mardin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mardin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Aralık 2008

Müftülükten Vatandaşlara Kurban Uyarısı

Mardin Müftülüğü tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Sözlükte "yaklaşmak, Allah'a yakınlaşmaya vesile olan şey" anlamlarına gelen kurban, dinî bir terim olarak, ibâdet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder. Arapça'da bu şekilde kesilen hayvana ayrıca udhiye de denir.

Kurban kesmek, akıllı, büluğ çağına ermiş, dinen zengin sayılacak kadar mal varlığına sahip ve misafir olmayan Müslüman'ın yerine getireceği mali bir ibadettir. Temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka 20 miskal (80.18 gr.) altın veya bunun değerinde para veya eşyaya sahip olan kişi dinen zengindir; dolayısıyla Allah'ın kendisine bahşetmiş olduğu nimetlere şükran ifadesi ve Allah yolunda fedakârlığın nişanesi olarak kurban kesmelidir. İbadetlerde sorumluluk ve bu sorumluluğun bir neticesi olan ceza ve mükâfat da bireyseldir. Bu nedenle, dinen zengin olan karı-kocadan her birinin ayrı ayrı kurban kesmesi uygun olur. Kurban kesmekle mükellef olan şahsın, satın alacağı hayvanın ücretini kredi kartıyla ödemesi, kurbanın sıhhatine engel teşkil etmez.

Kurban; koyun, keçi, sığır, manda ve deveden olur. Bunların dışındaki hayvanlar kurban olarak kesilemezler. Kurban olabilmesi için, kurbanlık hayvanın süt dişlerini değiştirmiş olması gerekir. Bu da genel olarak, deve 5; sığır ve manda 2; koyun ve keçi 1 yaşını doldurunca gerçekleşir. Bunun yanında, 6 ayını tamamlayan koyun, bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olması halinde kurban edilebilir.

Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, azaları tam ve besili olması, hem ibadet açısından hem de sağlık bakımından önem arz eder. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, bir veya iki gözü kör, boynuzları kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memesi kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz. Ancak, hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, kurban edilmesine mani teşkil etmez.

Kurban edilecek hayvana acı çektirilmemeli ve eziyet verilmemelidir. Hayvanlar ehil kişiler tarafından kesilmeli ve kesim işlemi süratli bir şekilde yerine getirilmelidir. Ayrıca, çevre temizliği ve ekolojik dengenin korunması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Kurban kesimi esnasında, psikolojik açıdan etkilenmemesi için çocukların kesim mahallinden uzak tutulmalarına dikkat edilmelidir. Aynı şekilde, hayvanların diğerinin kesimine şahit olacak şekilde yan yana bulundurulmaları da uygun değildir.

KURBAN KESMEK İSTEYEN NE YAPACAK?

İbadet niyetiyle kurban kesmek isteyenler;

Öncelikle duyuruda belirtilen kurban satış yerinden kurbanını alıp aynı duyuruda belirtilen kesim yerinde kurban ibadetini ifa edecek,

KURBANINI KENDİ MÜLKÜNDE/BAHÇESİNDE KESMEK/KESTİRMEK İSTEYENLER ŞU HUSUSLARA DİKKAT EDECEKLERDİR:

Özel bahçesinde veya kurban kesmeye uygun mülkünde kurban kesmek isteyenler, kurban hizmetleri komisyonunca belirlenen esaslara uyacaklar, kurban kesimi için uygun olmayan yerlerde kurban kesmeyeceklerdir.

Kurban keseceği mahallin temiz olmasına özen gösterecek, kurban kesimi esnasında çocukların bulunmamasına dikkat edecektir.

HAYVAN HAKLARI

Madde 25 — Kurban satış ve kesim yerlerinde hayvanların korunması, gözetilmesi, bakımı ve kötü muamelelerden uzak tutulması yanında, temizlik, sağlık ve güvenliklerine özen gösterilir. Hayvanlar uygun vasıtalarla ve eziyet edilmeden taşınır.

Hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, dövmek, aç ve susuz bırakmak, aşırı soğuğa veya sıcağa maruz bırakmak, bakımlarını ihmal etmek, kesin olarak öldüğü anlaşılmadan vücutlarına müdahalede bulunmak yasaktır.

KURBAN KESİMİ VE ÇOCUKLAR

Çocukların ibadetleri kavramaları için erken yaşlarda bilgilendirilmeleri önemlidir. Ancak kurban ibadeti yerine getirilirken bıçak, kesme işlemi ve kan görme gibi olumsuzluklar bazı çocuklarda psikolojik rahatsızlıklara neden olduğundan kurban kesilen yerlerde 12 yaşından küçük çocukların bulunmamasına özen gösterilmesi gerekmektedir.

HAYVANLARDAN İNSANLARA GEÇEN (ZOONOZ) HASTALIKLAR

Başta kist, hidatik, şarbon, bruselloz, tuberkuloz, şap gibi hayvanlardan insanlara geçen (zoonoz) hastalıklar, sağlık, çevre sağlığı, temizlik, etin işlenmesi, pişirilmesi, tüketilmesi, sakatatların çöpe atılmaması, sokak hayvanlarına verilmemesi ve çevreyi kirletecek tutumlardan kaçınılması gerekir.

KURBAN KESENLERİN DİKKAT EDECEĞİ HUSUSLAR

Kurban kesen, hayvanı yüzerek et taksimi yapan kasap ve kasap yardımcıları ile kurban sahiplerinin etle temas eden uzuvlarında yara-bere olmaması, bu durumda olanların kesim, yüzme ve et taksimi işini yapmaları zorunlu ise hijyenik eldiven kullanmaları, elinde yara olduğu halde eldiven kullanmadan kesim işlemi yapılmışsa bu etlerin çok iyi pişirildikten sonra tüketilmesi önemlidir..

KURBAN KESİM YERİNDE YIĞILMAYI ÖNLEMEK

Bayramın ilk üç gününde kurban kesimi dinen caizdir..

