüne soyunuyorlar. Bunu yaparken dini motiflerden, geleneksel söylencelerden faydalanmaktan da çekinmiyorlar. Bu grupta iş gören zevatın ortak isimleri de 'Alternatif Tıp' uygulayıcılığı!" dedi.

Modern tıbbın, alternatifinin olmayacağını ve alternatif tıp diye önerilen seçeneklerin yüzde doksanının da palavra olduğunu öne süren Müftüoğlu, ilgili kurumları şu çağrıyı yaptı: "Modern tıbbın hatalarını masaya yatırıp yeni çözümler aramazsak alternatif tıbba yönelenlerin sayısı artmaya devam eder. Bu konuda Sağlık Bakanlığı'na, Eczacı ve Tabip Odaları'na büyük görevler düşüyor."

OSMAN MÜFTÜOĞLU'NUN YAZISININ TAMAM I ŞÖYLE:

'Şifa Niyetine' deyip her denileni yapmayın

Sağlığı koruma ve güçlendirme söz konusu olduğunda doğal bitki gibi desteklerden faydalanmak gerekir ama aynı şeyi hastalıklarınızı tedavi etmek için yaptığınızda başınıza bazı 'doğal kazalar(!)' gelebilir. Son zamanlarda bu tür kazalarla çok sık karşılaşıyoruz. 'Alternatif tıp' diye önerilen 'reçetelere' karşı dikkatli olmalıyız.

Uykusuzluk, kabızlık, yorgunluk, gaz, mide yanması, hazımsızlık gibi basit sağlık sorunlarını önlemede faydalanılması gereken bitkileri 'doğal mucizeler' kabul edip olur olmaz durumlarda kullanmamak gerekiyor. Bu işte o kadar ileri gittik ki kenevir, güzel avrat otu, katran ruhu, acı kavun gibi zehirli bitkileri bile aktarlardan 'şifa niyetine' satın almak bile mümkün hale geldi.

Doğal tedavi araçlarına (özellikle bitkisel desteklere) dünyanın her yerinde artan bir ilgi var. Bizde de durum aynı. Bu ilgiyi fark eden bazı uyanık 'sağlık tüccarları' (tıbbın hiçbir alanında eğitimleri olmadığı halde) bu ürünleri hem tavsiye ediyor, hem satıp para kazanıyor! Bunların arasında kimyacılar, istatistik uzmanları, ziraat mühendisleri, cami hocaları, hatta doktorlar bile var. Hiçbir etik kaygı duymadan hastalara şifa dağıtıyor, 'şifacı' rolüne soyunuyorlar. Bunu yaparken dini motiflerden, geleneksel söylencelerden faydalanmaktan da çekinmiyorlar. Bu grupta iş gören zevatın ortak isimleri de 'Alternatif Tıp' uygulayıcılığı!

Modern-bilimsel tıbbın alternatifi olmaz. 'Alternatif tıp' diye önerilen bu tür seçeneklerin en az yüzde 90'ı palavradır, şarlatanlıktır. İnsan sağlığına yararlı olduğu tıbbi olarak onaylanmış bazı doğal maddeler tabii ki var. Bunlar 'bitkisel ürün' ya da 'besin desteği' olarak eczanelerde zaten satılıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından 'ilaç' veya 'ara ürün' olarak onaylanmamış hiçbir ürününü sağlık sorunlarının çözümünde kullanmamak gerekiyor.

Halkın bitki tüccarlarına yönelmesinin birçok nedeni var. Bu nedenleri açık yüreklilikle tartışmaz, modern tıbbın hatalarını masaya yatırıp yeni çözümler aramazsak alternatif tıbba yönelenlerin sayısı artmaya devam eder. Bu konuda Sağlık Bakanlığı'na, Eczacı ve Tabip Odaları'na büyük görevler düşüyor.

BİR BİLGİ

Modern tıbbın hataları

Modern tıp son yıllarda 'sağlığı koruyucu ve hastalıkları önleyici' özelliğini önemli ölçüde kaybetti. Bir 'teşhis et-tedavi et' kıskacının içinde sıkışıp kaldı. Bazı hastalıklarda şifanın doğada zaten var olabileceğini inkár etti. Sadece bedene odaklandı. Ruhu unuttu. Çözümü yalnızca ameliyatlar veya ilaçlarda aramaya başladı. Ruh-beden bütünlüğünü ıskaladı. Geleneksel tıbbın insanın elini tutan sıcaklığını, içini ısıtan insancıllığını, "hastalık yok hasta vardır" gibi vazgeçilmez yaklaşımlarını, "hastayı ilaç, ameliyat değil hekimi iyi eder" gibi köklü geleneklerini bir kenarda bıraktı. Kendini 'tamir edici, yenileyici, eskiyi çıkarıp yerine yenisini takıcı', soğuk, duygusuz, tekdüze bir 'tamirci tıp' konumuna soktu. Modern tıbbın başka günahları da var: Bilimsel tıp çok pahalı. Yalnızca sigortası sağlam, parası yeterli olanlara hizmet verir hale geldi. Hekimlerin hastalara ayırdığı zaman dilimi azaldı. Doktorlar hastaları uzun uzadıya dinlemek ve dikkatle muayene etmek yerine doğrudan teşhis makinelerinin önüne koymaya başladı.

ÖNEMLİ

Hatalarıyla yüzleşmeli

Modern tıbbın hatalarının hiçbiri, tıbbın son yüzyılda attığı dev adımları görmezden gelmemizi gerektirmez. Özellikle enfeksiyonlarla, kolesterol ve hipertansiyonla, kanser ve diğer dejeneratif hastalıklarla (diyabet, romatizmal sorunlar) savaşta elde ettiği başarıları kimse inkár edemez. Organ nakli, kök hücre teknolojileri, biyoteknolojik ürünler, ilaçlar, erken ve doğru tanı koymayı sağlayan yeni cihazları yok saymak mümkün değildir. Salgın hastalıklarla, yaşlandırıcı sağlık sorunları ile başa çıkan da, çocuk ve anne ölümlerini sıfırlı rakamlara taşıyan da modern-bilimsel tıptır. Modern tıp yanlışlarını korkmadan sorgulamalı, iç hesaplaşmasını samimiyetle yapmalıdır. 'Hasta-hekim-hastane-eczane' ilişkisi yeniden 'bilim, sevgi, güven üçgeni'nin içine alınmalıdır. Hastalıkları için doğal desteklerden istifade etmek isteyenleri bu şarlatanlardan uzak tutmanın yolu bu.

BİR ÖNERİ

Hekimlik sanatı unutulmamalı

Modern tıp ne kadar gelişirse gelişsin beklentiler değişmiyor. Doktorunun bilgisi ve arkasındaki teknolojinin düzeyi kadar, insani vasıflarına, sıcaklığı, sevgisi ve yakınlığına, yani 'hekimlik sanatını uygulama' tarzına önem veriyor. Hasta doktor ilişkilerinde temel noktalar dün olduğu gibi bugün de tatlı söz, güler yüz, ilgi, sevgi, güven ve empatiden ibaret. Bunların birinin eksikliği bile özellikle kronik sağlık sorunu olanları metafizik yaklaşımlarla çözme vaadi sunan alternatif tıp şarlatanlarının kucağına itiyor. Çözüm geleneksel tıbbın 'önce insan' demesinden geçiyor.

Dikkatli olun

Hastalıklarınızı bitkilerle tedavi etmeye kalkmayın.

Aktarlardan aldığınız bitkileri kullanmadan önce doktorunuza danışın.

Özellikle reçeteli ilaçlar kullanıyorsanız bitkisel destekler ve ürünlerden uzak durun.

Bitkilerle tedavi bilimsel olarak onaylanmış bir bilim dalının ilgi alanıdır. Tedavi edici bitkiler yalnızca Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmaktadır. Bu ruhsatı olmayan ürünleri kullanmayın.

Bazı bitkilerin toksik kimyasallar taşıdığından zehirlenmelere, karaciğer, böbrek yetmezliklerine, alerjik reaksiyonlara sebep olabildiğini unutmayın.
www.haber7.com

En şifalı yağmurlar Nisan'da yağıyor

http://medya.zaman.com.tr/2009/04/07/yagmur.jpg
Selçuklu döneminde ''şifalı'' olarak kabul edilen, kaplarda biriktirilip misafirlere, hastalara verildiği gibi yemeklerde de kullanılan nisan yağmurunu biriktirme geleneği, bugün de kırsal kesimde yaşatılıyor.

AA muhabirinin yaptığı araştırmaya göre, İç Anadolu Bölgesi'nde yağmurun en bol olduğu ve hububatın suya ihtiyaç duyduğu dönemde yağan nisan yağmurları, bölge insanı için bolluk ve bereket anlamına geliyor.

Selçukluya başkenttik yaptığı dönemde Konya'da nisan yağmurlarının kaplarda toplanarak hastalara şifa olarak dağıtıldığı, yapılan yemeklerin içine katıldığı biliniyor.

O dönemde Konya'da bulunan Mevlana Dergahı'nda Mevleviler, ''nisan tası'' adı verilen kaplara topladıkları nisan yağmurlarını, dergahı ziyarete gelen misafirlere ikram ediyorlar, bu suyun bazı dertlere şifa olacağına inanıyorlardı.

İlhanlı hükümdarı Ebu Sahip Bahadırhan tarafından 14. yüzyılda Mevlana Dergahı'na armağan edilen, 34 kilo ağırlığındaki bronz üzerine altın gümüş kakmalı nisan tası, halen Mevlana Müzesi'nde sergileniyor.

Mevlana'nın vefatından sonra Mevlevilerin, Mevlana'nın kullandığı destarı (Mevlevilerin başlarına taktıkları sikkelerin etrafına sarılan bez), kurak geçen yıllarda nisan yağmuru doldurulmuş kapta ıslatıp, destardan akan damlaları, bol yağmur yağması için tarlalara serptikleri belirtiliyor.

''Nisan yağmuru'' biriktirme geleneği azalsa da özellikle Konya'nın kırsal bölgelerinde çeşitli şekillerde yaşatılıyor. Nisan yağmurlarının şifalı olduğuna inananlar, yağmur yağarken leğen benzeri geniş ağızlı kapları açık alanlara bırakarak, içine yağmur sularının dolmasını sağlıyor.

Bu kaplarda biriken sular, daha sonra bidonlara aktarılarak çeşitli şekillerde kullanılıyor. Saçları uzamayanlar başlarını bu nisan yağmuruyla yıkarken, temiz kaplarda toplanan sular, baharın bolluk ve bereket getirmesi ya da hastalıklardan arınma düşüncesiyle içiliyor.

-NİSAN YAĞMURU İÇMEK BİLİMSEL OLARAK DOĞRU MU?-

Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Durak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yağmurun, okyanus, deniz, göl ve diğer su kaynaklarının buharlaşması, su buharı şeklinde oluşan bulutların soğuyarak yer yüzüne dönmesiyle gerçekleştiğini belirtti.

Prof. Dr. Durak, nisan yağmurlarının da benzer şekilde oluşarak yer yüzüne düştüğünü, ancak bu yağmura insanların özel bir önem atfettiklerini, bunun da bazı nedenleri olduğunu ifade etti.

-HAVASI KİRLİ YERLER İSTİSNA-

İlkbaharda tabiatın canlanmaya başlamasıyla birlikte bitki ve ağaçların çiçek tozları, reçine, eterik yağları (bitki kaynaklı, ağır kokulu yağlar) ve çiçek polenlerinin rüzgar ve hava akımlarıyla atmosfere karıştığını bildiren Prof. Dr. Durak, şunları kaydetti:

''Bu nedenle nisandaki yağmur yağışı sırasında, havadaki bu zerrecikler yağmurla birlikte yer yüzüne düşer. Nisan yağmurları içme ve kullanma sırasında da bu özellikleri nedeniyle önemli yarar sağlar. Ancak hava kirliliğinin yoğun olduğu kentlerde, havada asılı bulunan çeşitli karbon ve kükürt partikülleri ile birlikte çok sayıda zararlı kimyasal madde parçacıkları da yağmur sularına karışıyor. Bu nedenle havası kirli yerlerde yağmur suları faydadan çok zarar veren bir durumun ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Havanın temiz ve kirletici unsurların olmadığı yerlerde yaşayanlar, nisan yağmurlarını temiz kaplarda toplayarak kullandıkları takdirde, sağlık açısından bir tehlikeden söz edilemez.''
aa
www.zaman.com.tr

DİKKAT!!! DEMİR YOLLARINDA İLAÇLAMA

http://www.habermardin.com/haber_uploads/1360_maxi.jpg
Devlet Demiryolları İşletme Genel Müdürlüğü tarafından Valiliklere gönderilen yazıda, demiryolları etrafında yapılacak kimyasal ilaçlama nedeniyle, vatandaşların ve hayvanların on gün süre ile yaklaşmamaları gerektiğini bildirdi.

Devlet Demiryolları İşletme Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğünden Gaziantep, Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve Mardin Valiliklerine gönderdiği yazıda, demiryolu çevresinde 6.4.2009 tarihinde yabancı otlara karşı kimyasal ilaçlama yapılacağını belirterek, kullanılacak ilaçların zehirli olması nedeniyle 10 gün süre ile demiryolu çevresin hayvan otlatılmaması ve bölge halkının demiryoluna yaklaştırılmaması konusunda önlem almalarını istedi.

Mardin Valiliği gönderilen uyarı yazısını basına dağıttı.

www.habermardin.com


ÖMERLİ BELEDİYESİNDE GÖREV DAĞILIMI

http://www.habermardin.com/haber_uploads/1363_maxi.JPG

Mardin’nin Ömerli Belediye Meclisi yeni dönemin ilk toplantısını gerçekleştirdi. Ömerli Belediye Meclis Salonu’nda Belediye Başkanı Mimar Yılmaz Altındağ başkanlığında yapılan ilk meclis toplantısında meclis üyeleri arasında görev dağılımı yapıldı.

Belediye Başkanı Mimar Yılmaz Altındağ Meclis Üyelerini toplayarak gündemi açmadan önce konuşma yaptı. Seçim gerginliğinin geride kaldığını belirten Altındağ “seçimde geçen gerginlikler bitti. Şimdi işe başlayalım dedi.” Saygı duruşu ve İstiklal marşı okunmasının ardından görev bölümü yapılmak üzere gündeme geçildi.

