6 Temmuz 2009

1. Sürgücü Kayısı Festivali sona erdi

http://surgucum.googlepages.com/kayisi03.jpg
Mardin'in Savur İlçesi'ne bağlı Sürgücü (Êwêna) Belde Belediyesi'nin düzenlediği 1. Kayısı Festivali belediyenin almış olduğu araçların halka sunması ve yapılan ikramlarla beraber son buldu.
http://lh4.ggpht.com/_Hjkac1ftqjA/SluMbhbuCnI/AAAAAAAAX0M/xg40cALGgwQ/Surgucu%20Belediyesi%20%282%29.JPG
Sürgücü Belediye Başkanı, Meclis Üyeleri ve Belediye Çalışanları.
Savur İlçesi'ne bağlı DTP'li Sürgücü (Êwêna) Belde Belediyesi'nin birincisini düzenlediği Kayısı Festivali Çay önünde yapılan etkinlik ile sona erdi. Festivalin son gününe Derik (Dêrika Çiyayê Mazî) Belediye Başkanı Çağlar Demirel, , Mazıdağı (Şemrix) Belediye Başkanı Hasip Aktaş, Dargeçit (Kerboran) Süleyman Asan, Nusaybin (Nisêbîn) Belediye Başkanı Ayşe Gökhan ve DTP'li belde belediye başkanları, DTP Mardin İl ve ilçe Örgütü yönecilerinin de aralarında bulunduğu örgütlerinin yaklaşık bin kişi katıldı. Festival demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Festivalin açılış konuşmasını yapan Sürgücü (Êwêna) Belde Belediye Başkanı Fikri Ökmen, 29 Mart yerel seçimlerinde belediye kazanmalarından bugüne yaptıkları tüm çalışmalarının halkın mutluluğu ve refahı için olduğunu kaydetti. Ökmen, çalışmalar içerisinde komşu DTP'li belediyelerden almış olduğu araçlar ile halka hizmet verdiklerini ifade ederek, 'Bizler bu koltuğa gelmeden öncede bu halka hizmet sözü verdik ve bu sözümüzü tutmak içinde elimizden geleni yapmaktayız. Evet bir seçim atlattık ve üzerinden tam 4 ay geçti. Şu anda komşu DTP'li belediye Kızıltepe ve Mazıdağı'ndan almış olduğumuz araçlarla da halka hizmet sunmaya devam edeceğiz. Çünkü halkımız yıllardır bu hizmeti beklemekte ve bunu hakketmektedir. Birincisini düzenlemiş olduğumuz festivalimizi de her zaman sürdürecek ve bunun gelenekselleşmesini sağlayacağız' dedi.
Festivalde Sürgücü Belediyesinin araçları tanıtıldı

Belediye Başkanı Fikri Ökmen'in konuşmasının ardında kısa bir konuşma yapan DTP Mardin İl Başkanı Hilmi Öncü, yaşanan son süreç hakkında değerlendirmelerde bulundu. Festival, yapılan ikramlarla beraber belediyenin yeni almış olduğu araçların kurdelelerinin kesilmesi ve hizmete açılması ile beraber büyük bir coşkuyla son buldu. Festivalin son gününde yapılması planlanan konser ise kentte taziyelerin olması nedeniyle iptal edildi.
http://lh6.ggpht.com/_Hjkac1ftqjA/SluMbia4gUI/AAAAAAAAX0I/kTn_oSM_VtA/Surgucu%20Belediyesi%20%281%29.JPG
Sürgücü Belediyesi Araç Filosu (Damperli Kamyon, Yolcu Otobüsü, Kepçe ve Traktör
Sürgücü Belediyesi, temin ettiği yarım otobüs (midibüs) ile Sürgücü halkının Savur ile Mardin arasındaki ulaşım sorununu giderecek.
Ayrıca satın aldığı iş makinası (Kepçe) ile Sürgücü Beledesinin yarım kalmış kanalizasyon ve yol gibi alt yapı sorunlarını çözecek.

KAZIM KOYUNCU ANMA GECESİ DÜZENLENDİ

Nusaybin mitani kültür merkezinde kazım koyuncu anma gecesi düzenlendi. Anma gecesine salon hınça hınç doldu.
http://www.habermardin.com/News_Picture%5C6664908077552078.jpg
HABER/FOTO: Mehmet Ali Bulun - Nusaybin

Nusaybin mitani kültür merkezinde kazım koyuncu anma gecesi düzenlendi. Anma gecesine salon hınça hınç doldu.

Mardin’in Nusaybin İlçesinde kazım koyuncu anma gecesi mitani kültür gecesinde düzenlenen gecede çok sayıda vatandaşın katılımı ile gerçekleşti. Kazım koyuncu anma gecesini düzenleyen Mesut Dağhan “ eğer kazım koyuncu yaşasaydı şimdi 35 yaşında olurdu bizde Nusaybinli gençler olarak kazım koyuncu anma gecesi düzenledik” dedi daha sonra kazım koyuncu anlatan yarım saatlik sine vizyon gösterimin ardından şiirler okundu şiirlerin ardından Gurup Umut adlı müzik gurubu seyircileri coşturdu.
habermardin.com

BARIŞ MECLİSİ BASIN AÇIKLAMASI YAPTI.

http://www.habermardin.com/News_Picture%5C4727865358347294.JPG
Mardin’de aralarında CHP İl başkanlığı ve Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığının da bulunduğu 39 sendika ve derneğin imzasını taşıyan açıklama, İHD Mardin Şubesi toplantı salonunda yapıldı. Basın açıklamasını TMMO yöneticisi Yusuf Yazar okudu. İHD Başkanı Avukat Erdal Kuzu, bölgede, ülkede ve dünyada yaşanan şiddet ve insan hakları ihlallerinin son bulmasını istedi.

Dünyanın birçok yerinde yaşanmakta olan çatışmalar, savaşlar ve şiddetin insanlığın geleceğini tehdit ettiğinin ve insanın en temel evrensel hakkı olan 'yaşama hakkı'nı elinden aldığının vurgulandığı açıklamada “Biz aşağıda imzası bulunan kurumlar olarak, savaşları toplumların yaşamından sonsuza kadar çıkarmayı; ülkemizde çatışmasız ve barış için de yaşanan bir ortamın oluşturulmasına katkıda bulunmayı; şiddetin en örgütlü ve amansız biçimi olan savaşın kutsanmasına karşı durarak, toplum da var olan barış kültürünü açığa çıkarmayı; önümüze vazgeçilmez bir görev olarak koymaktayız. Bu güne kadar Kürt sorununu salt askeri operasyonlarla çözme eğilimi sonuç vermediği gibi sınır ötesi operasyon, çatışmaların kalıcılaşması ve yaygınlaşması ihtimalini de beraberinde getirmektedir.Üzerinde yaşadığımız coğrafya da halklar arasında güven ve kardeşlik duygularının güçlenmesine hizmet etmeyen her tutum, telafisi imkansız yaralar açacak ülke içinde de toplumsal gerilimi tırmandıracaktır.denildi.

Son dönemde Kürt sorununun çözümü noktasında yapılan tartışmaların önemsendiği belirtilen açıklama “ Bu tartışmaların tümden bir çatışmasızlık ortamına dönüşeceğini umut ediyoruz. Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü için siyasi partilerin, sivil toplum örgütlerinin, aydınların, inanç gruplarının ve özellikle basının üzerine düşeni yapmasını ve bu konuda sorumluluk duymasını ve barış için çaba sarf etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Unutulmamalıdır ki toplumumuz barışa büyük özlem duymakta, acılara ve akan kana son verilmesi için gerekli adımların atılmasını beklemektedir.ifadelerine yer verildi.

Silahlı çatışmaların durdurulması ve Kürt Sorununun demokratik ve barışçıl çözümü başta olmak üzere, Türkiye'de herkes için demokrasinin, insan haklarının, özgürlüklerin ve sosyal adaletin tesisi, barış çalışmalarının temel hedefi olduğu vurgulanan açıklamada,

Birlikte yaşama iradesinin bir ifadesi olarak; dışlayıcı tanımlardan ayıklanmış bir ortak siyasal kimliğin oluşmasını sağlayacak şekilde bütün yurttaşların hukuksal eşitliğini ve özgürlüğünü güvence altına alan ve onları eşit haklar ve sorumluluklar ile donatan yeni bir anayasa hazırlanması için, çatışmalarda evladını kaybetmiş anaların gözyaşlarını dindirmek için,Toplumsal, kamusal ve siyasal yaşama katılımı sağlayacak ve kamuoyu vicdanını rencide etmeyecek bir demokratik katılım programının yürürlüğe konulması için,Olağanüstü hal rejiminin tüm izlerinin silinmesi, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması, koruculuk sisteminin kaldırılması için Zorunlu göçün neden olduğu ekonomik, siyasi, sosyal, psikolojik v.b tüm yıkımların etkilerini giderecek önlemlerin alınması ve bütün bölgenin acilen mayınlardan temizlenmesi için Bölgedeki yoğun yoksulluğu ve bölgelerarası dengesizliği giderici pozitif ayrımcılığı esas alan kalkınma plan ve projelerin gerçekleştirilmesi için Ülkemizde farklı kültürlerin varlığı, tarihsel ve sosyolojik bir gerçek olarak kabul edilmeli, inkarın ve yasakların yol açtığı, kültürlerin gelişmesini ve birbiriyle iletişimini engelleyen siyasal ve kültürel ortamın değiştirilmesi için gereken çabanın gösterilmesi ve bunun için gerekli yasal ve anayasal düzenlemelerin yapılması için barış” ifadeleri yer aldı.

Açıklama “ Türkiye'de demokrasiden, emekten, özgürlükten, barıştan, eşit koşullarda bir arada yaşamaktan ve adaletten yana tüm demokrasi güçlerine düşen görev toplumun sağduyulu olmasını sağlamaya, provokasyonları önlemeye, barışa ve demokrasiye sahip çıkmaya davet ediyoruz. Gerçek ve kalıcı bir barışın şiddetten değil hak ve özgürlüklerin herkes tarafından eşit kullanımından geçtiğine inanan herkesi sağduyulu, serinkanlı ve sorumlu, davranamaya davet ediyoruz” şeklinde tamamlandı.

Açıklamanın altında imzası olan kurum, sendika ve dernekler:Mardin Sanayi ve Ticaret Odası Y.Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tutaşı,Esnaf Kefalet Kredi Kooperatifi Başkanı İsmail Altun, Mardin Barosu Yönetim Kurulu Başkanı Av.Mahmut Güven, Mardin Chp İl Başkanı Mehmet Kılıçaslan, Mardin Dtp İl Başkanı Hilmi Öncü, Mardin Ziraat Odası Başkan Malik Özkan, Mardin Türk Tabibler birliği Yön.Kur.Üyesi DR. Hamit Kasap, Ss 11.Nolu Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı A.Vahap Bakış, Mardin Eski Baro Başkanı Av. Cemal Artık , Mardin Şöförler Odası Başkanı Ali Baraj, Mardin Özel Halk Otobüsleri Temsilcisi Halil Usanmaz, Mardin Eczacılar Odası İl Başkanı Ecz.Bedirhan Çelik

Mardin Sakatlar Derneği Başkanı Hasan Anuk ,Mardin İnsan Hakları Derneği Başkanı Av.Erdal Kuzu, Mardin Turk İş Temsilcisi Memduh Öztürk , Mardin Mmoi Odası İl Temsilcisi Ve Tmmob İl Temsilcisi Mehmet Kılıç, Mardin Elektrik Mühendisleri Odası İl Temsil.Yardımcısı Serdal Şimdi , Mardin Jeoloji Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Hatip Şimdi, Mardin Ziraat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Süleyman Irmak, Sinemardin Temsilcisi Mehmet Hadi Baran, Mardin Çevre Ekoloji Ve Yaban Yaşamı Destekleme Derneği Nusret Çakar , Mardin Ortak Çalışma Girişimi İl Sözcüsü Ayşe Elveren , Mardin Eğitim Sen Doğan Angay , Mardin Ses Faruk Bozyel , Mardin Tüm Bel Sen Hasan Sertkaya , Mardin Bes Osman Nuri Son, Mardin Tarım Orkam Sen Haci Üzmez, Mardin Esm İbrahim Ülker , Mardin Haber Sen Bahattin Budak , Mardin Yapı Yol Sen Ahmet Çelik ,Mardin Yoliş Bayındırlık Temsilcisi Abdurrahman Olam , Mardin Sağlık İş Temsilcisi Aziz Ay, Mardin Yol İş Köy Hizmetleri Temsilcisi Emin Kaya , Mardin Yol İş Karayolları Temsilcisi Mehmet Amak, Mardin 78 Liler Girişimi Necat Çoşkun, Mardin Barış Meclisi Cemal Veske, Mardin İl Genel Meclis Başkanı Nazım Kök , Mardin Harita Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Saadettin Amak” tarafından oluştuğu belirtildi.
habermardin.com

ŞOFÖRLER DERT KÜPÜ

http://www.habermardin.com/News_Picture%5C6984576607706635.JPG
Mardin’de bulunan Çimento Fabrikasından Irak’a çimento ve yük taşıyan şoförler, tüccarların yük taşıma ücretini yüzde elli oranında düşürünce, tüccarları protesto etti. Çimento Fabrikası sahasında bir araya gelen şoförlere Mardin Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ali Baraj’dan destek geldi.

Mardin’den 6 bin olmak üzere bölgeden 15 bin kamyon sahibinin Irak’a çimento taşıdığını ifade eden Ali Baraj, daha önce ton başına verilen 24 dolar nakliye ücretinin tüccarlar tarafından 14 liraya düşürmesine tepki göstererek şoför esnafının sıkıntılarının had safhaya ulaştığını söyledi.

Irak’tan gelen kamyon ve tırlara özel bir statü tanındığını, bu özel muamelenin Habur Sınır Kapısında da uygulamaya konulduğunu belirten Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ali Baraj”Ton başına 24 dolar olan nakliye ücretini tüccarlar her ne hikmetse 14 dolara çekti. Şoförlerimiz ton başına kira 24dolar iken bile ailelerini zor geçindiriyordu. Ayda en fazla iki sefer yapabilen şoförümüz hem fabrikada hem de Habur Sınır Kapısında üvey evlat muamelesi görüyor. Çimento fabrikasında Irak plakalı araçlar özel muamele görüyor. Habur Sınır kapısında ise sıra beklemiyorlar. Bizim şoförlerimiz günlerce hem fabrikada hem de Habur Sınır kapısında bekliyor. Bu yetmiyormuş gibi, Türkiye’de ve Irak topraklarında kimi yerde harç adı altında, kimi yerde de toprak bastı parası adı altında kira bedelini aşan rakamlarda para ödemeye mahkum ediliyorlar.Bir an önce yetkililerden şoför esnafının sesine kulak vermelerini istiyorum. Şoför esnafı birkaç firmanın insafına bırakılmamalı” dedi.