Herkes kurbanın bayramın birinci günü kesmek istemektedir. Bu nedenle bayramın ilk günü kurban kesim yerlerinde yığılma ve izdiham oluşmaktadır. Söz konusu yığılma ve izdihamın önlenebilmesi için kurban kesiminin bayramın ikinci ve üçüncü günlerinde de yapılması tercih edilmelidir.

Kurban Bayramında ibadet maksadıyla kurban kesmek isteyen vatandaşların dini hükümlere, sağlık şartlarına ve çevre temizliğine uygun bir şekilde kurbanlarını kestirebilmeleri hususunda İlimiz "Kurban Hizmetleri Komisyonu", tarafından aşağıdaki kararlar alınmıştır.

l- Kurban satış yeri olarak;

a- Belediye Mezbahanesi avlusu,

b- Yeni yol halı saha yanındaki alan,

c- İhtiyaç olması halinde hava radar karşısındaki alanın tahsis edilmiştir.

2- Kurban kesim yeri olarak Belediye Mezbahanesi belirlenmiştir

3- Kurban satış yerlerinde Menşei Şahadetnamesi kontrolü yapılacaktır.

4- Kurban Bayramı süresince kesim yerinde dini görevi ifa etmek üzere İl Müftülüğü personeli görevlendirilmiştir.

5- Kesim için Belediye Mezbahanesi kullanılacağından tesisten faydalanma ücretinin alınmaması kararlaştırılmıştır.

6- Vatandaşın kendi mülkü ve bahçesi ile Belediye Mezbahanesi dışında (Sokak, Cadde, Park ve umuma açık yerlerde) kesinlikle kurban kesmeleri yasaktır. Ancak kendi bahçe veya mülklerinde kurban kestikleri takdirde, kurbanların atıklarını çevreyi kirletmeyecek şekilde kendileri tarafından temizlenecektir.

Mezbaha İrtibat Tel:2122486

Mardinlife.com


4 Aralık 2008

Dev futbol turnuvasına doğru

Nusaybin, komşu ilçeler ve illerin katılacağı Turnuvada dereceye
girecek takımlara dizüstü bilgisayar, dijital uydu cihazları, cep telefonları ve ayakkabıların verileceği Turnuvayla ilgili açıklama şöyle;

BGS İMAGE HALI SAHA FUTBOL TURNUVASI
Bgs image sponsorluğunda Hakan Olimpik Spor Kompleksinde Futbol Turnuvası Düzenlenecektir...
Kazanan takımlara aşağıdaki hediyeler verilecektir...

1.Takıma:7 Adet Datron Marka Diz Üstü Bilgisayar+şampiyonluk kupası ve altın madalya
2.Takıma:7 Adet Trident Dijital Uydu Cihazı+ikincilik kupası ve gümüş madalya
3.Takıma:7 Adet Nokia 1200 Cep Telefonu+üçüncülük kupası ve bronz madalya
Gol Kralına: Lotto Spor Ayakkabı
En Centilmen Takıma:7 adet Kol Saati

-Tüm Mardin,şırnak il ve ilçe takımlarının katılabileceği turnuvada kayıtlar başladı.
-Turnuvaya katılım şartları...
-Takımlar 7 as 5 yedek Toplam 12 futbolcudan oluşacak
-Yaş sınırlaması olmayacak
-Her takımın bir teknik sorumlusu ve başkanı olacak
-Turnuvanın yapılış şekli:
-Her gurup 4 veya 5 li takımdan oluşacak
-Bir takım en az 3 veya 4 maç yapacak (şampiyonlar ligi usulü)
-Her gruptaki ilk iki takım bir üst tura çıkacak
-Gruptaki iki takımın puanı veya averajı eşit ise aralarındaki maça bakılacak
-Gruplardan çıkan takımlar yapılacak kura sonucu tek eleme-sistemi ile oynayacak..

-Turnuvanın kuralları
-Turnuvada her türlü çirkeflik, kavga, kargaşa çıkaran takım veya futbolcu ihraç edilecek
-Tüm maçlarda emniyet sağlanacak
-Maçlar gruplar bittikten sonra çeyrek yarı ve final maçları tecrübeli hakemler tarafından yönetilecek
-Maçlarda 3 er oyuncu değiştirme hakkı vardır
-Bir maçta kırmızı kart gören futbolcu bir sonraki maçta oynamayacak
-Maçlar boyunca 4 sarı kart gören futbolcu bir sonraki maçta oynamayacak...
Turnuvaya katılan her takım 200 ytl katılım bedeli ödeyecektir..takımlar maç başına da 20 ytl ücret ödeyecektir..

—KAYIT Başlangıç Tarihi:28.11.2008
—KAYIT Bitiş Tarihi:28.12.2008
-Kayıt yeri: Bgs İmage giyim-Hakan olimpik spor kompleksi...
—Kura tarihi ve yeri:30.12.2008

—Not: maçlar sadece hafta sonu her takım cumartesi 1 Pazar 1 maç yapacak...

TAKIM SAYISI 40’A ULAŞINCA TURNUVA BAŞLAYACAKTIR.

İrtibat Tel: 0 482 415 65 25
Arif Altunkaynak
Mardinlife.com

Erkeklerde lazerle güzelleşiyor

Kuaförlük ve lazer merkezi ile güzellik salonu işletmecisi Deniz Hitay, çalışmalarını doktor nezaretinde yürüttüklerini belirterek, son zamanlarda lazer ve güzellik merkezine erkeklerin de ilgi göstermeye başladığını söyledi. Sağlık sektörünün hassasiyet gösterdiğine işaret eden Hitay, güzellik merkezlerine başvuranların dikkatli olmaları gerektiğini bildirdi. Bilhassa lazerin hassas bir konu olduğunu vurgulayan Deniz Hitay "Lazer, kuaförlük ve güzellik alanında yurt içinde ve yurt dışında seminer ve eğitimlere katıldım. Buna rağmen çalışmalarımızı doktor nezaretinde yapıyoruz. Son zamanlarda erkeklerde lazer ile yanak tüylerini aldırmaya ve cilt bakımına gelmeye başladı. Lazer hassas bir konu, gereken hassasiyet gösterilmezse leke bırakır. Bunun için lazerin işin uzmanları tarafından yapılması gerekir" dedi.