Altı maddelik gündemle toplanan belediye meclisinin birinci gündem maddesinde meclis üyesi Şehmus Özdemir 1. başkan vekili, Mehmet Veysi Uzunkaya`da 2. başkan vekili olarak oy çoğunluğu ile seçildiler.

Belediye meclis katipliğine Mehmet Ata Geyik ve İsmail Akdoğan , Belediye encümenliğine M.Emin Güneş, İsmail Akdoğan Belediye imar komisyonunda, Şehmus Özdemir, İsmail Akdoğan, Mehmet Emin Güneş Denetim Komisyon seçimine Şehmus Özdemir , M.veysi Uzunkaya , Mehmet Ata Geyik Plan bütçe Komisyon’una Mehmet Ata Geyik Mehmet Emin Güneş,İsmail Akdoğan olarak seçildiler.

www.habermardin.com


MARDİNSPOR EN ZOR DÖNEMİNİ YAŞIYOR

http://www.habermardin.com/haber_uploads/1362_maxi.JPG
Mardinspor maddi imkânsızlıklar içinde mücadelesini sürdürüyor. Teknik Direktör Şekip Elik Mardinspor’un en zor dönemini yaşadığını söyledi.

Maddi imkânsızlıklar içinde ayakta tutunmaya çalışan Mardinspor teknik heyet ve futbolcularında tedirginlik yaşanıyor. Takımın Teknik Direktörü Şekip Elik, maddi imkânsızlıklar içinde Lig’de tutunmaya çalıştıklarını belirterek, takımın lig’de kalması durumunda gelecek dönemde ayakları üzerinde durabileceğini söyledi. Takım futbolcularının büyük bir fedakârlık içinde sahaya çıktığını ifade eden Elik ”Bu yıl mutlaka lig’de tutunmalıyız. Takımın bu maddi imkânsızlıklar içinde şimdiye kadar ayakta durmasında, kişilikli ve fedakâr futbolcuların takımda yer almasından kaynaklanıyor. Futbolcu arkadaşlarıma fedakârlıklarından dolayı teşekkür ediyorum. Bu yılı atlatabilirsek sene ayakta duracak imkânlara kavuşacağız” dedi.

Teknik direktör Elik her karşılaşmaya galibiyet hedefleriyle çıktıklarını sözlerine ekledi.
www.habermardin.com

KADINA ŞİDDET DEVAM EDİYOR

http://www.habermardin.com/haber_uploads/1367_maxi.JPG
TÖRE VE NAMUS CİNAYETİ KAPSAMINDA 22 KADININ GÜVENLİĞİ SAĞLANDI.

Mardin KAMER Vakfı Şube Başkanı Tülay Elçioğlu, Mardin’de halen Ataerkil aile yapısı içinde şiddetin devam ettiğini belirterek, 2004 ile 2009 yılları arasında kadına yönelik yapılan şiddet sonucunda KAMER’e 365 kadının başvuruda bulunduğunu söyledi.

Töre ve Namus Cinayeti kapsamında şiddete maruz kalan 22 kadının Emniyet ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile görüşülerek can güvenliklerinin sağlandığını ifade eden Elçioğlu KAMER’e başvuramayan birçok kadının olduğuna inandığını söyledi.

Mardin Kadın Merkezi Şube Başkanı Tülay Elçioğlu 2004 yılından bu yana kent merkezinde ve ilçelerde yapılan çalışmalar sonucu kadına yönelik şiddetin halen devam ettiğini tespit ettiklerini açıkladı. KAMER Başkanı Tülay Elçioğlu Şiddete maruz kalan kadınların çoğunun eşlerinin üniversite mezunu olduğunu tespit ettiklerini belirtti. ”Mardin’de Kadına yönelik yapılan şiddetin boyutunun tam olarak anlaşılamadığını ancak şiddet uygulayan eşlerin yüzde 20 sinin üniversite mezunu olduğunu söyleyebiliriz” diyen Elçioğlu ”Mardin de kadına yönelik şiddet nitelik ve nicelik olarak değişmiş olabilir. Ama psikolojik şiddet halen devam ediyor. Kadın halen şiddet görüyor.”şeklinde konuştu..

TÖRE VE NAMUS CİNAYETİ KAPSAMINDA ZOR DURUMDA KALAN 22 KADININ GÜVENLİĞİ SAĞLANDI

Töre ve Namus Cinayetinde KAMER’e başvuran 22 kadının can güvenliğinin sağlandığına dikkat çeken Elçioğlu, “2004 ile 2009 yılları arasında KAMER’a töre ve namus cinayeti konusunda 22 kadın başvuru yaptı. Bu kadınların güvenliğini sağlamak amacıyla emniyet ve Sosyal Hizmetler İl Müdürülüğü ile yapılan görüşmeler sonucu başka illerde bulunan sığınma evlerinde güvenlikleri sağlanmıştır. Bize başvuru yapan kadınların dışında ancak aldığımız duyumlara göre 5 veya 6 kadının yaşamını yitirdiği yönündedir. Biz bu kadınlara ulaşamadık. Çünkü kadın isterse destek vermek için yardım ediyoruz.

3 KADIN AİLESİ İLE BARIŞTIRILARAK HAYATINI SÜRDÜRÜYOR

Mardin de aşiret yapısı nedeniyle özellikle ilçelerde aşiret ve aile büyükleri tarafından alınan karar sonucu kadınlarımız töre ve namus adı altında öldürülüyor. Yâda ölmeye intihara sürükleniyor. Bütün bunlara rağmen KAMER olarak Töre ve Namus cinayeti adı altında öldürülme kararı alınan 3 kadınımızın aileleri ile görüşülerek öldürülmeleri engellenmiş ve ailesi ile hayatını sürdürülmesi sağlanmıştır. Bu kadınlarımız ile halen görüşmeye devam ediyoruz. ”dedi.

SON 5 YILDA BİN 500 KADINA ULAŞTIK

Amaçlarının Cinsiyetçi sistemin kadın ve çocuklara zarar veren yerel uygulamalarını tespit etmek, alternatiflerini geliştirip uygulanabilir olmalarını sağlamak olduğunu ifade eden Elçioğlu “Kadınların geleneksel kurallar çerçevesinde sürüp giden statülerini fark etmelerini, sorgularını değiştirmek için direnç ve yöntem geliştirmelerini sağlamak üzere çeşitli yöntemlerle yürütülen çalışmalarda Farkındalık gruplarında 15-20 kişilik kadın gruplarıyla, haftada bir kere olmak üzere 14 hafta boyuncu sürdürülen bu çalışmada İletişim, Şiddet,Toplumsal Cinsiyet Rolleri,Ayrımcılık, Cinsellik, ekonomik Hakları, Kadının insan Hakları, Anayasal ve Medeni Haklar konularda paylaşımlar yapılarak farkındalık oluşması sağlanmıştır ayrıca Salon toplantıları ve ev ziyaretleri yapılarak el ilanları dağıtılarak yapılan çalışmalarımız vardır. Acil destek programı kapsamında da Aile içinde şiddet yaşayan ve namus kisvesi altında işlenecek cinayetin muhtemel kurbanları olan kadınlara destek olmak üzere oluşturulmuş programlardır. Bu programlar kapsamında son 5 yılda bin 500 kadına ulaştık ”dedi.

Hab.Nalan SAKICI
www.habermardin.com

Hayırlı Olsun

http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/muratbuyuk.jpg
Son birkaç aydır bir numaralı gündem maddesi olan belediye başkanlığı seçimleri oldu ve bitti. Yapılması öngörülen hizmetlerin, proje sözlerinin, yerel kalkınma vaatlerinin ve en önemlisi kişilerin ön plana çıktığı belediye seçimleri, ardında farklı öyküler, hüzünler ve sevinçler bırakarak hayatımızın ortasından geçip gitti.

Coşku ve buruklukların bir arada yaşandığı, sevinç ve üzüntü gözyaşlarının birbirine karıştığı, bütün bu duygulara bir de seçimi kaybetme psikolojisinin verdiği öfke ve itirazların eklendiği seçim sonrası günlerin ardından 29 Mart günü halkın teveccühünü ve güvenini kazanıp belediye başkanı olarak seçilmeye hak kazananlar yavaş yavaş koltuklarına oturmaya başladılar.

Bütün seçilmiş belediye başkanlarına buradan hayırlı olsun dileklerimi iletirken, belediye başkanlığı makamının bir hizmet, kalkınma, ilerleme makamı olduğunu hatırlatıyor ve beş yıl sonra bugün seçilmiş olan bütün başkanların eserleriyle, icraatlarıyla, başarı ve kalkınma hamleleriyle tekrar halkın karşısına çıkmalarını umuyorum.

***
Şüphesiz benim kişisel olarak en çok önemsediğim belediye Mardin Belediyesidir. Köklü tarihi, kültürel çeşitliliği, farklı inançların bir arada hoşgörü içinde yaşaması, mimari yapısı ve daha birçok özelliğiyle adeta dünyaya model olan ancak yerel, sosyal ve kültürel kalkınmalardan bir türlü yararlanamayan antik kentimiz Mardin’i yönetecek olan belediye başkanının Mardin’e yakışır biri olması ve çalışmalarıyla bunu göstermesi gerektiğini daha önce defalarca söylemiştim.

Evet, son yılların parlayan yıldızı olarak tanımlanan Mardin bu alanlardaki gelişimini bir türlü yerel gelişime yansıtamadı. Bu dönemde dünyanın tarihi gözbebeği olan Mardin yerel çalışmalarda da adından söz ettirecek mi?

Ben umutluyum ama yine de bekleyip göreceğiz.

Mardin Belediyesinin başkanlık koltuğuna, sosyal ve kültürel açıdan oldukça donanımlı olan, sivil toplum kuruluşlarından gelme ve aynı zamanda yazar olma ortak paydasında da buluştuğumuz değerli dostum Avukat Mehmet Beşir Ayanoğlu oturdu. Aktif yaşamı, hayatın içinden duruşu ve mütevazı kişiliğiyle tanıdığım Mehmet Beşir Ayanoğlu’nun beş yıl boyunca Mardin’e güzel çalışmalar yapacağına ve Mardin’in başkanları listesine adını farklı harflerle yazacağına inanıyorum.

Bir Mardinli olarak ben, yazılarımla, fikirlerimle, hayalimde canlandırdığım sosyal yaşama dair projelerle kendisine destek vereceğimi belirtmek istiyorum. Zaten kendisi de seçim öncesi karşılaştığımız ve konuştuğumuz her ortamda başkan seçilmesi durumunda bizlerden her türlü katkıyı bekleyeceğini sıklıkla belirtmişti.

Mardin hepimizin, dolayısıyla sadece benim değil şehrini seven herkesin bu anlamda üzerine düşenleri yapması gerekiyor.

***
Mardin’in yerel anlamda çok eksiği var. Bence en önemli eksiklik sosyal alanlar, yeşil alanlar ve parklardır. Bugün hangimiz şöyle bir hafta sonu ya da bir bahar akşamı çocuklarımızı da yanımıza alıp ailece vakit geçirmek üzere bir yere gidebiliyoruz. Yürüyüş yapabileceğimiz bir alanımız, dibinde oturup gölgeleneceğimiz bir ağacımız yok. Dört duvarın arasında hapsolmuş çocuklarımız. Her tarafımızı beton binalar kuşatmış. Ne tarafa yönelsek inşaat ne tarafa yönelsek apartman. Nefes alamayacak aşamaya geleceğiz bu gidişle.

Sinema sektörü daha işlek hale getirilebilir. Bir belediye tiyatrosu kurularak kültürel hayata bir renk ve canlılık katılabilir.

Sadece Mardinliler mi muzdarip bu durumdan. Elbette hayır. Şehrimize tarih turizmi kapsamında gelen yüz binlerce yerli ve yabancı turist de böylesine bir dinlenme, sosyal ve kültürel alanlarının yokluğundan olumsuz olarak etkilenmekteler. Hatta çoğu turist Mardin’deki bu kültürel ve sosyal hareketsizlikten ötürü Mardin’de kalmamaktalar. Öyle ki gündüz Mardin’e gelip akşam çevre illere gidip konaklayanlar bile var.

Bence yeni başkanımızın ilgilenmesi gereken ilk iş bu olmalı. Zaman kaybetmeden Mardin’e nefes aldıracak alanlar oluşturulmalı. Yenişehir semtindeki Karayolları kompleksini biliyorsunuz. İşe ondan başlanabilir mesela. Karayolları kompleksinin uygun bir yere taşınmasını sağlayıp bu alanı bir park ormana dönüştürmek çok zor olmasa gerek.

Bu konulardaki görüş, öneri ve beklentilerimi sayın başkanımızla paylaşmaya devam edeceğim. Kendisinin bu konudaki başarısı, Mardin’in aydınlık geleceği demek olacaktır.

***
Haftaya görüşmek dileğiyle.
www.mardinlife.com

Açıl Seçim Açıl

http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/serifbuyuk.jpg
Bütün bu hengame bu kargaşa ne içindi acaba?

Seçim gitti, kavga bitti mi, yoksa yeni mi başlıyor acaba?

Hemen hemen tüm bültenlerde, son seçimde kazanan partilere göre oluşan Türkiye Haritasının irdelenmesinden çok, her fırsatta bu haritayı insanların gözüne sokar gibi dayatılmasının irdelenmesinin daha büyük önem arz ettiği görüşündeyim.

Ortada bir sorun olduğu bellidir. Bu soruna çözüm bulmaya çabalayanların, sorunu derinleştirme lüksüne kaçanlara göre sayıca daha az olması, üzerinde düşünülmesi gereken ayrı bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Geçenlerde bir şirkete hizmet veren “yemek şirketi”nin , yemeğin yanında vermek üzere getirdiği ayranların hiçbiri beğenilmediği için içilmemiş ve yemek şirketi yetkilileri görsün diye çöpe atılmak üzere bir kenara bırakılmıştı.

20 plastik bardaklı paketler halinde olan üstü açık kolilerle gelen ayranların her birinin üstüne şirket çalışanları tarafından, kalınca bazı yazılar yazıldığını gördüm. Bu yazıları aşağıda size sunuyorum.

Bozuk,Ekşi,Nahoş,Eski,Küflü,Bayat,Yoğurdu Bozuk,Tehlikeli,Zehirli,Kokmuş,Tarihi Geçmiş,Pis,Çürük,Tatsız,Acı,Olmasa da Olur,Kirli,İçilmez,Öldürür,Kötü….