KİRADAN ÇOK ÜCRET ÖDENİYOR

Mardin Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ali Baraj, Irak’a yük taşıyan kamyoncuların kiradan fazla ücret ödediklerini ileri sürdü.Habur sınır kapısında birkaç har ödeyen şoförlerin Irak’ta bulunan üç ayrı sahada da harç ve peşmergelere de ayrı bir ücret ödediklerini söyleyen Ali Baraj “ Şoför esnafı gerçekten can çekişiyor.Irak’tan getirilen 400 litre mazot için 60 dolar ceza kesiliyor. Gidiş geliş zaten 180 litre mazot tüketiliyor.Habur sınır kapısından ekmek yiyen 15 bin dolayında şoförün sesine kulak verilmesini bekliyoru” şeklinde konuşmasını sürdürdü

Geçimini nakliyecilik yaparak kazandığını söyleyen Erkan Bulut , Kuzey Irak'tan gelen kamyonların tonaj uygulamasına tabi tutulmadığını, düşük model kamyonu ile 13-15 ton yük alırken Irak’tan gelen tırların ve arkasına römork takan kamyonların 40-50 ton çimento yüklediğini söyledi. Fazla yükün karayollarını da tahrip ettiğini ileri süren Bulut,”Türk şoförleri bu kadar yük taşısa hemen trafikçiler ceza kesecek. Ama Irak kamyonlarına karışan yok. Bu durum hem bizim kamyonculara hem de karayollarına zarar veriyor.
habermardin.com

TURİSTLERİN TARİH MERAKI

http://www.habermardin.com/News_Picture%5C0671723970451589.jpg
Kudüs ve Venedik'ten sonra dünyanın üçüncü inanç ve kültür şehri olma özelliğine sahip Mardin'e turlarla gelen yerli ve yabancı turistler Tarihi mekânlara akın ediyor.

Mardin’de toz bulutunun etkisinin azalması sonucu tarihi mekânlar, yerli ve yabancı turistlerin akınına uğradı. Mardin, Artuklu ve Osmanlı öncesindeki Karakoyunlu ve Akkoyunlu dönemlerine ait medreseler ve ibadethaneler ile Süryanilere ait kilise ve manastırlarıyla bölgenin açık hava müzesi konumunda bulunuyor.

Ulu Cami, Deyrulzafaran manastırı, Kasimiye medresesi ve Mardin’in tarihi sokakları da turistlerle doldu taştı.

Son yıllarda sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyanın ilgisini çekmeye başlayan Mardin, tarihi ve kültürel yapısı ile UNESCO’nun ‘Dünya Mirası Kenti Listesi’ne girmeye hazırlandığını belirten Turizmci ve işadamı Sabahattin Evrensel, “Mardin’in her geçen gün yıldızı parlıyor. Kent, Venedik ve Kudüs’ten sonra dünyanın üçüncü sit alanı içinde yer almaktadır. Farklı dinler ve dinlerin merkezi haline gelen Mardin, inanç ve kültür turizminde son beş yılda önemli mesafeler kat etti .Mardin’de Son zamanlarda toz bulutunun sarması turizmden beklentiler olan kentimizi fazla etkilememesi sevindiricidir. Yılların ihmali gün yüzene çıkarılmamış pek çok kültürel etkinliğimizi farkı mekânlarda yabancı ve yerli turistlere sunmanın çabası içindeyiz Mardin’de her şey normal ve yolunda. Mardin’de turisti rahatsız edecek veya tedirginlik yaratacak bir şey yok. Turistleri bekliyoruz” dedi

Tuba Seyahat acentesi sahibi Mehmet Fatih Saygıner, Mardin’e gelmek isteyen yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgilerinin olduğunu kaydederek, “ Çoğunlukta paket uçuşlarımız oluyor. Mardin`e gelen yerli ve yabancı turistler inanç ve kültür turizmi kapsamında en çok camiler, medreseler ve manastırları ziyaret ediyorlar. Her gün Ankara –Mardin-Ankara, İstanbul-Mardin-İstanbul ve haftanın 3 günü ( Salı-Perşembe-Cumartesi) İzmir-Mardin-İzmir uçuşlarımız oluyor. Sadece acentemiz aracılığı ile günde ortalama 300 kişi Mardin’i ziyaret ediyor.” şeklinde konuştu.
habermardin.com

Cep telefonu satın alırken iki konuya dikkat

http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/671320090430010119502.jpg
Cep telefonu satın alırken, kullanım sırasındaki zararlı etkilerini en aza indirmek için 'Specific Absorbation Rate' (SAR) değerinin düşüklüğüne ve pilinin şarj etmeden dayanma süresinin uzunluğuna dikkat edilmeli...

Emre Umurbilir'in haberi

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, vücudun emdiği elektromanyetik enerjiyi ifade eden SAR değeri, cep telefonları için Avrupa'da sınır değer 2 watt/kilogram iken, ABD'de bu değer, 1,6 watt/kilograma iniyor.

Bu sınır değerleri aşan cep telefonlarının kullanılması durumunda, kişinin sağlık problemleriyle karşılaşabileceği ifade ediliyor.

Modeline göre, cep telefonlarının SAR değeri değişiyor. Tüketicilerin, cep telefonu alırken, fiziksel görünüm ve özellikleriyle birlikte SAR değerinin düşüklüğüne de dikkat etmesi gerekiyor.

Tüketicilere, cep telefonu alırken, vitrindeki özellikler arasında yer almasa bile SAR değerinin mutlak yer alması gereken kullanım kılavuzlarını incelemeleri, mümkünse alışverişten önce üretici firmaların internet sitelerine girerek, model bazında inceleme yaparak SAR değerini öğrenmeleri tavsiye ediliyor.

Sakarya Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Çerezci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kullanım sırasındaki sağlığa zararlı etkilerini en aza indirmek için cep telefonu alırken SAR değerine dikkat etmek gerektiğini belirtti.

SAR değerindeki resmi üst sınırın, Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Türkiye için de 2 watt/kilogram olmasına rağmen SAR değeri en fazla 1 watt/kilogram olan cep telefonunun alınması tavsiyesinde bulunduklarını ifade eden Çerezci, ''SAR değeri düşük diye cep telefonuyla uzun konuşma hatasına düşülmemesi gerekir. Cep telefonuyla uzun konuşmak, düşük SAR değeri avantajını yok ediyor'' dedi.

-CEP TELEFONU KULLANICILARINA TAVSİYELER-

Çerezci, cep telefonu kullanıcılarına şu tavsiyelerde bulundu:

''Cep telefonuyla konuşurken, kapalı alanlar tercih edilmemelidir. Baz istasyonuna ulaşmak için cep telefonu daha yüksek değerlerle çalıştığı için konuşan kişi daha fazla radyasyona muhatap oluyor. Açık pencereye dönük vaziyette konuşursa, bu etki azalıyor.

Gücü yüksek, pil süresi uzun telefonlar tercih edilmeli. Pilin gücü ne kadar azsa vücudun konuşma anında maruz kaldığı radyasyon o kadar fazla oluyor. Bu nedenle cep telefonu satın alırken, SAR değeriyle birlikte pilin dayanma süresinin uzunluğuna da dikkat edilmeli.

Cep telefonlarını genelde cebimizde taşıyoruz. Telefon ilk çaldığında şiddetli radyasyon dalgası olduğundan, bu zararlı etkiyi en aza indirmek için cep telefonumuzu cebimizde taşıyacaksak, ekranı vücudumuza bakacak şekilde taşımalıyız. Ayrıca cep telefonunu, çağrıyı cevapladığımızda mümkün olduğu kadar geç kulağımıza götürmeli, en az bir saniye beklemeliyiz.

Cep telefonunu, mümkün olduğunca beynimizden uzak tutmalıyız. Bunun için çözümlerden biri de mesaja yönelmek olabilir.''
haber7.com

Doğa Derneği'nden Hasankeyf için mankenli protesto

http://www.gundem-online.com/resimler/dogadernegi_hasankeyf.jpg
Doğa Derneği, Ilusu Barajı projesinden vazgeçmeyen Türkiye, Avusturya ve İsviçre'yi, bu ülkeleri temsil eden mankenleri Dicle Nehri'ne gömerek protesto etti.

Hasankeyf'in sular altında kalmaması için verdiği mücadeleler ile tanınan Doğa Derneği, Ilısu Baraj projesinde ısrarlı olan Türkiye, Avusturya ve İsviçre'yi temsil eden mankenleri Dicle Nehri'ne gömerek protesto etti. Eyleme ilişkin dernek binasında yapılan açıklamada, UNESCO'nun 10 dünya mirası kriterinden 9'unu karşılayan Hasankeyf ve Dicle Vadisi'ni yok edecek Ilısu Barajı'nda ısrar eden ülkelerin kafalarını Dicle suyunun içinden çıkararak Hasankeyf'e hak ettiği evrensel değeri vermeleri talep edildiğine dikkat çekilerek, 'Ilısu projesinin hiçbir uluslararası standardı karşılamadığı gerekçesiyle önceki hafta Alman basınında Almanya'nın projeden desteğini çekeceği haberleri yer aldı ve bu haberler yetkililer tarafından tekzip edilmedi' denildi.

'Kafanızı sudan çıkarın, gerçekleri görün'

Hasankeyf ve Dicle Vadisi'nin doğal ve kültürel değerini ortaya koyan bilimsel raporlara karşın Türkiye ve diğer ülkelerin var olan gerçekleri görmezden gelmeye devam ettiğini belirten Hasankeyf Kampanya Koordinatörü Erkut Ertürk, 'Bu ülkelerin de artık kafalarını suyun içinden çıkararak Hasankeyf'e başka bir gözle bakmalarını ve Hasankeyf'in de içinde yer aldığı Dicle Vadisi'nin değerini görmelerini istiyoruz' dedi.

Önemli tarihi Kültürel miraslar arasında yer alan Piramitlerin 3 kriterle, Çin Seddi'nin 5 kriterle, Taç Mahal'in 1 kriterle UNESCO Dünya Miras Alanı listesin alındığını altını çizen Ertürk, şunları belirtti: 'En az 10 bin yıllık geçmişi ve küresel ölçekte nesli tehlike altındaki canlı türleri ile dünyanın en özel alanlarından biri olan Hasankeyf karşıladığı 9 kriterle bu listeye girerek tüm dünya için cazibe merkezi olmayı fazlasıyla hak ediyor. Türkiye bu eski projeyi uygulama inadından vazgeçmeli ve var olduğu günden bugüne ayakta duran Hasankeyf ve Dicle Vadisi'ni koruyup, gelecek nesillere aktararak, uluslararası bir ilke imza atmalıdır.'

Dernek üyeleri daha sonra Dicle Nehri kenarına giderek, Ilusu Barajı projesinden vazgeçmeyen Türkiye, Avusturya ve İsviçre'yi, bu ülkeleri temsil eden mankenleri suya gömerek protesto etti.

Aşırı kilolu çocuklar depresyona daha çok giriyor

http://medya.zaman.com.tr/2009/07/06/cocuk1.jpg
şırı kilolu çocukların kilolarından dolayı yaşadıkları utanç duygusu nedeniyle depresyona daha fazla giriyor.

Missouri Üniversitesi'nden araştırmacılar, anaokulundaki aşırı kilolu çocukların ve özellikle kızların kiloları nedeniyle ruh halinde depresyon, endişe ve yalnızlık gibi olumsuzluklar görüldüğünü tespit ettiler.

Applied Developmental Science isimli dergide yer alan çalışmada araştırmacılar, anaokulundaki aşırı kilolu kızlarda ve erkeklerde daha fazla depresyon, endişe ve yalnızlık görüldüğünü ve çocuklardaki bu olumsuz duyguların okuldaki zamanlarını kötü geçirmelerine neden olduğunu belirttiler.

Okul çağındaki 8 bin öğrencinin sosyal ve davranışsal gelişimini inceleyen araştırmacılar, aşırı kilolu olmanın kötü bir durum olduğunu, aşırı kilolu insanların bu hallerinden utandıklarını ve bu kiloların çocuklarda bile negatif duygulara yol açtığını ifade ettiler.

Aşırı kilolu olma yaşı ve kilolu olma süresi gibi önceden hiç araştırılmayan faktörleri de değerlendiren araştırmacılar, anaokulundaki aşırı kilolu kızların, zayıf kızlardan daha az uyumlu olduklarını farkettiler. Anaokulu öğretmenleri ise, bu kızların sosyal ilişkilerinin daha az olduğunu ve kendine güvenlerinin daha az olduğunu açıkladılar.

Ancak, araştırmacılar, etkili çocukların kilolarını sınıflandırmada alternatif yaklaşımlar geliştirmek için daha fazla çalışma yapılması gerektiğini söylediler.
Zaman Online

Zeytinyağı sağlık için faydalı mı?

http://medya.zaman.com.tr/2009/07/06/zeytinyagi.jpg
Akdeniz diyetinde zeytinyağının mümkün oldukça çiğ olarak tüketilmesi isteniyor.

Bu çeşit bir diyetin özellikleri sayılırken en başta ömrün uzatığına dikkat çekiliyor. İşte bilinmeyen yönleri ile zeytinyağı.

CNN'de yer alan haberde, Akdeniz diyetinin temel yağ kaynağı olan sızma zeytinyağı, kalbiniz için birçok açıdan oldukça faydalı. Zeytinyağı ağırlıklı olarak tekli doymamış yağlardan oluşuyor. Margarin, krema, mayonez, peynir ve yağlı etler ya da sağlıksız şekerli yiyecekler yerine tekli doymamış yağ tüketimi, kötü kolesterolün ve kan basıncının düşmesine, iyi kolesterolün yükselmesine yardımcı oluyor.

Ayrıca, zeytinyağında bulunan polifenol denen antioksidan madde, damarların sertleşme sürecini yavaşlatıyor. Bu özelliğinin yanında, araştırmacılar zeytinyağı bakımından zengin olan Akdeniz diyetinin insanları yaşa bağlı bunama, Alzheimer hastalığı ve belirli kanser tiplerine karşı koruduğunu belirtiyorlar. Zeytinyağı bir yağ olabilir ancak sizi şişmanlatmaz. Aksine insanı daha sağlıklı yapıyor, damarlarınızı açıyor ve kalbinizi koruyor.
www.zaman.com.tr

Kamuya personel alımında tercih başvuruları başladı

http://medya.zaman.com.tr/2009/07/06/memur.jpg
Kamuya öğretmen ve kariyer meslek memurları dışında kalan 10 bin 244 kadro ve pozisyonda yapılacak alımlar için tercih başvuruları bugün başlıyor. Alımlar için 15 Temmuz'a kadar tercihte bulunulacak. Yerleştirmeler, 'osym. gov.tr' adresi üzerinden yapılacak.