Güzellik uzmanı olduğunu ifade eden Deniz Hitay, Halk Eğitim Müdürlüğü bünyesinde uzun süre usta öğretici olarak çalıştığını, şimdi ise kendi işini kurduğunu belirterek "Yurt dışında ve yurt içinde katıldığım eğitimlerde edindiğim deneyimimler doğrultusunda halk eğitim bünyesinde açılan kurslarda usta öğretici olarak görev yaptım. Şimdi kendi işyerimi kurdum ve müşterilerime hizmet veriyorum. Son zamanlarda erkek müşterilerimizde artış oldu. Bakımlı olmanın, iyi bir cilde sahip olmanın erkeği kadını olmaz. Herkesin bakımlı olma hakkı var. Bakımlı insanın toplum içindeki saygınlığı da fazladır diye düşünüyorum" diye konuştu.

Mardinlife.com


Mardin'in makus talihini değiştirmeye iddialı bir aday: Abdulah Deniz

Mardin'de tarihi kentin kangren hale gelen sorunlarına çözüm bulmak için belediye başkanlığına talipli olduğunu belirten Abdullah Deniz başvuru dilekcesini İl Başkanı Lokman Sininoğlu'na verdi. AK Parti İl Başkanı Lokman Sinanoğlu şimdiye kadar 3 kişinin resmi olarak müracaat ettiğini bu sayının artacağını söyledi.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Mardin İl Başkanlığı'nda hareketli günler yaşanıyor. Belediye başkanlığına aday adayı olmak isteyenler, müracaat etmeye başladı. Parti merkez ilçe yönetiminden aday adaylığı için 5 kişinin istifa ettiği belirtildi. AK Parti İl Başkanı Lokman Sinanoğlu şimdiye kadar resmi müracaat yaparak form dolduran 3 kişinin bulunduğunu ifade etti. Sinanoğlu, ''Bugüne kadar, Abdullah Deniz, M. Besim Özsüer ve Serdar Yay, belediye başkanlığı aday adaylığı için formlarını doldurarak müracaatta bulundular. Müracaat edecek aday adayı sayısını 20 dolayında tahmin ediyoruz. Şartları tutan ve isteyen herkes müracaat edebilir" dedi.

Müracaat eden aday adayları hakkında önce il teşkilatı içinde temayül çalışması yapılarak, seçmenlerle anket düzenleneceğini vurgulayan Sinanoğlu, "Temayül ve anket çalışmalarımızı tamamladıktan sonra Milletvekillerimizin görüşlerine başvuracağız. Milletvekillerimizin görüşleri bizim için önemlidir. Sonra listeleri genel merkeze göndereceğiz bizim için adaydan önce parti önemlidir. Genel Merkez ne derse o olur."diye konuştu.

Başkan aday adaylığıyla ilgili olarak partinin tüm organlarıyla görüştüğünü ve çoğunluğun uygun görmesi sonucu aday adayı olmaya karar verdiğini belirten Mardinli Abdullah Deniz, "Mardin halkının beni istediğini biliyorum. Kendilerine layık olmak ve bana duyulan güveni korumak için elimden geleni yapmaktan kaçınmayacağım. Şu aşamada sadece aday adayıyım. Ortaya çıkacak diğer aday adaylar da en az benim kadar şanslıdırlar. Partimiz adaylık için kimi layık görürse elbette o aday olacaktır. Halkımız özgür iradesiyle gerekli tercihini yapacaktır. Hayırlısı ne ise o olsun.”dedi.

1965 Mardin doğumlu ve 4 çocuk babası olan Abdullah Deniz, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde Lisans ve Sosyal Bilimler alanında mastırını yapmış. İstanbul Kartal Belediyesinde yerel yöneticilik deneyimi de bulunan Deniz, ulusal ve uluslar arası düzeyde birçok sivil toplum kuruluşunda görev yapmış.


Mardinlife.com



Engelliler Günlerinde yanlız bırakıldı

Dünya Engelliler Günü nedeniyle Mardin Sakatlar Derneği'nin Atatürk anıtına çelenk koyma törenine hiçbir yetkilinin katılmaması dikkat çekti.

Sabah saatlerinde Cumhuriyet Alanı'na gelen engelli vatandaşlar, Sakatlar Derneği Başkanı Hasan Anuk eşliğinde Atatürk Anıtı'na çelenk koydu. Törende yetkililerin bulunmaması dikkat çekti.

Mardin Sakatlar Derneği 2.Başkanı Nilay Bingül'ün yaptığı basın açıklaması ardından engelliler alandan seslerini kimseye duyurmadan ayrıldı.

Dünyanın hiçbir yerinde engelliler ve özürlülerin bu kadar yalnız bırakılmadığını belirten Hasan Anuk, bu anlamlı günde yalnız bırakılmalarının kendilerini üzdüğünü söyledi.

Kendilerinin de bu toplumun birer ferdi olduklarını hatırlatan Anuk, "Engellilerimiz bu anlamlı günde kendilerini yalnız hissetti. Biz kimseye kırgın değiliz. Kimseye de tepkimiz yok. Ama biz de insanız. Her sağlam insan gibi bizim de yaşama ve hatırlanma hakkımız var." dedi

Daha sonra alandan ayrılan engelliler, Sakatlar Derneği'nde yöresel müzik eşliğinde halay çekerek, gönüllerince eğlendi.

Sakatlar Derneği'nin düzenlemiş olduğu eğlenceye katılan Sanayi ve Ticaret Müdürü Musa Öztürk, engelliler birlikte halay çekerek bu mutlu gününde onları yalnız bırakmadı.

Mardinlife.com


13 okula beyaz bayrak

Bayrak teslim töreninde konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Dal, "Projenin ilimizde uygulanması, okullarımızda düzenli hijyen ve temizlik esaslarının benimsetilmesi açısından çok önemli. 13 okulumuz bunu hak etti. İnşallah diğer okullarımız da bu okullarımızı örnek alırlar." dedi.