Bilinçli tüketici olmak vatandaşlık görevlerinin başında gelir. Tüketici ; ne tüketmesi gerektiğini , nasıl tüketeceğini ,ne zaman ve ne kadar tüketeceğini bilmedik ve önüne konan seçeneklerden birini seçme zorunluluğunda bırakıldığı ve bu seçenekleri sunan yönetici adaylarının kalitesiz üretimi sürdüğü müddetçe vaziyet gitgide kötüye gitmek zorunda kalır. Üretilen şeyler ne olursa olsun, tüketmek zorunda bırakılıyoruz maalesef. Üreticileri , tüketicilerin yönlendirmesi gerekiyor oysa. Üretilenler , tüketilmedikçe hiçbir anlam ifade etmeyeceği gibi sürekliliği de söz konusu olamaz.

Örneğin kış geldiğinde ,ihtiyacımız varsa! ,üzerimize bir kazak almaya çalıştığımızı düşünelim. Pazara, çarşıya, cadde mağazalarına,alışveriş merkezlerine gittiğimizde aşağı yukarı hep aynı seçeneklerin olduğunu görürsünüz. Hatta baktığınız yer ,herhangi bir muhitten ibaretse, neredeyse her yerde aynı marka kazakla karşı karşıya kalırsınız. Bu yerleşim yeri, bir köy veya belde veya kasaba hatta küçük bir şehirse neredeyse herkes tektip kazak almak zorundadır. En fazla birkaç marka arasından seçim yapmak zorunda bırakılırsınız.

Yerel seçim, bir yere kadar particiliği kaldırır, ama ülke yönetimi bence bir partinin değil tüm unsurların ortak sorunudur.

Parti-marti hikaye…Parti adından da anlaşıldığı üzere: Parti…

Parti malı bunlar,parti,parti,paaartiii….

Plastik ayran bardaklarının üzerindeki tarihe baktım. Son tüketim tarihi henüz geçmemişti. Kapalı olarak gelen ayranların tadının, açılıp içmek üzere ağza getirildiğinde anlaşıldığı aşikardır.

Limit Siz siniz…İster istediğiniz kadar yer içer, ister aç kalır içmezsiniz.

İstediğiniz kadar oy tüketebilirsiniz. Siz, yöneticileri değil yeniden yeniden üretmek veya tüketime aç bir şekilde en kısa sürede canavarca tüketmek için, olsa olsa ancak ve ancak kendi kendinizi ve dolayısıyla geleceğinizi seçiyorsunuzdur.

Çalışır, Tadında, Hoş, Yeni, Körpe, Taze, Mayası iyi, Güvenli, Sağlıklı, Hoş Kokulu, Tarihi Geçmemiş, Temiz, Bakımlı, Tadı Güzel, Tadlı, Olmazsa Olmaz, Pak, İçilebilir,Terkibi Açık Anlaşılır Yazılmış, Öldürmez ve netice de İyi Yöneticilerin seçilmiş olduğu umuduyla…bu demokrasi şöleninde emeği geçen herkese teşekkür eder,seçilen- seçilmeyen herkese başarılar dilerim.
www.mardinlife.com

Piknik DÖnüşü Feci Kaza

Nusaybin ilçesinde piknik dönüşü su kanalına düşen otomobilde 1 kişi boğularak hayatını kaybetti, 5 kişi hafif şekilde yaralandı.
http://img19.imageshack.us/img19/5529/nusaybinkaza.jpg
Edinilen bilgilere göre, Pazar sabahı yeğenleri ve akrabalarıyla pikniğe giden Medikalcı Deniz Kumaşoğlu (24), piknik dönüşü kullandığı 47 NA 398 plakalı otomobil, ilçeye bağlı Gürin köyü yakınlarında direksiyon hâkimiyetini kaybetmesiyle yolun kenarındaki su kanalına girdi.
Tarlada çalışan köylülerin yardıma gelmesiyle otomobildekiler sudan çıkarılırken, araçta sıkışan sürücü Kumaşoğlu kazada boğularak hayatını kaybetti.
Nusaybin Devlet Hastanesinde ayakta tedavi edilen 5 kişi taburcu edilirken, kazada hayatın kaybeden genç medikalcı, gece geç saatlerinde yapılan otopsisinden sonra cenazesi ailesine teslim edildi.
Kazayla ilgili Nusaybin ilçe Jandarma komutanlığının soruşturma başlattığı öğrenildi.
www.mardinlife.com

Mardin Ormanına Kavuşuyor…

Mardin Çevre ve Orman Müdürlüğü tarafından son 3 yılda başlatılan ağaçlandırma hamlesi ile yaklaşık 3 bin 500 hektar alanın tamamına 5 milyondan fazla fidan dikiminin yapıldığı açıklandı.
http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/mardinlifeorman.jpg
Tarihi 7 bin yıllık Mardin kentinde ağaç sevgisinin aşılanması için başlatılan çalışmaların yavaş yavaş amacına ulaşıyor. Ova köylülerin sıcaktan yana tembel davrandığı ve ağaç dikimine fazla önem vermediği, dağ köylülerin ise aksine daha çok ağaç dikimine katkı sağlamak için ilgili kamu kurum ve kuruluşlarla güç birliği içinde olduğu belirtildi.

Mardin Çevre ve Orman Müdürü Fahrettin Ay, 2006 yılından beri yörede sürdürdükleri ağaçlandırma çalışmaları ile Mardin’e geniş bir ormanlık alan kazandırdıklarını söyledi.

Müdür Ay, son 3 yılda çeşitli kurumlarla koordineli olmak üzere kurum çalışanları ile birlikte yaklaşık 3 bin 500 hektarlık sarp çıplak dağlara çam fidanı olmak üzere çeşitli yapraklı ağaç ve meyve fidanı olmak üzere 5 milyon adetten fazla ağaç dikiminin yapıldığını belirterek, “Yapılan ağaçlandırma ile bitki örtüsü de büyük ölçüde bu alanlarda kendini yeniledi. Hedefimiz Mardin’i ormanı ile daha da güzelleştirmek ve bu yönde ufkunu açmaktır. Bu nedenle tüm vatandaşlarımızdan ve okullarda öğrenim gören öğrencilerden ağaç dikilmesini ve ağaç sevgisini tüm aile bireylerine yayılmasını istiyoruz. Okullarla bu yönde ciddi atılımlarımız var. Bunların meyvesini de yavaş yavaş alıyoruz. Mesela kurum olarak biz Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı Bilge ile Çankaya köyleri arasındaki geniş bir alanda yaptığımız ağaçlandırmanın bugün semeresini almanın büyük mutluluğunu yaşıyoruz. Bu tür örnek ormanlık alanlarımızın çoğalması için el ve gönül birliği içinde çalışmamız gerekiyor. Yarınımızın teminatı olan çocuklarımıza daha temiz bir doğa ile çevre kazandırmamız için bu çalışmaların artarak devamını umut ediyoruz” dedi.

Mardin Artuklu Üniversitesi’nin 4 bin metrekarelik yerleşke alanı içine 300 bin liraya (milyar) mal olması gereken 75 adet çam fidanı, 15 bin yapraklı, 10 bini ise meşe palamudu olmak üzere 100 bin liraya mal ettiklerini bu alanın tamamının ağaçlandırıldığını sözlerine ekleyen Müdür Ay, herkesi ağaç dikmeye ve ormanına sahip çıkmaya da davet ettiğini sözlerine ekledi.

Ekrem Arslan'ın Özel Haberi
www.mardinlife.com

Telekom’dan E-Orman’a İlk Fidan

Türk Telekom Mardin Başmüdürlüğünce, Mardin Artuklu Üniversitesi Kampus alanı içinde kalan geniş bir alanda 500 adet kızılçam fidanını törenle dikti.
http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/mardinlifeeorman.jpg
Türk Telekom Mardin Başmüdürlüğünce, Mardin Artuklu Üniversitesi Kampus alanı içinde kalan geniş bir alanda 500 adet kızılçam fidanını törenle dikti.

Mardin Türk Telekom Başmüdür Vekili Kenan Oktay, kurumlarının yurt çapında başlattığı ağaçlandırma seferberliğine tarihi Mardin kentinde de gerçekleştirdiklerini söyledi. Mardin Çevre ve Orman Müdürü Fahrettin Ay, Telekom çalışanları ile birlikte Mardin Diyarbakır karayolunun 7’nci kilometresinin batı kesimine düşen 75 dönümlük bir alan üzerinde dikilmesine karar alanın E ormanla ilgili çalışmayı törenle başlattı.

Mardin Artuklu Üniversitesi kampus alını içinde alan 75 dönümlük arazide 500 adet kızılçam fidanı diken Mardin Çevre ve Orman Müdürü Fahrettin Ay, daha önce de kurumun kendi ağaçlandırdığı ormanlığı ile birlikte bugüne kadar 5411 ağaç dikiminin gerçekleştirildiğini söyledi.

Mardin Çevre ve Orman Müdürü Fahrettin Ay, Türk Telekom ile birlikte gerçekleştirdikleri ağaçlandırma seferberliği ile daha bir çok alana fidan dikiminin süreceğini de söylerine ekledi.

Mardin Türk Telekom Başmüdür Vekili Kenan Oktay da, Türk Telekom Genel Müdürlüğünün başlattığı ağaçlandırma seferberliğine kurum olarak tarihi kente de büyük bir katılımla iştirak ettiklerine belirterek, “E orman adını verdiğimiz yeni ağaçlandırma hamlesi ile kağıt faturalar yerine elektronik ortamda düzenlenen E fatura ile kağıt israfını önlemeyi amaçlıyoruz. Birkaç yılda bu alandaki ağaçlandırma sahalarımızı her yıl katlayarak sürdürmeyi amaçlıyoruz” dedi.

Mardin’de görev yapan ulusal gazete ve televizyon temsilcilerinin de katıldığı E orman sahasında kızılçam fidanı, Telekom çalışanları ve Mardin Çevre ve Orman Müdürlüğü ekipleri ile birlikte gerçekleştirildi.
Ekrem Arslan
www.mardinlife.com

Vali'den Turizm İşletmecilerine Uyarı

Turizm İşletmecileri ile birlikte Erdoba Konaklarında bir araya gelen Mardin Valisi Hasan Duruer, turizm sezonunun açılması ile birlikte kendilerine turizm konusunda yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi vererek kendilerine turizm konusunda da uyarılarda bulundu.
http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/mardinlifetvali.jpg
Turizm İşletmecileri ile birlikte Erdoba Konaklarında bir araya gelen Mardin Valisi Hasan Duruer, turizm sezonunun açılması ile birlikte kendilerine turizm konusunda yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi vererek kendilerine turizm konusunda da uyarılarda bulundu.

Vali Hasan Duruer, Erdoba Konaklarındaki toplantı salonunda Vali Yardımcısı Murat Girgin ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Davut Beliktay ile birlikte iki saate yakın süren bir toplantı yaptı. Toplantıda Mardin ve ilçelerinin sahip olduğu turizm potansiyeli, turizmi geliştirmeye yönelik olarak yürütülen çalışmalar ve karşılaşılan sorunlar ele alındı. Turizm sezonunun başlaması ile birlikte toplantıya katılan turizmcilerin kendi sorunlarını da masaya yatırmasını sağlayan Vali Duruer, turizm işletmecilerinin kendi aralarında bir güç birliği oluşturmadığı sürece başarılı olamayacağı vurgusunu yaptı.

“Turizm için Valilik olarak seferber olduk”

Tarihi kentte çarpık yapılaşmaya karşı başlattıkları çalışmalar da hakkında veren Vali Duruer, tarihi ve mimari dokunun geçmiş dönemlerde betonarme yapılarla kirletildiğini dikkat çekti.

Kentin tarihi selületini ortaya çıkarmak için valilik olarak seferber olduklarını anlatan Vali Duruer, turizmde maalesef arzu edilen seviyenin çok altında olduğunu da kaydetti.

Vali Duruer, yaptığı konuşmasında sık sık İnanç Turizmi konusuna değinerek, “İnanç ve kültür turizmi tüm dünyada giderek önem kazanıyor. Türkiye’de inanç turizmi ile ilgili en gözde mekanlar Mardin’de bulunuyor. Buradaki hoşgörü ortamını pazarlayabilirsek değil Türkiye’nin bütün dünyanın önemli inanç merkezlerinden biri oluruz. Burada çok önemli potansiyeller var ve bu potansiyelleri en iyi şekilde değerlendirebilme adına yapılaması gereken çok ciddi çalışmalar var. İnanç Turizmi alanındaki girişimlerimizi uluslararası boyuta taşıyacağız. Yapacağımız çalışmalarla tarihi kenti inanç turizminden hak ettiği payı almasını hedefliyoruz.” dedi.

“Turizmi, 12 aya yaymamız lazım”

Vali Duruer, Mardin’de turizmin sadece dört ayla sınırlı olduğunu hatırlatarak, öncelikli hedeflerinin, turizmi 12 aya yaymak olduğunu vurguladı.

İnsanların artık deniz turizminden bıktığını ve tarih turizmine yöneldiğini işaret eden Duruer, tarihi kente gelecek olan turistlere verilecek hizmetin önemli olduğunu dikkat çekerek, “Turizmin vazgeçilmezi güzel, temiz bir çevre ve turistin rahat edebileceği bir ortamın yaratılmasıdır. Bu konuda başta turizm işletmeciler olmak üzere Mardin esnafı ve halkına büyük görevler düşüyor. Burada turistlere verilecek daha fazla hizmet, daha çok geliri, daha fazla gelir de bölgenin daha çok kalkınmasına vesile olacaktır. Öncelikli olarak temiz bir çevre ve turisti memnun edecek konaklama mekânlarının yerini alması gerekir. İl merkezi ve ilçelerde yeterli sayıda yatak kapasitesine sahip değiliz. Turistler memnuniyetini az kişiye, memnuniyetsizliğini ise çok kişiye söyler. Bu söylemlerde fiskos gazeteciliği sayesinde buraya gelmeyi düşünen turistlerin önüne geçebilir. Buna çok dikkat etmemiz lazım. Turizm sezonuna iyi başlamak ve iyi sürdürmek lazım. Mardin adeta çöplük içinde yaşayan bir elmas değerinde. Kendi tarihi geçmişine ve yapısına uygun olmayan bir kirlilik içinde yüzüyor. Kenti bu kirlilikten kurtarmak için bugüne kadar 500’e yakın kamyon çöpü il dışında çıkardık. Görevine yeni başlayan belediye başkanı ile işbirliği içinde çalışarak bu kirliliği en kısa sürede ortadan kaldıracağız. Bu konuda esnafımızdan, turizmcilerden ve halkımızdan destek istiyoruz.''diye konuştu.