Bu yılın ikinci merkezi yerleştirmesinin ise kamu kurumlarından taleplerin 30 Eylül'e kadar toplanmasının ardından kasımın ilk haftasında yapılması planlanıyor. Alımların 2 bin 319'u bakanlıklara, bin 885'i genel müdürlük ve müsteşarlıklara, 514'ü başkanlıklara, 2 bin 989'u üniversitelere, 278'i mahalli idareler ve il özel idarelerine yapılacak. 1411 kişi PTT'ye alınacak. Temmuzda KPSS'ye göre ilk defa kamu kurum ve kuruluşlarına alınacak personele ilişkin unvan dağılımı şöyle:

1107 HEMŞİRE, 485 BİLGİSAYAR ÖĞRETMENİ

"Aktüer 2, ambar memuru 2, anbar memuru 83, antrenör 27, arkeolog 1, aşçı 56, avukat 34, bahçıvan 4, bakteriolog 1, bekçi 2, bilgisayar işletmeni 485, bilgisayar programcısı 3, biolog 67, çocuk gelişimcisi 67, çözümleyici 6, dağıtıcı 12, daktilograf 37, diyetisyen 121, ebe 51, eksper 18, elektrik mühendisi 1, enformasyon memuru 22, fizikçi 3, fizyoterapist 144, gassal 3, gemi adamı 5, harita mühendisi 5, hastabakıcı 10, hayvan bakıcısı 6, hemşire bin 107, hizmetli 99, hukuk müşaviri 3, icra memuru 20, inşaat mühendisi 9, inşaat teknikeri 1, istatistikçi 21, itfaiyeci 15, kaloriferci 43, kaptan 4, kimyager 29, koruma ve güvenlik görevlisi 5, kütüphaneci 40, laborant 23, makina mühendisi 4, manevracı 1, memur 3 bin 98, mimar 31, muayene memuru 265, muhafaza memuru 240, muhasebeci 32, mutemet 1, mühendis 650, mütercim 24, odyolog 1, orman muhafaza memuru 85, öğretmen 4, programcı 84, psikolog 210, rasatçı 5, ressam 2, sağlık fizikçisi 14, sağlık memuru 106, sağlık teknikeri 130, sağlık teknisyeni 44, santral memuru 10, satınalma memuru 6, sekreter 85, sosyal çalışmacı 127, sosyolog 2, sportif eğitim uzmanı 25, şehir plancısı 5, şoför 98, tahsildar 8, teknik ressam 5, tekniker 204, teknisyen 307, teknisyen yardımcısı 175, tercüman 4, topograf 1, uzman yardımcısı 31, veri hazırlama kontrol işletmeni 72, veteriner hekim 7, veznedar 12, VHKİ bin 261, yurt yönetim memuru 67, zabıt katibi 4."
ZAMAN

5 Temmuz 2009

Saydan: Eşdeğer ilaç doğru ilaçtır

http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/728420090511100422366.jpg
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Nurten Saydan, eşdeğer ilacın ülke ekonomisi ve ulusal ilaç politikaları açısından önemine işaret ederek, ''Eşdeğer ilaç doğru ilaçtır. Önemli olan adı değil etken maddesidir." dedi.

Saydan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, orjinali ile içerik ve etki olarak bire bir aynı olduğu için güven duyulan biyoeşdeğer ilaçların tüm dünyada kullanıldığını söyledi.

Konunun ülkede iyi anlatılamadığını ve Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) uygulamayı zaafa uğratacak yanlış kararları olduğunu savunan Saydan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Biz eczane eczacıları, SGK kuruluncaya kadar, elimizden geldiğince ve piyasada bulunduğu ölçüde reçetedeki ticari isimli ilaçları vermeye çalışırdık. Ama SGK sistemi ve onun bilimsel olmayan eşdeğer ilaç sepeti uygulamaya girdikten sonra, hastaların alım güçlerini de göz önünde bulundurarak ve bir türlü düzgün çalıştırılmayan provizyon sistemi ile boğuşarak ilaç vermeye çalışıyoruz.

SGK'nın eşdeğer listelerinde yer alan ve senelerdir üretilmeyen ilaçlardan tutun, MR, SR ve enterik kaplı ilaçlar gibi teknolojik gelişmeleri kabul etmeyen, hatta geçtiğimiz günlerde hipertansiyon ilaçlarının diüretik kombinasyonu olanlarla olmayanları bile aynı eşdeğer grubuna almaya çalışan SGK anlayışı, eşdeğer ilaç uygulamasında yaşadığımız önemli bir sorundur.

İlaç fiyat farkını ödemek istemeyen, 'SGK nın ödediği ilaçtan ver' diyen hastaya, bu uygulamalardan dolayı verecek ilaç bulmakta bile zorlanıyoruz.''

Bu uygulamalara rağmen, ''Eczane eczacıları daha fazla para kazanmak için hekimlerin yazdığı reçetelerdeki ilaçları değiştiriyor'' şeklinde yanlış bir görüş hakim olduğuna işaret eden Saydan, şu görüşleri dile getirdi:

''Bizler eşdeğer ilaç verdiğimiz zaman daha fazla kar elde etmiyoruz. İlaç fiyatları ve eczacı kar oranlarını Sağlık Bakanlığınca belirlendiği için, eczacı kar oranı bütün ilaçlar için aynıdır. Örneğin 10 TL'lik orijinal ilacı veren eczacının karı 2 TL iken, 8 TL'lik eşdeğer ilaçtaki karı 1.6 TL'dir. Dolayısıyla bu durumdaki eczacı daha düşük ciro yapmakta ve daha az kazanmaktadır. Daha fazla kar etmek için eşdeğer ilaç vermekle suçlanan eczacılara yapılan bu haksız ve bilinçsiz itham, kamuoyunda bizlere duyulan güveni ne yazık ki sarsıyor.''

Saydan, ülkelerin biyoeşdeğer ilaç uygulamasını ekonomileri ve ulusal ilaç politikaları için desteklediğine işaret ederek, ''Ne yazık ki bir ulusal ilaç politikası olmayan Türkiye, yerli üreticilerin de piyasadan çekilmesi nedeniyle ilaç sanayinde eskiye oranla daha fazla dışa bağımlı duruma geldi'' ifadesini kullandı.

Son derece stratejik bir ürün olması nedeniyle ulusal ilaç politikası oluşturulması, yerli üretimin desteklenerek teşvik edilmesi gerektiğini ifade eden Saydan, sağlık sektörünün paydaşlarından olan hekim ve eczacılara bu konuda büyük görev düştüğünü bildirdi.

TEİS Genel Başkanı Saydan, sektörün tüm kesimlerinin eşdeğer ilaç uygulaması ile ilgili görüşlerini dile getirirken daha hassas davranması gerektiği belirterek, ''Eşdeğer ilaç doğru ilaçtır. İlaç gücünü ticari isminden değil içindeki etken maddesinden alır'' diye konuştu.

www.haber7.com

Migreni ağrı kesicilerle değil, doğru beslenmeyle yenebilirsiniz

http://medya.zaman.com.tr/2009/07/05/migren.jpg

Migren denince akla ilk olarak saatlerce, bazen günlerce süren korkunç baş ağrısı atakları geliyor. Oysaki migren sadece baş ağrısı değildir; baş ağrısı migrenin belirtilerindendir.

Nörolojik bir hastalıktır, atak sırasında beyin damarlarının iltihaplanması ağrıyı yaratır. Baş dönmesi, mide bulantısı, kusma, sese ve ışığa duyarlılık gibi, migrenin başka birçok belirtisi vardır. İstatistiki bilgilere göre migren, 18-65 yaş arası her 100 kişinin 16'sında görülüyor. Kadınlarda görülme oranı erkeklere göre 3 kat daha fazla. Lodos, az ya da fazla uyku, âdet dönemleri, yorgunluk, açlık, beslenme alışkanlıkları gibi çeşitli etkenlerin tetiklediği migren, ağrı kesiciyle tedavi edilemiyor. Sadece belirtiler engellenmeye çalışılabiliyor.

Migrenin tetikleyicileri

Migren atağının çok çeşitli tetikleyicisi var. Bunlardan bazıları kontrol edilebilir, bazıları kontrol edilemeyen nedenler. Hava koşullarını veya âdet dönemlerini kontrol etmek mümkün değil, ama ses ve ışık düzeyini, beslenme alışkanlıklarını veya alkol kullanımını değiştirebilmek mümkün. Migrenli hastaların tümüne genel olarak verilebilecek öğüt; düzenli uyku uyumaları, düzenli beslenmeleri, öğün atlamamaları, aç kalmamalarıdır. Bunların yanında bir de ne yedikleri önem taşıyor. Tip3 testi sayesinde, diyet değişikliğinin migrenin seyrinde ciddi bir fark yarattığı kanıtlandı. Kişinin duyarlı olduğu gıdaları bilip, diyetini de buna göre düzenlemesi, migrenin etkisinin hafiflemesini sağlıyor. Bazı hastalarda ise ataklar tamamen ortadan kalkıyor.

Test nasıl yapılıyor?

Kanımızdaki şekeri ölçtürdüğümüz test gibi herkese kolaylıkla yapılabilecek bir test. Test hastaya çeşitli gıdalar verilerek yapılmıyor, kandan bakılıyor. Hastanın kanında 266 gıdaya karşı antikor aranıyor. Düzeyi yüksek bulunan antikorlar, duyarlı gıda olarak kabul ediliyor. *İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi

***

Migrenin potansiyel düşmanları

Migrenin, beynin nörotransmitterleri ve kan damarlarındaki değişikliklerden kaynaklandığına inanılıyor. Bu değişimlerin nedenleri hâlâ araştırma ve tartışma konusu olsa da, migren ataklarını tetiklediğinden şüphenilen etkenler de var:

Yemek yememe veya nadir yemek yeme. Uyku düzenindeki değişiklikler. Monosodyum glutamat, kafein, tiramin ya da alkol içeren gıdalar. Aşırı yorgunluk (fiziksel veya zihinsel). Hormonal faktörler (adet kanamaları, doğumkontrol hapı ya da menopoz). Aşırı fiziksel aktivite. Yüksek ses, ışık, yoğun parfümler gibi çevresel faktörler. Rüzgar, aşırı sıcak veya soğuk gibi iklim faktörleri. Stres.

***

ID migren testi

Son üç ayda iki kere şiddetli baş ağrıları yaşadıysanız, aşağıdaki üç soruyu kendinize sorun. İkisine veya üçüne "evet" diyorsanız, migrenli olma ihtimaliniz yüzde 90'ın üzerinde:

1. Baş ağrısı sırasında hiç bulantınız oldu mu?

2. Hiç ışıktan rahatsız oldunuz mu?

3. Baş ağrınız nedeniyle işe, okula veya alışverişe gidemediğiniz oldu mu?

Dikkat: Bu bir tanı testi değil, ancak bu bir fikir verme testidir. Doğru tanıyı almak için hekime danışmak gerekiyor. Migrende esas olan nörolojik muayenedir. Bunu da hekim yapmalıdır, çünkü bazen başka beyin rahatsızlıkları da migren belirtileri gösterebilir.

***

Ağrı kesici bağımlılığı

Migren çoğunlukla baş ağrısı ile karıştırılıyor. Hastalar, migrenlerinden habersiz olduğu için atak geçirdiklerinde ağrı kesici kullanıyor. Yıllarca ağrı çekip hiç doktora gitmemiş hastalar da var. Ama migren ağrısını ağrı kesici ilaçlar her zaman geçirmez, aksine ağrıya karşı olan fren mekanizmalarını köreltir. Migren herhangi bir baş ağrısı değildir, beyinde oluşan iltihaplanmadan kaynaklanır. Bunu da iltihabı önleyen migrene özel geliştirilmiş ilaçlar geçirir. Doktora gelenlerin oranı yüzde 40'ın altında iken reçetesini doktordan alanların sayısı ise yüzde 30. Ağrı kesiciler bırakın migreni geçirmeyi, migrenin kronikleşmesine neden oluyor ve bağımlılık yapıyor. Bu yüzden sık ağrı çeken kişilerin migren olup olmadığının teşhis edilmesi gerekir.

ZAMAN

PROF. DR. MUSTAFA ERTAŞ *

Çekilen her röntgen filmi, kanser riskini artırıyor

http://medya.zaman.com.tr/2009/07/05/rontgen1.jpg
Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği (TÜMRAD-DER)Ankara Temsilcisi Gazi Şaşkın, çektirilen her röntgen filminin, genetik hastalıklara ve kansere yakalanma riskini artırdığını söyledi.

Şaşkın, "Zorunlu olmadıkça röntgen çekiminden kaçınılması gerekir. Çünkü çektirilen her röntgen vücuda radyasyon girmesine yol açıyor ve bu radyasyonlar da zamanla kanser nedeni olabiliyor" dedi. Vücudun bir bölgesinin röntgeni çekilirken, diğer bölgelerin radyasyona karşı korunması gerektiğini ifade eden Şaşkın, Türkiye'deki uygulamalarda bu konuya gereken özenin gösterilmediğini vurguladı. Şaşkın, "Röntgen çeken personelin çok iyi eğitilmiş olması gerekir. Özellikle özel sağlık kuruluşlarında görevli personel gerekli eğitimden geçirilmeden işe başlatıldıkları için bazen bir hastanın defalarca röntgenini çekebiliyorlar. Özel sağlık kuruluşlarının çok iyi denetlenmesi gerekir" diye konuştu. Türkiye'deki röntgen cihazlarının kalite sorunu olduğuna da dikkat çeken Şaşkın, devlet ve üniversite hastaneleri dışındaki sağlık kuruluşlarındaki röntgen cihazlarının eski ve standartlara uymadığını iddia etti. İş yoğunluğunun olduğu sağlık kuruluşlarında bir teknisyenin yılda 10 bin röntgen çektiğini anlatan Şaşkın, bu tablonun, teknisyenin maruz kaldığı radyasyonu da tehlikeli boyutlara ulaştırdığını öne sürdü. (ANKA)
www.zaman.com.tr

81 ilin telefon kodu değişiyor

http://medya.zaman.com.tr/2009/07/05/telefon.jpg
82 yeni alan kodu geliyorSabit telefonda şehirlerarası aramalardan önce kullanılan alan kodları değişecek.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu mevcut kodlara her ilin koduna +1 rakamı ekleyerek 82 yeni kod oluşturdu...

Şehir içinde numara taşıma uygulamasını başlatacak olan yönetmeliklerin yayınlanmasının ardından numaralandırma işlemleri için de gerekli düzenlemeler yapıldı. Buna göre yeni abone kaydı yapacak olan, Türk Telekom (TT) dışındaki alternatif işletmeciler, abonelerine o ilin alan kodunun +1 fazlası olan alan kodu ile üretilmiş numara blokları verecek. Yani Ankara'da TT dışında bir operatörden hizmet almak isteyen abonenin numarası 312 ile değil 313 ile başlayacak.