Sağlık İl Müdürü Sait Avar ise, "Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın, sağlıklı ortamlarda büyüyüp gelişmesi eğitimlerini alması en tabii ve vazgeçilmez yaşamsal haklarıdır. Beyaz bayrak almak için 16 okulumuz başvurdu. Bunlardan 13'ü almaya hak kazandı. Beyaz bayrak 2 yıl süre zarfında geçerliliğini sürdürmekte. Bu okullar 2 yıl süre içinde yılda en az bir kere yapılacak denetimlerde, tüm şartları taşımak zorunda. Belirlenen kriterlerin dışına çıkan okullarımızdan hak ettikleri beyaz bayraklar geri alınacaktır. Bunun için öncelikle okullarımızda hijyen ve temizliğe önem verilmeli." şeklinde konuştu

Daha sonra 13 okul müdürüne bayrakları ve belgeler Sait Avar ve Hasan Dal tarafından verildi.

Mardinlife.com


Kaçak elektrik denetimleri sıklaştırıldı

DEDAŞ Mardin İl Müessese Müdürü Halil Homan, kaçak elektriği önlemek için bir yıldır yapılan çalışmalarını semeresini aldıklarını belirterek, yapılan denetimler ve alınan önlemler sonucu elektrik tüketiminde yapılan tahakkuk işlerinde önemli tahsilât artışının sağlandığını söyledi.

Ev ve işyerlerine dönük yapılan abone denetimlerinde de şeffaf bir uygulama sergilediklerini ifade eden Homan, "Tahsil edilemeyen elektrik tüketim borçlarına taksitlendirmelere gidildi. Bu tahakkuk ve tahsilâtın da hızla artmasına sebep oldu. Mardin, kaçak ve kayıplar listesindeki üst sıralardan daha alt sıralara hıza düşüşe geçti. Abone denetimlerinde bizzat kendim de yer alıyorum. Kaçak elektrik kullanımına son vermek için vatandaşları ikna ediyoruz. Abone sahipleri ile bir tartışmaya girmeden gayet olumlu bir denetim sergiliyoruz." diye konuştu.

Mardin'deki trafo ve şebeke yenileme çalışmalarının kırsaldan başlandığını vurgulayan Homan, "Vatandaşları tasarruflu ampul kullanmaya da davet ediyorum. Önümüzdeki aylarda 40 bin adet tasarruflu kullanım kapsamında ampul dağıtımı yapacağız. İsrail'de uygulanan tek merkezli trafolardan endeks okuma sisteminin önümüzdeki yıllarda Mardin'de de hayata geçirilmesi için çalışmalar başladı. Bu projesinin hayata geçmesi ile enerji kayıplarının da ortadan kalkmasına vesile olacaktır." şeklinde konuştu.

Bu arada, Mardin kent merkezi ile 9 ilçe, 31 belde, 512 köy, 41 mezrada elektrik tesisatı altyapı yenileme çalışmaları aralıksız sürdürülüyor.

Mardinlife.com


Çiftçiler toprak tahlili yapmıyor

Mardin Ziraat Odası Başkanı Malik Özkan, ildeki çiftçilerin toprak tahlilleri yaptırmadığı için zarar ettiklerini söyledi.

Ziraat Odası Başkanı Malik Özkan, dekara 10 kilo gübre atılacağı yere 30 kilo gübre atıldığını söyledi.

Özkan, yöre çiftçisinin hala babadan kalma yöntemlerle tarlasını ektiğini, teknolojik imkanların kullanılmamasının ise çiftçilere zarar verdiğini söyledi. Babadan kalma yöntemlerle 21. Yüzyıl'da tarımsal alanların değerlendirilemeyeceğini ifade eden Özkan, ziraat odalarının ve il tarım müdürlüklerinin çağdaş gelişmeye uygun olarak donatılmasının kaçılmaz olduğunu vurguladı. Mardin ve çevresinde sadece özel bir toprak tahlil laboratuarı bulunduğuna işaret eden Özkan, "Mardin ve çevresinde 385 bin dekar ekilebilir verimli arazi var. Ama çiftçimiz toprak tahlilini yapabilecek bir laboratuar bulamıyor. Babadan kalma yöntemlerle yapılan tarımın çiftçimize getirdiği maliyet oldukça yüksektir. Bir dekar alana çiftçimiz 30 kilo taban gübresi atıyor. Oysa toprak tahlil edilse atılan gübre miktarı belki 10 ya da 15 kiloya düşecek. Toprağın cinsine ve ihtiyaç duyduğu miktar tespit edilmeden atılan gübre heba oluyor. Bu milli servete de zarardır. İlaçta da aynı sıkıntıyı yaşıyoruz" dedi.

Seyyar toprak tahlil laboratuarları kurmayı hedeflediklerini belirten Ziraat Odası Başkanı Özkan, köy köy dolaşarak çiftçiyi bilinçlendirmeyi ve uğradığı zararlara müdahale etmeyi amaçladıklarını vurguladı. Özkan, ''Çiftçiyi ayağına giderek bilinçlendirmek lazım. Çiftçi gördüğüne inanır, ayağına gidip bilinçlendirdiğimiz zaman, toprak tahlilini yapıp, senin toprak bu kadar gübreyi kaldırır dediğimiz zaman elbette inanacak ve uygulamaya geçecek. Ama bugüne kadar böyle bir imkan sağlanmadı. Ne ziraat odası ne de tarım il müdürlüğü bunu yapamadı. Milyarlarca lira heba oluyor'' şeklinde konuştu.

Mardinlife.com


Midyatlı öğrencilerin başarısı

Midyat ilçesinde bulunan Ali İhsan Kalmaz İlköğretim Okulu öğrencileri, Türkiye genelinde yapılan ilköğretim okulları 2. sınıflar arası Ölçme ve Değerlendirme Sınavı'nda Türkiye birinciliği ve ikinciliği alarak büyük başarı sağladılar. Okulun diğer öğrencileri ise aynı yarışmada altıncı ve onuncu oldu.