Son yıllarda tarihi kentte çekilen dizi, belgesel ve filmlerle Mardin’in adeta tabibi bir film platosuna dönüştüğünü kaydeden Duruer, kentin güzelleştirilmesi için yaptıkları çalışmalar hakkında bilgilere vererek şehir giriş ve çıkışlarında orta refüjlere binlerce ağaç dikildiğini sözlerine ekledi.

“Güç birliği yapmamız lazım”

Toplantı sonunda turizm işletmecileri de karşılaştıkları sorunları Vali Duruer’e aktarırken kendisine turizme olan yakın ilgisinden dolayı teşekkür ettiler. Toplantıda söz alan Artuklu Kervansarayı sahibi Sabahattin Evrensel, başarılı olmak için bütün turizmcilerin bir işbirliği içinde olması gerektiğini anlatarak, “Turizm ile uğraşan bizler kendi otelimizi ve işyerlerimizi turistin istediği ve rahat edebileceği şekilde düzenlememiz ve hizmet yapmanız lazım.”şeklinde konuştu.

“İnanç turizm destinasyonu ilan edilsin”

Toplantıda Nezirhan Tesisleri Genel Müdürü Aziz Devrimci, kentin tanıtımında önceliğin Mardin merkezin yanında ilçelere de yer verilmesi gerektiğini belirterek, otellerinin bölgede açılan ilk mekan olduğunu ve zamanında boş yer bulunmayan otellerinin bugün ise eksi günlerini aradığını söyledi. Otelin batısında yer alan ve Hıristiyan cemaati içinde Antakya’daki Saint Pierre Kilisesi kadar değerli olan Mor Evgin Manastırının bulunduğu köye elektrik ve su şebekesinin çekilmesini isteyen Devrimci, Nusaybin’deki Mor Yakup Kilisesi ile Zeynel Abidin Camisinin de yer aldığı Mardin’de bir inanç turizm destinasyonunun ilan edilmesi gerektiğini söyledi.

Toplantıda turizm sezonunu dört ay sınırından kurtarıp 12 aya dağıtmaları gerektiğini vurgulayan Cercis Murat Konağı sahibi Ebru Baybara ise bunu başaramadıkları müddetçe de Mardin’e yatırım yapan işletmeciler olarak gelir elde etmelerinin imkansız olduğunu sözlerine ekledi.

Toplantı sonunda turizmcilere sorunlarına çözüm bulabilecek ve birlikte hareket edebilecekleri bir derneği ne kısa zamanda kurmaları tavsiyesinde bulunan Vali Duruer, kendilerinden 18 Nisan 2009 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın da katılacağı ve Mardin’inde iki gün boyunca düzenlenecek olan TURSAB toplantılarına katılmalarını istedi.
Nezir Güneş
www.mardinlife.com

Vali Duruer Kros Parkurunu Gezdi.

Mardin’e atandığından beri dur durak bilmeden çalışan Vali Duruer, hafta sonunda kendisinin talimatıyla düzenlenen Atatürk Parkındaki Kros Parkurunda yürüyüş yaptı.
http://www.mardin.gov.tr/haber/resim/kosuparkuru.gif
Yürüyüşe Vali Yardımcısı Yavuz Selim Süzer, Atletizm Spor Kulübü Başkanı ve Milli Atlet Münir Cura ile kulüpten 40 öğrenci katıldı. Beraberindekilerle 2.500 metrelik parkuru bir sporcu kondisyonuyla yürüyen Vali Duruer, daha sonra eski Devlet Hastanesi yanındaki Mardin Atletizm Spor Kulübü Binasına geçerek Kulüp Başkanı Münir Cura’ dan çalışmaları hakkında bilgi aldı. Faaliyetleri ve kulübü hakkında Vali Duruer’e bilgi sunan Başkan Cura: “Atletizm Spor Kulübü olarak bize her türlü destekte bulunan Sayın Valimize sonsuz teşekkürlerimizi sunuyor, ulusal ve uluslar arası başarılar için çalışarak elimizden gelen gayreti göstereceğimize söz veriyoruz” dedi.

Mardin Kalesi Bilimsel Danışma Kurulu Mardin’de İncelemelerde Bulundu.

http://www.mardin.gov.tr/haber/resim/kalerestorasyon.gif
Mardin Kalesi’nin üzerinde bulunan ve tehlike arz eden kayalarda gerekli koruma ve iyileştirme önlemlerinin acilen alınmasına yönelik “Mardin Kalesi Bilimsel Danışma Kurulu” Mardin’de çeşitli incelemelerde bulundu.

3-5 Nisan 2009 tarihinde Mardin Valiliğinde Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Ökkaş DAĞLIOĞLU başkanlığında “Mardin Kalesi Bilimsel Danışma Kurulu” oluşturuldu ve Mardin Kültür ve Turizm Müdürü Davut Beliktay’ın rehberliğinde Mardin kalesi gezildi.

Yağışların yoğun olması nedeniyle artan tehlikenin önlenebilmesi amacıyla, anılan kaleye ilişkin proje yaklaşık maliyetlerinin hazırlanması ve uygulamasına yönelik çalışmalara bir an önce başlanabilmesi için toplantı yapıldığını ifade eden Kültür ve Turizm Müdürü Beliktay, “ Valimiz Sayın Hasan Duruer’ in konuya ilişkin hassasiyetleri ve bu çerçevede oluşturulan Kurul, umarım en kısa zamanda Mardin Kalesinin tahrip olan kısımlarının kurtarılması konusunda büyük mesafeler kat eder. Bütün çabamız, kalemizi her türlü olumsuz etkilere karşı koruyarak, tarihe tanıklık eden bu devasa yapıyı gelecek nesillere bırakabilmektir. “dedi.

Toplantıda acil, orta ve uzun vadede yapılması gereken işler ele alınırken, Milli Savunma Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ve Mardin Valiliği arasında protokol imzalanmasına karar verildi.

6 Nisan 2009

Demirel Göreve Başladı

Mardin’in Derik ilçesinde seçimleri kazanan DTP'li Çağlar Demirel, İlçe seçim kulundan mazbatasını alarak göreve başladı.
http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/mardinlifederikiy.jpg
Derik'te 29 Mart Yerel seçimlerde oy kullanan 8055 seçmenden 6.143'nün oyunu alarak ipi göğüslemeyi başaran DTP 'li Belediye Başkanı Çağlar Demirel, partililerinin sevgi gösterileri altında makamına oturdu.

Yeni başkan Çağlar Demirel ile belediye meclis üyeleri, DTP İl Başkanı Hilmi Öncü ve beraberindeki partililerle birlikte toplu olarak ilçe seçim kurulu’na giderek mazbatalarını aldılar.

İlçe Seçim kurulundan çıkan Demirel, davul –zurna eşliğinde karşılandı. Demirel, belediye binasının önünde toplanan kalabalığı selamladıktan sonra bir konuşma yaptı. 29 Mart yerel seçimlerinde halkın hür iradesinin sandığa yansıdığını anlatan Demirel, "Derik halkının gösterdiği başarı taktire şayandır. Bu seçimde de görüldü ki barış ve demokrasi galip geldi. Bu ilçeyi hak ettiği hizmetlere kavuşturmak için hepimiz birlikte hareket ederek el birliği ile çalışacağız. Asıl büyük projemiz ise Demokratik Toplum Partimizin temel felsefesi olan barış ve kardeşlik politikasını hayata geçirmektir. Bu konuda halktan büyük destek aldık." dedi.

Derik seninle gurur duyuyor, en büyük başkan bizim başkan" şeklinde atılan sloganlar eşliğinde makamına geçen yeni başkan Çağlar Demirel, tebrikleri kabul ederken Derik tarihinin de ikinci bayan başkanı olma ünvanıyla göreve başlamış oldu.
Emrullah Karakaş-Derik

Demir eksikliğinin sonuçları...

http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/854820081222060554990.jpg
Çocuklarda iştahsızlığa, huzursuzluğa, uyku düzensizliğine, ilerlemiş haliyle zeka parametrelerinde düşüşe neden olan demir eksikliği, ilerleyen yaşlarda kalıcı hastalıkları da beraberinde getiriyor.

Çocuklarda özellikle 6 ay ve 1.5 yaş arasında demir eksikliğine rastlandığını ve demir eksikliğinin genellikle ek gıdalara başlanma döneminde görüldüğüne dikkat çeken uzmanlar, "Mutlaka beslenmede ebeveynler dikkatli olmalı" uyarısında bulunuyor.

Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Özcan, çocuklarda ek gıdalara geçiş döneminde anne sütünün az verilmesi ve ek gıdaların da yeterli oranda tüketilmemesi dolayısıyla demir eksikliğinin ortaya çıktığını kaydetti. Uzm. Dr. Özcan, çocuğun ek gıdalara geçtikten sonra da bu gıdaları yeterince tüketmemesinin ve fazla oranda süt içmesinin demir eksikliğine neden olduğunu, çocuklara bu nedenle günde yarım litreden fazla süt verilmemesi gerektiğini dile getirdi. Özcan, "Demir eksikliği çocuklarda iştahsızlığa, huzursuzluğa, uyku düzensizliğine, ilerlemiş haliyle ise zeka parametrelerinde düşüşe neden olabilir. Demir eksikliği bulunan çocuğun zayıf olması gerekmiyor. Çocuk aldığı bazı gıdalardan dolayı kilolu olabilir ancak çocukta yine de demir eksikliği görülebilir. Doktor tarafından demir eksikliği olduğu tespit edilen çocuğa, bu ihtiyacını karşılaması için demir takviyesi yapılır. Ailelerin de çeşitli gıdalarla bu eksikliğin giderilmesine destek olabileceği unutulmamalı. 7 ve 8. aydan itibaren çocuklara demir eksikliğine karşı belirli oranda kırmızı et, mercimek ve pekmez verilebileceğini, bu yiyeceklerin çocuğun demir eksikliğini gidermesi açısından önemli olduğunu anneler iyi bilmeli." dedi.

(CİHAN)
www.haber7.com

Kanser riskine karşı 10 basit önlem

http://medya.zaman.com.tr/2009/04/04/risk.jpg
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2030 yılında insan ölümlerinin çoğu kanser sebebiyle gerçekleşecek. Veriler kansere yakalanan insan sayısını 24 milyon, kanser nedeniyle ölen insan sayısını 17 milyon, kanserle yaşayan insan sayısını ise 75 milyon olarak öngörüyor.

Geçmiş verilere bakıldığında kanser sıklığında yüzde 100 artış bekleniyor. Bu artıştan en çok da ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkeler etkilenecek. Ülkemizde 1-7 Nisan arası Kanser Haftası olarak belirlendi. Bu vesileyle kanserin erken teşhisi ve kanserden korunma yolları hakkında bilgilerinizi pekiştirmenizde yarar var.

1. Sigarayı bırakın

"Dumansız Hava Projesi"ni destekleyin. Sadece sigarayı bırakarak yaşamınıza 10 yıl katabilirsiniz. Bu yıl kendiniz için bir adım atın, sigarayı bırakmak için çaba gösterin, profesyonel bir yardım alın ve dumansız bir hava sahası oluşturun.

2. Sağlık taramanızı aksatmayın

Yıllık check-up programlarınızı ertelemeyin. Kadın ve erkeğe yönelik tarama testlerinizi mutlaka yaptırın. Unutmayın ki; bazı kanser türleri erken saptandığında yüzde 90 ve üzerinde oranla tamamen yok edilebiliyor. Ailesinde kanser hastası olan, belli bir yaşın üstündeki bireylerin belirlenerek daha titiz incelemelerin yapılması gerekiyor.

3. Fazla kilolardan kurtulun

Fazla kilo rahim, kolon, göğüs, yemek borusu ve böbrek kanseri riskini artırıyor. Yüzde 10 kilo kaybı ise kişiyi yüzde 50'lere varan oranda kanser riskinden koruyor. Akdeniz tipi diyetin sağlıklı olduğu giderek daha iyi anlaşılıyor. Zeytinyağı, yeşil gıdalar, taze ve işlemden geçirilmemiş ürünler, bol lifli beslenme her tip kanseri engelleyebilir. Yüksek kalorili, yağ içeriği zengin, lifi düşük beslenme, özellikle mide ve bağırsak kanseri açısından risk oluşturuyor.

4. Aktif olun

Kanserden korunmanın en iyi yollarından biri de aktif bir yaşam tarzıdır. Günde 10 bin adım felsefesi hareketli bir yaşam için öneriliyor. 5 gün boyunca 30 dakika yapılan egzersizle ciddi anlamda kanserden korunabilirsiniz.

5. Yeşil gıdaları artırın

Yapılan çalışmalar haftada 3 veya 4 kez salata yenmesinin sigaraya bağlı akciğer kanseri riskini azalttığını gösteriyor. Çünkü yeşil sebzelerde hücre tamirinde görev alan antioksidan moleküller bol miktarda var.

6. Alkolden uzak durun

7. Yiyeceklerinizi renklendirin

Son yıllarda yapılan bir çalışma sebzelere ve meyvelere kırmızı, mor ve mavi rengini veren antosiyanin adı verilen maddenin kolon kanseri riskini azaltıyor.

8. Kırmızı eti azaltıp, beyaz ete yönelin

Kırmızı et, içerdiği yüksek yağ oranıyla damar sertliği ve birçok kronik hastalığa neden olur. Beyaz et tüketimi sağlıklı bir tercihtir. Yüksek hayvansal yağ tüketimi kansere yol açar.

9. Güneş ışığından korunun

Cilt kanseri en sık görülen, ama bunun yanında en sık önlenebilen kanser türleri arasındadır. Güneş ışığı içerdiği ultraviyole ışınlarla cilde zararlı olduğundan çok güneş alan bölgelerin özellikle baş ve boyun bölgesinin ciddi şekilde korunması gerekiyor. Kremler, gözlükler ve şapkalarla UV ışınlarından korunabilirsiniz.