Düzenlemeyi BTK yaptı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) söz konusu uygulama ile ilgili gerekli düzenlemeleri yaptı. Buna göre pazara girecek olan alternatif şirketlerin de kendilerine ait numara bloklarının yanı sıra, onların aboneleri için de yeni alan kodları olacak. Gerekli durumlarda Türk Telekom'un bir ildeki numara bloğu tükenirse, TT de bu numara bloklarından yararlanabilecek.

10XY'lere gerek kalmayacak Alternatif operatörler tarafından sağlanan ve daha önce şehirlerarası aramalarda kullanılan 10XY numaraları ile yapılan aramalara da gerek kalmadı. Söz konusu düzenlemeye göre aboneler, artık bu numaraları çevirmek zorunda kalmadan alan kodu ile normal arama yapacak. İşletmeciler abonelerinden farklı işletmenin abonelerine yapılan aramaları, GSM'de olduğu gibi direk sağlamakla yükümlü olacak.

ŞEHiR iÇi UCUZLAYACAK

GSM'de Kasım 2008'de başlayan numara taşıma uygulaması sabit telefonlarda da önümüzdeki günlerde fiili olarak başlayacak. Uygulama kapsamında ulusal numaralandırma planında yer alan coğrafi numaralar, coğrafi olmayan numaralar ile mobil numaralar, numara taşınabilirliği kapsamında olacak. Sabit telefonlarda numara taşıma uygulaması rekabeti ve beraberinde görüşme ücretlerinde ucuzluğu getirecek.

İSTANBUL'DA NUMARALAR TÜKENİYOR

Söz konusu uygulama numara taşınabilirliği uygulaması için getirildi. Ancak 12.6 milyon nüfusa sahip İstanbul için numaraların tükenmesi sorunu da ortaya çıktı. BTK Başkanı Tayfun Acarer Türk Telekom yetkilileri ile yaptıkları bir görüşmede İstanbul'da 212 ve 216 alan kodları ile üretilen numara bloklarının tükenmeye yaklaştığının gündeme geldiğini söyledi.

Acarer "Türk Telekom yetkilileri şifaen bize bu durumdan söz ettiler. Ancak resmi bir başvuru olmadı. Numaraları tükenirse 213 ve 217 bloklarından onlara da sağlanacaktır" diye konuştu. (Bugün)

Kalbiniz için en favori 4 yiyecek

http://medya.zaman.com.tr/2009/07/05/kalp.jpg
Canınızın istediğini, istediğiniz zaman yiyebileceğiniz ve bu yiyeceklerin kesinlikle sağlığınız için zararlı olmadığı bir dünya hayal edin. Ancak, bu gerçek dünyada maalesef olmuyor.

Kalp hastalığı tüm dünyada ölüme neden olan önemli bir sorun. Beslenme uzmanları, hangi yiyeceğin bizim kalp sağlığımız için iyi olduğunu tespit etmenin yolunu buldular. Howstuffworks isimli internet sitesinde yer alan en favori 4 yiyecek listesini açıklıyor. Paketlenmiş ve işlenmiş gıdalardan mümkün olduğunca uzak durulması istenen sitede, işte kalp sağlığı için iyi olan 4 yiyecek:

1.Balık: Omega 3 yağ asitleri bakımından zengin olan balık, doğal bir uyarıcıdır. Bu kan basıncının düşmesine ve ilthabın önlenmesine yardım eder. Omega 3 yağ asitleri, damarlara nüfuz eder ve damarları daha esnek hale getirir. Soğuk sularda yaşayan yağlı balıklar (somon balığı), Orkinos tipi ton balığı, uskumru, sardalya, hamsi gibi deniz ürünlerinde bulunuyor. Yapılan araştırmalarda, omega-3 yağ asitlerinin dengeli alımının özellikle kalp ve damar hastalıkları açısından yararlı olduğu vurgulanıyor. Omega-3 tüketenlerde koroner kalp hastalığına bağlı ölümlerin daha düşük olduğu bulunmuştur.

2. Sert kabuklu yemiş (ceviz, fındık gibi): En kolay tüketilebilen yiyecek, budur. Çünkü, hazırlamak için zamana ve tüketmek için ise hayal gücüne ihtiyaç yoktur. Sert kabuklu yemişler, sağlıklı yağlar ve proteinler bakımından oldukça zengindir. Sağlıklı yağlar, doymamış yağlardır ve iki çesittir: tekli ve çoklu doymamış yağ.

Fındık, ceviz gibi bu kabuluklu yiyecekler, iyi kolesterol seviyesini artıran ve ayrıca antioksidan olan flavonid içeriyor. Bundan dolayı birçok doktor günde bir avuç fındık ya da ceviz yenilmesini öneriyor . Cevizde bulunan E vitamini, lif ve doymamış yağların kalbi koruduğu haftada iki üç avuç ceviz yiyenlerin kalp krizi geçirme riskinin yüzde 50 azaldığı belirtiliyor

3. Kurubaklagiller: Ne kadar çok kuru fasulye yerseniz kalbiniz için o derece iyidir. Ancak konserve fasulyelerden uzak durun. Daha çok taze fasulye pişirin, onların tadı daha iyidir, sodyum ve koruyucuyla sıkıştırılmamıştır ve fiyatı da daha ucuzdur. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi de 2005 yılında şu mesajı onayladı: "Fasulye içeren beslenme kalp hastalığı ya da belirli kanser türlürinde riskinizi azaltır". Yiyecek olarak kullandıklarımızın başlıcaları; nohut, mercimek, kuru fasulye, bakla, bezelye, börülce ve soya fasulyesidir. Kuru baklagiller kalp sağlığı için çok yararlıdır.

Kalp hastalıklarının en önemli risk faktörlerinden biri kanda kolesterol düzeyinin yüksek olmasıdır. Kurubaklagillerde bulunan çözünür posa, kan kolesterolünün düşürülmesine yardımcı olur.

4. Tam tahıllar: Tam tahıllı gıdalar bütün çekirdek içeriyor; ancak rafine hububatlar kepek ve tohumun yok edildiği bir süreç olan öğütülme işleminden geçiyor. Kepek ve tohumu atmak, raf ömrünü uzatabilir, ancak bu işlem B vitaminlerini, lifi ve demiri de yok ediyor. Bazı rafine hububatlar zenginleştirilmiştir, bu şu anlama geliyor; bu ürünlere yeniden B vitaminleri ve demir eklenmiştir. Ancak yine de bunlarda lif bulunmamaktadır. Tam tahıllardaki bütün çekirdekler kalp hastalığı riskinizi yaklaşık yüzde 15 oranında azaltır. Çünkü lifler kan damarlarının duvarındaki kötü kolesterolü temizler. Tam tahıllarda aynı zamanda E vitamini de vardır.

Peki tam tahıllı gıdalar hangileridir? Öncelikle yulaf unu. Bir kase kahvaltı gevreği , kolesterol seviyenizi 16 ile 28 puan arasında düşürüyor. Ekmek alırken içindekiler bölümü dikkatlice okuyun ve beyaz pirinç yerine esmer pirinci deneyin. Tahıl taneleri (buğday, pirinç ve mısır, yulaf, çavdar, arpa, sorgum ve darı vb) kabuk (kepek), endosperm, germden oluşuyor.
Zaman Online

AĞUSTOSTA YENİ SINIR KAPISI TEMELİ ATILIYOR

http://www.habermardin.com/News_Picture%5C8655445278072809.jpg
Haber / Fotoğraf-Mehmet Ali Bulun

Nusaybin’den orta doğuya açılacak olan yeni sınır kapısı ile ilgili bir açıklama yapan Nusaybin Kaymakamı Yücel Gemici “ Ankara’dan gelen heyetin ilçemizde yaptıkları incelemeler sonucu Ağustos ayında Nusaybin yeni sınır kapısı temeli atılacağını belirten Kaymakam Gemici yeni kapıyla beraber ilçede bir canlanma olacağını bir çok yerli ve yabancı firmanın ilçeye akın edeceğini dile getirdi.

Nusaybin ilçesinde Mohris tepesi mevkiinde yeni kurulacak olan sınır kapısını inşa edilebilmesi için Dış İşler Bakanlığına bağlı bir heyet Nusaybin ve Suriye de incelemelerin ardından basın mensupların sorularını yanıtlamadan ilçeden ayrıldılar.

yeni sınır kapısı inşa edilmesi için dışişleri bakanlık heyeti sınır kapısı yerinde incelemelerde bulunuldu. Nusaybin de yeni açılacak olan sınır kapısını yerinde incelemelerde bulunan Dış işleri bakanlığından 10 kişilik heyet Türkiye tarafında incelemelerin ardından Suriye’ni kamışlı ilçesinde yeni sınır kapısıyla ilgili incelemelerde bulundular. İki günlük incelemelerin ardından heyet Nusaybin kaçakçılar pasajlarında alışveriş yaptıktan sonra hiç bir açıklama yapmadan Anakara’ya geri döndüler. Heyetin yaptığı incelemelerini anlatan Nusaybin Ticaret ve Sanayi odası yönetim kurulu Başkanı Mahsum Özmen, “ Geçen günlerde Ankara’dan gelen bir heyet Nusaybin yeni sınır kapısı için Suriye’yi ziyaret etti. Ankara dan dan gelen Türk heyet ve Suriye heyetiyle beraber fikir birliğine vardılar. Nusaybin yeni sınır kapısı için proje aşaması bitmek üzeredir. Nusaybin yeni sınır kapısı temeli 3–4 ay sonra atılacak. Nusaybin yeni sınır kapısı açıldığında bölgeyi çok güzel bir şekilde canlandıracak. Ekonomik olarak bölge canlanacak. Bölgemizde işsizlik oranı düşecek. Bölgede işsizlik oranı yüzde 80 düşecek, bugün bölgemiz tarıma dayalı bir bölgedir. Onun dışında bölgemizde nakliyat yapılmaktadır” dedi

SINIR KAPISI KIZILTEPE’YE TAŞINIYOR.

Nusaybin Ticaret Odası Başkanı Mahsum Özmen“Nusaybin Sınır Kapısı Başka ilçeye taşınıyor söylentileri tamamıyla yalan yetkililerle yaptığımız görüşmelerde böyle bir şeyin söz konusu olmadığını dile getirdiler nitekim Ankara’dan on kişilik bir heyet iki gündür hem Nusaybin’de Hem de Suriye’nin Kamışlı İlçesinde incelemelerde bulundular yeni Sınır Kapısı En kısa zamanda temeli atılacak ve son sürat bitirilmesi için de çalışmalara başlanacak

HA AÇILDI HA AÇILACAK

Nusaybin Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Doğru, ise “Nusaybin yeni sınır kapısı için bir söz var bu sınır kapısı hikâyesi yılan hikâyesine döndü, ha açılacak ha açıldı diye, bugün ihaleye verilecek, bazen işte ihaleye verilecek mayınlar temizlenecek mayınlar temizlendi inşası yarın başlayacak söylentiler devam etti. Bir kaç defa Mardin valiliğinde toplantı yaptık yeni sınır kapısı için hep bu ay başlayacağız demeleri bir türlü inşatı başlamadı. Nusaybin yeni sınır kapısı yeri mayınlardan temizlenmesi için TOBB ihaleye verdi mayınlar temizlendi, şimdi orası temiz. Dozer ile yol açtılar ama onu da durdurdular. Nusaybin vatandaşları içersinde şu anda bir panik var. Nusaybin yeni sınır kapısı kaldırdılar, burada yapılmayacak söylentileri dolaşıyor. Biran önce sınır kapısının açılmasını istiyoruz. Bölge halkı üzerinde ki işsizlik oranı yüzde seksenlere kadar düşer. Vatandaş çalışacak, işsiz kalmıycak, dört gözle bu kapının açılmasını bekliyoruz. Bilmiyoruz neyi bekliyorlar bu kapıyı niye açmıyorlar. Bildiğim kadarı ile Suriye kendi tarafındaki sınır kapısı çalışmaları bitirmiş. Sadece bir Türkiye tarafı kaldı. Bunlar sınır kapsının çalışmasını neden başlatmıyorlar anlayamadık. Yetkililerden biran önce bu sınır kapısını açıp vatandaş içersindeki işsizlik oranını düşürülmesini istiyoruz. Yetkililerden tek istediğimiz sınır kapısı biran önce açılması”.dedi
www.habermardin.com

Nusaybin MYO için ilk toplantı yapıldı

Artuklu Üniversitesi bünyesinde ilçemize Meslek Yüksek okul açılması için yapılan çalışmalar çerçevesinde Nusaybin’de ilk toplantı yapıldı. Toplantıya , Artuklu Üniversitesi Yapı işleri daire başkanı Fahrettin Çiçek, İlçe Milli Eğitim Müdürü İzzettin Aydın, Nusaybinli iş adamları, Sivil Toplum Kuruluşları, Sendika, Siyasi Parti, Dershane yöneticileri ve Gazeteciler katıldı.
http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/mardinlifenusaybinmyo.jpg
- Eğitim işini Eğitimciler üstlendi
Toplantıda ilk söz alan İlçe Milli Eğitim müdürü Aydın, Mardin’de Üniversite kurulmasının hepimizin hayali olduğunu dile getirdi.
Mardin’de Artuklu Üniversitesinin kurulmasıyla birlikte tüm bağlı ilçelerde olduğu gibi Nusaybin’in de meslek yüksek okul talebi olduğunu belirten Aydın; “İlçemizde meslek yüksek okul kurulması talebinde bulunacak oluşumlar şimdiye kadar maalesef başarısız oldular. Bunun üzerine Eğitim sendikamız, ilçemize Meslek Yüksek okul açılması için oluşum başlattı. Bu gün Nusaybin’de söz sahibi bütün arkadaşlarımız aramızda. Temennim, bu oluşumuzun başarıya ulaşmasıdır. Eğitimci arkadaşlarımızı, yaptıkları bu girişimden dolayı kutluyorum” dedi.
Nusaybin’e Meslek Yüksek Okulu kurulması için girişim başlatan Eğitim Bir Sen başkan Abdulselam Demir, hedeflerinin önce yüksek okul daha sonra Fakülte olacağını söyledi.
Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Bedii Omay’la yaptıkları görüşmeler ve başlattıkları girişimler hakkında toplantıya katılanlara bilgi veren Demir, Nusaybin’e Meslek Yüksek Okul kurulması için önce bir dernek kurmaları gerektiğini dile getirdi.

- Nusaybin – Der için Tüzük oluşturuldu
Nusaybin’e Meslek Yüksek okul kurulmasına öncülük edecek Nusaybin Fakülte ve Meslek Yüksek okul yaptırma ve Yaşatma Derneği (Nusaybin-der) için yapılan görüşmeler sonucunda tüzük oluşturuldu. 50 kişilik dernek kurucu listesi oluşturulurken, Derneğin geçici kurucu yönetimi ise şöyle oluştu; “ Dernek Başkanı Mehmet Zeki Can, yöneticiler; Takyeddin Aktaş, Müfit Adnan Yumuşak, Av.Abdullah Düzgün, Zeynel Tunçalan, Halil Can, Ömer Özel, Muammer Aslan, Abdulhalim Aydın, Abdulkadir Asman, İhsan Dilek, Mehmet Şafak Kavak, Şerefhan Ciziri ve Adnan Danışman.