Türkiye genelinde Ata Yayıncılık tarafından ilköğretim 2. sınıflar arasında yapılan sınavda Ali İhsan Kalmaz İlköğretim Okulu'nun 2/A sınıfı öğrencileri 45 sınav sorusunun tamamını eksiksiz ve doğru cevapladılar. Ölçme ve değerlendirme sınavında Türkiye birinciliğini Ali İhsan Kalmaz İlköğretim Okulu öğrencilerinden Ömer Faruk Ceylan alırken, ikinciliği aynı okuldan Hatice İşcan, altıncılığı Duygu İmren Tepret, onunculuğu Ceyda Tekdemir alarak büyük başarıya imza attılar. Sınıf öğretmeni Dummar Bingöl, öğrencilerini sistematik şekilde çalıştırarak başarı sağladıklarını, çok çalışmanın yanında öğrenciler ile bire bir ilgilendiklerini söyledi.

Mardinlife.com


3 Aralık 2008

HOŞGÖRÜLERİN DİYARI MARDİN

Hakkında---Tarihçe---Coğrafya---Ekonomi---Nüfus---Ulaşım---Turizm---Yemekler---Konaklama
Müzik---Gerekli Bilgi---Telefon Rehberi---Hoşgörülerin Diyarı Mardin---Kâşifini bekleyen şehir
-------------------------------------------------------------------------------------------------

http://www.mardin.gov.tr/images/buyuk/adnan1006.jpg

Fotoğraf ve Yazılar Adnan AVUKA'ın "Hoşgörülerin Diyarı Mardin" isimli eserinden alınmıştır.

Dünya Kenti Mardin

Mardin’i fotoğraflarla tanıtmanın zorluğunu bilerek, bu işe yüreklenen fotoğraf sanatçısı ve gazeteci Adnan AVUKA’nın gayret ve özverisini hayranlıkla izliyorum.

Mardin, binlerce yıl önce eğitim şehri görevini üstlenmiş, bugünlere ışık tutacak, geçmişten çağımıza çağdaşlık felsefesinin temellerini atmış bilginleri yetiştirmiştir. Tarihin zenginliği, kültürlerin yoğrulduğu bir kentte yaşamanın ve bu zenginliği gelecek nesillere teslim etmenin heyecan ve mutluluğu her sorumlu insanın gönlünde yatan temel amaçtır.

Kültürlerin beşiği Mezopotamya'nın önünde adeta diz çöktüğü binlerce yıllık tarihi kentin, her alanda farklılığını görmek ve yaşamak mümkündür. Sokaklarının huzur verdiği, reyhan kokan geniş avlulu taş evlerinin yıllara ve doğaya meydan okuyuşunu görmenin, gezmenin verdiği hazzı tatmayanların yaşamlarında bir boşluk olduğuna inanıyorum.

Taşların dile geldiği, inançların şiirselleştiği "Taş Kent" Mardin'de, ezan ve çan seslerinin kardeşçe gökyüzünde buluşmasıyla yaşanan manevi huzur, gökyüzüne komşu olmanın kente verdiği güzellik, Mezopotamya'nın deniz görüntüsüyle birleşmesi, tarih boyunca Mardinlilere ve Mardin'i görenlere ilham kaynağı olmuştur.

Mardin binlerce yıl Hıristiyan'ını, Yezidi'sini, Müslüman'ını din ve dil kardeşliğinin en güzel örneğini sergileyerek bağrında barındırmış ve "Dünya Kenti" olma özelliğini göstermiştir. Bugün Avrupa Birliği ülkelerinin kriter olarak belirlediği özellikler, binlerce yıl önce Mardin'de yaşam felsefesinin temel değerleriydi. Bir yazarımızın ifade ettiği gibi "Dünyayı Mardinleştirmek" gerekir. Dünya Mardinleştirilirse, bütün dengelerin hoşgörü ortamında en yüksek ve güvenilir düzeyde yerli yerine oturacağına inanıyorum.

Yaşamı boyunca Mardin'in tanıtımı için her türlü gayret ve fedakarlığı gösteren, yurt içinde ve yurt dışında açtığı fotoğraf sergileri ile Mardin turizmine büyük katkılar yapan fotoğraf sanatçısı ve gazeteci Adnan AVUKA, yukarıda ifade etmeye çalıştığım değerleri, Mardin fotoğraflarını içeren kitabıyla, bu kenti sevenlerin ve merak edenlerin beğenisine sunacaktır.

Ancak Mardin'i tanımak ve güzelliklerini yaşamak, eşsiz tarihi zenginliklerini, dinlerin ve dillerin kardeşliğini, insan sevgisinin en yüksekte olduğunu görmenin ve zaman tünelinde binlerce yıl geriye gitmenin mutluluğunu ve heyecanını yaşamak isteyenlerin mutlaka ve mutlaka Mardin'i ziyaret etmeleri gerektiğini açık yüreklilikle söylüyorum.

Fotoğraf Sanatçısı ve gazeteci Adnan AVUKA'ya tarihi taş kentin tanıtımına karşı gösterdiği duyarlılık ve hassasiyetten dolayı teşekkür eder, daha mutlu ve güzel fotoğraf kareleri içinde yaşamını sürdürmesini temenni ederim



Mehmet KILIÇLAR Mardin Valisi

Ortak Sevdamız Mardin…

Kurulduğundan bu yana birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan ebedi aşkımız Mardin, yüzyıllar boyunca çok çeşitli dinlerin ve kültürlerin kaynaşma noktası olmuştur. Uçsuz bucaksız bir deniz gibi Mardin'imizin önünde uzanan Mezopotamya ovasına doğan güneş, nice imparatorlukları ve nice krallıkları aydınlatmış, bu coğrafyanın yıldızlı geceleri nice acıların, yok oluşların üzerini örtmüştür.

Bugün Türk'ün, Kürt'ün, Arap'ın dostça yaşadığı, ezan sesinin, kilise çanlarının sesine karıştığı barış dolu Mardin'imizin tarihi, insanlık tarihinin bir özeti gibidir adeta. Bu topraklarda yaşamış olan nice millet yok olup gitmiş ama her kültür gerisinde kendisinden izler bırakmıştır. Taştan evlerin bir mücevher gibi süslediği Mardin'imizdeki her tarihi yapı bir efsaneye, bir türküye ya da çocukların dilinde dolaşan bir masala kaynak oluşturmuştur.