10. Emzirin

Bütün anne adaylarına duyurulur! Bebeğinizi ne kadar uzun süre emzirirseniz, o kadar daha az meme kanserine yakalanırsınız.
YAZI UZ. DR. İSMAİL YAĞIZ

Hasan Anuk'a Obama Daveti

Başkan Obama’nın TBMM’de yapacağı tarihi konuşma için Güneydoğu Anadolu Bölgesin'deki STK temsilcilerinden sadece Sakatlar Derneği Başkanı Hasan Anuk davet edildi.
http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/mardinlifehanuk.jpg
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero'nun eş başkanlığında BM nezninde yürütülen Medeniyetler İttifakı'nın İstanbul'da yapılacak 2. Forumu'na katılmak üzere Türkiye'ye gelen Başkan Obama’nın Pazartesi günü TBMM’de yapacağı tarihi konuşma için Güneydoğu Anadolu Bölgesin'deki STK temsilcilerinden sadece Sakatlar Derneği Başkanı Hasan Anuk davet edildi.

TBMM’de Obama hazırlıkları sürüyor. Meclis bürokrasinin üst üste yaptığı toplantılarla, Obama’nın gelişi, Meclis Başkanı Köksal Toptan ve muhalefet liderleriyle yapacağı görüşmeler ile Genel Kurul konuşmasını içeren TBMM programı neredeyse saniye saniye planlanıyor. Obama ile G-20 zirvesinin yapıldığı Londra’dan, NATO zirvesine katılmak üzere Strasbourg’a giderken uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Beyaz Saray Sözcüsü Robert Gibbs, Başkan Barack Obama’nın Türkiye ziyaretinin amacının, “önemli bir ilişkiyi güçlendirmek” olduğunu söyledi.

Beyaz Saray: Uzun konuşacak

Obama’nın, TBMM’de yapacağı konuşmanın, birkaç dakikalık bir sesleniş mi yoksa uzun bir konuşma mı olacağı sorusu üzerine de Gibbs, “Benim izlenimim uzun bir konuşma yapacağı yönünde. Ama Başkan’ın metin yazarlarına sormam lazım” dedi. Obama’nın TBMM’de 45 dakika konuşması bekleniyor. Obama’nın korumaları ya da özel ajanlar Genel Kurul’a girmeyecek. Ancak Obama’nın çalışma ekibinden bazı isimler komisyon sıralarında oturabilecek.

Hasan Anuk da davetli

Bu tarihi konuşma için çok geniş bir kesime de davetiye gitti. A tipi protokol ile ağırlanacak Obama için TBMM’nin yapacağı özel oturuma tüm eski Cumhurbaşkanları (Kenan Evren, Süleyman Demirel, Ahmet Necdet Sezer), eski Başbakanlar (Yıldırım Akbulut , Necmettin Erbakan, Tansu Çiller), eski TBMM Başkanları (Hüsamettin Cindoruk, İsmet Sezgin, Ömer İzgi, Necmettin Karaduman, Kaya Erdem), Ankara’daki büyükelçiler davet edildi. TBMM ayrıca TÜSİAD, TOBB, TİSK, Türk-İş, Memur-Sen, Alevi Bektaşi Federasyonu gibi meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve sendikaları da bu özel oturum için Meclis’e davet etti. Konuşmaya Mardin'den ise Sakatlar Derneği Başkanı Hasan Anuk davet edildi. Obama'nın konuşması için yapılan davetten son dakikada haberi olan Anuk Ankara uçağı ile Ankara'ya gitti.

Davet konusunda açıklamalarda bulunan Anuk, "Sayın Obama'nın meclisde yapacağı konuşma için Ankara'yadavet edilmem beni çok gururlandırdı. Sakatlar Derneği olarak ABD Başkanını tarafından onurlandırılmamız bizi hayki memnun etti. Yaptığımız çalışmalardan dolayı her ne kadar Türkiye'de bir değer verilmeyip dikkate alınmıyorsak da ABD tarafından dikkate alınmamız anlamlı bir davranış."dedi.

Clinton’ın tercümanı Egemen Bağış’tı

TBMM, 17’si kadrolu 6’sı sözleşmeli olmak üzere 23 tercümanı olmasına karşın, bu özel konuğu için dışarıdan “tercümanlık” hizmeti alacak. TBMM Genel Kurulu’nda karşılanış ve uğurlanışı sırasında yapılacak Türkçe konuşmaları Obama’ya, çevirmenlik konusunda Türkiye’nin en önde isimleri arasında yer alan Enterkon Şirketi’nden Seher Kumbaroğlu İngilizce olarak çevirecek. TBMM’de konuşan ilk ABD Başkanı Bill Clinton olmuştu. Clinton’ın 15 Kasım 1999’da TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı yaklaşık 25 dakikalık konuşmayı o dönem ABD’de yeminli tercümanlık da yapan ve aynı zamanda Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu Başkanı olan Egemen Bağış çevirdi. 10 yıl önce özel kabinden Clinton’un konuşmasını tercüme eden Egemen Bağış, TBMM Genel Kurulu’na hitap edecek 2. ABD Başkanı olacak Barack Obama’yı ise kabine sırasından dinleyecek.

29

Obama TBMM’de konuşan 29. yabancı olacak. TBMM Genel Kurulu’nda bugüne kadar 28 ülkenin devlet ve hükümet başkanları ya da parlamento başkanları konuştu. Meclis’te en fazla konuşan lider, KKTC’nin eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş oldu.

Bu arada Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamada, ABD Başkanı Barack Obama'nın Türkiye ziyareti çerçevesinde, "yarım yüzyılı aşan bir süredir hayati konularda dayanışma içinde bulunmuş iki müttefik ve stratejik ortak olan Türkiye ve ABD arasındaki ikili ilişkiler" ile "her iki ülkenin esasen ortak gündeminde yer alan öncelikli bölgesel ve küresel meselelerin" görüşüleceği bildirildi.

6-7 Nisan'da eşiyle birlikte Türkiye'ye gelecek olan ABD Başkanı Barack Obama’nın programı netleşti. Obama Türkiye’ye gelen 5. ABD Başkanı olacak ve Türkiye’de 2 gün kalacak.

5 Nisan Pazar akşamı Ankara’da olması beklenen Obama’nın, 6 Nisan’da Ankara’da yapacağı temaslar önemli olacak. ABD Başkanı Anıtkabir’i ziyaret edecek, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le bir araya gelecek, Meclis Genel Kurulu’nda Genel Kurul’a hitap edecek ve burada vereceği mesajlar önemli olacak. Obama, daha sonra Başbakan Erdoğan ile Başbakanlık Resmi Konutu’nda bir araya gelecek, first lady’ler Emine Erdoğan ile Michelle Obama da yine resmi konutta görüşecek.

İstanbul’a geçecek

Bu görüşmelerin ardından, Erdoğan ile Obama Medeniyetler Forumu Toplantısı’na katılmak için İstanbul’a geçecekler. İkilinin aynı uçakla İstanbul'a gitmesi planlanıyor ancak hangi liderin uçağının kullanılacağı henüz netlik kazanmadı. 7 Nisan Salı günü İstanbul'da, Erdoğan'ın onuruna vereceği öğlen yemeğine ve ardından Boğaz Turu’na katılacak olan Obama, Başbakan Erdoğan ile birlikte bir basın toplantısı düzenleyecek. Burada, Müslüman dünyasına vereceği mesajlar merakla bekleniyor.

Güvenlik önlemleri

Öte yandan, Obama’nın ziyareti esnasında hem Ankara hem de İstanbul’da geniş güvenlik önlemleri alınacak. Ankara’da 10 binin üzerinde polisin izinleri kaldırılacak. Esenboğa Havaalanı’nda herhangi bir açıklama yapması beklenmeyen ABD Başkanı, buradan bir eskort eşliğinde ayrılacak ve seyredeceği güzergaha çevik kuvvet ile özel harekat birlikleri yerleştirilecek. Hangi güzergahın kullanılacağı ise son anda netleşecek.

Ele alınacak konular

Ziyarette hangi konuların ele alınacağı da netleşmeye başladı. Öncelikli olarak Irak’la ilgili gelişmeler konuşulacak. ABD askerlerinin Irak’tan çekilmesi ve Türkiye’den herhangi bir talep olup olmayacağı merak edilen konular arasında. Terörle ilgili işbirliği, Irak’a ilişkin son durum, özellikle PKK’ya silah bırakma çağrılarının yapılacağı bir dönemde yapılacak bu ziyareti önemli kılıyor.

Soykırım iddiaları da ele alınacak

Ele alınacak başlıklardan bir diğeri ise Ermeni soykırımı iddiaları. Bilindiği gibi, Obama’nın 1915 olaylarından ‘soykırım’ olarak bahsedip bahsetmeyeceği henüz netlik kazanmadı. Özellikle, Türkiye-Ermenistan ilişkilerini normalleştirilmesi konusunda ABD yönetiminin mesajlar vermesi bekleniyor. Başbakan da, Türkiye’nin görüşlerini ilk ağızdan aktaracak. Bunun dışında Kıbrıs, Türkiye’nin AB üyelik süreci, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler, ticaret hacminin artırılması, küresel kriz ve IMF ile ilişkiler de görüşmelerde yer bulacak. Ayrıca, Ortadoğu ile İran, Suriye konuları da ele alınacak başlıklar arasında.

Davutoğlu: Tarihi dönemeç

Başbakan Erdoğan'ın Dış Politika Danışmanı Ahmet Davutoğlu, Türk-Amerikan ilişkilerinin tarihi bir uzlaşma döneminde olduğunu söyledi. Davutoğlu, "Başkan Obama'nın Türkiye'ye gelme kararı da bu tarihi dönemin bir göstergesi" dedi.

Washington'da temaslarda bulunan Davutoğlu, Obama Yönetimi'nin Ermeni iddiaları konusundaki tutumunun da görüşmelerde ele alındığını belirtti ve bu konunun ilişkilerdeki olumlu seyri bozamayacağını ifade etti.
Ajanslar / Nezir Güneş
www.mardinlife.com

Amerika'dan Mardin standına yoğun ilgi

Amerika'nın en büyük şehirlerinden Los Angeles'ta yapılan "Anadolu Kültür ve Yemek Festivali"ndeki Mardin Standı yoğun ziyaretçi akınına uğruyor.
http://resimler.haberler.com/haber/043/turkler-bugune-kadar-turkler-suskundu-ama-bugun_o.jpg
Pacifica Enstitüsü tarafından bir yıldan fazla zaman süren hazırlık çalışmalarından sonra düzenlenen ve Los Angeles da bulunan İstanbul-Amerikan Ermeni Birliği tarafından da desteklenen "Anadolu Kültür ve Yemek Festivali" geçtiğimiz Perşembe günü başladı ve dört günü boyunca da devam etti. Hafta içi biraz sakin geçen festivalin ilk iki gününün aksine Cumartesi günü ziyaretçi akınına uğradı.

Yalnızca festivalin üçüncü gününde 20 bine yakın insanın geldiği kutlamaya Suriyeli, Afganistanlı, Danimarkalı, Meksikalı, Güney Koreli, Şilili, Perulu, Amerikalı ve daha birçok farklı milletlerden ziyaretçiler akın ederken özellikle Ermeni ve Süryanilerin büyük ilgisi dikkatlerden kaçmadı. Los Angeles da dünyanın dört bir yanından milletlerin buluşmasına ev sahipliği yapan Anadolu Festivali, birbirinden güzel aktiviteler ile gün boyu ziyaretçilerin akınına uğradı. Fuara birkaç saatliğine gelen ziyaretçiler, alandan karşılaştıkları manzara karşısında etkinliğin son dakikasına kadar alanı terk etmediler.

Tasavvuf musikisinden Mardin türkülerine, Van halk oyunlarından Kafkas danslarına, Mehter Takımı konserinden Mardin Süryani topluluğunun ilahi konserlerine, Yunan Sirtaki oyunlarından sema gösterilerine, günde beş vakit okunan ezanlardan ebru, hat, bakır, taş, odun işletmeciliği gösterilerine kadar Anadolu'ya ait birçok zenginlik Los Angeles'ın hemen yanı başındaki Ornage County'de adeta da dünyaya tanıtıldı. Amerikan basının ilgi göstermesinin yanı sıra Güney Kore, Los Angeles'da yayın yapan Ermeni televizyonları ile başka etnik gruplara ait yerel kanallarda festivalde çekim yaptılar.

Bugüne kadar Türkiye dışında yapılmış en büyük Türk festivali olan Anadolu Kültür ve Yemek Festivali, yalnızca büyüklüğü ile değil katılımcı sayısı ve içinde bulundurduğu zenginlikle de bir ilk olmayı başardı. Van, Mardin, İstanbul, Antalya ile Konya şehirlerinin tarihi, tabii ve kültürel zenginliklerinin dev maket görüntülerinin yanı sıra Kapalı Çarşı'nın İstanbul'dan adeta koparılıp getirilmiş devasa maketi içinde kurulan yüz kadar yemek ve hediyelik eşya dükkanları gün boyunca ziyaretçilerin ilgi odağı oldu.

Özellikle yiyecek bölümlerinde festivalin açılışından kapanışına kadar katılımcıların uzun kuyruk oluşturması dikkat çekerken, birçok reyonda yemeklerin tükendiği gözlendi. Maraş dondurmasının tadına hayran kalanlar ellerinde külahlarla fotoğraf çektirmeleri de festivalin renkliliğine delil niteliğindeydi.

"SARI GELİN" TÜRKÇE VE ERMENİCE SÖYLENDİ, DİNLEYENLERİ AĞLATTI

Van'dan getirilen ve bir buçuk yaşında olan "Boncuk" isimli kedinin binlerce kare fotoğrafı çekilirken, özellikle Van ve Mardin şehri bölümlerine Ermeniler ile Süryanilerin yoğun ilgi gösterip halaylara katıldıkları, birlikte türkülere eşlik ettikleri manzara görülmeye değerdi. Süryani ve Ermenilerin Van ve Mardin'den gelen müzik ve halk oyunları ekibinin her küçük konserinin ardından "devam edin, yıllardır özlemini duyduğumuz bu anı bize çok görmeyin, devamın edin lütfen" diye yakınmaları duygu yüklü anların yaşanmasına vesile oldu.