- Esnaf Sanatkar odası başkanı Taşpınar, dernek binası için yer verdi
Meslek Yüksek Okul kurma ve yaşatma derneği ismi ile tüzüğünün belirlenmesi üzerine derneğin yeri konusunda görüşmeler yapıldı. Derneğin yeni kurulacak olması ve maddi gücünün olmaması sebebiyle Nusaybin Esnaf Sanatkar Odası başkanı Necat Taşpınar, bir yıl boyunca dernek için büro sözü verdi.
Meslek Yüksek okul için yapılan bu oluşumun çok ciddi olduğunu belirten Taşpınar, ilçedeki sorunları bir an önce bitirerek Rektörlüğe verecek dosyalarının olması gerektiğini söyledi.

- Artuklu Yapı işleri daire başkanı Çiçek; “Bu oluşum gurur tablosudur”
Nusaybin’e kurulması hedeflenen Meslek Yüksek okul için ilçedeki bütün kesim ve siyasi düşünceleri bir arada görmekten memnun olduğunu bildiren Artuklu Üniversitesi Yapı işleri daire başkanı Fahrettin Çiçek, sorumluluğun çok ağır olacağını söyledi.
Çiçek; “ayrılıklar bu ilçeye hep zarar verdi. Fikirlerinizi içinizde bırakın. Ortak payda Nusaybin olsun. Çocuklarımızın bizden hesap sormalarına izin vermeyin. Yeni kurulacak derneğin maddi gücünün oluşturulması gerekir. Tüm yeryüzündeki Nusaybinlilere ulaşıp onların katılımlarını sağlamamız gerekir. Kimse bu işte geri çekilmemelidir ” dedi.
Artuklu Üniversitesi Rektörü Omay’ın Nusaybin hakkında çok bilgi sahibi olduğunu dile getiren Çiçek; “Nusaybin’i Rektör hocamdan dinlemenizi isterdim. Bu ilçeye ne kadar yabancı olduğunuzu görürdünüz” şeklinde konuştu.
Toplantıya katılanların oy birliğiyle dernek geçici yönetim kurulu başkanlığına seçilen Mehmet Zeki Can yaptığı açıklamada, Meslek Yüksek okul için çok iyi bir oluşumun meydana geldiğini söyledi.
Eğitim Bir sen olarak oluşuma başladıklarını ancak bu saatten itibaren sendika üyesi olarak değil tüm kesimleri bir araya getiren bir oluşumu temsil etmeye çalışacaklarını kaydeden Can, bu ilçeye sorumluluk bağıyla bağlı olan herkesi temsil edeceklerini, ortak noktanın Nusaybin olacağını sözlerine ekledi. / Arif Altunkaynak - Nusaybin

Şoförler Kira Bedellerin Düşmesine Tepki Gösterdi

Yaklaşık 6 bin kamyon sahibinin maddi sıkıntılar içinde olduğunu belirten Mardin Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ali Baraj, Mardin Çimento Fabrikasında Irak’a yük taşıyan kamyon ve tır şoförleri ile birlikte kira gelirlerinin ton başına 24 dolardan 14 dolara düşürülmesine tepki göstermek için fabrikanın avlusunda bir basın açıklaması düzenledi.
http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/mardinlifealibaraj.jpg
Ali Baraj, 25 yıldan beri Habur'a alternatif kapı olarak açılması gündemde olan ve TOBB tarafından mali kaynağı karşılanmasına rağmen bir türlü açılmayan Nusaybin Sınır Kapısı'nın inşaatı için bir çalışmanın yapılamamasına anlam vermediğini söyledi.

Mardin genelinde 5-6 bin kamyoncunun bulunduğunu ifade eden Baraj, "Şoför esnafı can çekişiyor. Yakıt ve diğer maliyetler her gün yükselirken, taşıma ücretleri yerinde sayıyor" dedi.

Mardin Çimento Fabrikasında Irak’a yük taşıyan kamyon ve tır şoförleri ile birlikte kira gelirlerinin ton başına 24 dolardan 14 dolara düşürülmesine tepki göstermek için fabrikanın avlusunda bir basın açıklaması düzenleyen Mardin Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ali Baraj, Kuzey Irak'tan gelen kamyonlara özel bir statü tanındığını iddia etti.

6 bin dolayında kamyoncunun Mardin’de sefalet hayatı sürdüğünü anlatan Baraj, “Yıllardan beri karın tokluğuna çalışan şoförlerimize son darbeyi kira gelirlerindeki düşüşle adeta ölüme terk ettiler. Ton başına 24 dolar olan kira bedeli 14 dolara indirildi. Bu da yetmezmiş gibi bizim kamyoncularımız on gün bekleyip bir yük sırası alabiliyor. Oysa Irak'tan gelen kamyonlara sıra tanınmıyor. Biz bir yük alıncaya kadar onlar üç sefer yapıyor. Habur Sınır Kapısı'nda da aynı uygulama var. Türk kamyoncular sırada beklerken Iraklı kamyoncular sırasız transit geçiyor. Taşımacılık sektörüne 2-3 firma sekte vuruyor. Bu durum kamyoncularımızı ve taşıma sektörünü çok olumsuz yönde etkiliyor" şeklinde konuştu.

Kuzey Irak'tan gelen ve çimento taşıyan kamyonlara tonaj uygulaması getirilmesini isteyen Oda Başkanı Ali Baraj, alması gereken tonajdan fazla yük alan Irak kamyonlarının karayollarına da büyük zararlar verdiğini söyledi. Baraj, "Kuzey Irak'tan gelen kamyonlar tonaj uygulamasına tabi tutulmuyor. 20 yaşındaki kamyonların arkasına römork takarak 40-50 ton çimento yüklüyorlar. Bu durum hem bizim kamyonculara hem de karayollarına zarar veriyor. Yeşilli Belediyesi bu konuda bir karar alarak Irak kamyonlarının ilçe karayolunu kullanmasını yasakladı. Yetkililerin bu konuda önlem almasını bekliyoruz" diyerek sözlerini sürdürdü.

Baraj, milletvekillerinin; esnafın, taşımacılık sektörünün sorunlarına yeteri kadar eğilmediğini ileri sürdü.

Nezir Güneş

Bir Eşek Yüzünden İki Takla Attı, Burnu Bile Kanamadı

Derik İlçesinde Yola Aniden Çıkan Eşekten Dolayı Otomobil Takla Attı. Araç Sürücüsü 44 Yaşındaki Reşit Besler Kazayı Burnu Bile Kanamadan Atlattı.
http://imggaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages%5CFoto%20Haber%5C%C5%9Eanl%C4%B1urfa-Mardin%20yolunda%20korkun%C3%A7%20kaza%5CD27110743.jpg
Derik ilçesinde yola aniden çıkan eşekten dolayı otomobil takla attı. Araç sürücüsü 44 yaşındaki Reşit Besler kazayı burnu bile kanamadan atlattı.
Kaza, Diyarbakır yolu Derik girişinde yaşandı. Özel otomobiliyle gitmekte olan Reşit Besler'in önüne bir eşek çıktı. Eşeğe çarpmamak için direksiyonu aniden kıran Besler, yol kenarındaki ağaca çarpıp iki takla attı. Kazadan yara almadan kurtulan Besler, "Önüme aniden bir eşek çıktı. Ne yapacağımı şaşırdım, çarpmamak için direksiyonu kırınca takla attım. Eğer emniyet kemerini bağlamamış olsaydım bir eşek yüzünden hayatta olmayacaktım." dedi. Besler, Derik Devlet Hastanesi'nde ayakta tedavisinin ardından taburcu edildi.
mardinlife.com

Başkalarının Yerine Ehliyet Sınavına Girenlere Gözaltı

Mardin’de, para karşılığı sahte belgelerle başkalarının yerlerine ehliyet sınavına girdikleri iddiası ile yaklaşık 20 kişi, polisin operasyonuyla gözaltına alındı.
http://www.albayrakgazetesi.com/includes/fckeditor/dosyalar/resim/E%C4%9E%C4%B0T%C4%B0M/%C4%B0nternet%20%C3%BCzerinden%20ehliyet%20s%C4%B1nav%C4%B1%20copy.gif
Gözaltına alınanların sorgusu devam ederken, kendi aralarında, başkasının yerine ehliyet sınavına girenlere “yedek” adını verdikleri öğrenildi.

Mardin Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, istihbarı çalışma doğrultusunda, bugün Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen Motorlu Taşıtlar Sürücü Adayları yazılı sınavına para karşılığı başkalarının girdiği bilgisini edindi. Soruşturmada, sahtecilik organizasyonunun, Mardin’deki bir sürücü kursu aracılığıyla gerçekleştirildiği iddia edildi. Takip sırasında, kurs sahipleri ve bazı görevlilerin, sürücü adaylarının yerine “yedek” tabir edilen maddi durumu iyi olmayan kişileri düzenledikleri sahte belgelerle sınava soktukları belirlendi.

Harekete geçen ekipler, yaptığı baskınlarla, para karşılığında sınava giren ve yerine sınava girdiği belirlenen 20’ya yakın kişiyi gözaltına aldı. Operasyonda, çok sayıda sahte sınav belgesi ve nüfus cüzdanı ele geçirildi.

Bu arada sınavın yapıldığı Abdulkadir Tutaşi İlköğretim Okulunda güvenlik kamera kayıtlarına da geçen soru kitapçığının çalındığı ve bu olayla ilgili olarak da okulda görevli hem öğretmen hem de polisler hakkında soruşturma açıldığı öğrenildi.
mardinlife.com

4 Temmuz 2009

3G hayatımıza neler katacak?

http://medya.zaman.com.tr/2009/07/04/3g.jpg
Cep telefonlarının 3G teknolojisiyle tanışacağı 30 Temmuz tarihine sayılı günler kala GMS operatörlerini bir telaş sardı. Turkcell, Vodafone ve Avea bir yandan 3G teknolojisini tanıtan reklamlara ağırlık verirken diğer yandan da teknik altyapılarını tamamlamak için gece gündüz çalışıyor.

Turkcell, müşterilerinin ilgisini çekebilmek için www.meraketmiyormusun.com isimli bir sitede ödüllü bir yarışma düzenliyor. Üç operatör de bu yeni teknolojiyle birlikte müşterilerine çok hızlı bir şekilde internete girilebilme imkânı sunacak. Görüntülü konuşma bu sayede hayal olmaktan çıkacak. İnternetin kesintisiz ve hızlı bir şekilde cep telefonunda kullanılması hayatımızda pek çok şeyi değiştirecek. 3G teknolojisi sadece cep telefonunda değil, dizüstü bilgisayarlarda ve güvenlik kameralarında da kullanılacak. Kısacası her cep telefonu dünyaya açılan bir kapı olacak. Birkaç yıldır en çok konuşulan gündem maddesi 3G ile ilgili akıllara takılan soruların cevabını araştırdık.

Televizyon cebinize girecek

Şebekenizin çektiği her yerde cepten televizyon izleyebileceksiniz. Bu teknoloji sayesinde cebinizdeki görüntüyü televizyonunuza da aktarabiliyor, istediğiniz programı ya da futbol maçını rahatça izleyebiliyorsunuz.

3G ile artık herkes kameraman olacak!

3G teknolojisiyle birlikte istediğiniz bir görüntüyü anında başka bir cep telefonuna ya da televizyona aktarabiliyorsunuz. Hem hızlı hem de kaliteli bir görüntü imkânı sunan 3G teknolojisi sayesinde sıcak bir gelişmeyi binlerce kişiyle paylaşabileceksiniz.

Tıp dünyası, mobil internetle erken teşhis yapacak

Dünya genelinde uygulanan 'teletıp' yöntemi 3G teknolojisiyle Türkiye'de de hayata geçecek. Hastalardan elde edilen veriler ve görüntüler çok hızlı bir şekilde sağlık merkezlerine aktarılacak, görüntü aktarımı sayesinde teşhis ve tedavi süreçleri daha da hızlanacak. Erken müdahale ile hayat kurtarılabilecek.

Mobil iletişim, iş dünyasının yükünü hafifletecek

Mobil iletişim, 3G teknolojisiyle birlikte iş dünyasının yükünü çok hafifleteceğe benziyor. İş dünyasına hız ve verimlilik sağlayan hızlı mobil internet ve mobil e-posta gibi uygulamalar bu yeni teknolojiyle birlikte sosyal ve ticari hayata önemli katkılar sağlayacak. Bankacılık, medya, sanayi, tarım ve ticaret gibi sektörler, hızlı mobil iletişim sayesinde hem zamandan hem de işgücünden tasarruf etmiş olacak.

Öğrenciler kütüphaneye cepten girecek

Uzaktan eğitim uygulamalarıyla birlikte eğitimde fırsat eşitliği sağlanması planlanıyor. Öğrenciler aradıkları bilgi ve görüntülere sadece sabit bir noktadan değil her yerden, her zaman ulaşabilecek. 3G sayesinde, telefonlar eğitimin bir parçası haline gelecek, verimlilik artacak. Öğrenci, elde ettiği verileri arkadaşlarıyla anında paylaşabilecek.

Saat değil, görüntülü cep telefonu!

İlk bakışta şık bir saate benzeyen bu cihaz aslında 3G teknolojisiyle çalışan ve görüntülü konuşma özelliğine sahip bir cep telefonu. Yüksek çözünürlükteki görüntüsü ile yakınlarınızla keyifli bir telefon görüşmesi yapmanıza imkân sağlıyor.

Hayatımıza katacağı 10 yenilik

Hangi çantayı ya da ayakkabıyı alacağınızı arkadaşınıza görüntülü görüşme sayesinde sorabilirsiniz.

3G hızı ile web sitelerinin açılma süreleri çok daha kısalacak. Şehir haritalarını rahatlıkla görüntüleyebileceksiniz.

İşten eve giderken, otobüste, dolmuşta, serviste televizyon seyredebilirsiniz.

Gezip gördüğünüz yerlerin videosunu anında herkesle paylaşabilirsiniz.

Cep telefonlarınız çok daha az enerji tüketecek.

Şehir hatları vapurundayken internete girip gazete okuyabilirsiniz.

Yeni güvenlik önlemleri sayesinde mobil ticaret çok daha güvenli bir hale gelecek.

Aile büyüklerine video ile bayram mesajı gönderebilirsiniz.

Cep telefonunu çok daha aktifi olarak kullanabileceksiniz. Arkadaşlarınıza internet üzerinden kendi müziklerinizi yollayabileceksiniz.

b.koseli@zaman.com.tr

3G teknolojisi nasıl kullanılacak?

İlk aşamada sadece 3G uyumlu bir cep telefonuna sahip olmanız yeterli. Operatörler 3G aboneliği için ek bir ücret talep etmiyor. Ama göz önünde bulundurmanız gereken bir durum var: İnternet hızınız artacağı için cep telefonu üzerinden daha fazla işlem yapacaksınız. Bu da faturalarınıza yansıyacak.