Betonlaşmanın, çarpık şehirleşmenin dünyanın birçok köşesinde tarihi ve doğal güzellikleri bozma tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığı günümüzde, Mardin'imize özellikle sahip çıkmamız gerektiği aşikârdır. İşte bu noktada sevgili dostum Adnan AVUKA, yüreğindeki Mardin aşkını büyük bir ustalıkla fotoğraf karelerine taşımış, yöremizin tarihi ve doğal güzelliklerini adeta arşivlemiştir. Günün her saatinde ayrı, yılın her mevsiminde bir başka güzel olan Mardin'imizin kilise ve camileri, medreseleri, köşkleri, türbeleri, manastırları bu albümde ölümsüzlük kazanmıştır. Adnan AVUKA'nın yıllar boyunca çekmiş olduğu Mardin fotoğraflarından oluşan bu çalışma, yüreği Mardin aşkıyla yanan insanlara bir başucu kitabı olacağı gibi, şehrimizi tanımak isteyen çocuklarımız, dostlarımız ve yediden yetmişe herkes için eşsiz bir başvuru kaynağı da olacaktır.

40 yılı aşan gazetecilik hayatının verdiği deneyim ve birikimle bizleri adeta zamanda yolculuğa çıkaran kıymetli dostum Adnan AVUKA'yı tüm içtenliğimle tebrik ediyor, bu değerli eserin Mardin'imizin kültür mirasının korunması yönünde herkesin yüreğinde bir kıvılcım yakmasını diliyorum.

Yukarı Mezopotamya Efsane Kenti Mardin...

Milattan önce 8000'lere değin uzanan geçmişinde birçok uygarlığın yerleşip solduğu, farklı kültürleri ve dinleri içinde harmanlamış, yoğurmuş şiirsel kent Mardin...

Romalılar döneminde Maride, Persler döneminde Marde, Bizanslılar döneminde Mardia, Süryanilerin Merdo ya da Merdi, Arapların da Maridin adını yakıştırdıkları gizemli kent Mardin...

Daha nice isimler takılıp tanımlamalar yapılabilir Mardin üzerine. Türküler yakılabilir, şiirler ve efsaneler söylenebilir. Yazılanların, söylenenlerin hepsi de az gelir bu kente. Bu duyguyu tatmak için günler hatta haftalar boyu Mardin'de yaşamak, Yukarı Mezopotamya'nın ılık havasını solumak, labirenti andıran sokaklarını arşınlamak, bazı zaman da kaybolmak gerekir. Eşi benzeri olmayan kesme taş işçiliğini sergileyen yapılarıyla tüm kentsel kesimi SİT alanı ilan edilen dünyadaki ikinci kenttir.

Kent yapılarını incelerken Süryani ustaların bir kilim veya dantel dokurcasına işledikleri kesme taşlar karşısında şaşar kalırsınız. Mardin'de Süryani kiliseleriyle camilerin, medreselerin iç içe geçtiği kent dokusu içinde değişik zamanlarda bir kilise çanının sesiyle ezanın sesi birbirine karışır. Süryani papazla cami imamı bir sokak başında güneydoğu lehçesiyle derin sohbete dalar. Gümüş ve altın işlemeciliğinde ülke çapında ün yapmış ve hala varlığını sürdüren Süryani ustalarla Müslüman bakırcı ustaların yan yanalığına, iç içeliğine ne demeli? Tüm yapılarının SİT alanı içinde korumaya alındığı Mardin'de bu kültürler de korunmalıdır.

Mardin'in içinden geçen tek karayolu, kenti U biçiminde dolaşır. Bu karayolu aynı zamanda kentin ana caddesidir. Bu ana caddeden yan sokaklara araçlarla çıkılmaz. Labirenti andıran bu ara sokaklarda her şey insan gücü veya eşek katır türü hayvanlarla yapılır. Çarşıda, pazarda yapılan alışverişten eve sipariş edilen likit gaz tüpüne kadar yükler eşek ve katırlarla ya da insan gücüyle taşınır. Belediye, Mardin sokaklarında doğal yapısı gereği çöpleri hayvanlarla toplatır.

Mardin adeta bir açık hava müzesi görünümündedir. Kapıların üzerindeki taşlara çizilmiş resimler (eğer sahibi hacca gitmişse Kabe resmi vardır), işlemeler, kuş gagasını andıran kapı tokmakları, bir evin altından geçen sokağın devamı kemerli tüneller... Yapılardaki taşlara işlenmiş çeşitli hayvan ve meyve kabartmaları sizi günümüzden geçmiş yıllara düş yolculuğuna çıkarır. Kalenin eteklerinden 1385 yılında yaptırılmış Zinciriye Medresesi'nin kubbesiyle Şehidiye Camisi minaresi ve Ulu Cami'nin ovayla iç içe görünümü eşsiz bir panoramadır. Bu panoramaya sahip olan renk genelde sarıdır. Mardin'e damgasını vurmuştur sarı ve tonları...

Zinciriye Medresesi ve caminin giriş kapısındaki detaylardan sıyrılıp Şehidiye Camisi'ne nazır çay bahçesindeki küçük bir moladan sonra 12. yy.'da Artuklular döneminde yapıldığı sanılan, Akkoyunlu ve Osmanlılar döneminde onarım görmüş Ulu Cami'de soluklanmak ayrı bir keyiftir. Bir de başka bir Mardin panoraması içinde Mor Petrus ve Pavlus Kilisesi'nin avlusunda papazın ikram ettiği kahveyi yudumlamak, ardından Akkoyunlular dönemi eseri Kasımiye Medresesi'nin avlusuna uzanmak, çeşmesinden akan suyu doya doya yudumlamak...