Van ekibiyle gelen ses sanatçısı Yusuf Sâhik'in "Sarı Gelin" türküsünü Ermenice ve Türkçe söylenmesi ise meydanda bulunan yüzlerce kişi tarafından gözyaşları içinde dinlendi. "Sarı Gelin" türküsünü Ermenice ve Türkçe okuyan Yusuf Sâhik, "Türkülerimiz kardeş" sözü yine izleyicilerden büyük alkış aldı. "Mardin Kapı" türküsü ile Van'dan gelen halk oyunları ekibiyle halaya duran Ermeni, Süryani, Latin Amerikalı, Amerikalı ve Türkler kelimenin tam anlamı ile milletler arasında barış köprülerinin halkasını oluşturdu.

Konya bölgesinde sema gösterisi İstanbul'da Mehter Takımı'nın konseri, Antalya Aspendos dev maketinin önünde Yunanlıların "Sirtaki" halk oyunları yine ilgi çeken etkinliklerden bazılarıydı. Festivalin diğer dikkat çeken etkinliklerden birisi de yüz seneyi aşkın bir süre önce Amerika'ya gelmiş Kafkas Türkleri torunlarının "Kafkas Dansları" gösterisiydi. Genç Kafkas Türkleri sahneledikleri Kafkas dansları ile bu milletin zarafetini, inceliğini ve aynı zamanda keskin bıçak oluşlarını anlatır nitelikteydi.

Üçüncü günün kapanışı da muhteşem oldu. Akşam saatinde sahne alan ünlü sanatçı Ömer Faruk Tekbilek ve ekip arkadaşları söyledikleri ilahi ve türkülerle festivale ayrı bir renk kattılar. Gece geç saatlerde sona eren konsere ilgi hiç eksilmez iken, Tekbilek ve ekibinin performansı görülmeye değerdi.

Festivale üçüncü gününde çok sayıda önemli kişi de katıldı. Festivale katılan bazı kişiler ve görüşleri ise şu şekilde:

FESTİVALE ÇOCUKLARIYLA VE EŞİYLE KATILAN ABD'Lİ MİLLETVEKİLİ ROCHBAUER: "MUHTEŞEM"

"Burası benim seçim bölgem ve yıllardır burada Türklerin varlıklarını bilirim. Orange County'de bir hayli Türk var ancak bugüne kadar hiç seslerini duymadım. Ama bugün burada öyle bir manzara ile karşılaştım ki; bunca zaman sesiz kalan bu insanlar tek kelime ile muhteşem bir iş yapmışlar. Bu festival bence kültürlerin tanıtılmasında, Türklerin hem farklı hem de çok derin tarihlerinin anlatılmasında büyük öneme sahip. Sanki Türkler onca zaman sessiz duruşlarını bugüne saklamışlar. Bugünü düzenleyenler yalnızca kendi kültürlerini tanıtmakla kalmamışlar bu ülkeye adapte olduklarını da göstermiş durumdalar.

Ben size şu kadarını ifade edeyim ki; bu zamana kadar burada hiçbir milletin, hiçbir topluluğun bu kadar zengin, bu kadar renkli ve bir o kadar farklılıkları biraya getirmiş bir etkinliği yapabildiğine şahit olmadım. Türkiye'ye birçok defa gittim. Hatta size şunu söyleyeyim; 20 yaşında iken ilk defa Türkiye'yi ziyaret etmiştim. O zaman bugün makette gördüğünüz İstanbul Boğazını karşıdan karşıya yüzerek geçmiştim. Ben 20 yıldır milletvekilliği görevimi yürütüyorum. Daha önce Başkan Ronald Reagan'ın konuşmalarını yazardım Beyaz Saray'da. Bunu şunun için anlattım; Türkiye'yi yakından bilen ve tanıyan bir insanım. Türkiye ile yarım asırdan fazladır süren iyi ilişkilerimizde, bir sorun olsa her zaman bizim yanımızda oldunuz. Soğuk savaşı birlikte bitirdik. Türkiye eğer bizim yanımızda yer almasaydı inanıyorum ki biz komünizmin üstesinden gelemezdik.

Ben milletvekili olmamın yanında aynı zamanda yazardım. Ve Türkiye yalnızca farklı kültürlerin değil aynı zamanda derin bir kültüründe adıdır. Bugün burada gördüklerimiz Amerikan eğitimi için tapınak niteliğinde. Ben insanlarımıza bu festivali kaçırmamalarını tavsiye ederim.

Biz politikacılar kendi işimizi yaparken bu tür etkinlikler bizlere bir şeyleri öğretiyor. Ne öğrettiğini soracak olursanız, bugün burada insanlarımızın nasıl kaynaştıklarını ve dostluklar kurduklarına şahit oluyoruz. Bundan sonra iki ülkeyi ilgilendiren konularda politik karar alacağımız zaman bugün gördüğümüz manzara bizleri olumlu yönde etkileyecektir.

Tek kelime ile bugünü bizlere yaşatanlar muhteşem bir iş yapmışlar."

ELSA İLE SİEGFRİE HAMAN ÇİFTİ; (ŞİLİ VE VENEZÜELLALI)

55 yıldır Amerika'da yaşayan Elsa ve Siegfrie çifti köken olarak hem Türkiye'ye hem de Amerika'ya oldukça uzak ülkelerden. Elsa Venezüellalı iken Siegfrie Şilili olduğunu söyledi. Festival için dile getirdikleri ise şöyle: "Gazetede gördüm ve festival tek kelime ile fantastikti. Burada birçok şey harikuladeydi. Dansları, tarihinin zenginliği ve İstanbul'un ihtişamına hayran kaldık.
http://medya.zaman.com.tr/2009/02/01/festival4.jpg
KENNY VE JANDER HOLDER ÇİFTİ; (AFRİKA-AMERİKA KÖKENLİ)

Henüz yeni geldik ve ilk olarak yemek reyonuna gidip inanılmaz leziz Türk yemeklerini tattık. Türk mutfağının böyle leziz olduğunu bilmiyorduk. Festivalin yapılmasını ise televizyonda reklamını gördük. Sonra internetten de içeriğini öğrenince gelmeye kadar verdik. Her zaman için farklı kültür ilgimizi çekmiştir. O nedenle de gelmek istedik ve iyi ki de gelmişiz.

MARDİN SÜRYANİ ORTODOKS KİLİSESİNDEN PAPAZ GABRİEL AKYÜZ;

Çok ama çok büyük bir organizasyon ve bunu yapanları gerçekten de takdir ediyorum. Biz buraya Mardin Valiliği'nin davetiyle geldik ve burada bizde ilahiler söylüyoruz. Festivalin en güzel taraflarından birisi de bizim için, burada birçok dindaşlarım ile tanışma imkanı buldum. Yıllar önce bizim topraklardan kalkıp buralara gelmiş Süryaniler ile tanışıp adeta hasret giderdik. Bu benim için hem büyük mutluluk oldu hem de sürpriz. Onlar da çok mutlu olduklarını hep söylediler.

VERONİCA ZAMORA; (MEKSİKALI)

Ben Pasifica Enstitüsü ile uzun süredir diyalog halindeyim ve oradaki insanları tanırım. Onlar bana söyledi bende bizim aileyi alıp buraya geldim. İşin doğrusu iyi olacağını tahmin ediyordum ama bu kadar güzelini de beklemiyordum. Bu kadar büyük olacağını, Türkiye'nin şehir maketlerinin bu denli gerçekçi olacağını hiç tahmin edemiyordum. İstanbul boğazı maketi öylesine gerçekçi olmuş ki sanki sandalla oraya açılmış gibi hissettim kendimi. Ben daha önce İstanbul'a gittiğimden boğazın eşsiz güzelliğini bilirim.

JEREMY PARK (12) VE AİLESİ; (GÜNEY KORELİ)

Benim için en ilgi çeken şey, girişte birçok tarihi devlet ve imparatorlukların tanıtıldığı giriş kapısı oldu. Dizaynlar burada çok ama çok güzel elbette Türk yemekleri de bir harika. Bizim Türk komşumuz var o bana söyledi.

MİNNA CUOMİNEN VE ARKADAŞLARI (İSKANDİNAVYA)

Çok değişik geldi bana doğrusu tüm bunlar. Müziklerin ritimleri, oyunlar (halk oyunlarını kastediyor) benim ilk defa şahit olduğum şeyler. İşin doğrusu ilk defa dinleyip görmeme rağmen çok hoşuma da gitti. Ben New York'tan buraya arkadaşlarımı ziyarete geldim ve onlar bana böyle bir etkinliğin olduğunu söylediler ve hep birlikte geldik. Ancak dürüst olmak gerekirse en çok beğendiğim bölüm yemek oldu.
www.mardinlife.com

Nusaybin Sınır Kapısı’nın Temeli Mayıs’ta Atılacak

http://www.mardinnethaber.com/userfiles/image/2007/09/21/VAL%C4%B0%20HASEN.jpg
Mardin Valisi Hasan Duruer sürdürülen çalışma ve yapılan görüşmelerin sonunda Mayıs ayı içinde yeni Nusaybin sınır kapısının temelinin atılacağını söyledi.
Mardin'in Nusaybin ilçesinde günlük valiz ticareti geçişlerinde kullanılan mevcut sınır kapısının, giriş çıkış trafiğini kaldıracak ve transit geçişe elverecek yapıda olmadığını ifade eden Vali Hasan Duruer, geçen yıl Türk-Suriye yetkilileri arısında yapılan görüşmeler sonunda, transit geçişlere elverişli yeni bir sınır kapısının açılması konusunda fikir birliğine vardıklarını söyledi. Sınır kapısının alanında bulunan mayınların temizlendiğini, temelin Mayıs ayı içerisinde atılacağını vurgulayan Vali Duruer, "Kuzey Irak aracılığıyla güney Irak ile ticaretimiz var. Habur sınır kapısına alternatif teşkil edecek Nusaybin Sınır Kapısının temelini Mayıs ayı içinde atmayı hedefliyoruz. 20 bin dolayında kamyoncumuz fazla sıra beklemeden yükü-nü Irak'a daha iyi şartlar altında götürme imkanı bulacak. Taşımacılık sektörü Mardin ekonomisinin lokomotiflerinden biridir. Sınır kapısının açılması ile birlikte taşımacılık sektörü rahat bir nefes alacak. Nusaybin Sınır Kapısının bir an önce temelinin atılması noktasında çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.
Nusaybin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mahsun Özmen ise, bölge ekonomisinin taşımacılık sektörüne endeksli olduğu-nu belirterek, transit taşımacılığa açılacak yeni sınır kapısının Mardin'in ve bölgenin ekonomisine büyük katkılar sağlayacağını söyledi. Özmen "Habur'da çıkış ve giriş yapmak isteyen kamyoncularımız günlerce sıra bekliyor. Nusaybin sınır kapısının açılması ile Habur'un yükü hafifleyecek ve kamyoncularımız ayda 5-10 defa giriş çıkış yapabilecek. Bu bakımdan Nusaybin sınır kapısının bir an önce temeli atılarak hizmete açılmasını istiyoruz" diye konuştu.
www.mardinnethaber.com

Başkan Ayanoğlu Mazbatayı Aldı

http://www.mardinnethaber.com/userfiles/image/2008/10/mazbata_0000.jpg
AK Parti'den Mardin Belediye Başkanı seçilen Beşir Ayanoğlu, mazbatasını alarak düzenlenen devir-teslim töreni ile görevine başladı. Belediye hizmet binası önünde çalışanlar tarafından karşılanan yeni Başkan Ayanoğlu, zılgıtlar eşliğinde makamına oturdu.
29 Mart yerel seçimlerini 15 bin 128 oyla kazanarak AK Parti'den Belediye Başkanı seçilen Avukat Beşir Ayanoğlu, bugün sabah saatlerinde Mardin Adliyesi'ne gelerek İl Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanı Ahmet Ömeroğlu'ndan mazbatasını aldı. Ardından belediye hizmet binasına geçen Ayanoğlu, Başkan Vekili Deniz Beşenk ve Birsen Tekin, belediye çalışanları tarafından çiçeklerle karşılandı. Belediye çalışanları ile tek tek tokalaşan Ayanoğlu, zılgıtlar eşliğinde makamına oturdu. AK Partili eski Belediye Başkanı Metin Pamukçu'nun katılmadığı devir teslim töreninde konuşan Ayanoğlu, 29 Mart yerel seçimlerinin ardından Mardin halkının, Mardin Belediyesi'nin yönetimini beş yıllığına kendilerine verdiklerini belirterek, "Çok uzun ve yorucu bir seçim kampanyasından sonra mazbatamızı alıp görevimize başlamak üzere belediyeye gelmiş bulunmaktayız. Bu seçimde bize oy veren ve vermeyen bütün vatandaşlarımıza göstermiş oldukları olgunluktan dolayı teşekkürlerimi bildiriyorum" dedi.
http://www.mardinnethaber.com/userfiles/image/2007/02/mazbata%202.JPG
BARIŞ İÇİNDE YARIŞ SLOGANI İLE YOLA ÇIKTIK
Seçim kampanyaları başlarken, "Barış İçinde Yarış" sloganı ile yola çıktıklarını ve Mardin'in engin hoşgörüsüne uygun bir seçim kampanyası olması için azami derecede hassasiyet gösterdiklerini ifade eden Ayanoğlu şunları söyledi:
"Kentsel Dönüşüm projesi çerçevesinde, kent merkezinde bulunan betonarme yapılar temizlenecek ve tarihi yapıların ortaya çıkarılıp restore edilmesi sağlanacaktır. Bütün mahallelerde altyapı çalışmalarına ağırlık verilerek; su, kanalizasyon şebekelerinin yenilenmesi ve yeni şebekelerin yapılması sağlanacak. Yollar parke taşı ile döşenecek, kaldırımlar düzenlenecektir. Temizlik konusunda yapılması gereken her şey yapılacak, alınması gereken tedbirler acilen alınacaktır. Yeni Şehir semtinde boş araziler moloz taşlardan temizlenecek, yeşillendirme çalışmalarına hız verilecek. Sosyal ve kültürel faaliyetlere ağırlık verilecek, sportif etkinlikler desteklenecek. İmar faaliyetlerine önem verilecek, çarpık kentleşmeye ve gecekondulaşmaya asla müsamaha gösterilmeyecek. Seçim beyannamemde belirttiğim gibi acilen; otogar, mezbaha, sebze-meyve hali, çöp atık tesisi, kanalizasyon arıtma tesisi, aile çay bahçeleri ve mesire yerleri gibi projeler bu dönemde gerçekleştirilecek, Mardin'in UNESCO Dünya Kültür Miras listesine katılması sağlanacak. Mardin'in turizm potansiyeli harekete geçirilecek, yerli ve yabancı turistlerin Mardin'e gelmesi sağlanacaktır."
Konuşmasının ardından Belediye Meclisi toplantı salonuna geçen Belediye Başkanı Ayanoğlu partililere tatlı ikram etti.
www.mardinnethaber.com

Mardin en ucuz iller arasında yer aldı

http://www.mardinnethaber.com/userfiles/image/2008/11/%C3%A7ar%C5%9F%C4%B1.jpg
Satınalma gücünde 2008 yılında en pahalı il Türkiye ortalamasının yüzde 14.2 üzeri ile İstanbul olurken, en ucuz iller Türkiye ortalamasının yüzde 6.7 altı ile Siirt, Batman, Mardin ve Şırnak olarak belirlendi.