***

Turkcell, 3G teknolojisine 1500 kişilik bir ekiple hazırlanıyor

3G ihalesinde en yüksek rakamı vererek en geniş bant hakkına sahip olan Turkcell, 30 Temmuz'dan sonra herhangi bir sıkıntı yaşamamak için 1500 kişilik bir ekiple gece gündüz çalışıyor. Turkcell Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Lale Saral Develioğlu, 81 ilin altyapısını tamamlamak üzere olduklarını söylüyor. Develioğlu, "3G teknolojisi Türkiye'de çok fazla bilinmiyor. Müşterilerin çoğu bu teknolojinin sadece görüntülü görüşme imkânı sağladığını sanıyor. Oysa 3G, hayatımıza hız katacak." diyor.

***

Vodafone'un 3G altyapısı hazır

Vodafone, uzun bir süredir laboratuvar ortamında aldığı başarılı sonuçları kısa bir süre aboneleriyle paylaştı. Firma, 3G ağı denemelerinde veri indirme hızını 21,1 Mbsp'ye (megabit/saniye) kadar indirdi.


***

Avea, genç aboneleri müzikle etkileyecek

Dijital müzik pazarına getirdiği yeniliklerle adından söz ettiren Avea, gençlerin dikkatini çekmeye çalışıyor. Cep üzerinden abonelerine lisanslı müzik parçaları satan Avea, 3G teknolojisiyle birlikte çok uzun bir müzik parçasını bile saniyeler içerisinde abonelerinin telefonuyla buluşturacak. Böylelikle şarkıların dinlenmesi, cep telefonuna ve bilgisayara indirilmesi, paylaşılması her zamankinden daha kolay olacak.

***

Güvenlik kamerası ile evinizi her an izleyin

Bu kamera sayesinde evinizi ya da işyerinizi dışarıdan izleyebiliyorsunuz. İçerisine sim kart takılan kamera, cep telefonundan kumanda ediliyor. Numarayı arayınca güvenlik kamerasının görüntüsü cep telefonunuza yansıyor. Tuşlarla kamerayı sağa ve sola yönlendirebiliyorsunuz.

***

3G teknolojisi ortalama 70 kat daha hızlı

Müzik ve video gibi içerikleri cep telefonumuza çok kısa sürede yükleyebileceğiz. Ortalama 700 MB'lık bir sinema filmini, bugün yaklaşık 6,5 saatte indirirken 3G teknolojisi ile birkaç dakika içerisinde cep telefonumuzdan izleyebileceğiz.

***

Mobil gözlük, bilimkurgu filmlerini andırıyor

3G teknolojisine uyumlu mobil gözlük sayesinde cep telefonunuzdaki filmi ya da herhangi bir televizyon programını izleyebiliyorsunuz. Mobil gözlük, ilginç görüntüsüyle adeta bilimkurgu filmlerini andırıyor.


ZAMAN

BÜNYAMİN KÖSELİ

İnternette sosyal ağlar tehlike saçıyor

http://medya.zaman.com.tr/2009/07/04/network.jpg
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de oldukça popüler olan sosyal ağ sitelerinin kullanıcı sayısı her geçen gün artıyor.

Evde, işyerinde, internet kafede, okulda, kısacası internetin olduğu her ortamda birçok kişi vaktinin önemli bir kısmını Facebook'ta profil güncelleyerek, sağa sola kendisi ile ilgili video veya resim linklerini göndererek geçiriyor.

Çoğumuz, sanal ortamda daha çok sosyalleşmek adına arkadaş listemizi kabartmakla uğraşırken farkına varmadan tüm kişisel bilgilerimizi kendi elimizle herkesin kolaylıkla ulaşabileceği bir ortamda pervasızca sergiliyoruz. Kişilerin cinsiyeti, doğum tarihi, cinsel tercihi, siyasi ve dinî görüşü, eğitim durumu, resimleri, videoları, akraba ve arkadaş bağlantıları, çalıştığı işyerleri gibi birçok özel bilgilerini kaydeden bu siteler sayesinde siber suçlu veya gizli servis elemanları, normalde yıllarca uğraşıp ele geçirebilecekleri bilgilere bir tıkla oturdukları yerden kolayca ulaşabiliyor.

Artık günümüzde pek çok şirketin insan kaynakları birimi, eleman alımı yaparken CV'deki şahsî bilgiler ve referansların dışında sosyal ağlardaki o kişi ile ilgili bilgileri de inceliyor. CV'niz çok parlak görünse bile, bu sitelere eklediğiniz laubali bir fotoğrafınız, mesajınız veya yorumlarınız yüzünden başvuru yaptığınız şirketteki işe alınmayabilir veya çalışmakta olduğunuz işyerinizdeki patronunuz tarafından kovulabilirsiniz. Kısacası sosyal ağları bilinçsizce kullandığınız vakit istikbalinizi kendi ellerinizle karartabilirsiniz.

Çocuklarınız da sosyal ağ sitelerini güvenli kullansın

Sosyal ağ sitelerine üye olmada tavsiye edilen yaş 13 ve üzeridir. Çocuğunuz daha küçük ise bu siteleri kullanmalarına izin vermeyin.

Çocuğunuzun kullanmayı planladığı siteyi araştırın ve gizlilik politikalarını dikkatlice okuyun. Kullandığı sayfaları aralıklarla kontrol edin.

Çocuklarınızın mümkünse takma isim kullanmalarını tavsiye edin. Ayrıca arkadaşlarının tam isimlerini de sitede yazmamalarını söyleyin.

Sitedeki profilinde özel bilgilerini doldurmadığından emin olun.

Çocuğunuza fotoğrafların pek çok kişisel bilgiyi ortaya çıkarabileceğini açıklayın. Kendilerinin veya arkadaşlarının, adresleri, araç plakaları, kıyafetlerindeki okul isimleri gibi bilgilerin gözüktüğü resimleri yüklememeleri konusunda uyarın.

Sosyal ağ sitelerinde onları rahatsız eden mesajlar olursa mutlaka size söylemesini tembihleyin.

Çocuğunuz belirlediğiniz bu kurallara uymazsa sayfanın silinmesini sağlayın.

En yakın arkadaşınızdan bile gelen mesajların içindeki linklere gözünüz kapalı tıklamayın. İlgili linki internet tarayıcınızdaki adres alanına kopyalayarak ya da elle yazarak bağlanın. Siber suçlular, Facebook gibi sosyal ağların başlangıç sayfalarını taklit ederek kullanıcıların şifrelerini ele geçiriyor.

E-posta adresinizi ve profilinizi herkese açmayın. Siber suçlular sahte kimliklerle oluşturdukları sayfalarda kullanıcı profili toplayıp, bu kişileri spam, reklam ve virüs bombardımanına tutuyorlar. h.bayraktar@zaman.com.tr

Facebook kullananların dikkatine

Facebook, MySpace, Twitter, Linkedin, Xing, Windows Live Spaces gibi sosyal ağları kullanıyorsanız aşağıdaki tavsiyeleri mutlaka okuyun:

İlk kez Facebook'a giriş yaptığınızda profilinizdeki başlangıç ayarlarında herkes arkadaşlarınızın listesini görebilir durumdadır. Sadece arkadaşlarınızın bu listeyi görmesini işaretleyin.

Size gönderilen bağlantı adreslerine tıklamadan önce kimden geldiğine ve hangi adrese yönlendirildiğine dikkat edin. Tanımadığınız kişilerden gelen mesajlara cevap vermeyin. Çünkü Facebook'ta bir kişiye mesaj gönderdiğiniz anda profiliniz o kişiye kısıtlı olarak 1 aylığına açılır. Dolayısıyla size ait fotoğraf ve dokümanları ele geçirebilir.

Kimlik hırsızları sizinle ilgili bilgi edinmek için sahte hesaplar açarak sosyal ağları kullanır. Arkadaş seçimi yaparken dikkatli olun. Sizinle arkadaş olmak isteyen kişilerin kim olduğunu bilmiyorsanız arkadaş listenize eklemeyin.

Sosyal ağlarda yazdıklarınızın tamamı bir yerde kaydedildiğinden bu verilere hiç beklemediğiniz zamanlarda erişilebileceğini unutmayın. Yazacağınız her şeyin kalıcı olduğunu hiçbir zaman unutmayın. Hesabınızı silebilmeniz mümkün olsa dahi, internetteki herhangi biri bilgileri yazıcıdan kâğıt ortamına taşıyabilir veya bilgisayarına kaydedebilir.

Sosyal ağlarda politik görüş veya hissiyatlarınızı kesinlikle paylaşmayın.

Son zamanlarda sosyal ağlar içerisinde gelen video linklerinin çoğunu izlemek için codec gerekiyor. Google sayfasında bulunan rastgele codec yüklendiği zaman bilgisayarınıza virüs veya casus yazılımlar bulaşabiliyor. Bu yüzden codec programlarını üretici firma sitelerinin kendi sayfalarından indirin.

Bir kişiyi arkadaş olarak eklerken, kesinlikle arkadaşlık detayı belirtmeyin. Bu, bilgisayar korsanları açısından bulunmaz bir nimettir.

Fotoğraflarınızı yüklerken albümün herkese açık özelliğini kapatın, sadece arkadaşlarınıza açık hale getirin. Bu sayede art niyetli kişilerin fotoğraflarınızı kopyalamasının önüne geçebilirsiniz.

Doğum tarihinizi tam olarak yazmayın. İlla yazmak istiyorsanız sadece yılını yazın.

Mail adresinizi gizleyin. Çalıştığınız ve yaşadığınız yerin adresini tam olarak yazmayın.

Özel yazışmalarınızı herkesin görebileceği sayfalarda değil, sadece sizin, şifreyle ulaşabileceğiniz sayfalarda yapın.

Sosyal ağlarda önüne geleni arkadaş listenize eklemeyin. İleride arkadaş listenize göz attığınızda sonra "Bu kimdi yahu?" diye kara kara düşünmeye başlarsınız.

Facebook'ta her önünüze gelen Facebook uygulamasını yüklemeyin. Çünkü birçok uygulama casus yazılım gibi çalışarak şifrelerinizi ele geçirebiliyor.
ZAMAN
HAKAN BAYRAKTAR

Boynunuz neden ağrıyor

http://medya.zaman.com.tr/2009/07/04/boyun.jpg
Ağırlık olarak kafamızı yüklenen boynumuz, günlük yaşamımızın getirdiği duygusal streslere, uygun olmayan tutuş biçimlerine, aşırı kiloya ve kazalar gibi etkenlere açık hassas bir bölgemizdir.

Boyun ağrısının birçok nedeni olabilir. Boyun ağrısı ağrı kesici, esnetme egzersizleri ile sıcak ve soğuk tedavi uygulanmasıyla tedavi edilebilse de önemli olan boyun ağrısının arkasında yatan nedeni bilmektir.

Amerikan Ulusal Sağlık Kütüphanesi, boyun ağrısını tetikleyen durumların listesini hazırladı:

- Boyun kaslarınızı germe.

- Uzun süreli oturma.

- Kitap okurken, çalışırken ya da televizyon izleme gibi aktivitelerle meşgul olurken boynunuzun kötü duruşu.

- Uygunsuz yerleştirilmiş bilgisayar ekranını izlemek için boynu germek.

- Alıştığınız şekilde uyumamak.

- Spor yaparken boyun kaslarınızı incitmek.

- Eklem iltihabı, fıtığa dönüşmüş disk, nadiren de menenjit gibi sağlık sorunları boyun ağrısına neden oluyor.
Zaman Online

Vatandaşlar Elektrik Kesintilerinden Şikayetçi

Son zamanlarda sık sık yaşanan elektrik kesintilerine vatandaşlar tepki gösterirken, Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (DEDAŞ), şebeke hatlarının eski olması, sıcakların etkisi ve aşırı yüklenmeden dolayı meydana gelen arızaların giderilmesi için ekiplerin çalıştığını bildirdi.
http://www.ilgazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2009/01/elektrik-kesintisi.jpg
Midyat'taki elektrik kesintileri nedeniyle vatandaşlardan gelen şikâyetler odaları harekete geçirdi. Esnaf Sanatkârlar ve Şoförler Odası (ESO) Başkanı Yusuf Demirdağ, esnaf ziyaretinde bulunup şikâyetleri yerinde inceledi.

İlçede günde ortalama olarak 15 defa kesilen elektrikler yüzünden esnaf iş yapamaz duruma geldi. Elektrik kesintileri yüzünden dondurması bozulan pastaneleri, eti bozulan kasapları, gümüşçü ve kuyumcuları ziyaret eden oda başkanları, genel olarak bu sıkıntıların giderilmesi için kamuoyunun aydınlatılmasını istedi. Günde 100'ün üstünde şikâyet telefonu aldığını ifade eden Midyat ESO Başkanı Yusuf Demirdağ, "Bu elektrik kesintileri yeter. Esnaf perişan oldu. Esnaf zarar ediyor" dedi.

Esnaflardan gelen şikâyetler üzerine Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (DEDAŞ) ile yaptığı görüşmelerde, kesinti sebebinin trafo yenileme çalışması, şebeke yenileme ya da direkler yenileniyor gibi cevaplar aldığını belirten Demirdağ, bunların da tatmin edici cevaplar olmadığını söyledi. Demirdağ, "Sık sık kesilen elektrikler yüzünden televizyon, uydu alıcısı, buzdolabı ve çeşitli elektronik cihazların yandı. Bu sıkıntıların giderilmesi gerekiyor" diye konuştu.

Gün içinde Midyat'ın nüfusunun 150 bini bulduğuna işaret eden Şoförler Odası Başkanı Zeki Ayyıldız ise "Bu millete neden kimse çıkıp bir açıklamada bulunmuyor. Sanatkâr işini yapamıyor, esnaf kan ağlıyor. Evinde oturan vatandaşların cihazları yanıyor. Yetkililerin çıkıp kamuoyunu aydınlatmasını bekliyoruz" dedi.

Öte yandan, DEDAŞ yetkililerinden alınan bilgiye göre, şebeke hatlarının eski olması, sıcakların etkisi ile aşırı yüklenmeden dolayı arızaların meydana geldiği belirtildi. Bbugün itibarıyla ilçenin çeşitli mahallelerinde 6 ileti kablosunun kopması ve 1 trafonun aşırı yüklenmeden dolayı yanması yüzünden elektirik kesintileri meydana geldiğini ifade eden yetkililer, aksaklıkların giderilmesi için arıza ekibinin elinden geleni yaptığını duyurdu.
mardinlife.com

Mardin'den Kemal Sunal'a mektup var

Türk sinemasının usta oyuncusu Kemal Sunal, vefatının 9. yılında Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki mezarı başında anılırken Mardin'de vatani görevini yaptığı öğrenilen Ali Sunal katılamazken, askerden babasına hitaben yazdığı mektup okundu.
http://www.hurriyet.com.tr/_np/9585/8329585.jpg
Türk sinemasının usta oyuncusu Kemal Sunal, vefatının 9. yılında Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki mezarı başında anıldı. Anma törenine, Kemal Sunal'ın eşi Gül, kızı Ezo ve annesi Saime Sunal katıldı. Törene, Mardin'de vatani görevini yaptığı öğrenilen Ali Sunal katılamazken, askerden babasına hitaben yazdığı mektup okundu.