Kenti U biçiminde bölen ana caddenin alt basamağında ise tüm kentin eşsiz güzellikte yapılarıyla en uç noktada kalesiyle bütünleşen bir panorama ile karşılaşırsınız ki bu Mardin'in tipik, klasik fotoğraflarda görünümüdür. Gezi sırasında zamanın durmasını istersiniz Mardin'de... Zaman su gibi kayar ayaklarınızın altından. "Geleli kaç gün oldu ki, daha ne kadar çok göreceğim yer, kuracağım dostluklar vardır." dedirtir size Mardin. Kentin çok yakınlarında bulunan manastır ve antik kent gezileri günlerce sürebilir.

1600 yıla yakın geçmişi olan ve kent merkezine 8 km. uzaklıkta Eskikale Köyü yakınlarında Süryani başpiskoposluk merkezine bağlı Deyrulzafaran Manastırı gezinize ayrı bir tat katacaktır. Süryanilerin en önemli ziyaret yerlerinden biri olan ve içinde 52 Süryani patriğinin mezarı olan manastır, 4. yy. sonlarında kurulmuştur. Mor Yakup Manastırı ise Deyrulzafaran'ın 1 km. kuzeyinde bulunuyor.

Farklı kültürlerden ve dinlerden insanların yan yana dostluk ve barış içinde yaşadığı bu gizemli güneydoğu kenti her mevsim gezilebilir. Hele bir de 40 yılda bir yağan kara denk geldiyseniz deymeyin keyfinize...

Ben Ulu Cami'yim

Her taşıma sinmiş ilahi duaları gök kubbeye taşıdım.

Ben Ulu Cami'yim... Minarem gökyüzüne uzanan şehadet parmağım. Yüksekliğimle nerdeyse kaleye uzanırım. Etrafımda çarşılar kenetlenmiştir.

Benim minaremden yayılan ezan, kalede yansır. Rüzgar ilahi davetimi Mezopotamya'ya ulaştırır. 12. yüzyılda Artuklu görkemiyle inşa edildi minarem. Kutbettin İlgazi'ye hep müteşekkir kalmışımdır. Ne rüzgarların şiddeti, ne karların ağırlığı, inançla inşa edilmiş mabedimi yıkamamıştır.

Ben Ulu Cami'yim... Yüce bir medeniyetin bu güne bıraktığı miras. Her sabah güneş ilk ışığıyla beni selamlar. Dolunay neredeyse minareme konar. Hele sisli havalarda ruhum kasvetle dolar.

Ben Ulu Cami'yim. Dedim ya, ezanım çan kulesinin davetiyle yankılanır.

Ben Ulu Cami'yim benim suyum hiç bitmez. Kalede birikir buz gibi sular, sonra şadırvanımda konaklar. Biliyor musunuz? Batıya bakan kapımda hemen duvarın yanında kara bir taş var. Çocukların ellerini sürüp dilek diledikleri.

Ben Ulu Cami'yim. Latifiye ve Şehidiye Camileri'nin minarelerine göz kırpan...

Ben Mardin'im.

Yöresel kıyafetler

İklim koşulları, yöre giyim özelliklerini etkilemiştir. 1950'lere kadar erkeklerin yaygın olarak kullandığı al ketenden entari biçimi giysiler, günümüz kadın ve erkek giyiminin ortak öğesi bol şalvarlar bunun göstergeleri arasındadır. 1980'lerde ise mağazalardan sağlanan hazır giysilere yönelinmiştir. Kırsal kesimde, kadın ve erkek giyiminde ceket, kasket dışında geleneksel giyim büyük ölçüde sürdürülmektedir. Geleneksel kadın giyimi Mardin'in değişik yörelerinde farklılıklar göstermektedir. Yaygın başörtüsü pusudur. Dağ köylerinde ise "denge" denilen bir tür fes giyilmektedir.

Mardin halkının yeniliğe dönük sosyal yönleri çok kuvvetlidir. Atatürk inkılâplarının getirdiği modem yaşayış, giyim, yeni alfabe gibi yeniliklere çok çabuk uyum sağlanmış, kadın-erkek modern giyimi benimsenmiştir. Halk eğitim merkezlerinin açtığı giyim kurslarının, halkın modern giyimine büyük ölçüde katkısı ve etkisi olmuştur Halk şıklığı ve modern giyimi ile örnek illerden bir tanesidir.



Ben Deyrulzafaran Manastırı'yım

Ben Deyrulzafaran Manastırıyım. Mardin ilinin 5 km doğusunda bulunan...

Ben 639 yıl boyunca Dünya Süryanilerinin Patriklik Merkezliğini yaptım. Ama ben Süryani kültüründen çok önce vardım. Benim yapım tarihim Mardin ilinin kuruluşuna kadar gider. Biliyor musunuz? Yapımın bu kısmında taşlar harçsız olarak tavanda kenetlenmiştir.

Ben Şemsiliğin en eski mabetlerinden biriyim. Ben niye böyle uzaktayım biliyor musunuz? Doğayla, yaratılanla, yaradan ile baş başa kalmak için.

Ben Mardin'de çok mutluyum. Hep huzur içinde yaşadım. Benim edebiyatının en büyük ustası Aziz Efraim, ilham verdi vücuduma. Benim dilim İsa'nın konuştuğu Aramice ile akraba, kökenim bilinen en eski Hıristiyan topluluğudur.

Ben Deyrulzafaran Manastırıyım. Tarihin her safhasında çok önemli olan... Biliyor musunuz? Benim insanlarım dini, dili ne olursa olsun Mardin'de herkesle hep dostça yaşadı.

Ben Deyrulzafaran Manastırıyım. Görkemli yapısıyla geniş arazide Hakk'a tapınmanın diyarı...

Ben Deyrulzafaran Manastırıyım, her zaman misafir ağırlayan sevecen bir dost... Ben Hana Dolabani'nin mabediyim. Dünden bu güne gelen...


Yöresel yemekler

ney ve Doğu Anadolu'nun bol baharlı, yağlı beslenme özelliği Mardin'de de görülmektedir. Yörenin başlıca uğraşı hayvancılık, beslenme öğelerini belirlemektedir. Et ve süt ürünlerine hemen hemen tüm yemeklerde rastlanır. Sebzenin beslenmedeki yeri oldukça sınırlıdır. Kavurma, sucuk, bulgur, şehriye evde hazırlanan kışlık yiyeceklerin başında gelir. En çok yapılan çiğ köfte ve pilav, bulguru en çok kullanılan malzeme haline getirmiştir.