Türkiye İstatistik Kurumu, "Bölgesel Satınalma Gücü Paritesi 2008" sonuçlarını açıkladı. Türkiye genelinde 100 TL'ye satın alınan bir mal veya hizmetin 26 istatistiksel bölgede satış fiyatının gösterildiği çalışmaya göre, ülke genelinde 100 TL olan bir mal veya hizmetin en pahalı satıldığı yer 114.2 ile İstanbul oldu.

BÜYÜKŞEHİRLER DAHA PAHALI
İstanbul'u 105.2 ile İzmir, 105 ile Ankara izledi. Ardından 104.8 ile Kocaeli, Bolu, Düzce, Sakarya, Yalova; 104 ile Antalya, Burdur, Isparta geldi.
Edirne, Kırıkkale, Tekirdağ, Balıkesir, Çanakkale, Denizli, Aydın, Muğla, Bursa, Bilecik, Eskişehir, Zonguldak, Bartın, Karabük, Trabzon. Artvin, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize de genelde mal ve hizmetlerin satış fiyatlarının ülke ortalamasından yüksek olduğu diğer illeri oluşturdu.
DOĞU ANADOLU İLLERİ EN UCUZ
Genelde en ucuz iller ise 93.3 ile Siirt, Batman, Mardin, Şırnak oldu. Bu illeri 94.9 ile Hatay, Maraş, Osmaniye; 95.3 ile Nevşehir, Aksaray, Kırıkkale, Kırşehir, Niğde izledi.
Manisa, Afyon, Kütahya, Uşak, Konya, Karaman, Adana, Mersin, Kayseri, Sivas, Yozgat, Kastamonu, Çankırı, Sinop, Samsun, Amasya, Çorum, Tokat, Erzurum, Bayburt, Erzincan, Kars, Ağrı, Ardahan, Iğdır, Malatya, Bingöl, Elazığ, Tunceli, Van, Bitlis, Hakkari, Muş, Gaziantep, Adıyaman, Kilis, Diyarbakır, Şanlıurfa da genelde mal ve hizmet satış bedellerinin ülke ortalamasının altında olduğu diğer illeri oluşturdu.

EN PAHALI KONUTLAR İSTANBUL'DA
Harcama türlerine göre bakıldığında ülke genelinde 2008 yılında 100 TL'ye satılan gıda en yüksek olarak İstanbul'da 107.5, en düşük olarak da Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye'de 93.5 TL'ye satıldı. Ülke genelinde 100 TL'ye satılan konut en yüksek olarak İstanbul'da 151.1, en düşük olarak da Siirt, Batman, Mardin, Şırnak'ta 82 TL'ye satıldı. Ülke genelinde 100 TL'ye satılan giyim ve ayakkabı en yüksek olarak Antalya, Burdur, Isparta'da 113.6, en düşük olarak da Adana, Mersin, Zonguldak, Bartın, Karabük'te 91.1 TL'ye satıldı. Giyimde Antalya bölgesinin, hemen tüm mallarda en pahalı il olan ancak giyimde 107.3 TL'de kalan İstanbul'u geride bırakması dikkat çekti.
www.mardinnethaber.com

Belediye Borcu 5 Yılda 45 Milyondan 110 Milyon Liraya Çıktı

http://www.mardinnethaber.com/userfiles/image/be%C5%9Fir(6).jpg
Mardin Belediyesi'nin borcunun 5 yıllık zaman diliminde 45 milyon liradan, 110 milyon liraya çıktığı belirtildi.

Belediye, 400 dolayında çalışanına maaş ödemekte güçlük çekiyor. Maaşlara mahsuben avans olarak işçilere her ay ortalama 800 TL ödeme yapılıyor.

İşçilere sadece maaşlara mahsuben 23 milyon TL borçlanan kurumda, yerel bazda nasıl bir hizmet seyri izleneceği merak konusu oldu.

Sadet Partisi'nden (SP) seçilip AK Parti'ye geçiş yapan eski Başkan Metin Pamukçu'nun geride bıraktığı borç enkazından kurumun sıyrılması için çeşitli formüller aradıklarını söyleyen Başkan Mehmet Beşir Ayanoğlu, Milli Emlak'tan aldıkları bin 300 dönüm araziyi, işçilerin alacağına karşılık vererek önce bu borçtan kurtulmayı hedeflediklerini kaydetti.

Tarihi kentin birçok hizmetini yerine getirmeyi kendilerine şiar edindiklerini dile getiren Ayanoğlu, borçtan dolayı bir hayli sıkıntı çekeceklerinin altını çizdi.

İnanç ve kültür turizmi ile tarihi kente birçok kalıcı hizmetin getirilmesi için yöre işadamlarından da katkı beklediklerinin ifade eden Ayanoğlu, "Kurumu önce ayağa kaldırmamız ve borç külfetinden kurtarmamız gerek. Bunun bilinci ile kaynak arayışlarımızı her alanda sürdüreceğiz. Daha çok gelir ve hizmet için vatandaşlarımızın desteğini de alacağız. Projelerimiz ve koyduğumuz hedeflerimiz var. Bunları seçim beyannamesinde de sık sık dile getirdik. Allah yar ve yardımcımız olsun." dedi.
www.mardinnethaber.com

Mardin’in Yerel ve Ulusal Gazete Temsilcilerine Seminer Verildi…

http://www.mardin.gov.tr/haber/resim/basinilan.gif
Mardin ve ilçelerinde çalışan gazete imtiyaz sahipleri, muhabir ve yazı işleri müdürlerine Basın İlan Kurumu Adana Şube Müdürü Cihat Ovalı tarafından Valilik Nişli Toplantı Salonu’nda seminer verildi.

Mardin Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Muazzez Kurtay başkanlığında yapılan toplantıya yerel ve Ulusal gazete temsilcileri katılırken, Adana Basın İlan Kurumu Şube Müdürü Cihat Ovalı da gazetecilikte dikkat edilmesi gereken konular kapsamında seminer verdi.

Mersin, Osmaniye, Şanlıurfa ve diğer bölge illerinde seminerler veren Ovalı, 195 sayılı kanunları ile ilan alan gazetelerin münderecat hükümleri hakkında bilgi vererek, basın yayın kanunu ile ilgili uyulması gereken kurallar hakkında da gazetecileri uyardı.

Resmi ilan alan gazetelerin 19 sayılı kanuna uymaları gerektiğini hatırlatarak, yapılan denetimlerde hiçbir şeyin eksik olmaması gerektiğini vurguladı. Mardin’de ilk toplantıları olduğunu belirten Ovalı, “Resmi ilan dağıtımı Basın İlan Kurumunun görevidir. Gakat şubemizin olmadığı yerlerde Valilikler bu görevi yürütüyor. Aslında bu görev Valilikler için bir nevi angaryadır. Bu yüzden gazete sahipleri olarak işimizi kurallara uygun yaparsak Valilikte bu görevi yürüten arkadaşlara da yardımcı oluruz. Basın personeli, kanunlara uymamaktan kaynaklanan sorunlarla uğraşırken asli vazifelerini yerine getirmekte zorlanıyor ve asli işleri aksıyor. Bütün bu işlerle bir müdür ve iki personel uğraşmak zorunda kalıyor.” dedi.

Toplantı, gazetecilerin sordukları soruları Ovalı’ nın cevaplamasının ardından sona erdi.
http://www.mardin.gov.tr/haber/buyuk/basinilan2.jpg
http://www.mardin.gov.tr/haber/buyuk/basinilan3.jpg
http://www.mardin.gov.tr/haber/buyuk/basinilan1.jpg