KEMAL SUNAL'IN HAYAT HİKAYESİ

FOTOĞRAFLARLA KEMAL SUNAL EFSANESİ

Törende basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Gül Sunal, Kemal Sunal'ın yokluğunun çok büyük bir boşluk yaratığını belirterek, “9 yıl nasıl geçti bilmiyorum, ama bizim için çok zor oldu” dedi.
Bir gazetecinin, “törene sanat dünyasından katılımın az olduğunu” ifade etmesi üzerine Gül Sunal, eşinin arkadaşlarının hepsinin kendisini aradığını, bunun bir anma toplantısı değil, ailece yapılan bir dua olduğunu söyledi.
Sunal, eşi Kemal Sunal'ın bütün dostlarına minnettar olduklarını kaydederek, “Hepsine teşekkür ediyorum, bizimle yakından ilgilendiler” diye konuştu.
Gül Sunal, vatani görevi 16 Eylülde sona erecek olan oğlu Ali Sunal'ın kendilerine sürekli mektup gönderdiğini belirtti.
Kur'an-ı Kerim ve duaların okunduğu anma törenine katılanlara daha sonra helva dağıtıldı. Törende, sanatçı Kemal Sunal'ın annesi Saime Sunal ile eşi Gül ve kızı Ezo Sunal'ın gözyaşlarına hakim olamadıkları görüldü.

OĞUL SUNAL'IN MEKTUBUNDAN



Bu arada Ali Sunal'ın törende okunan 4 sayfalık mektubun son sayfasında şu ifadeler yer alıyor:
“... Baktık ki bu iş böyle olmayacak, bir umut ışığı doğmayacak, bizden başkası bizi anlamayacak, gururum, kardeşim de dönünce sen varmışsın gibi hayata, birbirimize bağlandık.
Yaşamalıydık. Sen gittin ve biz burada kaldık. Merak etme rahat, huzurlu uyu. Yeni doğan, seni hiç tanımayan kardeşler de izliyor, Hababam'ı, Tosun Paşa'yı, Salako'yu... Bıraktığın eserler mutlu ediyor, hayata umutla baktırıyor bir ömür boyu. Koruduğun efsane soyadını milyonlar koruyor, milyonlara aktarıyor artık. Bir de yeni isim koydular 'Melek Şaban' diye, tarihe bıraktık. Sen gittin ve biz burada kaldık. Biz mi? Hala bir yanı kırık, ama gururlu, dimdik ayaktayız. Senin emanetinden hiç ayrılmadan yaşamaktayız. Bir tek bugünde ayrıyız.
Biz arkadaşlarla vatani görev için Mardin'de silah altındayız. Bu mektupla benim, annemin, Ezomun, sevenlerinin kalpleri birleştik başucundayız. Bize bıraktığın güzelliklere minnettarız. Çok özledik ama ağlamayacağız. Gözün arkada kalmasın, hiç ayrılmayıp seni sonsuza dek bizimle yaşatacağız. Tamam sen gittin ama biz burada kaldık.”
mardinlife.com

Mardin Kartalları Tuğba Ekinci'nin parçaları ile coştu

Beşiktaş’ın şampiyonluk kutlamaları kapsamında Mardin’de sahne alan Tuğba Ekinci gece boyunca Beşiktaşlıları coşturdu.
http://www.mardinlife.com/haberler/resimler/mardinlifetekinci.jpg
Bilen Otel’de düzenlenen yemekli programda sahneye çıkan Tuğba Ekinci hayranlarının yoğun ilgisi ile karşılaştı. Gecede konumu itibarı ile takım tutmadığını söyleyen Ekinci’nin, gece boyunca sanat dünyasını eleştirmesi ise dikkat çekti. Giydiği dekolteli elbisesinden dolayı zor anlar yaşayan Ekinci, sahne performansı ile davetlileri gece boyunca coşturdu.

İbrahim Tatlıses’in hem sesini hem de programlarını çok beğendiğini söyleyen Tuğba Ekinci, Gülben Ergen’i ise eleştirdi. Gülben Ergen’in yapmacık davranışlar içinde olduğunu öne süren Ekinci, “Gülben Ergen’i anlamada zorlanıyorum. Hülya Avşar’a atıp tutuyor, arkasında sarılıyor. Gülben Hülya Avşar’ın sayesinde şöhret oldu onu unutmasın. Bir çok sanatçı yada star gibi olanlar hep birilerinin sayesinde şöhret merdivenlerine tırmanıyor. Bende Hülya ablamdan çok şey aldım.”şeklinde konuştu.

Ekinci’nin “O Şimdi Asker” parçası bitiminde asker selamı da verdiği geceye Beşiktaş Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Aksoy, Beşiktaşlılar Derneği Başkanı Kadir Opuş, İkinci Başkan Dr. Adem Özden ve Fotospor Gazetesi yazarlarından Hayri Ülgen ve Fotomaç Gazetesi yazarlarından Turgay Demir’in yanında çok sayıda davetli katıldı. Beşiktaş marş ve şarkılarının hem bestekârı hem de solisti olan Birol Can söylediği marşlarla geceye ayrı bir renk kattı.

Gecede Tuğba Ekinci’den önce sahne alan Popstar Banu isimi ile sahneye çıkan sanatçının “Çile Bülbülüm Çile” parçası esnasında nakaratları tekrarlayan davetlilere dil sürçmesinden dolayı “Allah Size Kurban olsun” demesi ise davetlilerin tepkisini çekti.

Mardinli taraftarların gerçekleştirdiği gece de Beşiktaş Tv’de yayınlanması için kamera çekimi ve ropörtajlar yapıldı. Taraftarlar bol bol eğlenip sanatçı, yönetici ve yazarlarla fotoğraf çektirdi.

Gecenin en güzel tarafı bu güzel organizede renk ve takım ayrımı yapmadan Beşiktaşlıların yanında Fenerlisi, G.Saraylısı ve Trabzonlusu bu güzel gecede yer aldı ve doyasıya eğlendi. Mardin’de yaşayanların tüm dünyaya mesaj olarak verdiği hoşgörü, dostluk ve sevgi bu güzel gecede de kendini gösterdi.
http://www.mardinlife.com/haberler/yazimaraclari/my_documents/my_pictures/E8D_taraftarlar.jpg

Uzmanlardan Hamilelere sıcak uyarısı

Mardın Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Kadın Doğum Uzmanı Dr. Adem Özden, bu aylarda sağlıklı kişilerin bile 11.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneşe maruz kalmalarının sağlık açısından risk oluşturabileceğini belirterek, sıcaktan daha fazla etkilenen hamilelerin, bu saatlerde acil durumlar dışında güneşte kalmamaları gerektiğini söyledi.
http://img.mynet.com/ha3/h/hamile1.jpg
Son günlerde artan sıcaklıklara karşı uzmanlar hamile kadınları uyardı. Mardın Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Kadın Doğum Uzmanı Dr. Adem Özden, bu aylarda sağlıklı kişilerin bile 11.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneşe maruz kalmalarının sağlık açısından risk oluşturabileceğini belirterek, sıcaktan daha fazla etkilenen hamilelerin, bu saatlerde acil durumlar dışında güneşte kalmamaları gerektiğini söyledi.
http://www.kenthaber.com/Resimler/2006/10/03/00092772.jpg
Bazı hamile kadınların, uyarıları dikkate almadan bilinçsizce hareket edebildiğini ifade eden Dr.Özden “Sıcaklarda nefes alıp verme düzensizleşebilir. Bu yüzden oksijenin yetersiz olduğu kapalı ortamlarda hamile kadınlar fenalık geçirebilir, hatta bayılabilir. Bayılma durumunda kan akışı azalacağı için bebek de olumsuz etkilenir” dedi.

Öğle saatlerinde dışarı çıkan hamile kadınların, aşırı sıcak sebebiyle toplu taşıma araçları ve kapalı ortamlarda baygınlık geçirdiğini dile getiren Özden, , çöl sıcaklarının etkili olduğu bugünlerde hamile kadınları sıcaklara karşı uyararak, `Hamile kadınlar sırt ağrıları, varis, ayaklarda ödem ve terlemeden kaynaklanan mantarlara karşı dikkat olmalıdır` dedi.

YAZ İSHALLERİ UYARISI

Sıcak havalarda hamile bayanların giyim tercihlerini pamuklu ve geniş kıyafetlerden yana kullanmalarını öneren Kadın Doğum Hastalıkları Uzmanı Dr. Adem Özden, `Sıcak havalardan küçük yaştaki çocuk ve yaşlılarla birlikte hamile kadınlarda en çok etkilenenler arasındadır. Hamile kadınlar sıcak havalarda özellikle giyim ve beslenmelerine dikkat etmelidir. Topuksuz, ortopedik ve rahat ayakkabılar tercih edilmelidir. Başta tuz olmak üzere baharatlı, soslu ve en önemlisi az pişmiş etlerden kaçınılmalı, kızartma yerine haşlama türü yiyecekler tüketilmelidir. Çünkü gıdalardan kaynaklanan yaz ishalleri, hamilelerde ciddi sıkıntılar oluşturur` şeklinde konuştu.

Aşırı sıcakların ve nem oranındaki yükselişin hamileler için ciddi anlamda sağlık problemlerine neden olabileceğine dikkati çeken Dr. Özden, `Aşırı terlemenin neden olduğu kızarıklık ve kaşıntı mantara yol açacağı için, sürekli ılık duş almakta yarar var. Güneşin ve sıcağın yoğun olduğu 10. 00 ile 16. 00 saatleri arasında çok zorunlu olmadıkça sokağa çıkılmamalı. Başa şapka takılmalı, yüzün açıkta kalan kısmına 15 ya da 45 faktörlük koruma sağlayan güneşten koruyucu losyon sürülmeli` diye konuştu.

Sıcaklardan korunmak için tercih edilen havuzlarda genelde hijyenik koşullara önem verilmediğini, bu nedenle hamilelerin temiz olduğuna inansalar dahi küçük bir ihtimali de göz önünde bulundurup havuz yerine denize girmelerinin daha doğru olacağını belirten Dr. Özden, `Hamile bayanların fazla güneşin olmadığı saatlerde yüzmelerini tavsiye ediyoruz. Deniz tercih etmeleri veya çok yoğun olmayan havuzları kullanmaları uygundur. Ayrıca yine sabah erken ve akşam saatlerinde çok yorucu olmayacak şekilde uzun yürüyüşler yapılabilir. Aletlerle yapılan su sporları gebeler için tehlikeli olacaktır` dedi.

EN İDEAL SPOR YÜZME

Hamilelikte en ideal sporun yüzme ve yürüme olduğunu, tenis, binicilik, basketbol, voleybol ve bisiklet gibi ani hareket gerektiren ağır sporlardan uzak durmak gerektiğini söyleyen Dr. Özden, hamilelerin, tartışma, stres ve gergin ortamdan uzak durması, ayrıca doktora sormadan hiçbir ilaç almamaları gerektiğini de sözlerine ekledi. Tatilde çok yoğun ve karbonhidrat ağırlıklı besinlerden uzak durulmasını öneren Dr. Özden, `Hayvansal ve bitkisel proteinlerle sebze, meyve ağırlıklı beslenmeye dikkatedilmelidir. Açık büfe olan programlar seçilmesi çok uygun olmayabilir. Ayrıca sık sık ve az beslenmeli, günlük sıvı alımı 3-4 litreye kadar arttırılmalıdır` tavsiyelerinde bulundu.
Nezir Güneş
mardinlife.com

3 Temmuz 2009

Ayak ve Tırnak Mantarı Nasıl Tedavi Edilir?

http://kadinsak.com/wp-content/gallery/resimler/ayak-bakimi.jpg
Çoğumuz koltuk altımız veya kasıklarımız gibi cildimizin kıvrım yaptığı bölgelerde ve ayaklarımızda kızarıklık, kaşıntı, kabarıklık, kötü koku ile ortaya çıkan mantar hastalıkları hakkında birşeyler duymuş, ya da bunlara yakalanmışızdır. Derinin mantar hastalığının yanı sıra, tırnaklarımızda beyaz-sarı renk değişikliği, kalınlaşma ve kırılma ile kendini gösteren tırnak mantar hastalığı da oldukça yaygın olarak görülür.

Bundan yalnızca 10 yıl önce, ayak ve tırnak mantar hastalıkları gibi inatçı hastalıkların etkili bir tedavisi yoktu. Eski ilaçlar, örneğin merhemler ve losyonlar mantarı öldürmüyor sadece üremesini durduruyorlardı, ayrıca tırnak mantarı tırnağın altında yerleştiğinden bu ilaçlar çoğunlukla etkisiz kalıyorlardı. Ancak günümüzde ağızdan alınarak kan yoluyla tırnağın altına nüfuz edebilen ve mantarlar üzerinde öldürücü etkisi olan ilaçlar bulunmaktadır.

Mantar Hastalığı Nedir?

Mantarlar, deride ve tırnakların altında çoğalan ve ancak mikroskop ile görülebilecek küçük organizmalardır. Bu organizmalar bütün çevremizde, özellikle ayakkabı ve terliklerde, havlularda, bahçede, evde, genel kullanıma açık duşlar, jimnastik salonları, yüzme havuzlarının basamakları, otel ve cami halıları gibi ortamlarda bulunurlar. Tüm mantar hastalıkları oldukça bulaşıcıdır ve kolaylıkla yayılabilir. Ayak ve tırnak mantar hastalıkları tedavi edilmediklerinde vücudunuzun diğer bölümlerine yayılabilir, yakınlarınıza bulaşabilir veya vücudunuzda bakterilere bağlı daha ciddi infeksiyonlara neden olabilir.

Ayak ve Tırnak Mantarı Nasıl Bulaşır?

Mantarların üremek için sıcağa ve neme gereksinimi vardır ve sıcak iklimler onlar için mükemmeldir. Havuzlar, plajlar, jimnastik kulüpleri, güzellik salonları, yatılı okullar ve camiler gibi ortak kullanım alanları ve ortak kullanılan havlu, terlik, ayakkabı gibi eşyalar mantarların çoğalması ve bulaşması için çok uygundur. Ayrıca pişikler, ayakkabı vurması, su, deterjan, sentetik giysi ve çoraplara bağlı tahrişler de ayaklarda mantar hastalığı gelişmesi için uygun zemin hazırlar. Ayak mantar hastalığı tedavi edilmediğinde tırnaklara bulaşabilir. Tırnak mantarı genellikle basit bir yaralanma ile başlar. Örneğin, el ve ayak tırnaklarının kırılması, tırnakların çok kısa kesilmesi, dar ayakkabının tırnağı sıkıştırması gibi. Yaralanan tırnağa mantarların yerleşmesi daha kolay olur.