Bilinen yemek çeşitleri; şehriyeli bulgur pilavı, işkembe çorbası, çiğ köfte, kızarmış içli köfte, haşlanmış içli köfte, kaburga dolması, zerde, mercimekli köfte, çoban çorbası, acı kahve, mevlit böreği, Mardin pastırması ve kavurmadır.

Bakışma ise Mardin'e has bir ekmek çeşididir. Daha sonra bölgesel bir ekmek çeşidi olarak tanınmıştır. Son yıllarda yaşanan göçle beraber ülke genelinde tanınır hale gelmiştir.



Ben Kasımiye Medresesi'yim

İnançlarda duvarlardaki kanın Kasımpaşa'ya mal edildiği yer. Cihangir Bey Türbesi'nin yanı başı. Ovadan bakınca görürsünüz, bal sarısı taşların aksi, gözlerinizi kamaştırır. Küçük küçük odacıklarım vardır. Hep insanları eğitmek için kullandım oraları. Benim göbeğimde bir havuz var, üstü eyvanlı olan... Bir bilseniz bana ne kadar serinlik verdiğini. Ben Artuklu mimarisini yansıtırım. Kulak verin, evet, lütfen. İşitebiliyor musunuz taş işçilerinin çekiç seslerini? Son zamanlarda çok üzülür oldum. İşlemelerim dökülmeye başladı bir bir... Dış kapım yıkılmak üzere... Neyse...

Ben Kasımiye Medresesi... Cihangir'in oğlu Kasım'ın adıyla anılan. Ben yeri gelince bir külliye, bazen bir dergah oldum. Ama şimdilerde ziyaretçilerim çok arttı. Benimle ilgilenmeye başladı insanlar. Etrafımda ulaşılabilir yollar var.

Bir de mütevazı bir bekçi. Bilmiyorum ama herhalde bana sahip çıkacaklar. Benimle ilgili güzel haberler yazıyorlar.

Ben Kasımiye Medresesi'yim. Ne olursa olsun bu milletin kültürü, geçmişinden geleceğine aktarılan bir ecdat yadigarıyım. Ne olur bana kızmayın. Yüreğim dopdolu.

Ben Kasımiye Medresesi'yim. Sizden yardım bekleyen...




Halk Müziği ve Ağıtlar

http://www.mardin.gov.tr/images/buyuk/adnan1096.jpg

Yöre müziği ve oyunlarında az da olsa Arap etkisi vardır. Oyunlar ise daha çok Doğu Anadolu oyunlarına benzer. Yaygın oyunlarından halay, kanun, keman ve kemençeden oluşan incesaz eşliğinde oynanır. Yöreden derlenen türküler çok azdır.

Halk Müziği Araçları

Yörede tezeneli sazlardan bağlama ve cura çalınır. Bağlama son zamanlarda yaygınlaşmıştır. Nefesli sazlardan zurna, kaval, vurmalı sazlardan davul, darbuka, tefen çok çalınanlardandır.

Ağıtlar

Ağıt yakma geleneği yaygındır. Daha çok ölen kişinin yasam öyküsü anlatılır.






Gazeteci ve Fotoğraf Sanatçısı Adnan AVUKA'nın Özgeçmişi


Adnan AVUKA, Mardin Merkez Savurkapı Mahallesi'nde 1950 yılında doğdu. İlk, orta ve Ticaret Lisesi öğrenimini Mardin'de tamamladı. Okul yıllarında atletizm sporuna olan ilgisi, 1966–1973 yılları arasında Türkiye genelinde oldukça iyi dereceler almasını sağladı.

1966 yılında gazeteciliğe amatör olarak başladı. Türk Haberler Ajansı, Yeni İstanbul Gazetesi, Tercüman Gazetesi, TRT ve Hürriyet Haber Ajansı'nda görev yaptı. Gazetecilikteki başarısından dolayı 5 kez değişik yıllarda "Yılın Gazetecisi" seçilirken, çektiği fotoğraflar "Yılın Fotoğrafları" kategorisinde dereceler aldı.

Başbakanlık Tanıtma Fonu Genel Sekreterliği'nin katkıları ile Mardin, Ankara, İstanbul ve İzmir'de, kendi imkanları ile Gaziantep, Adana ve Mardin'de birçok kişisel fotoğraf sergisi açtı.

Adnan AVUKA sadece Türkiye'de değil, uluslararası sergilere de imza attı. Mardin eski Valisi Temel KOÇAKLAR'ın eşi Sabahat KOÇAKLAR'ın yardımları ile Suriye'nin Halep şehrinde, okul arkadaşı Kemal Akın'ın katkıları ile Avusturya'nın başkenti Viyana'da, Mardinli işadamı Hacı Münir ÇAĞLAR'ın katkıları ile Mısır'ın başkenti Kahire'de uluslararası sergilerini gerçekleştirdi. 2006 yılının sonbaharında ise ABD Kent Üniversitesi davetlisi olarak yine Mardin konulu sergisini açmış olacaktır.

Adnan AVUKA, 3 yıl başkanlık yaptığı Atatürkçü Düşünce Derneği Mardin Şubesi kurucusu ve Türk Spor Yazarları Mardin temsilcisidir. 1976 yılından bu yana atletizm milli hakemliği yapmaktadır. Halen Doğan Haber Ajansı ve Cumhuriyet Gazetesi Mardin il temsilciliği ile Güney Hâkimiyet ve Mardin'de yayınlanan mahalli gazetelerin haber ve foto muhabirliğini yapmaktadır. "Uygarlığın sesi, tarihin tanığı Mardin" isimli tanıtım CD'si bulunmaktadır. Turizme olan katkılarından dolayı Turizm Bakanlığı tarafından plâketle ödüllendirilmiştir.

Adnan AVUKA, evli, üç çocuk ve üç torun sahibidir.