5 Nisan 2009

BEBEK İSİMLERİ VE ANLAMLARI

ERKEK İSİMLERİ VE ANLAMLARI

ERKEK İSMİ ANLAMI
ACAR Kuvvetli,atılgan,çevik
AFŞAR Afşar boyunu oluşturan Türkmenlerin adı
AFŞİN Zırh,silah
AHSEN En güzel
AKIN Karşı tarafın üzerine yapılan saldırı
ALAZ Alev.Dalga dalga.Yer yer
ALEMDAR Sancak ya da bayrak taşıyan
ALİ Yüksek,büyük
ALİCAN Ali-can
ALİHAN Ali-han
ALİNUR Ali-nur
ALİZE Bir rüzgar adı
ALP Büyük işler başaran,halkça sevilen yiğit
ALPAY Cesur,yiğit kimse
ALTAN Hakan'lara verilen san
AMİL Etken , etmen
ANDAÇ Anı olarak verilen veya saklanan
ANGIN Ünlü , tanınmış
ANIL Anma işine konu olmak
ARAS Bir ırmak adı
ARDA İşaret olarak yere dikilen çubuk
ARDIÇ Yemişleri ilaç olarak kullanılan ağaç
ARMAĞAN Biri için seçilen özel hediye
ARUZ Türk Edebiyatında kullanılan ölçü
ATA Dede ve büyükbabalardan herbiri
ATABEK Selçuklularda şehzadelerin eğitimcisi
ATAÇ Atalardan gelen
ATAOL Yüce bir insan ol
ATEŞ Yanmakta olan cisim
ATİK Çabuk davranan , çevik
ATIL Bir amaca doğru hızla ilerleme
ATILGAN Girişgen , hevesli
ATİLLA Hun hükümdarı
ATOM Bir elementin kimyasal tepkimeye giren en küçük parçası
AYAZ Hava ve gece için soğuk
AYBARS Hun Hükümdarı Atilla'nın amcası
AYBERK Güçlü ışığı olan ay
AYDEMİR Yüzü kavisli bir çeşit keser
AYERDEM Ay-erdem
AYKON Ay-kon
AYKUT Kutlu ay.Ödül
AYTAÇ Ay-taç
AYTEK Ay-tek
AYTUĞ Ay-tuğ
AYVAZ Savaş gemilerinde cerrah yamağı
BABÜR Hindistan'da büyük Müslüman Türk devletinin kurucusu
BAHA Güzellik,süs,parıltı
BAHADIR Savaşlarda yılmazlığıyla üstünlük kazanan kişi
BALKAN Sarp ve ormanlık sıradağlar
BALKAR Kafkasya'da yaşayan Kıpkaç'ların bir kolu
BALKIR Şimşek.Parıltılı
BARAN Tarla sürerken sabanın açtığı iz
BARBAROS Avrupa'lılar tarafından Hayrettin Paşa'ya verilen isim
BARIŞ Kavgasız,savaşsız yaşam
BAŞAR Girişilen eylemi amaca uygun sonuçlandırmak
BATU Üstün gelen,galip
BATUR Savaşlarda yılmazlığıyla üstünlük kazanan kişi
BAYKAL Deniz
BAYÜLKEN Yüce insan
BERAT Birine nişan madalya veya herhangi bir ayrıcalık verildiğini bildiren belge
BEREKET Bolluk,gürlük,ongunluk
BERK Sert ,sıkı ,sağlam ,katı
BERKAY Berk-ay
BERKE Altınordu Hükümdarı
BESİM Güleç
BETİM Kişi veya olayların genel özelliklerini gözde canlşandırma
BİLGİN Herhangi bir konuda derin bilgisi olan.
BİRKAN Bir-kan
BORA Bir çeşit rüzgar
BUĞRA İki hörgüçlü,iri deve
BULUT Hava kürede asılıdurmdaki su damlacıkları kütlesi
BURAĞAN Kısa süreli ,güçlü yel.
BURAK Hz. Muhammed'in Kudüs'te dağa çıkarken bindiği at benzeri hayvan
BURÇAK Baklagillerden bir bitki
BURKHAN Heykel,özellikle Buddha heykeli
CAN Yaşamı sağladığına ve ölümle vücuttan ayrıldığına inanılan soyut varlık
CEM Hükümdar,şah
CENK Savaş
CESUR Cesaretli,gözüpek,korkusuz
CEYHAN Akdeniz bölgesinde bir nehir
CÖMERT Eliaçık
CUMHUR Topluluk,kalabalık
CÜNEYT İyi ata binen binici
ÇAĞAN Bayram
ÇAĞATAY Cengizhan'ın ikinci oğlunun adı.
ÇAĞDAŞ Çağına uygun
ÇAĞLAR Çağının bilimsel,toplumsal,kültürel özelliklerine ulaşmış
ÇAĞLAYAN Köpürerek yüksekten düşen su
ÇAĞRI Davet
ÇAKABEY Oğuzlarda bir Türk beyi
ÇAKIR Göz rengi mavi, benekli
ÇELİK Su verilerek sertleştirilen demir.
ÇETİN Çözümlenmesi güç olan.
ÇEVİK Çabuklukla davrana kimse
ÇINAR Uzun ömürlü bir ağaç cinsi
ÇIVGIN Rüzgar ve karla karışık yağan yağmur
DAĞHAN Yerkabuğunun çıkıntılı bölümleri.Eski Türklerde dağ tanrısı
DEĞER Yüksek nitelikleri olan kimse
DEMİR İşlemeye çok elverişli bir metel
DENİZ Yeryuzunun cogunu orten su kitlesi
DENİZHAN Neptun
DERİN Çok gelişmiş,çok ilerlemiş
DERMAN Güç.Dinç olabilme durumu.
DESTAN Efsane
DEVRİM Hızlı,geniş kapsamlı niteliksel değişim
DİNÇ Güçlü ve sağlıklı kimse
DİRİM Yaşama gücü
DOĞAÇ Önceden düşünülüp hazırlanmadan ortaya çıkan düşünce,eylem..
DORUK Zirve,dağların en yüksek yeri
DUMAN Bir maddenin yanmasıyla çıkan renkli gaz
DURU Berrak,saf
DURUL Berrak duruma gel
DÜNYA İçinde yaşadığımız gezegen
ECEVİT Çevik,atılgan
EDİZ Yüksek yer
EFE Batı Anadolunun yiğidi
EFLATUN Açık mor
EFSUN Büyü
EGE Yaşça büyük,ulu
EGEMEN Gücü yeter olup buyruğunu yürüten
EKİM Sonbahar mevsiminde bir ay
EKİN Tahılın tarlaya atılmasından harman oluncaya kadarki adı
ELÇİ Uzlaştırmacı.
ELGİN Yurdundan evinden uzak düşmüş kişi
ELHAN Nameler,ezgiler
EMİR Buyruk ,komut
EMRAH Saz çalıp ,oynayan
EMRE Aşık,tutkun,müptela
EMRİ Emirle ilgili
ENGİN Uçsuz ,bucaksız
ENGİNSU Deniz
ENİS Dost,arkadaş
ERAN Er-an
ERDEM Düşünce ve davranışta iiyiliklerin bir araya gelmesiyle beliren yetkinlik
EREN Evliya, aziz
ERGİN Olgunlaşmış,ermiş kişi
ERGUVAN Eflatun ile kırmızı arası çiçek açan süs bitkisi
ERİM Bireyin erebileceği uzaklık
ERK Güç
ERKİN İstediği gibi davranabilen,özgür
ERKSİN Güçlü ve kuvvetlisin
ERTUNÇ Tunç gibi sağlam erkek
ERTUNGA Yiğit,hakan
ESER Yapıt
ETKİN Hareketli,yaptırıcı
EVREN Varolan şeylerin tamamı
EVRENSEL Her şeyi kapsayan, dünya ölçüsünde olan
EYLEM Bir amaç ve yöntemle yapılan oluş
FERHAN Sevinçli,neşeli
FERHAT Güçlüyü yenip bir yeri ele geçiren
FEYEZAN Su baskını ,sel
FEYYAZ Bol,verimli,gür
FEZA Uzay
FIRAT Bir nehir adı
FURKAN İyi ile kötü arasındaki farkı gösteren herşey
GİRAY Eskiden Kırım prenslerinin kullandığı san
GÖKADA Samanyolu gibi bağımsız uzay adası
GÖKALP Mavi gözlü yiğit
GÖKBERK Yeşil yaprak
GÖKHAN Uranüs gezegeni
GÖKMEN Sarışın,mavi gözlü kimse
GÖKOVA Muğla ilinde bir körfez
GÖKSEL Gökle ilgili.
GÖKSENİN Gök-senin
GÖKTÜRK Orta Asya da yaşamış eski Türk budunu.
GÖNENÇ Bolluk ve rahatlık içinde yaşama
GÖRKEM Göz alıcı ve gösterişli
GURUR Özsaygı , içdeğer
GÜN Dünyanın kendi ekseninde bir kez dönmesi.
GÜNEŞ Gezegenlere ısı ve ışık veren gök cismi.
GÜR Bol ve güçlü çıkan.
GÜVEN Korku ve kuşku duymadan inanma duygusu
GÜVENÇ Güvenme duygusu
HAKAN Osmanlı döneminde hükümdara verilen ünvanlardan biri.
HALİÇ Kara içine uzanmış dar deniz
HALUK Herkesle iyi geçinen,temiz huylu
HARUN İnat edip yerinde duran ,huysuz at
HAŞMET Görkem
HAYAT Doğumdan ölüme olan süre.
HINCAL Öçal.
HİSAR Eskiden taştan yapılan,yüksek kuleli kale
HİTİT Anadolu'da kurulan Eti imparatorluğu
HÜR Özgür
HÜRRİYET Özgürlük
İKLİM Bir bölgenin hava koşullarıyla beliren durumu
İLBAY Vali
ILGAR Dizginlerinden kurtulmuş atın drt nala koşması.
İLGİ Dikkati öncelikle belirli birinin üzerinde toplama.
İLHAM İçe doğma,esin
İLHAN İmparator.
İNAN Bir şeyin doğruluğuna sarsılmaz bir duyguyla katılma.
İNANÇ Bir düşünceyi doğru sayarak benimseme.
IRAK Uzak
İSFENDİYAR Pehlivan
İSKENDER M.Ö. 4. yy'da yaşamış büyük kumandan
İSTEMİHAN Göktürk devletinin kurucusu
İZGÜ Akıllı ve adaletli
KAAN Hanlar hanı
KAHRAMAN Yiğit,cesur
KAMER Ay
KANAT Kuşlarda uçmayı sağlayan üst üyeler
KANDEMİR Güçlü soydan gelen kimse
KARTAL Yüksek kayalarda yaşayan yırtıcı bir kuş
KAYA Büyük ve sert taş kütlesi
KAYIHAN Güçlü hükümdar
KAYNAK Suyun çıktığı yer
KEREM Lütuf
KERİM Soylu,cömert ,yüce
KILIÇ Uzun ve kesici savunma aracı
KIVANÇ Övünç
KIVILCIM Yanmakta olan ateşten sıçrayan küçük ateş parçaları
KORAL Sınır muhafızı
KORAY Ayın kırmızı hali
KORHAN Ateşli,canlı,güçlü hükümdar
KORKUT Korkusuz,heybetli
KÖKSAL Kök-sal
KUBİLAY Moğol hükümdarı
KUDAY Tanrı
KUDRET Erk,iktidar.
KURTHAN Kurt-han
KURTULUŞ Tehlikeli veya kötü bir durumu aşmak.
KURULTAY Bir kurumun genel işlerinin görüşüldüğü genel toplantı.
KUTAN Uzun kanatlı büyük bir kuş.
KUTLU Uğurlu ,ongun.
KUTLUKHAN Kirman'da hüküm sürmüş hanedan
KÜRŞAD Göktürk Prensi
LACİN Kahraman .korkusuz,yurekli.
LADİN Çamgiller ailesinden bir ağaç.
LEDÜN Tanrı katı,Tanrısal gizler.
LEVENT Savaş zamanında deniz askerliği yapan asker sınıfı
LİDER Önder.
LİRİK İçten gelen duyguların coşkuyla anlatımı.
MARTI Denizlerde yaşayan ,eti yenmez su kuşu.
MECNUN Çılgın,deli.
MELİH Güzel,şirin ,sevimli
MELİK Hükümdar.
MENGÜ Ölümsüz,ebedi
MERİÇ Balkan Yarımadasından geçen bir ırmak
MERT Yiğit,sözünün eri.
METE Bey soyundan gelen,soyluç
MEVZUN Biçimli,oranlı,uyumlu.
MİRALAY Albay
MURAT Dilemek ,arzu etmek
MUTLU Ongun,mesut
NEDİM Arkadaş
ODAK Merkez nokta
ODKAN Canlı,coşkulu kimse
OGÜN Anımsanan,belirli bir günde doğan kimse
OĞRUN Gizli,kimseye sezdirmeden
OĞUL Erkek evlat
OKTAR Ok atan,okçu
OLAY Vaka
OLCAYTO Şanslı
OLGU Olayı geliştiren davranış
OLGUN Bilgi ve görgüsü gelişmiş
ONAT Özenli,düzgün
ONGUN Çok verimli,mutlu
ONUR Özsaygı , içdeğer
ORÇUN Ardıllar,halefler
ORKUN Orta Asya Türklerinin en eski yazı türü
OTAĞ Türklerde büyük ve süslü çadır
OVA Düz ve geniş arazi
OYTUN Kutsal
OZAN Şiir yazan kimse
ÖCAL Yapılan kötülüğün acısını çıkar
ÖĞÜT Birine doğru,uygun yol göstermek için söylenen söz
ÖKTEN Akıllı,bilgili,kahraman
ÖMER Bir Peygamber adı
ÖMÜR Hayat
ÖNAL Önde ol,üstün gel
ÖNCEL Bizden önce yaşamış olanlar
ÖNCÜ Bir hareket veya düşünce akımını başlatan
ÖNDER Topluluk davasında önde giden,yönlendiren kişi
ÖNER Herhangi bir konuda ileri sürülen düşünce
ÖNEY Önde olan,üstün
ÖNSEL Hiç bir denemeye dayanmayan,yalnız akıl yoluyla yapılan
ÖREN Eski yapı veya kent kalıntısı
ÖRSAN Yüce adı olan
ÖZGÜN Nitelikleri bakımından benzeri olmayan , eşsiz
ÖZGÜR Herhangi bir koşul veya biçime bağlı olmayan
PAMİR Orta Asya'da bir yayla
PARS Leopar
PELİT Palamut meşesi
POYRAZ Soğuk bir rüzgar türü
REHA Zenginlik,varlıklı olma
REVAN Su gibi akıp giden
RÜZGAR Yel
SAĞANAK Şiddetli,ani ve kısa süreli yağmur
SANAT Duygu,tasarım ve güzelliğin kişiyi etkileyen anlatımı
SANCAK Bayrak
SARP Dik,geçilmesi ve çıkılması zor
SARPER Zor erkek kişi.
SATVET Zorlu,sindirici güç.
SAVAŞ Cenk.
SAYGIN Saygı gören,saygı gösterilen
SELİM Doğru ,dürüst,kusursuz.
SELMAN Barış içinde bulunma
SEMEN İyi beslenen
SEMİH Cömert,eliaçık
SERCAN Sevgili,sevilen
SERDAR Başkomutanlık yapan sadrazam ünvanı
SERETAN Yengeç burcu
SERGEN Vitrin
SERHAN Baş şarkıcı
SERHAT Sınır boyu
SERKAN Başkan,soylu kan
SERTAÇ Baş tacı,çok sevilen
SERTUĞ Baştuğ
SEZA Değer , yaraşık , uygun
SİNAN Süngü,mızrak gibi şeylerin sivri ucu
SİPAHİ Süvari asker
SİPER Korunulacak,saklanacak yer
SOKRA İki ağacın ucuca bitişmesinden ortaya çıkan ek yeri
SONAT Bir veya iki çalgı için yazılmış müzik yapıtı
SORGUN Söğüt
SÖĞÜT Sulak yerlerde yetişen bir ağaç
SÖYLEM Konuşan bireyin kullandığı dil
SÖZ Kelime
SUNAY Adak ayı
SUNGUN Bağış,ihsan
SUNGUR Soğukkanlı,sakin kimse
SÜAVİ Herkesin yardımına koşan
SÜER Yiğit asker
SÜERDEM Erdemli asker
SÜHA Büyükayı yıldız kümesinde en küçük yıldız
SÜHEYL Yıldırak
SÜMER İ.Ö. Mezopotamya'da yaşamış bir ulus
SÜREYYA Ülker
ŞAHİN Kartalgillerden yırtıcı bir kuş
ŞAN Ün,şöhret
ŞANSAL Şanın yayılsın
ŞARIK Parlak,parlayan
ŞEHMUZ Hükümdar soyundan gelen
ŞEN....... Halinden memnun yaşayan ve etrafına yayan
ŞİRZAT Aslan gibi güçlü,kişilikli kimse
TAN Sabahın gün doğmadan önceki zamanı
TANSEL Şafak seli
TARIK Sabah yıldızı
TARKAN Ayrıcalıklı,saygın kişi
TAYFUN Şiddetli fırtına
TAYGA Avrupa'dan Doğu Asya'ya kesintisiz uzanan orman
TAYLAN Boylu poslu kimse
TİBET Çin'in batısında bağımsız bir bölge
TINAZ Savrulmak için hazırlanan ekin yığını
TOKTAMIŞ Altınordu devleti hanı
TOLGA Madeni savaşçı başlığı
TOLUN Tamamıyla aydınlık ve yuvarlak oaln
TONGUÇ En büyük çocuk
TOPRAK Canlılara yaşama ortamı veren yerkabuğunun yüzey kısmı
TORAMAN Tombul , iri yapılı çocuk
TOYGAR Tarla kuşu
TOYGUN Genç,delikanlı
TÖRE Bir toplumun gelenek,görenek ve alışkanlıkları
TÖZ Değişen şeylerde değişmeden kalan.Kök,asıl
TUFAN Şiddetli yağmur
TUGAY Alayla tümen arasındaki birlik
TUNA Bir nehir adı
TUNCA Meriç ırmağının bir kolu
TUNÇ Bronz
TÜMER Çok ,olanca erkek
UFUK Aklın alabileceği mesafe ,sonsuz düzlem
UĞUR İnsana iyilik getirdiğine inanılan güç,belirti
ULUBEY Erdemleri bakımından çok büyük saygı gören erkek kişi
ULUÇ Selçuklularda Türkmen beylerine verilen ad
ULUĞ Büyük,yüce
ULUM Bilimler
UMAR Çare
UMUR Aldırış etmek , önemsemek
UMUT Ümit , umulan
UNAN Sadakat,bağlılık
URAĞAN Birkaç kasırganın karşılaşmasıyla oluşan şiddetli fırtına
URAN Sanayi
URAY Belediye
UTARİT Merkür gezegeni.Dokuz kattan oluşan göğün ikinci katı
UTKU Zafer
UYGAR Uygarlığa bağlı olan
UYGUR Uygur devletinden olan kimse
UZAY Bütün gökcisimlerinin içinde bulunduğu sonsuz boşluk
ÜLKE Üzerinde ulusların yaşadığı toprak
ÜNAL Ünün duyulsun
ÜRÜN Denizlerden,topraktan ve insanlardan emekle elde edilen
VADİ İki dağın arasında kalan dere boyu
VERİM Ortaya çıkan,beklenen sonuç
VOLKAN Yanardağ
YAĞIZ Esmer
YALGIN Serap
YALIM Alev
YALIN Sade , gösterişsiz
YALMAN Sarp , dik
YALVAÇ Kitabı olan peygamber
YAMAÇ Dağın eğik yüzeyli yanı
YAMAN Güç,beceri bakımından alışılmışın üzerinde olan
YARDAN Sevgiliden
YARIN Bugünden sonraki gün
YASİN Kur'an'da bir sure
YAVER Yardımcı
YEKTA Tek , benzersiz
YETKİN Gerekli olgunluğa ve bütünlüğe ulaşmış
YİĞİT Güçlü,yürekli kahraman
YILAYDIN Aydınlık yıl
YÜCE Ulu
ZAMAN Süre
www.annecocuk.com