AYAK MANTARI İÇİN ÖNLEMLER NELERDİR?

Ayak ve Tırnaktaki Mantar Hastalıklarının Nasıl Farkına Varabilirim?

Ayak mantar hastalığı, ayak parmakları arasında kaşınan ve acıyan deri ile kendini gösterir. Ayak derisi soyulur ve yüzey açık hale gelir. Mantar bulaşmış kısımlar (ya da ara bölgeler) genellikle beyaz renkli ve sulantılıdır. Ayaklar sıklıkla terli ve kokuludur.

Tırnak mantar hastalıkları, genellikle el ya da ayağın bir ya da iki tırnağında başlar. Daha sonra bütün tırnaklara yayılabilir. Hastalığın erken dönemlerinde normal sağlıklı pembe renk kayboldukça, tırnağın dış köşesi hafif sarılaşır. Hastalık yayıldıkça tırnak sertleşir ve şekil değiştirir. Hastalıklı (mantarlı) doku zayıflar ve kolaylıkla kırılır. Tüm tırnak, dokunulmaya karşı hassastır ve ayakkabı hatta çorap giymek bile acı verir. Tırnak gevşeyebilir ve deriden ayrılabilir, hatta düşebilir. Tırnakları kesmek ve tırnak cilası sürmek işe yaramaz. Hastalığı yenmenin tek yolu tıbbi yardım almaktır.

Ayak ve Tırnak Mantar Hastalığını Nasıl Önleyebilirim?

  • El ve ayakları, özellikle de parmak aralarını sürekli temiz ve kuru tutmak için çaba gösterin
  • Sentetik ya da yün çoraplar yerine %100 pamuklu çorap giyin, çoraplarınızı sık sık değiştirin ve yıkayın
  • Ayakkabı, terlik, havlu ve bornozlarınızı kimseyle ortak kullanmayın
  • Ortaklaşa kullanılan duş ve soyunma odalarında çıplak ayakla dolaşmayın, terlik giyin
AYAK MANTARI NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Eğer Bir Mantar Hastalığı Kaparsam Ne Yapmalıyım?

Hemen önlem alınmalıdır. Doktorunuza başvurun. Sorunu gözardı etmek sadece her şeyi daha da kötüleştirecek ve çok uzun sürecek tedavilere yol açacaktır.

Ayak ve Tırnak Mantarı Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Tedavi edilmeyen ayak ve tırnak mantar hastalıkları kötü görünümünün yanı sıra, vücudunuzun diğer bölgelerinde mantar hastalıklarına yol açabilir. Daha da önemlisi, tırnak mantarı ciddi ve hastanede tedavi gerektiren bakteriyel infeksiyonlara da neden olabilir.

Unutmayın! Ayak ve tırnak mantarı bulaşıcıdır ve tedavi edilmediğinde, ailenize ve diğer yakınlarınıza bulaşabilir.

Ayak ve Tırnak Mantarı Nasıl Tedavi Edilir?

Ayak ve tırnak mantarlarına sıklıkla aynı mikroorganizmalar neden olur. Tırnak mantarı tırnağın altında gelişen bir hastalık olduğundan, tırnak üzerine sürülen kremler, losyonlar, jeller veya merhemler her zaman etkili olmayabilirler.

Ayak ve tırnak mantarının çoğunlukla ağızdan alınan ilaçlarla tedavi edilmesi gerekir.

Doktorunuzun Yazdığı İlacı Kullanırken Dikkat Etmeniz Gerekenler:

  • İlacınızı doktorunuzun önerdiği gibi, her gün düzenli kullanın.
  • Sabırlı olun. Bu tedavi zarar görmüş tırnağı iyileştirmeyecektir. Mantarı ortadan kaldırıp alttan gelecek olan tırnağın sağlıklı çıkmasını sağlayacaktır.
  • Tırnağınız iyileşmiyor gibi görünse de, doktorunuzun yazdığı ilacı kullanmaya devam edin ve bitirin. Tırnaklar çok yavaş uzarlar ve sağlıklı yeni bir tırnağın çıkması birkaç ay alabilir. Tırnağın dip kısmında bir miktar yeni sağlıklı tırnak gördüğünüzde tedavinin işe yaradığından emin olabilirsiniz.
  • Doktorunuzun belirttiği zamanda kontrole gelmeyi ihmal etmeyin. Tedavinizin yararlı olup olmadığını ancak doktorunuz söyleyebilir.
  • Tam olarak tedavi edilmediğinde, ayak ve tırnak mantarı tekrar ortaya çıkabilir.


Kalp hastalarına sıcak uyarısı

http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/959520081204071610923.jpg
Sıcakların artmasıyla kalp krizi vakaları da çoğaldı. Uzmanlar uyarıyor: Aman dikkat!

Sıcakların artmasıyla kalp krizi vakaları da arttı. Aşırı sıcakların vücutta sıvı kaybına yol açtığını belirten Dr. Enis Koçak, bu durumun kandaki pıhtılaşmayı ve kalp krizi riskini artırdığını açıkladı.

Hastalıktan korunmak için kullanılan ilaçların tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Dr. Koçak, tedaviye hayat tarzının değiştirilmesinin de ilave edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Dr. Koçak, güneş ışınlarının yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması ve günde 2 litre su tüketilmesini önerdi.
www.haber7.com

Tüketici dernekleri tehdit altında!

http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/601120090406011912970.jpg
Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Ali Çetin, ''can güvenliğinin tehdit altında olduğu'' iddiasıyla Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulundu.

Çetin, suç duyurusu dilekçesini Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdikten sonra Ankara Adalet Sarayı önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, TÜDEF'in kuruluşundan bu yana tüketicilerin hak ve çıkarlarını korumayı, geliştirmeyi amaç edindiğini, bunun için tek kuruş huzur ücreti almadıklarını, çoğu zaman dernek faaliyetlerini bile kendi olanakları ile karşıladıklarını anlattı.

''Bu mücadele birilerini çok rahatsız etmiş olacak ki son günlerde sadece dışarıdan tehditlerle değil, daha yakın tehditlere maruz kaldık'' diyen Çetin, ''can güvenliği'' nedeniyle dün kaymakamlığa, bugün de Cumhuriyet Savcılığına başvurduklarını ifade etti.

Son iki haftadır özel hayatının araştırıldığını, konut dokunulmazlığını ihlal eder şekilde evine girilmeye çalıştığını anlatan Çetin, şöyle devam etti:

''Oturduğumuz evin kapısının, apartman boşluğunun, doğal gaz sayacının fotoğrafları çekildi. Kimse yok zannedilerek eve girilmeye çalışıldı. Kullandığımız arabanın fotoğraflarını çektiler.

Bütün bunlar bir şeyi gösteriyor. Tüketici hareketinden ve tüketici mücadelesinden rahatsız olanlar, çıkarları bozulanlar bizi yıldırmaya çalışacaklarını sanıyorlar. Bunların nedeni ya yasa dışı kullanmak üzere bilgi ve verilere ulaşmaktır ya da can güvenliğinin ihlali için, canımıza kast etmek için istihbarat çalışmalarıdır. Çünkü, bu tür çalışmaların sonucunda gelen saldırılar hedef olan kişinin canına yönelmiştir. Bizim bunlardan bir korkumuz yok. Yaptığımız mücadele de biz de ortadayız. Bu nedenle bugün müracaatta bulunduk.''

Çetin, bu işleri yapan kişilerin İstanbul plakalı bir araç kullandıklarını da kaydetti.

Son haftalarda TÜDEF ve TÜKODER adına sindirme amaçlı 100 bin liralara varan tazminat davaları açıldığını belirten Çetin, kendisi üzerine yoğunlaşan tehditlerin bu davalarla aynı döneme denk gelmesini tesadüf olarak gördüklerini söyledi.

Çetin, ''gizli açık hiçbir tehdit ve sindirme çabasının kendilerini yıldıramayacağını'' ifade etti.

''Konuyla ilgili şüphe duyduğunuz kimse var mı?'' sorusu üzerine Çetin, ''ellerinde delil olmadığını, ancak eski Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok'la ilgili kasetleri yayanlarla aynı çevreler olduğu konusunda şüpheleri bulunduğunu'' söyledi.

www.haber7.com

İştah azaltma yöntemleri

http://medya.zaman.com.tr/2009/06/28/istah.jpg
Kimi iştahsızlıktan dem vurur, iştahını açmak için şurup içer, hap yutar. Kimi de çok iştahlı olmasından şikâyet eder. Uzmanlara, çok iştahlı olmanın sebeplerini sorduk. Dr. Ender Saraç, sebepleri anlatmakla kalmadı, sıcak yaz günleri için iştah azaltıcı buzlu çay tarifi verdi.

Şişmanlığın baş müsebbibi iştahtır. Yemek yemeyi keyifli hale getiren iştah hissi, kilo arttıkça bir problem haline gelir. Bu sebeple birçok kişi, iştahını azaltmak için türlü yollar dener. Kimi gün boyu dereotu yer ki iştahı azalsın, kimi de bardak bardak ılık su içer. Çoğu kulaktan dolma ve internetten toplama bu yöntemler, pek bir sonuca ulaştırmaz. Bilakis birçoklarının iştahını artırır.

Uzmanlar, otlarla veya çaylarla azaltılmaya çalışılan "iştah fazlalığını" birçok sebebe bağlıyor. Mesela doktorluğu bırakıp bitkilerin şifalı dünyasına dalan aktar Ali Cevat Dalgın, insanların iştahlarının açık olmasının sebebini, doymamalarına bağlıyor. "Sindirim sistemi iyi çalışmıyor ve insanlar doymuyor." diyen Dalgın, iştahı azaltmanın sindirim sistemini düzeltmekten geçtiğini vurguluyor. İşin sırrı az yemekte değil, doğru beslenmekte. Bunun için hormonlu gıdalardan uzak durup besleyici değerleri yüksek organik gıdaları tercih etmeyi öneriyor. Çünkü beden ihtiyaç duyduğu vitaminleri, mineralleri ve besinleri alırsa iştah da normal düzeye çekilecektir.

Neden çok iştahlısınız?

Açlık hissinin ve iştahın sebebi sadece doyamamak değil elbette. Troit bezlerinin düzensiz çalışması ve duyarsızlaşmış bir karaciğer de iştah fazlalığına sebep olabilir. Bu konuda Dr. Ender Saraç, uyarıda bulunuyor ve, "Çok iştahlı biriyseniz her 2,5 3 saatte bir açlık krizi, hamurlu tatlı veya et krizi tutuyorsa mutlaka bir hekime başvurunuz. Demir, depo demir, kan sayımı, demir bağlama kapasitesi, troit fonksiyon testleri ve kan şekeri tahlilleri yaptırın. Çünkü gizli şeker ve insülin sorunları, demir eksikliği, tiroit hastalıkları gibi durumlar iştah değişikliklerine yol açabilir."

Zaten söz konusu sorunlardan herhangi birisi olmayan sağlıklı bir kişi bile sürekli şekerli veya hamurlu gıdalar yerse de aynı krize girebilir. Çünkü bu gıdalar çok insülin salgılatacağı için her 2,5-3 saatte bir iştah patlaması yaşayacaktır. Hamurlu ve şekerli gıdalar yerken dikkat etmek gerek.

Saraç, hanımların özel günlerinde yaşadığı açlık krizleri için bu dönemde gece alacağı çuha çiçeği bitkisi hapı, magnezyum tabletleri ve krom haplarının yararlı olacağını söylüyor. Hem iştahı dengeleyip hem de sağlıklı kilo kontrolüne sahip olmak isteyenler ise içinde kan şekerini de dengeleyen ve metabolizmayı canlandıran tere tohumu, yeşil çay ve zencefille kilo verebilir. g.baki@zaman.com.tr

Dr. Ender Saraç'tan iştah kesici yöntemler

İştahı kesen mucize yöntemler veya bitkiler, haplar yok tabii ki. Sadece iştahı azaltmaya yardımcı yöntemler var. Bu yöntemleri uygularken de vücudun ihtiyacı olan besinleri ihmal etmemek gerek. Çünkü kilo vereyim derken sağlığınızdan olabilirsiniz. O sebeple Dr. Ender Saraç, iştahı azaltmaya yardımcı olan besleyici yöntemleri öneriyor.

Kokular iştahı azaltıyor: Zerdeçal, nane ve yeşil elma kokuları günde sık sık (20-30 kez) koklanırsa sinir sisteminde yaptığı etkiyle iştahta biraz azalma yapabilir.

İştahın azalmasına yardımcı çaylar: Mate çayı başta olmak üzere ıhlamur ve buruk tattaki bitki çaylarının şekersiz olarak içilmesi de iştahın dengelenmesine yardımcı olabilir.

İştahı azaltmaya yardımcı gıdalar

* Yiyeceklerden ayva ayrıca yeşil lifli yapraklı sebzeler (tere, roka, maydanoz, ıspanak, madımak, karalahana da) hem midede hacim kaplayarak tokluk hissine hem de iştah kesmeye yardımcı olur.

* Yeterince protein almak da genelde bir tokluk hissi sağlar. Eğer yeterince protein almazsanız sürekli bir açlık halinde olursunuz. Şişmanlatmayan en iyi az yağlı protein kaynakları yumurta beyazı, derisiz tavuk, balık az yağlı yoğurt peynir ve süttür. Kırmızı et ise tersine hem daha ağırdır hem de iştah açıcı etkisi vardır.

* Ayrıca sarı leblebi de hem mide asidini alır hem de tokluk hissi sağlar.

* Tam buğday ekmeği, yulaf ezmesi, haşlanmış tam buğday, yeşil mercimek, sarı mercimek, barbunya fasulyesi gibi şekerli olmayan tahıl ve bakliyatlar da hem tokluk hissi sağlayıp hem de ani patlamış iştahı dengelerler.

Yazın iştah azaltıcı buzlu çay tarifi

Bir buçuk litre su. Bir tatlı kaşığına yakın iyi kalite yeşil çay. Yarım tatlı kaşığı yasemen çayı. Bir tatlı kaşığı mate çayı. İri bir tutam ıhlamur. Kaynar suyun içerisinde sadece 30 saniye fokurdatın ve 3-4 dakika demlendirin. Sonra tüm bitkileri süzün, içerisine çok az miktarda esmer şeker veya bal katın. Balı kaynar suya değil, ılıdıktan sonra ekleyin. Soğuyunca içi bol buz dolu termosa koyun ve içerisine iri kıyılmış taze nane yaprakları doğrayın. Yemeklerden yaklaşık 5-10 dakika önce büyük bir bardak serin olarak için. Eğer sıcak içmek istiyorsanız o zaman sadece ıhlamur ve mate çayını içerken içine iri taze nane dalları koyarak için.

ZAMAN